Merhabalar, ben Furkan. Mutlu ve heyecanlı bir geceydi. Bir barda takılıyordum. Aslında pek alkol alan biri değilim, ama doğum günüm olduğu için biraz içmek istemiştim. Ne yazık ki, biraz fazla kaçırmışım ve sarhoş olmuştum. Eve giderken ara sokakta birisi beni çağırdı. Yüzünü hatırlayamıyorum, çünkü karanlıktı. O gece hatırladığım son şey, kafama vurulan soğuk metal...
Sabah olduğunda başım hala ağrıyordu ve yumuşacık bir yatakta uyandım. Başımda tatlı bir kız vardı. Bana kendini tanıttı; adı Güneş, 28 yaşındaydı. Ne olduğunu sorduğumda, beni yolda bulduğunu ve sırtına alıp evine getirdiğini söyledi. "Birinci kata gel, kahvaltı hazır," diyerek gitti.
Birinci kata indiğimde dört kişi beni karşıladı. Kahvaltıda envai çeşit yemek vardı bu arada. Herkes sırayla kendini tanıttı: Ali 19 yaşında, Ayşe 20 yaşında, Bora ise 52 yaşındaydı. Ben de kendimi tanıttım: "Ben Furkan, 27 yaşındayım," dedim. Bora, "Gel otur," dedi. Oturdum ve kahvaltıya başladık. Kısa bir sessizlikten sonra Güneş, "Gel bize katıl," dedi.
"Ne demek istiyorsun?" diye sordum.
– "Biz hepimiz bir çeşit ekipiz. Gel bize katıl."
– "Tamam."
Ve böylece, yeni ve beklenmedik bir hayatın kapılarını araladım.
