Arda, ona tip tip bakan Orkun’ dönüp
“Buraya oturmak için geç kaldın maalesef.”
Orkun ilerleyip arkalarda bir yere geçti. Ben de Arda ‘ya döndüm,
“Teşekkür ederim.”
“Gerek yok teşekkür etmene.”
“Niye?”
“İstediğim için oturdum buraya çünkü, o yüzden.”
Ağzımdan tek kelime çıkmadı.
Önüme döndüm ve kulaklarımı taktım.
Havalimanına kadar sessizce gitttik. Orada işlemlerimizi halledip bekleme alanına geçtik. Uçağın kalkmasına daha bir saat vardı.
Boş bulduğum bir sandalyeye oturdum ve telefonumu elime alıp komik videolar izlemeye başladım. Tabi kulaklıkla izlediğim için güldüğümü görenler neye güldüğümü anlamadıkları için deli zannedebilirlerdi.Birkaç dakika sonra telefonun ekranına arkamda duran birinin yansıması düştü. Kafamı çevirdiğimde Orkun ile karşılaştım. “Neye gülüyorsun bakalım?”
Şimdi terslenecek bir şey yok bunda ama terslemesem de yavşamayq başlar kesin.
“Boşver sen.”
“Boşvermek istemiyorum ama.”
Sabır çekip devam ettim.
“Bak Orkun, şuanda burada dört sınıfız, yani seksen dört kişi var. Aşağı yukarı yarısı kız desek kırk iki kız eder. Niye gidip diğer kırk biriyle uğraşmıyorsun?”
“Diğer kırk biri ilgimi çekmediği için.”
“Kesin öyledir, sen her kız karşı böylesin. Bari yalan atacaksan inandırıcılığı olsun ya.”
“Kıskandın mı sen?”
Tövbe tövbe! Bu çocuk neresinden anlıyor acaba söylediklerimi?
“Niye kıskanayım ben seni ya? Allahım sabır ver, Orkun sen de git lütfen.”
“İçimden gelmiyor gitmek.”
“Ben getireyim istersen?”
Arda’nın sesini duyunca sesin geldiği yöne baktım. Sağımda duruyordu ve Orkun’a öldürecekmiş gibi bakıyordu. Orkun’un gözü Arda’yla kavga etmeyi yememiş olacak ki hızlıca oradan uzaklaştı.
“Arda..”
“Yürü, Yıldız.”
Bileğimden yakaladığı gibi beni çekiştirmeye başladı.
“Arda, ne oldu bi söylesen?”
Diğer öğrencilerden yeterince uzaklaştığımızda durdu.
“Sence Yıldız?”
“Yani evet Orkun artık haddini aşıyor bence de ama sen niye bu kadar sinirlendin?”
Arda bakışlarını kaçırıyordu benden.
“Arda?”
“Boşver Yıldız, uçak kalkıyor. Hadi yürü.”
Bir anda deli aslan modundan yavru kediye nasıl döndüğü hakkında hiçbir fikrim yok ama ama zaten ilk başta niye böyle sinirlendiğini de anlamadım.
*****
Otele vardığımızda odamıza geçip yerleşmek için bir saatimiz olduğunu söylediler. Her odada iki kişi kişi kalıyorduk. Ben yan sınıftan Ela diye bir kızla kalıyordum. Dolabı yarı yarıya bölüşüp eşyalarımızı yerleştirdikten sonra, havuza gideceğimiz için üzerimizi değiştirdik. Ben mayomun üstüne bir plaj elbisesi geçirdikten sonra havlumu ve telefonumu alıp odadan çıktım.
Büyük havuza gittiğimde çoğunluğun orada olduğunu gördüm. Plaj elbisemi çıkardım ve havlum ve telefonumla beraber bir şezlonga bırakıp havuza ilerledim. Havuza balıklama daldıktan sonra kulaçla gidiş dönüş üç tur yüzdüm ve sonra başladığım yere geri dönüp nefeslendim. O sırada havuz kenarından bir ses duydum,
“Sen ne kadar güzel yüzüyorsun öyle.”
Başımı sesin geldiği yöne çevirdiğimde Arda ile göz göze geldim.
“Teşekkür ederim.”
Havuza yanıma atladı,
“Nereden öğrendin?”
“Abimden.”
“İyiymiş.”
Tam bir şey diyecektim ki bir çığlık duydum.
Kafamı çevirdiğimde beş altı yaşlarında bir kızın çırpındığını gördüm. İleri atılıp hızlıca yüzdüm ve kızı kollarından tutarak yakaladım ve hızlıca havuz kenarına oturttum. O sırada kızın annesi olduğunu düşündüğüm biri koşarak yanımıza geldi. “Kızım, ne kadar teşekkür etsem az, evladımın hayatını kurtardın. Çok teşekkür ederim.” “Teyze rica ederim de böyle yalnız başına bırakmayın bir daha, dikkatli olun daha küçük sonuçta.” Teyze başıyla onaylayınca Arda’nın yanına döndüm. Herkesin bakışı bana dönmüştü. Arda’ya dönüp fısıldadım, “Ne bakıyor bunlar?” “Kahramanlığına bakıyorlar.” “Ne kahramanlığı ya, kim olsa yapardı.” “Ama sen yaptın.” O sırada yanımıza gelen Esma hocayı gördüm. “Yıldız kızım, helal olsun. Resmen hayat kurtardın.” “Hocam lütfen, kim olsa böyle yapardı.” Esma hoca başıyla onayladı ve Tülay hocanın yanına ilerledi. Havuzun kenarına oturdum ve ayaklarım sudayken düşüncelere daldım. O sırada omzumda bir el hissettim.