Selamlar . Bol bol yorum ve oylama yaparsanız çok mutlu olucam . Hepinizi tek tek öpüyorum 🌸💗
31 Aralık 2018
Sabah olmuş, çok başka bir enerji ile yataktan kalkmıştım . Okula neredeyse bir haftadır gidiyordum ve bu kısa sürede hemen alışmıştım diyebilirim.
Bugün yılbaşı gecesiydi .Yeni yıl ,koskocaman 365 gün 12 ay ...
Telefonumu kaptığım gibi Aslı 'ya mesaj attım . En yakın arkadaşım oydu çünkü.
Aslı günaydın . Bugün yılbaşı hadi alışverişe gidelim.
Diye mesaj attım ve mesajıma cevap yazmasını beklerken dün yaşananlar aklıma geldi. Dün yaşanan şeyler aşırı saçmaydı ve utanç vericiydi . Yeni tanıştığım birinden hemen iltifat alıp arabasına binmem çok saçmaydı . Ama biryandanda garip hissediyordum nedenini bende bilmiyordum.
Tam yarım saat sonra Aslı mesajıma cevap verebilmişti .
Yarım saat sonra evinin önündeyim kuzu .
diye mesaj atmıştı. Hemen dolabın kapağını açtım ve elime gelen ilk şeyi üstüme giydim. Mavi bir kazak ve siyah ispanyol paça bir pantolon . Aynanın karşısına geçtim ve azıcık yüzümü renklendirdim. Hafif pembe bir allık , maskara ve çoğu genç kızın korkulu rüyası eyeliner .Hayatımda ilk defa birşey becerebidim ,oda eyeliner çekmek . Zor değildi ama gözlerim hafif çekik olduğundan çok zordu . İki fıs parfüm ve harikaydım ,birde akşam bunun 2 katı olsam yeterdi sadece . Camdan korna sesi gelmişti bile .Çantamı alır almaz merdivenden iniyordum ki abim ve Derin beni karşıladı . Karşılaşmasam şaşardım tabi.Abim ağzı beş karış şeklinde ;
''Hayırdır ? Nereye ?'' mahhalledeki o çok bilindik grupları tekrar eder gibi . Hadi bakalım kurtul kurtulabilirsen ,Allahtan Derin vardı da beni bu sorgudan kurtabilecekti. O olmasa kim bilir nolucaktı ?
''Hayır hayırlı bir iş merak etme . Aslı ile bana elbise bakıcaz görücü usulü evlenecekmişim ''dedim eğlenerek . Abim hayatta ikimizin evlenmesini istemiyordu ama bu bir gün gerçekleşecekti ve bu abimin en büyük kabusu olucaktı .Derin gülmemek için kendini zor tutuyordu ,bende tabi.
Abim yüzü kızarık şeklinde , ''Benim niye haberim yok hanımefendi '' dedi. Ben artık daha Aslıyı daha fazla bekletmek istemedim ve kapıdan çıkarken saçımı abimin yüzüne doğru savurup , Derin'e bir öpücük attım. Arabaya bindim ve içimdeki gülme hissini içime sakladım . Aslı ' ya söyleseydim muhtemelen bir ay boyunca dalga geçerdi o yüzden söylemesem daha iyi olucaktı . ''Selam , nereye gidiyoruz ? '' dedim meraklı bir şekilde .
'' Selam, çok güzel bir butik buldum . Tam senin tarzındas kıyafetler var , ben zaten kıyafetimi almıştım senin elbiseni ben seçmek istiyorum . Sana kalırsa iğrenç ama rahat eşofman takımını giyip geliceksin '' dedi ve araba sürmeye odklandı . Aslında haklıydı da.Bu aralar kafam çok karmakarışıktı ve yanımda birinin olması iyi olurdu muhtemelen .
Yol boyunca ne Aslı ne de ben ağzımı açabilmiştik .İkimizi de bir şey tutuyordu sanki konuşmak için ... Aslı artık dayanamadı ve konuşmaya başladı ," Nasıl bir elbise bakalım , bence siyah parlak uzun bir elbise ya da kırmızı etekleri arkaya doğru uzanan bir elbise . Kızım sanaher renk yakışır . Kırmızı ,mavi ,yeşil ve siyah. Bu renkler seni temsil ediyor bana göre ama seni bilemem sen ne düşünüyorsun bir şey söyle kızım ya " diyordu oflayarak bana doğru . " Ya bilmiyorum ki bir elbise alıp çıkalım işte ne gerek var yok parlak yok taşlı yok kısa ne fark eder aa" dedim.
