İçeriğe geç

Kayıp krallığın varisi

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Kayıp krallığın varisi

Bölüm 1

~Mühür~

BÖLÜM 1

Mühür

Gece, krallığın üzerine çöktüğünde bütün ışıklar sönerdi.

Sarayın en yüksek kulesindeki tek mum hariç.

O mum, yüzlerce yıldır hiç sönmemişti.

Kimse nedenini bilmiyordu.

Kimse, sormaya da cesaret edemiyordu.

Çünkü o mum yandığı sürece eski kralın lanetinin devam ettiğine inanılırdı.

Liora ise lanetlere inanmazdı.

O geceye kadar.

Penceresinin önünde durmuş, uzaktaki kaleye bakıyordu. Ay, bulutların arasından kendini gösterdiğinde kalenin sivri kuleleri gümüş bir ışıkla parladı.

Sonra…

Bir çığlık duyuldu.

Liora irkildi.

Ses sarayın içinden gelmişti.

Kapıya doğru birkaç adım attığında koridordan koşuşturan askerlerin seslerini duydu. Ardından ağır bir kapının çarpma sesi geldi.

“Prenses!”

Liora kapıyı açtığında karşısında sarayın muhafızlarından biri vardı.

Adamın yüzü bembeyazdı.

“Ne oldu?”

Muhafız cevap vermedi.

Gözleri Liora’nın boynuna takılmıştı.

Liora istemsizce elini boynuna götürdü.

Parmaklarının altında sıcak bir şey hissetti.

Geri çekildi.

Avucunun ortasında siyaha çalan mor bir iz vardı.

Bir mühür.

Muhafız dizlerinin üzerine çöktü.

“Majesteleri…” diye fısıldadı. “Sonunda buldu.”

Liora’nın kaşları çatıldı.

“Kim?”

Adam başını kaldırdı.

“Kayıp kral.”

O anda sarayın bütün mumları aynı anda söndü.

Karanlığın içinde Liora yalnızca bir şeyi duyabildi.

Uzaklardan gelen bir kurt ulumasını.

Bir tane.

Sonra bir tane daha.

Ve üçüncüsünde…

Boynundaki mühür parlamaya başladı.

Liora çığlık atacakken sarayın camları bir anda çatladı.

Dışarı baktığında ormanın kıyısında duran siyah bir siluet gördü.

Bir kurt.

Gözleri ay ışığında buz mavisi parlıyordu.

Fakat Liora’yı asıl korkutan kurt değildi.

Kurdun hemen arkasında duran kişiydi.

Uzun siyah pelerinli, yüzü gölgelerin içinde kalmış bir adam.

Liora onu göremiyordu.

Ama adam başını kaldırdı.

Ve kilometrelerce uzaktan bile göz göze geldiklerini hissetti.

Adam elini kaldırdı.

Sanki görünmez bir kapıyı açıyormuş gibi parmaklarını havada hareket ettirdi.

Gökyüzünde mor bir ışık belirdi.

Ardından tek bir cümle duyuldu.

“Lanetin varisi uyandı.”

Liora’nın kalbi hızlandı.

Muhafız ayağa kalktı ve kılıcını çekti.

“Prenses, buradan gitmeliyiz.”

“Hayır.”

“Emrediyorum, hemen—”

“Ben nereye gidersem gideyim, değil mi?” dedi Liora. “Beni bulacak.”

Muhafız sustu.

Çünkü ikisi de cevabı biliyordu.

Liora tekrar pencereden dışarı baktı.

Kurt artık yoktu.

Adam da.

Yalnızca ormanın üzerinde ağır ağır yükselen mor sis kalmıştı.

Ve o geceden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı.

Çünkü Liora’nın yıllardır kendisine anlatılan hikâyenin kahramanı olmadığını artık biliyordu.

O hikâyenin kayıp parçasıydı.

Ve krallık, onu hatırladığı anda…

Savaş yeniden başlayacaktı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.