İçeriğe geç

KAYIP ELEMENTLER

Bölüm 5 · 6 dk okuma

KAYIP ELEMENTLER

Bölüm 5

Bize Neler Oluyor?

Aradan günler, hatta haftalar geçti. Kübra hapisten çıkmış. Okul bakımdan dolayı 1 aylığına kapanmıştı.

Enes, Kübra, Mina ve Furkan buluşup bir kafeye gittiler. Orda Sinan'ı gördüler ve beraber takıldılar.Sinan sınıfın inek çocuğuydu. Bu yüzden pek arkadaşı yoktu.

Gittikleri yer çok tenha bir yerdi. Kafeden yiyecek bir şeyler alıp sahile indiler. Sahilde aynı şekilde, tenha, sessiz ve ıssız. Oturup uzun bir süre sohpet ettiler. Hava çok güzelken bir anda şehri kasıp kavuran bir fırtına basmıştı.

-BU DA NE!

-KASIRGA, ÜSTÜMÜZE DOĞRU GELİYOR! BENCE KAÇALIM!!

-BU KASIRGA BU GÜZEL HAVADA NASIL ÇIKTI!AKLIM ALMIYOR!

Kaçıp bir sığınağa saklandılar. Ama bir sorun vardı. Sığınakta uykularını getiren bir gaz vardı. Ama onlar farkında değildi.

-Benim uykum gelmeye başladı? Ben sabah yeterince fazla uyudum, hem benim bu saatte uykum gelmez ki?

-Hepimizin geliyor Kübra.

Furkan bir anda yere düştü. Uyuyakalmıştı.

-FURKAN!

Ardından Mina da uyuya kaldı.

-Neler oluyor, uykum geliyor...

-Kübra sakın uyuma, bak bende uyumuyorum. Burası bir tuzak. Çıkmalıyız buradan.

-Ama dışarda fırtına...

Kübra lafını bitiremeden uykuya daldı. Arkasından Sinan ve Enes..

Uyandıklarında kendilerini büyük bir laboratuvarda buldular. Furkan uyandı. Ama kimsenin uykusundan kalkacağı yoktu. Karşılarında 1'i kadın 1'i erkek, bilim insanı gibi giyinmiş 2 insan vardı. Furkan oturduğu sandalyeden kalkmaya çalıştı ama nafile. Sandalyeye elleri ve ayakları bağlıydı

-Oh, sonunda uyandınız küçük bey.

-Biz neredeyiz?

-Bizim laboratuvarımızdasınız. Sizi buraya biz getirdik.

-Bir saniye, bizim sığınakta siz mi uyuttunuz?

-Evet.

-Bunu neden yaptınız?

-Arkadaşların da uyansın açıklıyacağız.

Sıra sıra herkes uyandı.

-Sizi uyuyarak buraya getirdik. Ben Leyla, bu da kocam Arda. Bu fırtınanın çıkmasının sebebi yer altındaki 4 farklı elementin çalınmak üzere olması. Bu fırtınanın sebebi birisi hava elementine ellemiş olması. Ama alırsa bundan kat Daha bu başlangıç. Sadece fırtına olmayacak. Yangınlar, seller ve depremler. Bunun için 5 farklı cihaz geliştirdik. Taktığınızda yeni güçler kazanıyorsunuz ve gücünüze göre kıyafetiniz oluşuyor. Yani süper kahraman oluyorsunuz.

-Bunu bize neden uyuyarak yaptınız ki?

-Kim gelip süper kahraman olup canını tehlikeye atar ki. Mecburduk.

-Ben atardım aslında.

-Enes herkes senin kadar cesur değil ki.

-Doğru.

-Sen, Mina, Queen of Life olacaksın. Yani Hayatın Kraliçesi. Gelecekte olabilecekleri kontrol edebiliyorsun. Ama sadece belirli zamanlarda. Kendi isteklerini değil, şehrin can sağlığı için ihtiyaçları gerçekleştir. Dönüşmek için bu tokayı tak ve "Ben Hayatın Kraliçesim!" de. İstersen dene. Eski haline geri dönmek için "Hayatın Sonu Geldi. " de

-BEN HAYATIN KRALİÇESİYİM!"

Mina bir anda değişti. Artık uçabiliyordu. Saçları, elbisesi bembeyaz olmuştu. Gözleri bile...

-M-MİNA?!!

