Dadımız sürekli bize aynı hikayeyi anlatıyordu bu hikaye artık beynimizi derinliklerine o kadar işlemiştiki başka bir ihtimal olacağı aklımızın ucundan bile geçmezdi. Efsaneye göre "Yüz yıllar önce bir felaket yaşanmış bu felaetin ne olduğunu kimse bilmiyor bilende asla anlatmıyordu bu felaket üzerine insanlar dünyanın dört bir yanına dağıldı nüfus yarıya indi sonra her bölgede yavaşça liderler belirdi onlar bizi kurtardı insanları bir araya toplayıp yeni devletler kuruldu böylece insanlar yeni bir sayfa açmış oldu " beş yaşından beri kardeşlerim ile birlikte uyumadan önce hergün bu hikayeyi dinlerdik ve dadı masalın sonunda hep
-Lidere layık çocuklar olmak için sıkı çalışmalısın. Derdi beş kardeşin içinde tek kız bendim ve tek üvey evlata bendim kralın son karısından doğan son evlat annem ben bebekler en yakını tarafından ihanete uğramış en yakın arkadaşı çocukluktan beri beraber büyüdüğü arkadaşı onu sırtından bıçaklamış büyürken daima bir eksiklik his ettim diğer kardeşlerimle artık taht için birer rakip olmuştuk babamın daima gözünden uzak oldum bu sayede kendi ayaklarımın üstünde durmaya alışmıştım benim aksime kardeşlerim sırtlarını saraya dayamış ve birer şımarık bebeğe dönmüşlerdi ortanca abim Deniz dışında savaşlarda herzaman ileriye atılır yada beni önerirdi onun sayesinde iki savaşta komutanlık yapmıştım.Uzun zamandır aynı rüyalar yüzünden geceleri uyuyamıyordum sürekli bir uçurum kenarında aşağıya bakıyordum ve her seferinde yüzünü görmediğim biri tarafından aşağıya itiliyorum tam bu sırada nefes nefese uyanıyordum birkere bu ani sıcramama dadım da şahit oldu hızlıca yanıma geldi
-tatlım iyimisin?
Onu bu saate odamda olması gerçekten çok tuhaftı beli bir saaten sonra odalardan çıkmak yasaklanırdı
-Senin senin burada ne işin var?
-Kapının önünden geçerken sesini duydum
-bu saatte dışarıda ne işin vardı?
Dadı bu şüpheci yaklaşımıma karşı biraz şaşkındı
-Alkım iyimisin? Seni tanımasam ağzımı arıyorsun sanıcam
Kafamı biraz toplayınca
-Üzgünüm kafam hiç yerinde değildi hadi sende odana git
Dadı odadan ayrıldı bu rüya beni yavaşça deliye çevirmeye başlıyordu artık gün içinde bile bu rüyada yüzü hiç görünmeyen o kişiyi düşünüyordum önemli toplantılarda bile dikkatimi veremiyordum bu durum beni yakından tanıyan herkez benim için endişelenmeye başlamıştı bu konu babamın kulağına kadar gitmişti bir gün beni yanına çağırınca hiç şaşırmadım muhtemelen yine stratejik bir toplantı yada hazine ile ilgili bir toplantı için diye düşündüm ama oraya gidince kimsenin olmadığını fark ettim babam
-Alkım sana tek bir sorum var.
Bir hata yaptığımı düşünmeye başladım babam on sekiz yıldır benimle devlet işleri dışında benimle hiç konuşmamıştı
-Neyin var Alkım?
Bu soru beni çok şaşırtmıştı ne cevap vereceğimi şaşırdım.
-üzgünüm baba ama anlamadım.
-Son zamanlarda çok dalgınsın neyin var sanki o parlak zekalı o kız gitmiş onu yerine durgun ve düşünceli bir kız gelmiş.
Babamın beni sormasına alışkın değildim
