Şimdi eve gelmiş yatağımda uzanıp tüm olanları ve nasıl davranacağımı düşünüyodum , Aslında hiç bir şey yapmak istemiyodum öyle yorulmuştum ki , Aklımda bir fikir vardı zamana bırakayım kim ne yaparsa yapsın umursamayım zaman düzeltseydi her şeyi , Bi diğer fikirde Ece yi beni yalnız bıraktığı gibi onuda yalnız bıraksam ama onun gibi değil onla konuşmanın bir yolunu bulsam onun ağazından da yaptıklarını tek tek söylese bende bunları ses kaydına alıp her şeyi ortaya çıkarsam ama ece zeki kızdı bana herşeyi anlatırmıydı bilemiyorum .
Teyzem sofra hazır diye beni çağırıyodu oysa benim canım hiç bir şey yemek istemiyordu sadece uyumak istiyordum çünkü sorunlarımdan kaçma yolu olarak uykuyu bulmuştum , Ama teyzemi üzmek istemedğim için sofraya gittim . Yemek yerken ilk fark ettiğim şey teyzemle eniştemin bir garip olduğuydu , yemegimizi bu sefer sohbetlerle değilde susarak yedik ,
Sonunda eniştem söze atıldı " Esma sana bir haberim var bence sende benim kadar mutlu olacaksın bu habere benim annem ve gülcan kardeşim geliyo gülcanında senin yaşında bir kızı var ismide sema bence çok iyi anlaşırsınız " şaşırmıştım çünkü teyzem asla kayınvaildesinide gülcan ablayıda sevmezdi , daha önce hiç ömer eniştemin ailesiyle bir yakınlıgım yoktu sadece aile düğünlerinde falan görürdüm oda nerden baksan üç senede bir ve çokta sevdiğim söylenemez annemden duyduguma görede canan teyzeme çok çektirmişler canan teyzem evini ayırmış ondan sonra rahatlamış .
Ömer eniştemin annesi ve kardeşi yani Gülcan abla teyzemle eniştem ayrılsın diye teyzemin yapmadıgı şeyleri yaptı diyerek ömer enişteme kötülüyolarmış o dönemler ömer eniştemde tam bir anne kuzusuymuş her dediğine inanır teyzeme kızarmış bir gün teyzem yaptıklarını enişteme inandırınca evlerini ayırmışlar , Sadece özel günler ve bayramlarda görüşürlermiş teyzemle , eniştemde tek başına her zaman düzenli olarak ziyaret edermiş .
Teyzemin niye somurtugunu daha iyi anladım asla sevmiyodu ama eniştem yüzünden bişey diyemiyordu " Yaa öylemi , mutlu oldum duyduğuma . " dedim ne kadar mutsuz olsamda , " Ömer peki ne kadar kalacak annengil hem gülcanın kocası nasıl izin vermiş gelmesine her şeye kızan bir tipti hatırladığıma göre " diyerek söze atıldı teyzem eniştemde " Bilemiyorum bana bir iki hafta dediler ama tam belli değil gülcan kocasından boşanmış o yüzden bir sıkıntı yok hem kardeşinin evine bile gelemicek mi ? " nee bir iki hafta mı emin olduğum bir şey vardı kaldıkları süre boyunca teyzeme cehenemi yaşatacaklardı , teyzemin suratı düştü tabagından resmen hiç bir şey yememişti eniştemde karşısında keyifle dünyaları yemişti ,
Eniştemi çok severim herkese karşı teyzemi savunmuş korumuş ama bir türlü annesi ve gülcan ablaya karşı savunmamış ve konu onlar olunca teyzem dış kapının mandalı oluveriyodu bu durum benim bile sinirimi bozduysa teyzem nasıl sinirlenmiştir .
Yemeğimizi yiyip bulaşığı yıkarken de teyzemle dertleştik tahmin ettiğim gibi teyzem hiç mutlu değildi gelecekleri için , Şimdi sacımı taramış dişlerimi fırcalamış çantamı hazırlıyordum , Aslında son olanlardan sonra asla okula gitmek istemiyordum zaten derslerdende hiç bir şey anlamıyordum ama sırf o ece den intikam almak için gidecektim .
