İçeriğe geç

Karanlık oyun

Bölüm 3 · 4 dk okuma

Karanlık oyun

Bölüm 3

GECE BAŞLIYORMU?

*"Böyle bir yalnızlıkta, insanın kendi düşünceleriyle baş başa kalması, hayatın ne kadar kırılgan olduğunu anlamasını sağlıyor; ama aynı zamanda, hayatta kalmak için ne kadar çok şey yapabileceğini de gösteriyor."*~Daniel Defoe

Oyunmu? Ben oyun oynamazdım ki,oyun hiç indirmezdim zaten. O zaman bu oyunun bu telefonda işi neydi?

Diğerleride ne olduğunu anlamamış olacakki;

“Ne lan bu?”

“Ben oyun indirmedim ki.”

“Dayko sen mi indirdin lan?”

“Vallahi ben bir şey yapmadım.”

Telefonumuza virüsmü bulaşmıştı. Ama hepimizin telefonuna aynı anda virüs bulaşamazdı. Bence bu bir kamera şakasıydı.Sınavdan önce moral gibi bir şey olsa gerek.

Binadan bir anda bir ses yükseldi.İnce tiz bir kadın sesiydi. Sesin nereden geldiğini anlamak için kafamı kaldırdığımda duvarda hoporlör asılı olduğunu gördüm. Geldiğimizden beri yeni fark ediyordum.Binayı baştan aşşağı incelemiştim. Ama hoporlörleri daha önce görmemiştim.

Kadın bir şeyler söylüyordu ama

diğerlerinin konuşmasından belli olmuyordu.

“Bir susun da ne diyor bi anlayalım.”

Herkes sessizleştiğinde kadının sesi daha net duyuluyordu.

“OYUNA HOŞ GELDİNİZ ÇOCUKLAR,LÜTFEN EKRANINIZDAKİ TUŞA TIKLAYIN VE GÖREVİNİZİ GÖRÜN“

Kadın demeyene kader ekranda bir tuş olduğunu fark etmemiştim bile.

Kadının sesi fazla nazik ve neşeliydi. Ama sesi hiçte normal değildi. Sanki bir robot konuşuyor gibiydi.

Kadının dediği gibi tuşa tıkladım ve görev diye bahsettiği şeyin ne olduğunu görmüş oldum.Yine kocaman harflerle yazılmıştı;”KÖYLÜ” köylümü mü?

Dayko heyecanla bize sordu;

“Göreviniz ne?

İnce ve tiz bir ses yine yükseldi;”LÜTFEN GÖREVLERİ BİRBİRİNİZ İLE PAYLAŞMAYIN YOKSA DİSKALİFİYE OLURSUNUZ.”

Ciddi ciddi bize oyun mu oynatacaklardı. Eminim,sınavdan önce kafa dağıtmak için yaptıkları bir kamera şakasıydı.

“Hay o Dursunun bizi getireceği binayı silkeyim,ne oyunu be!”

“Gerçekten,ben oyun falan oynamak istemiyorum lan,ders çalışacağım salın beni.”

O kadar istemiyorlardı ki Çağatay ders çalışmak istiyordu. İnanılır gibi değil.

Oyunu henüz anlamış değildim. Daha önce buna benzer bir oyun oynamamıştım. Daykoya sormaya karar verdim,çünkü o sürekli oyun oynardı.

“Dayko ne oyunu bu anlayabildinmi?” Oturduğu koltuktan kalkıp yanıma geldi ve oyunu açıklamaya başladı;

“Yüzde 99 ihtimalle vampir köylü oyunu bu.” Evet bu oyunu duymuştum,sınıftakiler sürekli oynardı.

“E nasıl oynanıyor peki bu oyun?” Eren bana döndü;

“Oynamayı bilmiyormusun? Çok acayip.”

Evet bilmiyordum. Öğrenmeye hiç fırsatım olmamıştı ki. Hayatım senelerdir iki çalışma kitabının arasına sıkışıp kalmıştı. Ve böylede devam ediyordu.Kendim için birşeyler

yaptığımda nedensizce vicdan azabı çekiyordum. Bu yüzden bilmemem normaldi. Yani benim için.

