Sınıfa gectiğimizde , Filiz hocadan özür diledim ve sonra kafamı oturduğum sıraya çevirince fark ettim ki , Beste sıradan kalkmış başka yere oturmuştu yan yana oturduğu kişide , Ecey di hayır anlamadığım nokta Beste eceyi sevmezdi hatta hiç sevmezdi nasıl olurda bunca yalanına inanıp bana küser ki . Sırama oturup defterimi , kitabımı çıkartım ve filiz hocayı gözlerim dolu dolu dinlemeye başladım , İlk annemi babamı sonrada arkadaşlarımı kaybetim ve annemle babamı para için kaybetmiştim , arkadaşlarımıda sapan sacma bir yalandan kaybetmiştim , Hayata bir tek dayanağım teyzemgil kalmıştı bunlarda giderse yada onlara bişi olursa ben napardım .
Ders boyu gözlerim dolu bir şekilde oturdum dayanamadım arkadaşlarımın dediği kelimeler çok kırmıştı çok ağır gelmişti . Beni hem üzmüş hemde düşündürmüştü bestenin şu çümlesi " Biz senin halini görüyoruz üzülmüştükte senin için ama keşe üzülmeseymişiz çünkü sen değmezmişsin , Hem bi tek anne ve babası ölen senmisin ? olayı iyice abartıkca abartın herkesin başına gelebilecek normal bir olay en fazla iki üç gün ağlarsan sen haftalardır ağlıyosun biz senin nazını ve yalanlarını çekmek zorunda değiliz " Beste dediklerinde haklımıydı ben abartmışmıydım üzülmemi yoksa bu acıyı hiç yaşamadığı için ona hafif mi geliyordu , Ders zili çalmıştı son dört dersimiz kalmıştı ama benim bir dersi işleyecek halim bile yoktu .
Filiz hoca sınıftan çıkar çıkmaz kafamı sıraya koydum ve düşündüm sadece düşündüm her zamanki gibi her şeyi düşündüm , Düşünmek beni çok yorsada düşündüm belki onları haklı bulabilecegim bi nokta olurda eskisi gibi oluruz diye düşündüm , Onların arkadan benle dalga geçerek konuşuyolardı beni taklit edip " Siz çok pişman olacaksınız bu söyledikleriniz için " diyip oldukmu yoo diyip gülüyolardı onların bu yaptıklarından sonra onlar hatalarını anlayıpta benden özür dileseler bile ben onları affedebilecekmiydim , Affetsem eskisi gibi samimi , içten olabilecekmiydik . İki sorunun cevabıda hayır , Çok özlesemde birine gururum , göz yaşlarım izin vermeyecekti birinede aramıza giren zaman izin vermicekti ,
Ders zili çalıp herkes yavaş yavaş yerlerine gecmeye başladı ben kendimi ağlamamak için zor tutarken onlar kahkahalarıyla boğuluyodu . Galiba bu sene ilk defa derste uyudum normalde beni gündüzleri asla uyku tutmazdı ama uyumuşum hocalarda kaldırmamış son yaşanan olayları biliyolardı ve üstünden üç hafta geçmişti belkide ondan dolayı anlayış göstermişlerdir belkide , Okulun bittmesine son iki ders kalmıştı severek geldiğim okulumdan şimdi koşarak kaçmak istiyordum hem de arkama bakmadan .
Çünkü küçükte olsalar insanlar çok acımasız olabiliyodu , Acımasızlık ve okul kelimeleri yan yana gelince aklıma ilkokul ve ortaokul zamanlarım geliyodu ben hep çok yalnızdım hep çok dışlanırdım bu o kadar kötü bir şey ki aslında buna akran zorbalığıda deniliyo , Kime söylesem sende aynısını yap ona susarlar , Sabret biraz, Olur öyle şeyler çocuklar arasında çümlelerinde marus kalıyosun , Neyse ki ne annem ne de babam böyle düşünüyodu bu konuyu hocalarımla ve çocukların velileriyle konuştular yada konuşmaya çalıştılar ama hiç bir şeye yaramadı ben liseye başlamadan önce içine kapanık , sesiz bir çocuktum bestenin yardımlarıyla ben biraz sonra anlatacağım piskolejiden kurtuldum tabi anne ve babamın öğütleride işime çok yaramıştı ve kolaylaştırmıştı işimi .
Bazı insanlar çocuk diyip geçerler ama o çocuk neler yapıyo nelere sebep oluyo , Kimi zaman dışlanmışlık hissine kimi zaman insanlar bana ne der ? İnsanlar benim hakkımda ne düşünüyo ? , Çünkü bu soruları o çocuk dediğiniz bazı insanların canavarları sürekli bu soruları soruyor dalga geciyor , , aşalıyo , kendisinde olup o çocukta olmadığını yetersizlik hissini veriyo . Aslında buraya yazmadığım bir çok soruyu soruyo yada dalga geciyor . Bunlar en ufak örnekleri ama bu örneklerde bile çocukluğunda uğramış çocuk büyüdüğünde o etkiden kurtulamıyo ve bu Anksiyete denilen bir hastalığada dönüşebiliyo insan kendi içinde o sesi susturamıyo ve o ses içinde daha çok konuşuyo o çocuk sustuğunda kendisi o çümleleri hatırlayıp kendine söylüyo ve artık kendisinin canavarı oluyo ama o canavardan kurtulmak istese çok zor , ya da çok geç oluyo çünkü pes ediyo .
Bu çümlelerle boğuluyo boğuldukca o sesler korkuya ve o korkuda içinde yaşatığı küçük canavarı oluyo kendisi besliyo o korkuyu , İstemeden yapıyo , yada yaptığının farkında olmuyo , Tabi bazı insanların canavarları 7 yaşında da olabiliyo 30 yaşında da , Yani yaptıklarınız dedikleriniz bazı insanların ömürlerini etkiliyo demem o ki bir şeyi demeden önce iki kere gerekirse daha fazla düşünün sonra konuşun , Bir insanın hayatını zehir edebilecek davranışta bulunma .
Bu davranışları marus kalan kişi sende , Kendine gel bu hayata senden önemli hiç kimse yok , Çünkü düştüğünde de kalktığında da yanında bi tek kendin olacaksın kimse olmucak en çok üzülende , en çok mutlu olanda sen olacaksın , Bu hayata hep kendin için bir şeyler yap başkaları için değil . İnsanlar herşeyi diyebilir denmemesi gerekenleride diyebilir konuşmaması , karışmaması gereken şeyleride diyebilir üzülebilirsin bu çok normal ama önemli olan buna kendini kaptırma . Çünkü bütün bir ömrün bununla yaşamak zorunda kalacak . Çok gecmeden aslında hiç bir şey için geç olmaz zor olur ama sonunda olur başarırsın . Zaten savaşı kazanmak için yaparız zor olsada bu savaş uzun sürsede sonunda başardıktan sonra derin bir nefes alacaksın , rahatlıcaksın güven bana , Bu savaşa ne kadar erken başlarsan o kadar çabuk bitter , Ama başlamasan ertelersen o savaş büyüdükçe büyür bu savaş bin kişiyle tek başına savaşmak gibi olur .
Okudugunuz için teşekkür ederim ... Romanım için tavsiyeleriniz varsa yorumlara yazarsanız çok mutlu olurum .


