Pazar günü yatağımdan kalktığımda çantamdan kitaplarımı çıkarıp okumak için direkt olarak çantama yöneldim. Canım ne kahvaltı yapmak istiyordu ne de başka bir şey. Çantamdan kitaplarımı çıkarırken bir saat fark ettim. Kimin olduğunu ve neden bende olduğunu anlamaya çalışırken aklımda aniden şimşekler çaktı. Kafamdan aşağı kaynar sular dökülüyormuş gibi hissediyordum. Hatırladığım şey o çocuğun benimle konuşurken elinde saatini sallamasıydı. Ben onun yanından geçerken çantamın kenarına sıkışmış olmalıydı. Tam bir gerizekalıyım. Ne diye yanından geçerken çarpıyorsun ki.
Çok havalı oldun Derin bak çok havalısın Gerizekalı.
Üzerime gelme içses havalı olmak istemiştim.
Çok güzel hava yaptın bak nasıl geri vereceksin şimdi bu çantama sıkışmış al mı diyiceksin.
Nereden bileyim yaa hem benim suçum değil ki
Kimin suçu ben mi yaptım Allah Allah.
Elindeki saatin düştüğünü hiç fark etmiyorsa ben değilimdir gerizekalı olan, gerizekalı olan o.
Muhteşem sıyrılıyorsun tebrikler ben böyle mallık görmedim tebrikler
Teşekkürler içses
Ricalar Derin çok iyi halt yedin şimdi düzelt düzeltebilirsen.
Offfff hiç sorma
Öylece saate bakaldım. Oturmuş saati izliyordum. Aslında bu onunla konuşmak için iyi bir fırsat ama ne diyeceğim. Al çantam da buldum mu diyeceğim. O an bir deli aklıyla evden çıktım. Servisin durduğu yeri bildiğim için evini biliyordum. Oraya gidip tam kapının önünde durdum. Kapıyı tıklatacakken bir anlığına durdum. Ne yapıyordum ki? Okulda verebilirdim. Buraya gelmenin bir hata olduğunu düşündüm geri adım atmaya başlamışken kapı açıldı. Şaşkınlıkla çocuğun yüzüne bakıyordum. Neye şaşırmıştım ki buraya kendim gelmiştim evinde olmasının ve kapıyı açmasının neresi şaşırtıcıydı? Kendimi toparladım ve konuşmaya başladım.