Sonunda artık Aslının öve öve bitiremediği butiğe gelebilmiştik . İçeri girer girmez çok güzel karşılamışlardı . Ben de şaşırmıştım aslında çok sade elbiseler vardı ve aslı ilk defa haklıydı.
''Hadi bakalım küçük serçe dükkan senin seç ,beğen ve alalım . Bugünün yıldızı sen olmalısın . Hem Oğuz da belki gelir bilemezsin '' herşeyimi biliyordu beni kardeşlerimden hemen sonra tanıyan oydu ve ne yalan söyliyim her duygumu gözlerimden anlayabiliyordu .
" Yani Aslı bana bir gün boğa veya köpek dersen şaşırmam her bir cümlende bana hayvan ismi koyuyorsun . Hem ayrıca dün tanıştığım çocuk niye gelsin ayrı üniversitelerde okuyoruz ,çocuk zaten çapkının teki . Neyse ben şu seçtiğin elbiseleri deniyim de kurtulayım " dedim Aslı da dayanamayıp oflayarak beni kabine yolladı . İlk mavi bir elbise denedim . Üstünde küçük küçük taşlar vardı . Elbise uzun ve düşük omuzluydu .
Kabinden çıktım , Aslı 'ya döndüm .
" Nasıl ben pek beğenmedim sanki " Aslı da bana katılarak değiştir eylemi yaptı parmakları ile . Gene girdim ve bu seferde yeşil bir elbise denedim. Bunun kolları balon şeklindeydi bunu da beğenmedim ve çıkardım . Bu sefer kırmızı elbise denedim üstünde altın işlemeler vardı güzel di ama ağır kalırdı bana .
" Aslı nasıl bu kırmızı ve maviliyi beğenmedim " dedim . " Ee senin vereceğin karar ama bence çok güzel son birde siyahı dene sonra alırız bir tanesini " yorgun bir sesle bana cevap verdi .
Son olarak siyah parlak bir elbise denedim. Bedenime çok güzel oturmuştu . Üstü sade ve şık siyah bir renk ,sırtı açık iplerle bağlanan , askıları altın ince bir demir . Çok ama çok güzeldi tam istediğim gibiydi . Aslı ' ya döndüm gülerek .
" Kızım sen nesin be çok güzel olmuşsun bunu alalım " dedi . " Benimde seninde gücün kalmadı bencede bunu alalım ama altına beyaz spor ayakkabı giyerim ona göre benle zıtlaşma '' dedim . Aslı pes ederek kafasını salladı ve kasaya doğru gitti ,bende arabaya bindim . Her şey çok hızlı geçiyordu daha geleli iki hafta oldu ama zaman çok hızlıydı . Aslı da çok bekletmeden hemen arabaya geldi .
"Ya Aslı saat çıktığımızda 13.30 du şimdi saat 16.30 ve partı 18.00 da yetişebilecek miyiz ? '' dedim telaş ile .
" Yetişiriz Nehir telaş etme . Zaten elbiselerimiz hazır sadece hazırlanıcaz . Şimdi sizin evinize gideceğiz , elbiseleri giyeceğiz ve o partiye gidecezğiz . İtiraz yok vallaha sokakta seni rezil ederim bağıra bağıra o hep dinlediğimiz şarkıyı söyleyerek.'' çok hızlı bir şekilde söyledi bu cümleleri. Ağzımı bile açmadım .
Eve sonunda gelebilmiştik . Ben odama Aslı da Derin ' in odasına girmesini söylemiştim . Elbiseyi çıkardım ve bir kez daha hayran ile elbiseye baktım. Elbiseyi giydim , sabahki makyajın daha hafifini yaptım . Gözlerim yeşildi ve gözlerimin öne çıkması daha çok hoşuma giderdi . Bu sefer farklılık olsun diye kırmızı ruj sürdüm,saçlarımı sımsıkı topladım . Kapı çaldı ve içeri Aslı girdi . Sarı saçları dalga yapmıştı ve yeşil korseli elbise giymişti .
" Vay anam babam be burası resmen bir harika . Kızım sen muhteşem olmuşsun ya. Hoş geldiniz partisi böyleyse mezuniyet kim bilir nasıl olucak '' dedi .
" Saat kaçki ? " Diye sordum merakla .
Aslı hemen telefonunu aldı . "17.45 bence artık çıkmamız gerek " dedi . Bende onaylayarak kafa salladım .Merdivenden indik ve hazır abimler yokken hemen çıkmak istedik . Lafa tutacaktı çünkü .