Lavinya benim yerime cevabı vermişti;

“Adeni hiç bizle oyun oynarken gördünmü?”

“Hayır.”

“Anladığını düşünüyorum.”

“Evet.”

Uzun uzun açıklama yapmaktan nefret ederdim ve lavinyayı çok seviyorum. O bu huyumu bildiği için genellikle olaya kendisi el atardı. Bu açıdan acayip şanslıydım.

Deha sinirli bir şekilde ayağı kalktı ve hoparlörün olduğu yere doğru ilerledi,gür ve sinirli bir sesle bağırmaya başladı;

“Hoparlördeki abla kurban olayim bize açıklama yap ya! Ne için kazık kadar adamlara çocuk gibi oyun oynatıyorsunuz. Ayrıca bu Dursun nerde? Biz buraya ders çalışmaya gelmedikmi buraya, oyun ne alaka ya?”

Zihnimizde merak ettiğimiz tüm soruları Deha bi nefeste sıralamıştı. Hepimiz hoparlöre bakıp bi cevap bekliyorduk. Bi süre beklemiştik. Ama cevap yoktu.

Bir anda gelen sesle hepimiz olduğumuz yerde sıçramıştık.

“Hay senin sesine!”

Kadın tekrar kibar ve tiz sesi ile konuştu;

“OYUNUMUZUN BAZI KURALLARI OLACAKTIR. LÜTFEN DİKKATLİCE DİNLEYİN;

•ÖNCELİKLE HERKES GÜN SONU ODASINA GİDECEKTİR.

•VAMPİRLER GECE OLDUĞU ZAMAN,ŞUAN OLDUĞUNUZ YERDE TOPLANIP BİRBİRLERİNİ ÖĞRENECEKTİR.”

Bu ne saçmalıyordu. Gayet ciddiydi söylediklerinde. Oyun oynayacaktık şaka gibi.

“Bu ne zırvalıyor lan!”

Kadın kısa bir sessizlikten sonra tekrar konuşmaya başladı;

“•GECE OLDUĞUNDA VAMPİRLER BİR KİŞİYİ ORTAK SEÇİMLE SEÇİM ÖLDÜRECEKTİR.

•KÖYLÜ OLANLAR İSE ODALARINA BIRAKILAN BEYAZ İÇECEĞİ YATMADAN ÖNCE İÇMEK ZORUNDADIRLAR. BU VAMPİRİN KİMLİĞİNİ GİZLEMEYİ SAĞLIYACAKTIR.EĞERKİ İÇMEYEN OLURSA OYUNDAN DİSKALİFİYE EDİLECEKTİR.”

İçecekmi bunlar ciddi miydi? Hâla olanları aklım almıyordu. Herşey normal bi oyun için uygundu ama içecek asla normal değildi. Bunu yaptıran kişi gerçekten de oyunu fazla ciddiye alıyordu.

Diğerlerinin gözünden ateş fışkırıyordu. Özelliklede dehanın. Çok korkutucu görünüyordu.

“Ne saçmalıyorsun be! Ben oyun falan oynamak istemiyorum bana zorla yaptıramazsın.” Lidya cılız sesiyle kulağı rahatsız edecek derecede bağırıyordu. Tek o değil tüm kızlar bağırmaya başlamıştı. Oyun oynamak onlar için sorun değildi. Dersten kaçıyorlardı sonuçta ama içecek kısmına hepsi takılmıştı.

“Ben bu hoparlörleri sökerim ve çıkar giderim,asabımla oynama be kadın adam akıllı açıklama yap!”

Kadının tiz sesi kulakları yine doldurdu;

“OYUNU HEPİNİZ OYNAMAK ZORUNDASINIZ. TABİ CANINI SEVMEYEN VARSA?”

İlk defa resmi bir şekilde konuşmamıştı. Hatta bu apaçık bir tehditti. Canımızı almakla tehdit ediyordu bizi.

Zihnim olanları algılayamıyordu. Bu bir şaka değildi. Böyle şaka asla olmazdı.

“Bu bizim canımızı almakla apacık tehdit ediyor lan! Senin o gelmişini geçmişini varya.”

Kadın tekrar konuştu;

“LÜTFEN HERKES ODASINA GİTSİN,GECE BAŞLIYOR.”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.