Uzaklaşmaya çalışıyordum bir yandanda Ada'nın gözyaşları içinde " öyle bir şey olmayacak" diye sayıklamasını dinliyordum.Sonra birkaç kelime sıraladım"Sadece söylüyorum Ada sakin ol tamam mı?". Derken arkamdan bir silah sesi geldi. Oraya doğru döndüm. Ada ise sustu. Sonra konuşmaya başladı sadece adımı söylüyordu sadece ses vermem için yalvarıyordu. Ben ise kurşunun vücuduma isabet edip etmediğini anlamaya çalışıyordum.Tam bir manyak olduğumu düşünebilirsiniz çünkü kurşun isabet etse canım yanardı evet ben de öyle düşünüyorum ancak o an ki korkuyla ne yaptığımı bile bilmiyordum onu mu düşüneceğim?. İçimdeki şok geçince Ada'yı daha fazla endişelendirmek istemedim.
B:Ada iyiyim.
Rahatlamış gibi hissettiği her halinden belliydi. Ben ise iyi değildim. Ayaklarım beni oraya çekmeye çalışıyordu. Beynim uzaklaşmak istiyordu. Kalbim hiç tatmadığım kadar büyük bir korku tatmıştı. Kendimi nasıl eve attığımı bilmiyordum. Yolun ortasında bayılacağımı filan sanmıştım. Ama korkularıma rağmen vazgeçmeye niyetim yoktu. Ertesi günün Cumartesi olması bana düşünmek için bir fırsat sundu. Bende o fırsatı değerlendirdim. Sanırım kararımı vermiştim.
*
Hayatımın en büyük kararı olabilirdi bu karar. Olması gereken neyse o olacaktı. Hayat ne istiyorsa o yaşanacaktı. Verdiğim kararın benim sonum olabileceği umurumda bile değildi kararımı vermiştim. Ne olduğunu öğrenecektim. Onlara iyi davranacak ve nasıl bir suçlu olduklarına dair deliller toplayıp hepsini hapse attıracaktım. Saçma bir kararmıydı bilmiyordum ama şunu biliyordum artık vazgeçmek için çok geç, o cesedi unutmak için çok geç ,yaşadıklarımı unutmak için çok geç...
Ya da belki de geç değildir. Ben sadece geç olduğunu düşünüyorumdur bilmiyorum ne olacağını , ne yaşanacağını ama hayat beni nereye getirirse getirsin pes etmeyecektim...