Sabah o sinir bozucu alarmin sesiyle uyandım , yüzümü yıkadım üstümü giydim okulumuzda forma zorunluluğu dört sene önce kalkmış o yüzden evden gündelik bir şeyler giyindim , Altıma mavi bir kot onun üstünede beyaz renginde badimi giyindim , havanın soğuk olması ihtimaline karşıda üstüme siyah bir ceket giyindim , sıra saçlarımdaydı saçlarım her zaman bana annemi hatırlatıyodu çünkü annemin saçları gibi doğuştan kızıldı saclarımı her zaman ki gibi arkadan sıkı bir topuz yaptım ve cantamı aldım artık evden çıkmak için hazırdım .
Teyzem her sabah olduğu gibi bana kalfaltı hazırlamıştı ne kadar istemesemde teyzem kalfaltımı yaparken kayınvaildesi ve gülcan abla ve kızı bu gün gelecekmiş yani ben okuldan dönmeden evde olurlarmış teyzem yapacağı yemekleri , temizleri anlatırken kalfaltım bitti ve okula gittim .
Her zamanki gibi emir , beste , sema , nazlı ban düşmanlarıymışım gibi bakmaya devam ettiler , Çok pişman olacaklardı bu yaptıklarından benim napım ne edip eceden o ses kaydını almam lazımdı her şeyi bir bir söyleyecek bende ses kaydını alıp bizimkilere dinletecektim tabiki de onları affetmicektim anne ve babamın ölümü daha çok yeniyken hatta şimdi bile çok yeni geliyo bana , beni yalnız bırakmaları , söyledikleri o kelimeler affedilir gibi değildi .
Bu intikam için eliften yardım istiyecektim sıramda oturmuş elifin gelmesini bekliyodum ve dersin başlamasına beş dakika kala geldi , Elifi yanıma çağırıp hemen bir çırpıda olanı bitteni anlatım o başta eceyle uğraşılmaz düşüncesi yüzünden yapmak istemedi ama ısrar edince tamam dedi . Sabah sabah dersimiz fizikti ve zehra hoca derse girmişti bu kadın ne doğru düzğün ders anlatabiliyodu bide üstelik derste su bile içsek dünyaları yıkıyordu dışardan gelen ses yüzünden bize bile kızıyordu dersinde nefes almamıza zor izin veriyordu yani .
Yanım beste kalktığı için boştu elifte oraya oturdu , Elifle planımız şuydu ilk ben eceyle konuşmaya gidecektim ve ağzından laf almaya çalışacaktım bu pekte kolay olmucaktı ama ilk hakkımı tenefüste kulanacaktım bir kere söylemezse ikinciye bir daha gidecektim söyleyene kadar peşini bırakmıcaktım , Eğer bana söylemezse elif gidecekti onlar eskiden en yakın arkadaştı sonra ece gidip herkese elifin sırlarını yayınca küstüler ama elif onun hakkında kimseye hiç bir şey söylememişti , ilk benim gibi ağazından laf almaya çalışacaktı eğer bir şey söylemezse sırını söylemekle tehdit edecekti , Tabikide ben eliften böyle bir şey istemedim elif bende bunu yaparım dedi ben emin misin ? bunu yapmak zorunda değilsin diye onu uyardım bile ama o yapacağını söyledi .
Sonunda tenefüs zili çalmıştı bende telefondan ses kaydını açtım ve cebime koydum , ece hemen bizimkilerin yanına geçmesin diye ecenin yanına gidip " Ece senle bir şey konuşabilirmiyiz ? " dedim neden bu kadar kibar bir şekilde söyledim ki elimde olsa onu bir kaşık suda boğacaken " Sebep " dedi umursamaz bir sesle iyice sinirlenmiştim ama belli etmedim çünkü konuşmazdı benimle " Ben gidiyorum buranın tadı kaçtı sende napıyosan yap çabuk gel " dedi beste ecenin yanından kalkıp semanın yanına gitti . " Senle uğraşacak fazla vaktim yok ne söylüceksin çabucak söyle aslında yaptıkların yüzünden seninle hiç konuşmam lazım da neyse " dedi bu kız iyice beni deli etmeye başlamıştı boğazına yapışmamak için kendimi zor tutuyordum .