Burdan okula yürüyerek toplam yarım saat falan yapardı ama genelde araba en iyisiydi . Arabaya bindik ve Aslı ' yı boğma perilerin beni bulmuştu.
" Aslı bak bir şey olmaz dimi heyecan ve korku karmakarışık bedenimde . " dedim tedirgin bir ses ile. Kesin bir şey olacaktı ,hislerim öyle söylüyordu . "Bak Nehir yeter artık evden çıktığımızdan beri başımın etini yedin bir şey olmayacak " dedi sabırlı ve öfkeli bir nefes vererek .
" Tamam tamam sustum ve bir daha ağzımı dahi açmıyorum . Çünkü ne söylersem çoğu gerçek oluyor " dedim ama hâla içimde bir dürtü vardı. Okula gelmiştik . Çoğu kişi dışarıdaydı bazıları ise okulun bahçesinde . Arabayı vale görevlisine verip bahçeye doğru adım attık . Koluma taktığım saate baktım ve saat tam 18.00 ' dı yetişebilmiştik. İçimden kendimi sakinleştirmeye çalışıyordum . Sahne kurulmuştu ve birazdan müdür sahneye çıkacak ondan sonrada DUMAN grubu sahneye çıkacaktı.
Aslı ile bir masaya geçip müdürün çıkmasını bekliyorduk . " Aslı ben bir lavoboya gidip gelicem aynaya bakmam gerek " dedim . " Tamam ama çok gecikme " dedi annem gibi . Hemen okulun ilk katındaki lavoboyu bulmaya çalıştım . Okul aşırı büyüktü . Arkamdan sanki biri geliyor gibiydi ,kendi kendime
söylenmeye başladım . " Hah yok artık Türk dizisi mi bu ya yok arkamdan biri geliyor bir de bayılıyım istersem '' dedim gülerek . Lavoboyu buldum ve aynadan kendime baktım . Tam on dakika boyunca aynaya bakıyormuşum . Hemen çıktım ve masaya doğru gittim .
" Neredesin kızım ya arıyorum açmıyorsun" dedi . " Tamam geldim ya sakin ol ölmedik ya " dedim gülerek Aslı bu konuları aşırı abartıyor. Müdür kürsüye çıktı ve klasik konuşma yapmaya başladı. Aslı ' ya dönüp " Ya arkadaş bu müdürler bizden gizli konuşmamı yapıyor . Hepsi aynı konuşmaları yapıyor '' dedim . Aslı bir şey söylemedi sadece onaylayarak kafa salladı. Müdürün konuşması nihayet bitti ve biter bitmez grup çıktı. Grup Yürek şarkısını söylemeye başladı.
Varamadım, doyamadım, kokusuna tadına
Adım adım, kovaladım, bulamadım izini
Şarkının her sözü beni anlatıyordu sanki . Annemin kokusuna doyamamıştım ,kovaladım her olayı ama ne izi bulabildim ne de sesi
Ölene dek, mezara dek, yüreğimi yakıyor
Atmayın üstüne toprak, üşür annem demiştim o zaman ama dinlemediler, sesim kısılana kadar ağladım haykırdım duymadılar. Çığlık atmıştım fısıtlı oldu çığlığım . Ruhum yaralarla doluydu . Yaraları sardım ama çıkardılar bantları . Acımasız bir şekilde . Kabuk oldu o yaralar geçmedi . Sokağa çıktım çıplak ayaklarımla koştum o küçük bedenimle . Ayaklarıma camlar battı kesti ,gene sardım yaraları . Elime güvercin geldi ,beyaz bir güvercin o da yorgundu bende . Kanatları yaraydı benimde yara . Evime gittim. Güvercin öldü dayanamadı küçük bedenindeki yaralara . Toprağa gömdüm onu aynı zamanda o gün çoçukluğuma bir toprak serpmiştim . O günü asla unutamıyacaktım...
Bu ne kaçış, bu ne gidiş, öyle delice bir aşk
Kaçmıştım acılarımdan ,korkularımdan ve geçmişimden kaçtım . Gittim bu masallarda iyi gösterilip gerçekte kötü olan şehirden gittim . Geri dönmemek için kaçtım ,geri gelmemek için gittim
Varılmaz, dönülemez, gel benimle dolaş
Varamadım gerçeğe , dönemedim geçmişime . Hayat ise benimle dolaştı
Ah, kimin için atıyor bu yürek?
Söyle kimin için atıyor bu yürek?
