İçeriğe geç

Karanlıkta Parlayan

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Karanlıkta Parlayan

Bölüm 2

Karanlıkta Kaybolan Düşler

Motorun rüzgarı yüzüme çarptıkça nefesim kesiliyordu. Mert’in arkasına sıkı sıkıya sarılmış halde, kalbim sanki göğsümden fırlayacak gibi atıyordu. Gecenin soğuğu bile onun yanında olmamın hissettirdiği sıcaklığı bastıramıyordu. Bu garip tanıdık his, Mert’in tehlikeli ama güven veren aurasıyla birleşerek içimde belirsiz bir çekim yaratıyordu.

Bir süre sonra motor yavaşladı ve sonunda apartmanımın önünde durdu. Motorun gürültüsü kesildiğinde, sessizlik bir an bile konuşmadan yüz yüze kalmamıza izin verdi. Kafamı kaldırıp ona baktım; gözleri gece gibi karanlık ve anlaşılmazdı.

“Teşekkür ederim,” diye fısıldadım, sesim titreyerek.

Başını hafifçe salladı. “Böyle sokaklarda yalnız yürümemen gerektiğini öğrenmişsindir artık,” dedi alaycı bir gülümsemeyle. Söylediklerinde haklı olduğunu biliyordum ama o an aklımdan geçen tek şey, bu gizemli adamın varlığıydı.

O an, elimde olmadan ona daha fazla bakmaya başladım. Yüz hatları sert, duruşu kendinden emindi. Gözlerimiz kesiştiğinde, içimdeki bir şey beni ona daha fazla yaklaştırıyordu. Mert de bu çekimi fark etmiş olmalıydı; bakışları bir an bile gözlerimden ayrılmadı.

Sonra gözleri gözlerimden ayrıldı, eli yavaşça cebine gitti. “Telefonunu ver,” dedi, sanki sıradan bir şeyden bahsedermiş gibi. Şaşırmıştım ama ellerim bir şekilde otomatik olarak telefonumu aramaya başladı. Çekimser bir şekilde telefonu ona uzattım, parmaklarını hafifçe hissettiğimde tüm vücudum ürperdi.

Numarasını yazdıktan sonra, kısa bir süre bana baktı. “Herhangi bir şey olursa, beni ara,” dedi kararlı bir tonla. Sanki sadece bir ‘kurtarıcı’ olarak numarasını vermemişti; bu, daha fazlasının başlangıcı gibiydi.

Telefonu elime aldım ve ekranda numarasını görünce içimde bir sıcaklık yayıldı. Sanki bu gece yaşanan her şey, hayatımda bir dönüm noktasıydı. Bir yandan tehlikeli bir çekim hissettiğimi biliyordum ama bir yandan da nedenini çözemediğim bir korku…

Mert, motorunu çalıştırmadan önce bana döndü ve gözlerindeki derinlikle tekrar konuştu. “Bu geceki olayları unut,” dedi, “ve dikkatli ol.” Ses tonu karanlık bir uyarı taşıyordu, ama o an içimde hissettiğim tek şey ona olan çekimdi.

Motoru yeniden çalıştırdı ve bir an bile beklemeden hızla uzaklaştı. Rüzgarla kayboluşunu izlerken, kalbimde bir boşluk oluştu. Telefonumda duran numarası, onun bir anlık varlığının izini taşıyordu. Bu gece, hayatıma karanlık bir yıldız gibi düşmüştü ve içten içe onun izini daha fazla takip etmek isteğimi engelleyemiyordum.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.