Bestenin kalktığı yere oturdum " Ece sana acık konuşacakğım kimin ne yaptığını gayet iyi biliyorum " diyebildim sözümü kesti ve kendi konuşmaya başaldı en nefret ettiğim şeydi bu " Evet gayet iyi biliyorum o yüzden hızlı konuş senin gibi arkadaşının arkasından konuşan insanlarla daha fazla vaktimi boşa harcayamam " dedi yalan üstüne yalan daha fazla sinirlenmicektim bir daha söze girdim " Ece ben senin ne yaptığını biliyorum sen beni arkadaşlarıma kötüledin yalanlar söyledin ve sen bunları söylerken ben seni duydum o yüzden hiç yalan söyleme ve neden böyle bir şey yaptığını söyle " dedim tabiki de duymamıştım ama biraz yalanın ne zararı vardı ki ecenin hemen yüzü düştü biraz sustu galiba ne diyeceğini düşünüyodu her şeyi söyliyecekti bu iş sandığımdan da kolay olmuştu eceden lafı almak ,
Evet ece bana her şeyi söyle dediklerin aramızda tabikii birazdan gidip her şeyi ortaya dökmücem diye kendi kendime konuşurken ece " Sen ne saçmalıyosun ben böyle bişey yaptım diyelim sağıma soluma bakmadan konuşacak kadar mal mıyım sence kim yalan söylüyo , Sen yalnızlıktan ve galiba anne ve babanın ölümünden sonra kafayı sıyırdın ha ne dersin " dedi ve pis pis sırıtı yine beni anne ve babamdan vurmaya çalıştı ve hiç bişey diyemedim yanında gözlerim dolu dolu oturabildim ,
Hastanede bana söylenenler , Yaşadıklarım , Ölü anne babamın bedenine sarılamadığım için pişmanlık yaşarken onların bana bunu koz olorak kulanması canımı sıkmıştı hatta çok fazla ve bu beni sinirlendirmşti " Pordon canım üzüldünmü ayy doğru doğru anne ve babanın ölümü çok kötü bir şey ne demem gerekiyo şimdi sana üzülmem mi gerekiyo yada sana şey mi demem gerekiyo Allah rahmet eylesin falan mı ? " diyip güldü bu kadarıda artık fazlaydı tam kalkıp bizimkilerin yanına gidecekti ki arkasından saçını tutup çektim , " Aaaa manyak napıyosun sen ya bırak sacıma bak çok kötü olacak canım acıyo bırak dedim sana " diye cırlıyodu o benim nasıl acımı hafif görüp dalga gecip küçümsüyosa sıra bendeydi iyice sacını aşağı indirdim " Az önceki dediklerini bi daha desene bir daha dalga gec hadi , Çok mu acıdı canın ha kıyamam çok üzüldüm ya " dedim .
O sırada herkes sanki öldürüyomuşum gibi yanımıza toplanıp kızı bırak diyodu sakin ya ölen yok demi biraz prensesimizin canı biraz yancak o kadar yani diye içimden gecirmeden edemedim , o sırada sınıfın kapısından Elif girdi " Esma napıyosun yaa " dedi ve gülmeye başladı ama sonradan " Esma bırak kızı şimdi okuldayız disiplin yersin bunun için disiplin yemeye değmez " diyor kimisi kızı bırak hocayı çagıracağım diyo ece de bırak beni diye yalvarıyordu . Bende artık sacını cekmeyi bıraktım , ece ayağı kalkar kalkmaz " Sacımı bozdun farkındasın demi " diyodu o sırada esmayla göz göze gelip bir kahkaha patlatık , Sacımı bozulmuş ? ahahahaha Neredeyse dayak yedi sacım diyor hala ,
O sırada içeri hoca girdi noluyo dedi " Hiç bir şey hocam " dedi ece beni şikayet etmesini beklerdim oysaki tam tersi oldu " Hiç bişey olmadı hocam " beste söze girecektiki ece besteyi dürtü konuşma diye bizde yerimize oturduk zaten hoca hemen derse geldi , Normalde hiç böyle bir insan değilim ama anne ve babaamın ölümünü böyle hafife alıp dalga gecince dayanamamıştım .
