2 gün sonra...
"İren bak iyisin değil mi?İyi değilsen hemen uçağa atlayıp,gelirim yanına?!"
"Veraa,bak bu bugün 7. söyleyişin! Hiçbir şeyim yok,iyiyim yani merak etme."
1 saattir Vera ile görüntülü konuşuyorduk,ama beni sormaktan,ben onu soramadım bile!
"Neyse, boşver sen beni.Eeee,sen nasılsın?Dimitri ile aranız nasıl?"dedim göz kırparak.
"Kız valla senden korkulur haaa!"
"Sağol iç ses!"
Vera iç çekerek,"1.beni sorduğun için teşekkür ederim.2.iyiyim herşey yolunda,işlerim gayet iyi,birde annem ile seni özlüyoruz işte."
Yaaaa!Canım benim!
"3.iseeeee...Dimitri'den ayrıldım !"
"Neeeeeeeeeyyyy?!!!"
"Abov!"
"Ne niye?!Niye ayrıldın ki?!"
Şu anda tam anlamıyla şoktayım!
Bana ikizin ile kankan ayrılacak deseler,'He he!'diye geçiştirirdim!
Ama bu?!
Vera utanarak,"Şeyyyy... Şimdi sana Dimitri beniiiii..."
"Seni aldattı mı puşt?!"dedim öfkeyle!
"Boyu devrilesice!"
"Yok kız yok,o anlamda aldatma değil yani.Evet aldattı ama sandığın gibi aldatmadı."
"Ne demek sandığın gibi aldatmadı?"
Vera derin bir nefes alarak,"Beni kuzeni Timur ile aldattı desem?"dedi çekinerek!
Ney ney ney neyyyy!
Lan?!
"Dimitri eşcinselmiymiş?!"
"Evet,dün gece onu,Timur ile yiyişirken bastım.Zaten aylardır ondan ayrılmaya hazırlanıyordum.Bana da ayrılmak için bahane oldu."dedi sakince.
Yani diyeyim şimdi ben?!
Yazarın anlatımıyla...
Aynı saatler...
Racky,arka bahçede bulduğu ve bir çoğu kirlenmiş olan zıbınlara baktı.
Anlaşılan abisi testi yine geçememişti....
O gün o telefonu açmadığı için kendine yumruk atmak istedi!
Zıbınları özenle çamaşır makinesine yerleştirip,yıka düğmesine bastı,kapağı kapatırken.
Abisinden özür dilemeliydi....
Hızlı bir şekilde üst kata,abisi Hugo'nun odasına çıktı.
Odanın kapısını tıklatarak "Hugo....Abi girebilirmiyim?"dedi yavaşça.
Hugo ise ateşler içinde yatakta ısınmaya çalışıyordu,kardeşine"cevap vermeden önce,yataktan kalkıp, hızlıca lavaboya yürüdü.
Yüzünü yıkadıktan sonra,eşyalara tutunarak kapıyı açtı.
Her zamanki ses tonunu kullanarak,"Ne var gece gece?!"diye sordu alayla.
Racky ellleriyle oynarken,"Şey..Öhöm,Hugo ben senden özür dilerim.Telefonunu açıp yanında olmadığım için..."dedi mahcubiyet ile.
Hugo derin bir nefes alıp, tebessüm ederek"Önemli değil Rüzgar.Hadi sen yat artık,yada avına git.Muhtemelen tombul bir keçi seni bekliyordur!"diyerek kapıyı kapamaya çalıştı.
Ama tam o an Racky başını ellerinden kaldırınca,abisinin solgun yüzünü ve terleyen alnını fark etti.
Kaşlarını çatarak "Abi?Sen iyimisi-"daha cümlesini bitiremeden,Hugo ani bir mide bulantısı ile,hızla banyosuna koştu .Rackyde peşinden!
Hugo klozette eğilerek öğürürken,Rackyde sırtını sıvazlıyordu.
Racky klozette gördüğü kan ile donup kalmıştı...
Hugo'yu yerden kaldırıp,hızla banyodan çıkardı.
Hugo'yu yatağa yatırır yatırmaz,hızla telefonu eline alıp,Arama rehberine girdi,
O sırada Hugo öksürmeye başladı,"Racky git sen,bir şeyim yok beni-AHĞ!"Elini göğsüne götürerek inledi.
Racky elini abisinin terle kaplı alnına koydu,"Abi yanıyorsun sen!Ne gitmesi?!"diyerek,telefonundan İrenin adını aradı.
Fındık burun 🤎👃🏻 yazısını görünce ara düğmesine bastı...
İrenin anlatımıyla
10 dakika sonra...
Racky'nin araması üzerine hızlı bir şekilde doktor çantamı alıp,hızla düştüm yola.
"İren, inşallah Hugo'yu iyileştirebilirsin!"
"İnşallah iç sesim!"
Evlerine gelir gelmez Racky beni kapıda karşıladı.
"İren teşekkür ederim bu saatte buraya geldiğin için.Kusura bakma senide yordum."
"Önemli değil Racky,sen şimdi Hugo'nun yanına götür beni."
"Buradan!"diyerek,merdivenlere yöneldik.
Hugo'yu görür görmez,hemen yanına gidip,diz çöktüm .
Elimi alnına koydum,koymamla o anormal sıcaklığı hissetmem bir oldu.
"Hugo beni duyabiliyormusun?"dedim nazikçe.
Hugo gözlerini zar zor açıp,"Duyuyorum."dedi zar zor.
Racky bana yolda gelirken Hugo'nun gece terlemesi yaşadığını ve kan kustuğunu söylemişti-
Bir dakika!
Gece terlemesi
Kan kusması
Şiddetli öksürük
Halsizlik
Yorgunluk
Hızlı ve gizemli bir şekilde kilo verme
VEREM HASTALIĞI!
Ama önce emin olmam lazım.
Hızla Hugo'yu muayene etmeye başladım.
Akciğerlerini dinlerken,akciğerlerinden gelen ses....Evet,Hugo kesinlikle VEREM'Dİ!
Teşhisi koyar koymaz, Racky'ye döndüm.
"Racky bir gelsene dışarıya!"diyerek onu odadan çıkarıp kısık bir sesle,
"Racky açık ve net konuşacağım....Hugo verem!"
"Ne?!Nasıl verem?!"
"Acilen bir göğüs hastalıkları uzmanına gitmeniz gerek."
Racky'nin bir anda gözleri doldu.
"İren.."dedi titrek bir sesle,"Abim...Ölecek mi?!"
"Hayır tabii ki de! Racky merak etme,bu hastalık artık eskisi gibi öldürücü değil.İlaçlar ile Hugo'yu iyileştirebiliriz.Ama önce bir göğüs hastalıkları uzmanına gitmeniz gerekiyor.Hadi sen şimdi abinin yanına git.Ben hemen geliyorum."
Hugo'nun yanına, Racky'yi gönderirken,ben mutfağa geçtim.
Gözlerimle hızlıca etrafı taradım ve -BİNGO!
"Yuri!"
"Dinliyorum."
"Adaçayını nasıl kaynatırım?"
"Öncelikle bir çaydanlığa,su koyup,suyu............."
Yaptığım adaçayını fincana dökerken,hafifçe tebessüm ettim.
İlaç tedavisi şarttı ama bu adaçayı Hugo'ya iyi gelecekti.
En azından veremin neden olduğu öksürükleri biraz kesebilir ve boğazını yumuşatarak,rahatlatabilirdi...