-Nasılım?

-Artık uçabilirsin,elindeki asa ile düşmanları yere serebilirsin,. Yani güçlerin sadece geleceği kontrol etmekten ibaret değil. O sadece sana özel olan güçtü. Yoksa bambaşka güçlerin de var. Bu arada sadece Mina değil hepiniz uçabiliyorsunuz.Sinan dışında.

-Yaaa neden ben!

-Evet, bunların hepsini kocişim yaptı. Neyse. Kübra, sen Miraculous Girl, yani Mucizevi Kız olacaksın. Görünmez olabilirsin ve düşmanlarını ışığınla ışığın gücüne bağlı kör edebilirsin. Dönüşmek için bu küpeleri tak ve "Ben Mucizelerin Kızıyım! " de. Geri eski haline dönmek için "Bugün Benim Günüm Değilmiş. " de. Kübra dışında hiçbiriniz görünmez olamazsınız.

-BEN MUCİZELERİN KIZIYIM!

Kübra'da çok güzel olmuştu. Gökkuşağı gibi rengarenkti.

-Sen, Sinan! The Brain of the World, yani Dünya'nın Beyni olacaksın. Çok fazla zeki olacaksın ve arkadaşlarının güçlerini yenileyebileceksin. Bu gözlüğü tak ve dönüşmek için "Ben Dünya'nın Zeki Beyniyim" de. Geri eski haline dönmek için "Beynim Artık Bunlara Yetmiyor. " de.

-BEN DÜNYANIN ZEKİ BEYNİYİM!!!

Sinan bir anda çok yakışıklı oldu.

-Sinan sana aşık olmamam an meselesi.

-Enes sen erkeksin.

-Doğru lan AHAHAHAHAHAHAHA!

-Sen, Enes, King of the Fire! Yani Ateşlerin Kralı.

-Ben zaten ateşliyim.

-OYYYY KOYDU LAFIIII!

-Enes, ateşe hükmedeceksin.Ateş senin kölen olacak. Ama sana bir uyarım var. Düşmanından birisi olan Water Queen'e sakın dokunma. Dokunursan buharlaşarak yok olucaksın. Sende, o da... Bu arada dönüşmek için bu yüzüğü tak ve "Ben Ateşe Hükmediyorum. " demen yeterli. Eski haline dönmek için, "Ateşin Sönme Vakti Geldi. " demem yeter.

-En iyisi bana geldi kabullenin. BEN ATEŞE HÜKMEDİYORUM!

Sinan, Enes'in yanında sönük kalmıştı.

-Enes, yakıyorsun!

-Evet çünkü ben Ateşlerin Kralı'yım. Yakıcam tabi.

-O anlamda değil Enes HAHAHAHAHAHAHA!

-Anlamayacak kadar saf değilim Furkan'cım. Teşekkürler.

-Son olarak Furkan, Strong Boy, yani Güçlü Çocuk. Çok fazla güçlü olacaksın. Çok hızlı koşucaksın. Ve çok çevik olucaksın. Bu güç sadece sende var. Dönüşmek için bu kemeri tak ve "Benden Güçlüsü Yok. " de. Eski haline dönmek için "Gücümü Kaybediyorum. " de.

-BENDEN GÜÇLÜSÜ YOK!!

Furkan adeta bir tekvando oyuncusuna benziyordu. Tekvando kıyafeti vardı, ama farklı bir versiyonuydu.

-Sinan'a, pardon, The Brain of The World'e laboratuvarımızda özel bir oda yaptık. Sizi o odada yönetecek. Düşmanlarınızın yerini tespit edecek. Gerektiğinde odasından çıkıp sizin gibi onlarla dövüşecek.

-Ee, o zaman ben neden kahraman oluyorum? Dönüşmeme gerek yok ki?

-İletişime size vereceğimiz bileklik lerle geçeceksiniz.Ama bunun için dönüşmelisin. Çünkü dönüşmeden bilekliği takamazsın. Bu arada bu yolculukta size bizde eşlik edeceğiz. Ama sakın kimliklerinizi yaymayın. Ailenize bile. Yayarsanız güçlerimizi biz alacağız.

-Kocişim boş boş birşeyler derken bende size-

-Ben boş yapmıyorum Leyla. Sen abartıyorsun.

