İçeriğe geç

Katilin Hayalindeki Kız

Bölüm 3 · 3 dk okuma

Katilin Hayalindeki Kız

Bölüm 3

Bölüm-2|| Yıllar Sonraki Mutluluk

İlk defa bir erkek tarafından öpülmek istiyordum. Başka birisi tarafından değil onun tarafından öpülmek istiyordum... ~yaralasar

Okuldaydım, ve uzun zaman sonra bir mucize gerçekleşti ve fark edildim. Birisi bana baktı ve benim içinde olduğum bir cümle kurdu. Ne garip bir histi. Birisi beni unutmadığını, benim onun için hâlâ var olduğunu kanıtlamıştı. 2 yıldır aynı sınıfta olduğumuz insanlarla ilk defa iletişime geçmiştim.

"Hey, naber? " diyerek sordu en yakınımdaki sandalyeye oturdu, Melih. Her ne kadar onlar benim adımı hatırlamasalarda ben hepsinin adını ezbere biliyordum. Kim olmak istediği kişinin adını bilmez ki?

"Merhaba" dedim. Konuşmuştum. Hemde bizim sınıftan biriyle.

"Ee ne yapıyorsun? Yada nelerden hoşlanırsın kitap okumak dışında? Kitap okumak çok eskide kaldı bence başka aktiviteler de yapabilirsin. Sen ne dersin? " benim hakkımda bir şeyi merak etmişti. Bana sorup iletişime geçti hemde benimle alakalı. Melih, yani karşımda oturan çocuk galiba o ince iplikteki beyaz atlı prensimdi.

"Bilmem. Genelde müzik dinlerken kitap okur ve test çözerim. Kitap okumak için olan düşüncelerinde bence yanlış. Bir şans vermelisin. Eğer bir kez kitap okumanın büyüsüne kapılırsan seveceğine eminim. " uzun bir şekilde konuştum. Umarım bunlar rüya değildir.

"Sen öyle diyorsan. " dedi ve sırıttı. Gülümsemesi çok güzeldi. İnsan sürekli bakmak istiyordu.

"Her neyse, hadi gel beraber bahçeye çıkalım. Sınıfa geri çıkarkende arkadaşlığımızın ilk günü olarak sana birşeyler alırım. Bence iyi bir plan sence? " dedi ve ayağa kalktı. Daha sonra ise nazik ve centilmen bir şekilde elini bana uzattı. Bana elini mi uzatmıştı o. İnanamıyorum.Birisi bana temas etmek istiyordu. Uzunca bir zamandan sonra bir insanla temas edip iletişime geçiyordum. Sanki tam o anda herşey geçmiş ve üstümdeki yorgunluk yavaş yavaş azalıyordu. İçimdeki o boşluk doluyordu sanki. Onu daha fazla bekletmemek için elimi elinin üstüne asil ve yavaş bir şekilde bıraktım. Oda elimi tuttu ve beni çok sert olmadan çekti sıradan kalktım. Yan yana yürüyerek bahçeye indik. Sohbet etmeye başladık. Yanlış duymadınız. Ben birisi ile sohbet ediyordum. Ne harika bir histi bu böyle.

"Bana nelerden hoşlanırsın diye sormuştun. Peki sen nelerden hoşlanırsın? " diyerek biraz da ben ona soru sordum.

"Hmm. Galiba, bilgisayar oyunlarından, arabalardan, kaykaylardan, vb.diye gidiyor. " cevap verdi. Vay canına ne kadarda havalıydı.

Sohbete dalmıştık. Hayatım boyunca ilk defa zaman bu kadar hızlı ve akıcı geçti. Daha dün o kum saatini kırıp bütün kumları dökmek isteyen kız şimdi kum saatinde ki her bir kum taneciğinin yer çekimine karşı gelmesini öyle čok istiyordu ki. O saniyeleri elinde bölüp parçalamak yerine birleştirip olabildiğince uzatmak istiyordu. Fakat ne yazık ki nöbetçi hocanın düdüğünü duyduğumuzda sınıfa çıkmak için ikimizde oturduğumuz banktan kalktık.

Bana döndü ve,

"Bir an önce sınıfa gitsek iyi olur. Yoksa hocayı biliyorsun. " diyerek taklidini yaptı, o harikaydı. Bilmiyorum kaç yıl oldu. Belkide bütün hayatımda ilk kez gülmüştüm. Sınıfta derste yapılan esprilere gülmeyen ben buna gülmüştüm. Bunun sebebi ise, o bu taklidi dikkat çekmek için yapmamış, sevgi için yapmamış, sosyal statüsü için yapmamıştı. O farklı ve mükemmeldi. Güldüğümü görünce gözlerime derince baktı. Sanki en derinini görmek istermişcesine. Acılarımı anlamış gibi acıyarak hüzünle baktı be kalbimi esir almasını sağlayan o güzel cümle dudaklarından döküldü.

"Gülüşün. İlk kez görüyorum, ama çok güzel. "

Artık kalbim onundu. Onun için atıyordu. Bu cümlesinin üstüne bir daha gülümsedim ve uzun kahverengi saçlarımı kullağımın arkasına attım. Daha sonra elini tekrar uzattı. Bende elimi tekrardan eline koydum. Sanki elimi değil başka birşeyi avuçlarına bırakıyordum. Ne olduğunu çözememiştim. Ama mutluydum.

Ben, Kavin Ak yıllar sonra mutlu oldum.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.