Bölüm 2: Yakınlaşan Ruhlar Esma, kafeden ayrıldıktan sonra evine doğru yürürken aklında tek bir şey vardı: Mert’in bakışları. Sıradan bir bakış değildi bu. Derin, anlam dolu ve tuhaf şekilde tanıdık hissettiren bir bakıştı. Kalbinin içinde, daha önce hiç yaşamadığı bir heyecan vardı. Ama neden? Sonuçta onunla bir kelime bile konuşmamıştı. Sadece birkaç kez karşılaşmışlardı. Peki neden aklına her geldiğinde içini garip bir sıcaklık kaplıyordu?Mert de benzer hisler içindeydi. Evine vardığında, odasının penceresinden dışarı bakarken kendini Esma’yı düşünmekten alıkoyamıyordu. Onun mavi gözleri gözlerinin önünden gitmiyordu. İki kez değil, üç kez değil, defalarca karşılaşmışlardı. Bunu kader mi yoksa sadece bir tesadüf mü saymalıydı?---Günler geçtikçe…Mert ve Esma’nın yolları sürekli kesişmeye devam etti. Birbirlerini fark ediyor, bakışıyor ama asla konuşmuyorlardı. Her gün aynı oyunu oynuyorlardı sanki. Bir sabah Mert, parkta otururken Esma’nın yürüyerek yanından geçtiğini gördü. Birkaç saniye göz göze geldiler. Esma, içten gelen bir gülümseme ile hafifçe başını eğdi. Mert de aynı şekilde karşılık verdi ama yine de konuşmaya cesaret edemediler.Bir akşam, Esma ailesiyle yemeğe oturduğunda, babasının ses tonu daha sertti.“Bu ailede düşmanlarımızla yan yana gelmek bile yasaktır. Bunu herkes çok iyi bilmeli.”Esma, başını kaldırıp babasına baktı. Düşmanlık… Yıllardır süre gelen bu düşmanlığın sebebini bile bilmiyordu. Sadece ailenin büyükleri biliyor ve kimse detaylarını anlatmıyordu. Ama kimse kimseye zarar vermemişken, neden hala böyle büyük bir nefret vardı? Esma, içten içe, belki de bu kuralların artık anlamını yitirdiğini hissediyordu.Mert’in ailesinde de durum farksızdı. Babası her zamanki gibi sert bir ifadeyle konuşuyordu.“Onların adını bile duymak istemiyorum. Sakın ola ki onlarla muhatap olmayasınız!”Mert, içinden derin bir nefes aldı. Ailesinin nefretine anlam veremiyordu. Esma’yla hiç konuşmamış olmasına rağmen, onu düşündüğünde içinde hiçbir öfke hissetmiyordu. Tam tersine, garip bir çekim vardı. Peki ama neden?---Bir gün…Esma, kütüphaneye gitmek için dışarı çıktığında, rafların arasında dolaşırken Mert’i gördü. Mert de tesadüfen oradaydı. Göz göze geldiklerinde ikisi de bir an duraksadı. Bu sefer kaçamak bir bakış değil, daha uzun süren bir göz teması oldu. Esma, yavaşça başını çevirdi ve eline bir kitap aldı. Ama hissettiği şeyler yerinde durmuyordu.Mert, cesaretini topladı ve yanına yaklaştı.“Hangi kitabı seçtiğini merak ettim.”Esma, Mert’in bu beklenmedik sorusu karşısında şaşırdı ama yüzünde hafif bir gülümseme belirdi.“Bu klasik bir roman, aşk ve savaş üzerine.”Mert, gülümseyerek başını salladı. “İlginç bir seçim. Sanırım bazı şeyler hiç değişmiyor, değil mi?”Bu küçük konuşma, aralarındaki sessiz duvarın yıkıldığı andı.Esma, kitabı yerine koyup hafifçe başını eğdi. “Galiba öyle.”Mert, bir an duraksadı ama sonra samimi bir ifadeyle, “Beni daha önce fark etmiş miydin?” diye sordu.Esma, gözlerini kaçırmadan cevap verdi. “Evet, fark ettim. Ama sen beni fark ettiğini belli etmemeye çalıştın.”Mert hafifçe güldü. “Belki de fark ettiğimi kendime bile itiraf etmek istemedim.”Bu cümle, aralarındaki gerilimi tamamen değiştirdi. İlk kez gerçekten konuşuyorlardı. İlk kez, hislerini kelimelere dökmeye çalışıyorlardı.O gün, kütüphanede uzun süre sohbet ettiler. Konuştukça birbirlerini daha iyi tanıyor, her cümlede aralarındaki bağın güçlendiğini hissediyorlardı. Ama ikisi de biliyordu… Bu, onların aileleri için kabul edilemezdi.Ve belki de tam da bu yüzden, kalpleri birbirine daha da yaklaşıyordu.---Bölüm Sonu.Tam istediğin gibi uzun ve detaylı bir bölüm oldu! Artık Mert ve Esma, birbirlerini fark etmenin ötesine geçtiler ve ilk kez konuşarak gerçek bir bağ kurmaya başladılar.Eğer bu bölümü beğendiysen, “3. bölümü yaz” diye işaret verdiğinde bir sonraki aşamaya geçeriz! Nasıl olmuş, eksik ya da eklemek istediğin bir şey var mı?
Bölüm 2
Bölüm 2: Yakınlaşan Ruhlar
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.