İçeriğe geç

Kayıp Krallık

Bölüm 8 · 7 dk okuma

Kayıp Krallık

Bölüm 8

7. Bölüm YARA

Saatlerdir ormandaydık ve hava kararmak üzereydi. Az çnce yaptıgımız düellodan sonra kolumda yara vardı. Ateş yarası oldugu için yanımda gerekli malzeme olmadan tedavi edemezdim. Ormanda derin bir sessizlik vardı. Her yerini avcumun içi gibi bilsemde yinede onun nerden çıkacagı belli olmazdı. Bu yüzden temkinli bir şekilde ilerliyordum.

Abim şuan ne halde ne yapıyor merak ediyordum. Ama şuan güçlerimi kullanamıyodum çünkü Aideninnattıgı oklardan biri bir agaca gelmişti ve güçlerimiz bloke edilmişti. Yine her şeyi mahvetmişti.Küçüklügümüzden beri birbirimize düşman olarak yetişiyorduk. Tabi bu durum bir aralar abim ve Nadia için geçerli degildi. Onlar düşman degillerdi ve birbirlerinden nefret etmiyorlardı.

Hatta onlar itiraf edemesede ben onların birbirlerini sevdiklerini biliyordum. Ama o olaydan sonra ikiside birbirlerine düşman olmuştu.

Ben yürümeye devam ederken bir anda sag tarafımdan ses gelmişti hemen o tarafa dogru ilerledim.

Aidenin arkası dönüktü ve yerde bir şeyler yapıyordu. Daha da yakınlaştıgımda yere şekiller yapıyordu. Neden çizdigini anlamamıştım.

Ama bu ona saldırmamam için bir mazeret degildi. Kılıcımı çıkardım tam ilerleyecekken.

" Aklından bile geçirme"

Şaşırmıştım nasıl bilmişti.

" Nerden bildin"

" Çıtırtılardan"

" Hayvanda olabilirdi"

" Adım sesleri anlaşılıyordu."

" O zaman seni öldürecegimide biliyorsundur"

" Hiç o kadar emin olma"

O da kılıcını çıkardı. Ve dövüşmeye başladık. Kendimi korumak için kılıcımı yatay bir şekilde tuttum ve ittim. Ve sıradaki hamleyi ben yaptım. Ustaca hareketlerimi geri savuruyordu.

Bir anda en zayıf noktasına vurdum ve kılıcımı yatay tutup kılıcımı savurdum. Son anda kenara dogru çekilmişti ama kolundan yaralanmıştı.

" Zayıf noktadan vurmak anca size yakışır zaten"

" Sizde arkadan vurmayı iyi bilirsiniz"

İkimizde birbirimize nefretle bakıyorduk. Bir anda kılıçını yere atmıştı.

" Bakalım dövüşte ne kadar iyisin "

Bende kılıcımı yere sapladım.

" Hadi bakalım "

Bir anda yumrugunu savurdu. Yumrugunu tuttum ve yaralı koluna vurdum. Dikkati dagıldıgı anda arkamı döndüm kolumu omzuma aldım ve yere sırt üstü attım.

" Çkk yanlış birine bulaştın prens ben senin bildigin prenseslerden degilim. Bana yanlış yaparsan seni buna pişman ederim"

Sinirle ayaga kalktı. Bir anda yaralı koluma vurdu ve yumruk attı. Bende hemen ona yumruk attım attım. Artık ikimizinde kaşı kanıyordu. Ve kolum hala kanıyordu.

" Burdan sag çıkmana izin vermeyecegim"

" Sen burdan sag çıkarsan izin verirsin"

Dedim ve tekme attım. Yere düşünce bogazına yapıştım ve bogmaya başladım.Kıpkırmızı olmuştu. Koluma vuruyordu ama ben kitlenmiştim elim bogazından ayrılmıyordu.

Bogulmak üzereydi ve son gücüyle yaramın oldugu yeri sıktı ve acıyla kolumu çektim. Öksürmeye başladı ve beni yere itti. Ben daha kalkamadan o benim bogazıma yapışmıştı.

" Beni sinir ediyorsun."

