Telefonumdaki son mesajın üzerinden iki gün geçmişti.
“Gerçek tehlike henüz bitmedi…”
Bu cümle zihnimden çıkmıyordu.
Aras, Emir ve ben okul yönetimine yaşananları anlattık. Güvenlik kameraları incelendiğinde, siyah kapüşonlu kişinin okula izinsiz giren eski bir öğrenci olduğu ortaya çıktı. Günlerdir okul çevresinde dolaşıyor, öğrencileri gizlice takip ediyordu.
Polis kısa süre sonra onu yakaladı.
Üzerinden çıkan not defterinde birçok öğrencinin isimleri vardı. Benim adım da o sayfalardan birindeydi.
İçime ilk kez gerçek bir korku çöktü.
Aras omzuma dokundu.
“Artık bitti.”
O ana kadar ne kadar gergin olduğumu fark etmemiştim.
Gözlerim doldu.
“Ya sana bir şey olsaydı?” diye fısıldadım.
Aras gülümsedi.
“O zaman seni yine korumaya çalışırdım.”
İlk kez ikimiz de güldük.
Sanki günlerdir üzerimize çöken karanlık yavaş yavaş dağılıyordu.
Birkaç hafta sonra okul yeniden eski düzenine dönmüştü.
Koridorlarda kahkahalar yükseliyor, sınav telaşı herkesi yeniden günlük hayatına döndürüyordu.
Bir akşam ders çıkışı Aras beni okulun çatısına götürdü.
Şehir, gün batımının turuncu ışıklarıyla parlıyordu.
“Cevabını hâlâ vermedin,” dedi.
“Hangi cevabı?”
“Beni seviyor musun?”
Derin bir nefes aldım.
İlk tanıştığımız günü düşündüm.
Gizemli mesajları…
Korkularımı…
Ve her seferinde yanımda duran kişiyi…
“Sanırım…” dedim gülümseyerek.
“Hayır.”
Aras’ın yüzündeki gülümseme kayboldu.
Bir adım daha yaklaştım.
“Sanmıyorum.”
Şaşkınlıkla bana baktı.
“Eminim.”
Elini tuttum.
“Evet Aras… Seni seviyorum.”
Rüzgâr hafifçe eserken ikimiz de gülümsedik.
Artık korkudan değil…
Mutluluktan.
Tam okuldan ayrılacakken telefonum bir kez daha titredi.
Bilinmeyen numaradan gelen son bir mesaj vardı.
“Görevim bitti. Artık sana yazmama gerek yok. Çünkü artık yalnız değilsin.”
Numarayı aramaya çalıştım.
Bu kez ekranda yalnızca tek bir uyarı belirdi.
“Bu numara artık kullanılmıyor.”
Telefonu kapattım.
Belki hiçbir zaman o ilk mesajların nasıl başladığını tam olarak öğrenemeyecektim.
Ama artık bunun bir önemi yoktu.
Çünkü bazı gizemler cevaplanmak için değil, insanlara doğru yolu göstermek için vardır.
Aras’ın elini tuttum.
Birlikte okul bahçesinden çıkarken güneş ufkun arkasında kayboluyor, yeni bir başlangıcın ışığı önümüzde uzanıyordu.