Kaburgalarıma acımasızca vuruyordu. Canımın yanması çığlık atmama, feryat etmeme engel oluyordu. İnsan kılıklı, sinirle ağzından bir şeyler geveliyor, aynı zamanda tekmeler savuruyordu. Canımın derdine düştüğüm için ne dediğini algılayamıyordum. Bir ara yanımdan uzaklaştı ve odadan çıktı. Ben ise yerde iki büklüm acı çekiyordum. Ben neden bunları yaşıyordum? Suçum, günahım neydi, hiç anlayamıyordum.
Doğru dürüst bir şey yiyemeden bu cehenneme atılmış daha ilk saatlerde işkence görmeye başlamıştım. Buna engel olacak, beni yerden kaldıracak kimsem yoktu. Annem neden bana bu kötülüğü yaptı? Aklım hiç almıyordu.
Yerde acılar içinde kaç saat kaldım bilmiyordum. Nihayet canımın yanması hafifleyince kıpırdayabildim. Kendimi biraz olsun doğrulttum ama gram oturamıyordum, canım çok yanıyordu. Zor da olsa yatağa tutunarak kalktım. Yere savrulan valizimi açıp içinden bir tişört ve bir eşofman çıkardım. Ağır hareketlerle üzerimi değiştirdim ve yatağa uzandım.
Hem canımın yanması hem de bir haftadır doğru dürüst beslenemediğim için yerimden kalkamadım, saatlerce yatakta aynı pozisyonda kaldım. Bir ara gözlerim kapandı henüz derin bir uykuya dalmamışken kapı açıldı. Hemen kalkıp kapıya doğru baktım; o insan kılıklı zannetmiştim ama bir kadındı. Sanırım o hayvanın annesiydi. Elinde bir tepsiyle gelmişti. Belki bana yardım eder umuduyla yataktan çıkıp yavaş adımlarla yanına gittim, önünde durup elindeki tepsiye baktım. Tepside bir tabak pilav ve yanında da salata vardı. Yüzümü tepsiden çekip kadına baktım.
"Teyze, ne olur bana yardım et. Benim burada ne işim var bilmiyorum. Ben bu evliliği istemedim, eve gitmek istiyorum."
Ben böyle söyleyince robot gibi bakan kadının yüzünü bir gerginlik kapladı.
"Sen oğlumun karısısın, buna alış, daha fazla bağırıp bizi rezil etme. Al yemeğini ye, otur oturduğun yerde."
Ne diyordu bu kadın, ne karısı? Hayatımda görmediğim biri nasıl kocam olur ki?
"Teyze, ne olur yardım et bana. Ben kimsenin karısı falan olmak istemiyorum. Ne olur çıkmak istiyorum buradan."
Kadın beni duymuyordu sanki. Arkasını dönüp gitti. Kapıyı da arkasından kilitledi. Ben gözyaşlarıyla o odada kalakaldım. Bir süre gözyaşlarımı bırakıp yaşadıklarımı sorguladım. Biraz kendime gelip, "Ne yapabilirim, buradan nasıl kurtulabilirim?" diye düşündüm. Adımlarımı odanın camına doğru attım, perdeyi çekip dışarı baktım ama buradan hiçbir yer görünmüyordu. Çünkü pencere tahtalarla çivilenmişti.Oda karanlıkta kalıyordu.
Çaresizce camdan uzaklaştım, kapıya yöneldim. Kulağımı kapıya dayayıp ne duyabilirim diye baktım. Belki birinin sesini duyar, yardım isterdim. Ama hiçbir ses yoktu. Gözüm az önce komodinin üzerinde bırakılan yemeğe takıldı ve ona yanaştım. Tepsiyi elime alıp sinirle bağırarak duvara fırlattım. Sinirden hızlı nefes alıp veriyordum. Yatağa yöneldim, orayı da darmadağın ettim. İçimden kopan feryatların ardı arkası kesilmiyordu. Buradan çıkmak istiyordum.
Bir süre ağlayıp feryat ettikten sonra kapının kilit sesi geldi. Ben birkaç adım geri gittim. Kapı açılınca içeri o kadın girdi. Kapıyı aralık bıraktı. Kadın daha tekkelime edemeden ağır...










