İçeriğe geç

Kayıp Kız..(Veliaht prenses)

Bölüm 14 · 4 dk okuma

Kayıp Kız..(Veliaht prenses)

Bölüm 14

Vay anam vay!

Rüyamda yine o adamı,ve meyve bahçesini gördüm.Ama bu sefer karşımda bir sofra vardı.

Sofradaki adam gülümseyerek,"Gel kızım,beraber brunch yapalım.Kurt gibi acıkmıştım."diyerek beni sofraya davet etti.

Brunch ne la?

İtiraz etmeden sofraya oturup,önümdeki kuruvasanlardan birini alıp,bir ısırık aldım.

Adam bir yandan sandiviçini yerken bir yandan da,bana bakıyordu.

Lokmasını yutar yutmaz,elimi tuttu.

"Onlara güven kızım,onlara güven..."

Güven,

Güven,

GÜVEEEEEEEEEN!

Derin bir nefes alarak yatağımda doğruldum,

Ne rüyaydı yaaa?!

Saate bakınca 6'ya gelmek üzere olduğunu gördüm.

Hemen yataktan fırlayıp,üstüme bir şeyler giyinip saçımı topladım.

Kahvaltı olarak,kendime hızlıca bir sandviç yapıp,evden çıkıp hastaneye doğru yola koyuldum.

Hastane 2 saat sonra

(Siz mor olarak hayal edin lütfen!)

Hızla üniformamı giyinip,görev yaptığım kata ulaştım.

Eveeet tamı tamına 12 saatlik mesaiye hoşgeldim!

Masamdaki dosyaları toparlamaya ve düzenlemeye başladım..

6 saat sonra...

Yeni doğan ünitesinde bebekleri,kontrol ederken,telefonuma bir mesaj düştü;

Gülşah:İren hadi gel öğle yemeği zamanı,seni kafeterya'da bekliyorum.Yemeğini al gel.

Gülşah ile hastane'de tanışmıştık.Aramızda 5 yaş vardı,resmen bana bir abla gibi davranıyordu.

Yeni doğan ünitesinden çıkıp,asansöre doğru ilerledim.

Kafeterya'ya geldiğimde hemen kendime bir tepsi alıp,yemek sırasına girdim .

Sıra bana gelince,tabağıma bir kaç sosis,bir peynirli poğaça,salata ve bir tane de elma alıp,masada beni bekleyen Gülşah ablaya yöneldim.

2 saat sonra

Derin bir nefes alarak,kucağımdaki yeni doğmuş kız bebeği tutarken,sanki bebek değil de,altın tutuyormuş gibi hissettim kendimi.

"Ay İreeeeeeen!Çok tatlı bir kız!"

"Evet iç sesim.....Çok...Büyülü bir an bu..."

Yarım saat önce hastanemize 9 aylık hamile bir kadın gelmişti.Sancılar içinde kıvranırken,hocamın soğukkanlığı bana da geçmişti resmen.Canım hocam Leman Hanım,bana bugün en önemli dersi vermişti;

Zor durumda bile soğukkanlığını kaybetme!

Kaybetmeyeceğim hocam...

Ben heyecanla bebeği,hazırlaması için hemşire hanıma verirken Leman Hocam elindeki eldivenleri çöpe atıp,bana döndü,"Aferin İren,sen bebeğe kalp masajı yapmasaydın,o da ikizi gibi yaşama tutunamayacaktı."dedi tebessüm ederek.

Bende zoraki bir tebessüm ettim.

Aklım minik bebeğin ikizindeydi..

Boynuna kordon bağı dolandığı için tutunamamıştı hayata....

"İren istersen ailesine bu kara haberi sen ver...Benim acilen bir doğuma gitmem lazım."dedi Leman Hoca bir anda.

"Tamam hocam."diyerek eldivenimle maskemi çöp kovasına atıp,ailenin yanına doğru yürüdüm.

Çok kalabalık gelmişlerdi, çoğunluğu erkekti,köy yazması takmış bir kaç kadın ise dualar ediyordu..

Kadının kocası beni görür görmez,"Doktor Hanım!"diyerek yanıma koştu,onu da kalabalık takip ederek,etrafımı sardı.

"Doktor Hanim,oğlum iyimidur?"

Boğazımı temizleyerek konuşmaya başladım.

"Öncelikle karınız ve kızınız sapasağlam.Karınızın durumu gayet iyi.Kızınız da çok şükür,sağlıklı bir şekilde doğdu."