-Öf tamam. Size bir bilgi vereyim. 1992'de elementler ilk defa çalındığı için biz kocamla bunların bir benzerini yapmıştık. Ama düşmanları yenmek için çok yetersizlerdi.Bu yüzden kahramanlarımız Meral, Ali, Sena ve Cem öldü. Cesetleri ise düşmanların deney kurbanı oldu. Tüm silahları o küçük çocukların cesetleri üzerinde denediler. Ve şuan o cesetler Ege Denizi'nde yüzüyor.

-Bundan önce elementler çalınmış mı?

Oha, ne aksiyon be.

-Şuan güçlerimiz yeterince fazla olmasaydı, bir dahaki deney kurbanı siz olacaktınız...

-Ya ben çok korkarım.

-Korkma Kübik ben seni korurum.

-Furkan bana Kübik deme.

-Tamam Kübik.

-BANA KÜBİK DEME!

-Kübra sakın ol alt tarafı Kübik dedim ya!

-Tamam, kavga etmeyin. Şimdiden göreve başlayabilirsiniz. Ama kimliğinizi kimseye belli etmeyin!

-Tamam?

Laboratuvardan ayrıldılar. Sinan ise orada kaldı. Şehirdeki göktelenin tepesine çıkıp düşmanlarını aradılar.

-Eee, nerede bunlar?

-Enes, özellikle sen çok dikkatli ol. Buharlaşmanın istiyorsan dikkatli olmasan da olur.

Arkalarında Spirit of Plants duruyordu. Bir sarmaşığın üzerinde, sarmaşıklarla King of the Fire'ı boğmaya hazırlanıyordu.

-KİNG OF THE FİRE, ARKANDA!!

-Ne arkamda?

King of the Fire arkasına bakınca sarmaşıkların ona tepeden baktığını gördü. Eliyle sarnaşıkları tutmacağına yanlışlıkla sarmaşıkları yaktı.

-NE YAPTIN SARMAŞIKLARIMA!!!

-Haddini bildirdim.

Strong Boy teknesiyle Spirit of Plants'ı yere serdi. Spirit of Plants sarmaşıklardan kayarak yere düşmeye başladı. Ama sarmaşıklar onu tuttu. Bir sarmaşık gelip Strong Boy'u tuttu.

-NE OLUYOR!

Sarmaşıklar Strong Boy'u yerden yere vurmaya başladı. 20-30 kere yerden yere çakıldı.

-STRONG BOY!

Queen of Life, geleceği kontrol etme gücünü kullanarak sarmaşıkları yok etti.Bunu yapana kadar Strong Boy'un kanamaları başlamıştı bile.

-İyi misin Strong Boy?

-İyiyim.

-Ne iyisi?Ağzın kanıyor.

Strong Boy kan kusmaya başladı.

-STRONG BOY!!!!

-Hayır hayır hayır. İyi değilim.Elimi hissetmiyorum.

-Elin morarmış! SEN İYİ DEĞİLSİN!

Strong Boy'un gözleri kaydıyordu.

-Gücümü kaybediyorum...

Strong Boy eski haline, Furkan haline döndü. Gözleri kaydı, bayıldı.

-FURKAN!!

Furkan'ı kaldırdıklarında yerde kanlar vardı.

-Kafasına baksanıza.

-KAFASI KANIYOR!

-ÇABUK HASTANEYE!!

-ÖNCE AŞAĞI İNELİM SONRA GİZLİ BİR YERDE DÖNÜŞELİM!!!

Aşağı indiler. Bir ara sokağa girdiler.

-Bugün benim günüm değilmiş.

-Hayatın sonu geldi.

-Ateşin dönme vakti geldi.

Hepsi eski haline döndü. Bir taksi çevirdiler.

-Furkan dayan ne olur!

-Canım kankam ne olur dayan sen güçlüsün...

Hastaneye vardılar. Enes Furkan'ı kucağında taşıyordu.

-DOKTOR YOK MU!? YETİŞİN NE OLUR!?

Tüm doktorlar Furkan'ın yanına gelmişti.

-Getirin, buraya yatırın!

-Nesi var?

(Mina Enes'in kulağına sessizce) :

-Yüksekten düştü falan de.

-YÜKSEKTEN DÜŞTÜ! KAFASI KANIYOR! KAN KUSTU!

-BEYİN KANAMASI GEÇİRİYOR!!

-AMELİYATHANEYİ HAZIRLA!!!

Bölüm sonu

2 yorum