"Eve giderken bunu almayı unutma Asel."
Dedi Barış ben hala sallanırken. Ona cevap vermediğimde yanımdaki salıncağa oturdu ve sallanmaya başladı. Onu şaşkın bir şekilde izlerken bana baktı ve gülümsedi. Başımı başka yöne çevirdim. Bir süre böyle sallandıktan sonra midem bulandı ve salıncaktan inip banka oturdum. Barış da salıncaktan indi ve yanıma oturdu. Ona baktım. O da bana baktı. Ona bakmaya devam ettim. O da bana bakmaya devam etti. Sonra hava esmeye başladı. Benim üstümde kısa kollu ve ince bir t-shirt, altımda da kot şort vardı. Dışarıya böyle çıkmak aptalcaydı. Ama evden çıkarken elime ne geldiyse giymiştim. Üşüdüğümü belli etmemeye çalışırken Barış üzerindeki ceketi çıkartıp omuzlarıma attı. Ona baktığımda üstünde benimkinden ince, kısa kollu bir t-shirt olduğunu gördüm. Ceketi çıkartıp ona geri verecekken beni engelledi ve ceketi tekrardan omuzlarıma örttü.
"Sen üşüyeceksin böyle de Barış. Al şu ceketi."
"Üşümem ben merak etme."
Dedikten sonra bir şey söylemedim. Etrafa bakarken Barış elleriyle bacaklarımı ısıtmaya başladı.
"Oha Barış abart"
Bunu dedikten sonra Barış bana bakarak gülümsedi ve,
"Tamam."
Dedi. Ellerinden birini bacağımdan çekip yanağıma koydu ve dudaklarıma yapıştı...
Dudaklarımdan başlayarak tüm vücuduma kıvılcımlar yayılıyordu. Ondan beklenilmeyen bir şekilde nazikçe öpüyordu beni. Bacağımdaki eli yavaşça bacağımı okşamaya başladı. Barış'tan ayrılıp bir tane tokat atmak istesem de bir güç beni ona doğru çekiyordu.Karşılık vermemeye çalışırken kendimi Barış'ı öperken buldum. Ona karşılık verdiğimi gördüğünde beni daha sert ve istekli bir şekilde öpmeye başladı. Ellerimi boynuna doladım. O da yanağımdaki elini belime sardı ve beni öpmeye devam etti. En sonunda nefessiz kaldığımda ayrıldım. Barış'a baktığımda onun da nefes nefese kaldığını ve boynunun kızardığını gördüm. Bana sırıtarak bakıyordu. Kesin domatese dönüşmüştüm.
"Barı-"
Dememe kalmadan beni tekrar öpmeye başladı. Bu sefer anında karşılık verdim. Ben de sert bir şekilde öpüyordum onu. Barış bacağımdaki elini belime koydu ve t-shirtümü sıyırdı. Eli yavaşça sırtımda dolaşmaya başladı. Nefesim hızlandı. Ben de elimi saçlarında dolaştırmaya başladım. Sonra büyük bir çığlık koptu. Öyle bir çığlıktı ki tüm şehrin duyduğuna emindim.Hemen Barış'tan ayrıldım ve parkın girişinde Solar'ı gördüm.
"SONUNDA BE SONUNDA!"