" Duygularımız karşılıklı "

" Son gördügün yüz benim yüzüm olucak "

Nefes alamıyordum. Boguluyordum. Bende onun yaralı kolunu sıktım ama işe yaramamıştı. Güçlerimi de kullanamıyordu. Boguluyordum ve bir anda aklıma abimin hediye ettigi küçük hançerim aklıma geldi.

Elimi belime attım ve hançeri çıkardım ve bir anda karnına batırdım. Yüzüme sinirle baktı ve kolları gevşedi. Bir anda yere yıgıldı.

Öksürerek ayaga kalktım.

" Hak ettin bunu düelloyu ben kazandım"

" Bunu yanına bırakmayacagım"

" Görecegiz"

Kılıcımı aldım ve yerine taktım. Hızla ilerlemeye başladım. Abimi bulmam gerekiyordu. Bir anda arkamdan ses geldi ve arkama dönmemle Phoenix i gördüm Aideni almıştı. Bana saldıracagını düşünmüştim ama Aideni alıp uzaklaşmıştı.

Bende hemen abimi aramaya başladım. İnşallah iyidir.

👑

Alex nefes nefese bir agacın altında dinleniyordu. Nadia onu zorlamıştı.

Daha fazla oyalanmak istemedi ve hemen ayaga kalktı. Talia ne yapıyordu merak ediyordu. Aidenle onun ormanda birlikte olmaları onu çıldırtıyordu. Çünkü Aiden kardeşine zarar verebilirdi. Ayaga kalktıgı gibi yanından hançer fırlamıştı. Kılpayıyla kurtulmuştu. Etrafa bakmaya başladı. Ve tam solunda Nadiayı gördü.

" Hoş geldin"

" Gevezeligi kes bitirelim artık şu işi sıkıldım seninle aynı ortamda bulunmak istemiyorum. "

" Bende sana bayılmıyorum emin ol"

Nadia bir anda saldırmaya başldı. Alex kılıcıyla kendini savunsada Nadia hırsla saldırıyordu.

" Sen her zaman benim için pişmanlık olarak kalıcaksın"

" Bunu sen mi söylüyorsun Nadia"

Alex Nadianın bacagına vurdu ve kılıçla bacagını yaraladı.

" Burdan sadece birimiz sag çıkacagız"

" Ve o da ben olacagım"

Nadia bir anda Alexin kalbine kılıcı saplamıştı. Alex Nadianın gözlerine nefretle bakmaya başladı.

" İkinci kez beni kalbimden vurdun bunu asla unutmayacagım"

" Unutma "

Nadia kılıcını Alexin kalbinden çıkardı ve beline taktı.

" Ben kazandım. "

" Şimdilik"

Nadia Alexi orda bırakıp uzaklaştı. Alex artık dayanamıyordu. Tam gözleri kapanıcakken Talianın sesini duydu.

" Abi abi bana bak dayan seni saraya götürücem tamammı dayan"

Alex ve Talia ne kadar kavga da etseler ikisinin arasında özel bir bag vardı.

" Talia abicim bana bak aglama sakın güçsüzlügünü kimseye gösterme. Kimsenin kalbini kırmasına ve seni kullanmasına izin verme tamammı seni sevdigimi de sakın unutma "

" Abi hayır hayır kapatma gözünü abi hayır"

Alex gözlerini kapatmıştı. Talia abisi gözlerini kapatınca öyle bir çıglık attı ki bütün alaca orman Talianın sesiyle doldu. Denizler taştı. Dalgalar yükseldi.

👑

Gözlerimi açtıgımda kendi odamdaydım. Başımda babam vardı.

" Kızım iyimisin "

" Noldu bize baba abim abim nerde iyimi o "

" Merak etme hala uyuyor ama iyi doktor kalbinin sagda oldugunu söyledi yoksa "

" Tamam tamam devam etme ben abimin yanına gidiyorum"

Yataktan kalkmaya çalıştıgımda babam engel olmuştu.

" Abin uyuyor gitsen bile faydan olamayacak ayrıca sende yaralısın çok kan kaybetmişsin dinlenmen lazım"

Babam beni yataga yatırıp saçımı öpmüştü.

" Orda neler oldugunu sonra konuşacagız küçük hanım"

" Bizi kim kurtardı baba"

" Heron kurtardı. İkinizide saraya getiren oydu."

