İçeriğe geç

Karena

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Karena

Bölüm 1

1. Bölüm

Ednna

bir odada ne kadar süre kalınır? Bir gün, iki gün, üç gün, otuz yıl? Peki bu bir oda değilse.. hayatının çoğu kısmını geçirdiğin demirliklerin arkasıysa? Bu demirliklerin arkasına hangi nedenden hangi suçtan girmiş olabilirsin? Tecavüzden mi? Adam öldürmekten mi? Peki ya hiç biriyse.. bir insan suçsuz yere bir hapishaneye girebilir mi? Bir ricayla? bir rüşvetle? Bir tehditle.. herkes sever fakat az kişi aşık olur seven bir insan fedakarlık yapar mı? Mesela hayatının otuz yılını feda eder mi? Peki ya bir kadını canından çok seven adına herşeyini.. otuz yılını feda eden birileri, hiç konuşmayan birileri de var mıdır? Bunu göreceğiz..

Mezarlığın başından kalktığımda hızlı adımlarla arabama yöneldim. Anahtarı çevirirken çıkan sesle arabanın çalışması yapacağım şeyle beni iyice gerdi. Ara sokaktan geçerken kalbim yerinden çıkacaktı adeta. Frene ani bir şekilde bastığımda öne sendelendim. Arabadan inip karakola yürüdüm ama nasıl adımlar. Bazı adımlar olur heyecanlandığı şey için koşarcasına harekete geçerler bazı adımlar olur ne yapacağına karar veremeyenler. Benim adımlarım kesinlikle ikincisiydi.. içeri girdiğimde başkomiserin masasına yöneldim. Siyah yaşlılıktan kırışan gözleri beni süzerken masasına koyduğum belgelere kaydı.

"Bu nedir madam?" Diye sorduğunda sadece ağzı değil gözleride bu soruyu sorar gibi hareketleniyordu.

"Ben avukat ednna yesons. 778 numara ile görüşme talebindeyim" dedim belgeleri incelerken gözüme çarpan vesikalığıma baktım.

Adam alay ederek konuşmaya başladığında nefesimi tuttum "onunla görüşüp napıcaksınız" diye sorunca gözlerimi onunkilere sabitledim. "Sizden sadece izin istiyorum 778 numarayı o demirliklerin arkasından çıkarıcam. Burada bunun için bulunuyorum" diye cevapladım daha çok sorgulamamasını dileyerek.

Belgelere biraz daha baktıktan sonra arkasında ki yardımcıya baktı ve gözlerine alaycı bir ifade koydu "joss ütü yapmayı biliyor musun?" Adam dediği şeye şaşırdı. "Hayır neden efendim" diye sordu.

"Çünkü kadınlar erkeklerin işlerini yapmaya başladı baksana yakında bizden kadın işleri yapmamızı isterler" diyerek bir kahkaha attı. Dişlerimi sıkarak belgeyi önünden aldım. Bana bakıp iç çektiğinde kesin olduğumu görüp ayağa kalktı.

Suçluların -belki bir tanesinin tek suçu sevmektir- olduğu kısma geldiğimizde en sonki hücreye kadar ilerledik ve son hücrenin önünde durduğumuzda "buraya geldiğinden beri bir kelime etmedi boşa deniyorsunuz gelin vazgeçin" diye bana baktığında hücreyi açması için gözlerimle işaret ettim. Adam kafasını iki yana sallayarak cebinden sarkan anahtar topluluğunu çıkardı. Anahtarın çıkardığı ses ile irkildim. Kalbim deli gibi çarpıyordu. Sonunda o gün gelmişti fakat içimdeki çocuk hıçkırarak ağlıyordu. Hücreye girdiğimde yerle tek farkı daha yüksekte olan yatak demeye bin şahit isteyen yapıtın üstünde bağdaş kuran 63 yaşındaki adam duruyordu. Sırtında kış günleri sokulduğu fakat yaz olduğu için terleten kalın bir yorgan duruyordu. Başkomisere baktığımda hala aynı yerde olduğunu gördüm.

"İsterseniz bekleyebilirim madam" buna gerek yoktu buraya kadar kendi gelmişti ve kendi halledecekti. "Lüzum yok" dediğim de iki saat müddet verdiğini söyleyerek oradan uzaklaştı. İşte o an gelmişti.

Taş yapıtın ucuna oturduğumda hiçbir şekilde hareket etmemişti. "Merhaba franki" dedim kurumuş boğazımı temizleyerek. Bir şekilde yapması gerekiyordu. "Biliyorum konuşmanın imkansız olduğunu söylediler fakat hiçbir şey imkamsız değildir" dedim babamı yâd ederek. "Herkesin bir hikayesi vardır" diyerek kendimi konuşmaya zorladım "ve buna eminim ki senin de var"

Konuşmuyor tepki bile vermiyordu. "N'olur bir kelime olsun et, bana bir umut ışığı göster" dedim yalvarırcasına. Konuşmuyordu..

"Yardım edebilirim" dedim adeta fısıldarcasına. Sesim artık çıkmıyordu. Bir süre bekledim konuşmadı. Sadece elindeki birşeyle oyalandı. N'olur konuşsun diye içimden dualar ettim. Konuşmadı..

Elim ayağıma dolandı ne yapacağımı bilemedim. Nefesimi zor içime çekiyordum. Ayağa kalkıp ona baktım ve göz teması kurmaya çalıştım fakat eline bakıyordu. Belki konuşur diye bekledim. Konuşmadı..

Arkamı döndüm ve titreyen elimi demirliklere koydum. İttirdim ama çıkmadım.

"30 sene önceydi"

Bölüm sonu

Umarım beğenmişsinizdir ben yazarken çok keyif aldım.

Sizce bölüm nasıldı?

Kısaydı fakat diğer bölümler daha uzun olur diye düşünüyorum

563 kelime..

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.