Sözümü yeni bitirmiştim ki,adamın yanındaki yaşlı kadın konuşmaya başladı,

"Kizum onu sormiyruz da! Oğlan nasil!?"

Derin bir nefes aldım.

İşte başlıyoruz...

"Bebeklerden erkek olanın boynuna, kordon bağı dolanmıştı,kalp masajı yaptık ama... Maalesef,erkek olanı kaybettik-"

"Ne diysun sen Doktor Hanim?!"diyerek sözümü kesti kadının kocası.

"İren,bunlar Ordu aşireti falan galiba?"

"Bilmiyorum ki iç ses?"

Sakin kalmaya çalıştım...

"Bakın acınızı anlıyorum ama biz elimizden geleni yap-"

Daha sözümü bitiremeden kadının kocası olacak dağ ayısı ,yumruğunu hemen arkamdaki duvara geçirdi!

"İren bu adam gerçek bir dağ ayısı!"

"Kesinlikle öyle iç ses!"

Ellerimle başımı kapatarak gözlerimi yumdum.

Allah bu kadın ile küçük kızın yardımcısı olsun!

Gözlerimi açıp,başımı kaldırarak adama baktım,

"Beyefendi,bir sağlık personeline dokunamazsınız!"dedim en resmi sesimle.

Yaşlı kadın,bir anda beni öyle bir itti ki,kafam arkamdaki duvara çok sert bir şekilde çarptı.Elimi alnıma götürmemle de,kanımın elime bulaşması bir oldu.

O sırada kadın bağırınmaya başladı;

"Doktor Hanim, Doktor Hanim!Oğlan bizum soyumiz olacaktur daa!Sen bize ne anlataysun!?"

"Bakın hanımefendi,ben sadece asistan doktoru-"

"Kes ula!"diyerek o mağara adamı,bana vurmak için o an elini kaldırdı!

BANA ELİNİ KALDIRDI!

BANA VURACAKTI!

Gözlerimi yumup,yanağımda oluşacak o acıyı en azından biraz önleyebilmek umudu ile,kollarım ile kendimi korumaya çalıştım

Ki..

Bir el ,mağara adamı'nın kolunu havada yakaladı!

Şaşkınlıkla elin sahibine baktığımda bunun Hugo olduğunu gördüm!

Yüzündeki öfke her şeyi söylüyordu zaten.

Ama sanırım dağ ayısı buna göremedi!

Hugo'nun arkasında da mağara adamı'na kötü kötü bakan Racky'yi gördüm.

Sanırım olay çıkacak!

Hugo adeta hırlar gibi,"Sen napiysun da Muzaffer?"diye sordu.

Adamın yani Muzafferin kolunu silkeler gibi atarken,"Sen ölen oğlunin acısıni,ha bu kizdan mi çıkaraysun?!"diye sordu.

Rackyde arkadan,"Heç yakişeymi saa?Kadına el kaldirmak?!"diye sordu tehdit edercesine.

Muzaffer daha tepki vermeden Hugo sırıtarak,"Haçen,belki bu anlamana yardımci olir."diyerek adamın burnuna kafa attı!

Rackyde abisini kenara çekerek "Aa abi,bak ama öyle olmaz!"diyerek,adamı Hugodan alıp yumruğunu adamın burnuna çarptı!

Kemik kırılma sesini duymamla adamın acı içinde bağırması bir oldu!.....

Yanındaki kadınlar çığlık atarak bizden uzakalaşırken,öfkeyle ağlayarak burnunu tutan adama yani Muzaffere döndüm,

"Doktor Hanim,sizden çok..özür dileyrum!Ben -"

"Ne ben yaa?Ha?!Ne ben?Kadınlar sizler için sadece bir üreme aracımı?!"

"Aferin kız İren!Böyle devam et!"

"Sen şu an burada benden özür dileyeceğine,git,içerde ki karından özür dile!O BİR ANNE YAA! EVLADINI KAYBETTİ!SENİN OĞLAN DERDİNİ Mİ ÇEKECEK BU KADIN?!Hadi onu geçtim,ya kızın?!HMMM?!DOĞAR DOĞMAZ İKİZİNİ KAYBETTİ!"Dedim öfkeyle.

Valla hastanede olmayaydık şimdi bağırmamla yeri göğü inletirdim!

Bu ne yaaa!?

Evladın kızı erkeği olur mu?!

Ya o içerdeki kadın?

Yarım saat boyunca acı çekti o kadın evladlarını doğurabilmek için!

Kadın zaten evladının acısından perişan, bir de senin oğlan çocuğu muhabbetini mi dinleyecek?!

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.