Şu anda camdan atlamak istiyordum çünkü eniştemin annesi , Gülce abla ve kızı gelmiş teyzemin giyimini , yemeklerini , temizliğini eleştiriyolardı ve teyzemi yok sayarmışcasına teyzem ne dese onları susturamacığı için bir köşede oturmuş kahvesini içiyodu bazende benimle konuşuyodu teyzemde onları yok sayıyodu bi nevi ve dahada çok konuşmaya başlıyolardı , Ve bir diğer kötü haber ise gülce ablanın kızı yani semayla aynı odada kalacakmışız ve kızla arada sohbet ettim hiç anlaşabileceğim bir kıza benzemiyordu ama yapacak bir şey yoktu katlancaktım hatta odaya çantamı bırakmak için girdiğimde yatağın üstüne yeni nevresimler serilmiş ve oyuncaklar koyulmuştu yatağın üstündeki duvarada kağıtla sema yazıp yapıştırılmıştı ,
Buda yetmezmiş gibi odadaki küçük kanepenin üstünede kağıtla esma yazmışlardı , kıyafet dolabını açtığımdada neredeyse tüm gözler semanın kıyafetleriyle doluydu sadece 2 göze benim eşyalarımı koymak için boş bırakılmıştı benim çamaşırlarım ise yerdeydi bide okuldan sonra onları katladım ve böyle odayı ikiye bölmüşlerdi ama büyük bir kızmı semadaydı ben sesimi bile çıkarmamıştım teyzemde hiç bu konuyu açmamıştı galiba haberi yok diye düşündüm .
Teyzem solonda otururken esma sizin eve gidelim mi senin eşyaların kalmıştı hem orda " dedi " Aaa evet teyze ben üstüme çeketimi alayım sende çantanı al gidelim hemen " dedim teyzemde " Kayınvaildeçiğim ve sevgili görümçeciğim benim gitmem gerek acıkırsanız falan mutfağın yönünü biliyorsunuz " dedi ve sahte bir gülümseme ekledi konuşmasının arkasına ve bu biz gidip gelene kadar onların sinirden kudurmasına yetecekti .
Teyzemle taksiye binmiştik , taksici " Nereye ? " diye sorunca teyzem bana dönüp " İstersen dışarda gezelim istersen de evinize gidelim " dedi bende en son gittmemizde almayı unuttuğum bazı şeyler vardı biraz da hatıralarımız bu evde dolusuyla olduğu ve onları hiç unutmadan hep hatırlamak istediğim için " Eve gidelim teyze , Azıcık dursak yeter sonra istersen gezeriz " dedim teyzemde " Tamam canım " dedi ve evin adresini verdi .
Eve girdiğimizde evin camları açılmadığı için havasızlaşmıştı ve ev iyice kirlenmişti yani tozlanmıştı her yer annem olsa sinirden deliye döner hemen temizlemeye başlardı söylene söylene onun o haleri aklıma gelince gülümsedim aklıma annem gelince aklıma özel günlerde taktığı annesinden kalma saat geldi hemen yatak odasına gidip çekmecenin içinden çıkartım onu kırmızı bir kutunun içinde hep saklardı ve sadece özel günlerde takardı onun için bu saat hep çok kıymetliydi ve bana hep " Benden sonrada bu saati sana vereceğim belki bu saat nesilden nesile gider " derdi bende hemen alıp cebime koydum bu saati ben saklıyacaktım .
Çekmeçeği tam kapatacaktım ki içinde telefon gördüm telefonu elime alınca bu telefonun babamın olduğunu anladım telefonu açmaya çalıştığımda açılmadı büyük ihtimalle jarzı bittmişti ama babam evden çıkmadan önce telefonla konuşmuştu hemen telefonu nasıl koydu bu çekmeceye ve neden ?
Telefonu teyzemgile götürüp jarza takcaktım belki içinde fotoğraflarını bulurdum , Babam ve anneme artık telefon dışında hiç bir yerde göremicek olmak çok üzücüydü aklıma bu sabah ecenin dediği ve bestenin dediği geldi ve tabikide hastanede yaşananlar geldi hem geliyo aslında benim bunları yaşama sebebim ise paraydı yani o annemle babamın katilinin para yüzünden başka bir adamı öldürme planı kurarken annemle babamı öldürmesi ,
Para için değer miydi birini öldürmek , o pislik , karaktersiz adama bir kez olsun neden yaptın demen isterdim , senin canından can kopartsalar napardın demek isterdim , Ve aklıma bir düşünce geldi niye diyemiyeyim ki teyzemi ikna etsem adamla konuşmaya gitsem cezaevine , çok güzel olurdu ve olcakta o adamla konuşacaktım , yüzleşecektim , Para için değdimi ? Ne kadar para için öldü benim anne ve babam ? , O parayı sen geri yerine koyabilirdin peki anne ve babamı ben geri getirebilirmiydim diyecektim .
Okudugunuz için teşekkür ederim ... Romanım için tavsiyeleriniz varsa yorumlara yazarsanız çok mutlu olurum . Geciken bölüm için özür dilerim çok yakında da 7. bölümüde yayınlayacağım .
