İçeriğe geç

Kayıp iki dakika

Bölüm 6 · 2 dk okuma

Kayıp iki dakika

Bölüm 6

İlk savaş

Bölüm 6 – İlk Savaş

Mağaranın içi sessizliğe büründü.

Siyah pelerinli üç nöbetçi yavaşça Bahar’a doğru yürümeye başladı.

Yüzleri karanlığın içinde seçilmiyordu.

En öndeki nöbetçi elindeki uzun, siyah asayı yere vurdu.

TAK!

Bir anda mağaranın duvarlarından siyah dumanlar yükseldi.

Bahar korkuyla geri çekildi.

“Onlar kim?” diye fısıldadı.

Lina, Bahar’ın önüne geçti.

“Onlar Zaman Nöbetçileri.”

“Mağaranın kurallarını korurlar.”

“Neden bana saldırıyorlar?”

“Çünkü sen gitmek istiyorsun.”

Koruyucu ağır bir sesle konuştu.

“Durun.”

Ama nöbetçiler onu dinlemedi.

En öndeki nöbetçi elini kaldırdı.

Siyah dumanlar hızla Bahar’a doğru ilerledi.

“Şimdi!” diye bağırdı Atlas.

Bahar ne yapacağını bilmiyordu.

İçinden sadece tek bir şey geçirdi:

“Lütfen bana yardım et…”

Tam o anda avuçlarından parlak mavi bir ışık yükseldi.

Deniz suyu mağaranın içine doğru akmaya başladı.

Sular, Bahar’ın etrafında büyük bir küre oluşturdu.

Siyah duman suya çarpar çarpmaz yok oldu.

Nöbetçiler ilk kez duraksadı.

“İmkânsız…” dedi biri.

“O daha eğitim bile almadı.”

Bahar şaşkınlıkla ellerine baktı.

Sular onu dinliyordu.

İstediği yere gidiyor, istediği şekli alıyordu.

Koruyucu hafifçe gülümsedi.

“Gerçekten seçilmiş kişi sensin.”

Tam o sırada mağaranın tavanı şiddetle sallandı.

Kristallerden biri yere düştü.

İçinden altın renkli küçük bir küre çıktı.

Küre yavaşça havalanıp Bahar’ın önünde durdu.

Lina’nın gözleri büyüdü.

“Hayır…”

“Bu olamaz.”

“Ne oldu?” diye sordu Bahar.

Atlas heyecanla fısıldadı:

“O… Kalp Kristali.”

“Yüzlerce yıldır kimseye görünmedi.”

Altın küre yavaşça Bahar’ın göğsüne dokundu.

Bir anda mağaranın tamamı bembeyaz bir ışıkla kaplandı.

Herkes gözlerini kapattı.

Işık söndüğünde Bahar’ın boynunda deniz mavisi bir kolye vardı.

Kolyenin ortasında ise küçük, altın renkli bir kristal parlıyordu.

Koruyucu diz çöktü.

Ardından Lina…

Sonra Atlas…

Sonra bütün çocuklar…

Hepsi aynı anda eğildi.

Koruyucu sessizce konuştu.

“Hoş geldin…”

”…Kayıp Çocukların Prensesi.”

Bahar şaşkınlık içinde etrafına baktı.

“Prenses mi?”

Tam o sırada mağaranın en derinlerinden korkunç bir kahkaha duyuldu.

“Demek sonunda onu buldunuz…”

Kahkaha mağaranın her köşesinde yankılandı.

Koruyucu’nun yüzündeki ifade bir anda değişti.

“Hayır…”

“O geri döndü.”

Ve mağaranın en karanlık köşesinde iki kıpkırmızı göz yavaşça açıldı…

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.