İstanbul’un kenar mahallelerinden birinde, yıllardır kapalı duran eski bir ortaokul vardı. Mahallede herkes o okul hakkında garip şeyler konuşurdu. Kimse akşam olunca oraya yaklaşmazdı. Çünkü geceleri pencerelerden ışık göründüğü, koridorlardan fısıltılar geldiği söylenirdi…
Ama İlayda, Ayşe, Gül, Suna ve Eylül bu söylentilere pek inanmazdı.
Bir gün okul çıkışında konuşuyorlardı.
“Bence hepsi saçmalık,” dedi İlayda. “Bir okul kendi kendine nasıl ışık yakabilir?”
Ayşe biraz korkak bir kızdı.
“Ya doğruysa?” diye fısıldadı.
Gül gülerek,
“Hayalet mi var yani?” dedi.
Ama Eylül bir şey söyledi ki hepsi sustu:
“Dün gece oradan geçerken… birinin pencereden bana baktığını gördüm.”
Rüzgâr esmişti. Ağaçların yaprakları hışırdıyordu.
Bir an herkes ürperdi.
Sonunda Suna dedi ki:
“Bu akşam gidip bakalım. Gerçek mi değil mi öğreniriz.”
Kimse itiraz etmedi.

