Yemeklerimizi alıp asansöre bindik. Üçüncü kata çıktıktan sonra asansörden indik.
- Önüne baksana!
Karşımda bana bağıran adama baktım. Asansörden inerken ona çarpmıştım. Yemeğim onun üzerine döküldüğü için sinirlenmiş olmalıydı. Utanç içinde adama bakarak özür diledim.
- Gerçekten çok özür dilerim.
- Üzerimi batırdın!
- Size yardım edebilirim.
- Ne yapacaksın?
- Size şuan gidip yeni bir gömlek alabilirim.
- Ah, bu gömleğimi Londra'dan almıştım. Bu şirketin patronu olacağım gün, yani bugün giyecektim!
Utancımdan yerin dibine girdim. Neredeyse ağlayacaktım.
- İsterseniz beni kovun, dava edin. Biliyorum, suçluyum. Hepsi benim hatam.
Arkamı dönüp gidiyordum ki beni kolumdan tuttu.
- Adın ne?
- Nihan.
- Nihan, senden sadece tişörtümü çamaşır bölümüne götürüp yıkamanı istiyorum. Odam altıncı katta. Ben seni çağırınca gelirsin.
- Ta-tamam efendim.