" Peki karşı taraf"

" Onlarıda Phoenix kurtarmış onlarda yaralıymış"

" Peki "

Uykum geliyordu. Çok yorulmuştum.

" Uykun var senin daha yetmemiş uyku hadi sen uyu ben burdayım"

" Tamam baba seni çok seviyorum bunu unutma olur mu"

" Bende seni çok seviyorum kızım aklım çıktı size birşey olacak diye"

"İyiyiz biz "

" Tabiki iyi olacaksınız benim çocuklarımsınız sonuçta "

Güldüm. Uyku agır basmıştı. Gözlerimi kapattım.

1 saat sonra

Dışardan gelen seslerle uyanmıştım. Hala odamdaydım. Ama babam çıkmıştı. Üstümdeki örtüyü kenara çektim. Ayagıma rahat ayakkabılarımı giydim ve dışarı çıktım. Sesler salondan geliyordu.

Merdivenleri inmeye başladım. Merdivenlerin sonunda karşımda küçük salon vardı. Saga döndüm ve koridorun sonuna dogru gitmeye başladım. Koridorun sonunda ortada büyük salon sag tarafında toplantı odası sol tarafında yemek odası vardı.

Büyük salondan içeri girdigimde karşımda Hectoru gördüm. Annem ve ikisi oturmuş sohbet ediyorlardı. Babam nerdeydi bilmiyorum.

" Ne oluyor burda"

" Uhnadın mı kızım gel çok ayakta durma geç otur"

Hectordan en uzak olan koltuga oturdum.

" Geçmiş olsun prenses yaralanmışsınız daha iyimisiniz"

" Evet iyiyim siz niye gelmiştiniz"

" Geçmiş olsuna gelmiştim"

" Tamam geçmiş olsun dileklerini ilettin gidebilirsin"

" Kızım ne diyorsun sen müstakbel kocanı evden kovamazsın düzgün konuş"

" Ben evlenmeyecegimi söylemiştim"

" Benim size bir zararım dokunmaz aksine sizi önemsiyorum ve bu yaralanmanızın bedelini onlara ödetecegimden emin olabilirsiniz"

Yüzünde sinsi bir ifade vardı. Hectorun beyaz uzun saçları mavi gözleri ve keskin yüz hatları vardı. Kızların sevicegi türden bir dış görünüşe sahipti. Ama ben ondan igreniyordum.

" Bence siz bu işe karışmayın en son bu işe karıştıgınızda barış bozuldu bu yüzden bence siz karışamasanız sizin için daha iyi "

Annem sinirli bir şekilde bana bakıyordu.

" Taliaa düzgün konuş tepemin tasını attırma "

" Ne yalanmı ayrıca senin bj çok sevdigin damat adayın insan kaçaklıgı yapıyor banada yaklaşma sebebi babamın yerini almak beni sırf taht için kullanan şerefsiz bir"

Bir anda başım yan tarafıma dogru egilmişti. Sol yanagımda sızı vardı. Sözüm yarım kalmkştı çünkü annem bana tokat atmıştı.

" Sana düzgün konuş demiştim şimdi çabuk Hectordan özür dile"

" Dilemiyorum ayrıca benim daha yaralarkm iyileşmedi abim hala uyanmamış sen hala beni evlendirme peşindesin bravo. Biliyomusun vücudumdaki yaralar degil senin sırf bir yabancı için attıgın tokat daha büyük ve acıtan bir yara benim için "

Dedim ve salondan çıktım. Hectorda peşimden çıkmıştı. Bir anda bilegimin tutulmasıyla arkamı döndüm.

" İyimisin Talia"

Bilegimi hemen çektim.

" Sanane sen anlamıyormusun istemiyorum seni niye hala etrafımda evimdesin sanane benim iyi olup olmadıgımdan düş yakamdan ya"

Dibime kadar girdi.

" Ben birşeyi istiyorsam alırım. Ve sen benimsin senden vazgeçmeyecegim"

" Öylemi o zaman başına geleceklere hazır ol sana bunun bdelini agır ödeticegim. "

Dedim ve hızla abimin odasına çıktım. Ona haddini bildirecektim. Benimle böyle kknuşmasına izin vermem ve altta kalmam.

Evett bölüm nasıldı. İnşallah begenmişsinizdir gelecek bölümde görüşmek üzereee 🎀

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.