Gerçekten kimin için atıyordu bu kırık kalp . Kimin için atıyordu bu kalp ,bu yürek
Alışamam, değişemem, gelemedim oyuna
Uzanırım, erişemem, tutamadım elini
Alışamadım ölümlere , değişmedim . İstedim değişmek ama değişemedim . Tiyatro oyunu kurdular gelemedim o oyunlara . Uzandım erişemedim çoğu şeye . Tutamadım ailemin elinden ...
Deli gönül, dayanamaz, bildiğini okuyor
Sevilemez, sarılamaz, yine seni arıyor
Ya beynini dinleyecektin ya da kalbini .Kalp bildiğini okuyordu ,beyin ise tam tersi... Sevemedim ,sarılamadım ama yine de kalbim arıyordu birilerini ama kimi ...
Bu sorular hep cevapsız kalıcaktı.
Şarkı bitti ,bende bittim . Müzik iyi geliyordu ama hayatın açtığı yaraları deşiyordu . Daha fazla dayanamadım . Daha fazla dursaydım yaralarım daha da derinleşicekti . " Aslı ben biraz yürüyeceğim gelicek misin ? " diye sordum. Hayır şeklinde kafa salladı.
Okulun dışına çıktım elbise sürünüyordu ve bu hiç umrumda değildi . Yağmur hafif atıştırmaya başladı . Aralık ayının son günlerindeydik ve hava soğuktu . Yanıma ceket tarzı bir şey almıştım zaten. Onu giydim ve yürümeye devam ettim . Sokak lambasının altında biri bekliyordu sanki beni . Yağmur hızlanıyordu geri döneceğim sırada biri arkamdan ismimi söylemişti . Arkamı döndüm ve Oğuz ...
" Oğuz ne arıyorsun burada saat gece 12 .40 farkında mısın ?" dedim şaşkınlık ile
Oda soruma karşılık " Evet farkımdayım ,senin için geldim . Yılbaşına beraber girmek istedim . Biliyorum aramızda hiçbir şey yok ama sen karşıma çıkınca bir mutlu oluyorum .'' dedi ve şaşkınlığımq şaşkınlık katarak . Daha dün tanıştığım çocuk ile bukadar samimi olmak çok garipti .
" Oğuz ben ne diyeceğimi bilmiyorum " dedim. " Bir şey deme sadece sus " dedi.
Beni kendine çekti , dans etmeye başladık. Kızardım ... Çok saçma bir andaydık ama aynı zamanda çok güzeldi .
Dansımız yirmi dakika sürdü . Sadece yirmi ve Oğuz ilk defa iyi gelmişti bana ve küçüklüğüme . O küçük Nehir 'e...
'' Oğuz saat birazdan 00.00 olucak ve yeni yıla giriceğiz sayalım mı geriye ? '' diye sordum .kafa salladı üçten aynı anda geri geri saydık . "Üç " dedim dedik yeni başlangıçlara yeni sayfalara . " İki " diye devam ettim ettik başarılara hapis bir ruhtan özgür bir ruh olmamıza ve son olarak " Bir '' dedim dedik geçmişi unutamasakta unutmaya çabalamak için . Saat 00.00 oldu . Yeni yıla , her şeyin yenisine saydık .Oğuz güldü , bende güldüm . O gülüşüme öldü ben ise gülüşüne güldüm. Farklıydık ama nasıl olucaktık beraber duvarları atlayabilecek miydik ?
Peki Oğuz derdime dert mi verecekti yoksa derdime çare mi olucaktı?

Sımsıkı sarıldık birbirimize ama tam o anda ilk defa mutlu olduğum zaman sırtımda bir acı hissettim . Bedenim yanıyordu , acıyordu . Bedenim ağlıyordu . Vurulmuştum , bedenime ilk defa kurşun girmişti . Hayat bana gene acı vermişti gene ve gene . Hayat bana asla mutluluk vermemişti .
Ne istiyordu benden bu hayat . Oğuz ' un kollarına düştüm . İkimizde şoktaydık .kalbin artık buz değil di benim kalbim yanıyordu . Peki benim düşmanım kimdi ? Kim istemişti , kim vurmuştu ,kim gene bedenime bir yara açmıştı ...?
Eveett ,bu sefer içimden böyle bir bölüm yazmak geldi . Nehir ve Oğuz benim için bambaşka insanlar . Şimdi sizlere bir kaç soru bırakmak istiyorum.
Nehir neden bukadar yaralı bir ruhtu ?
Nehiri kim vurdu ?
Nehir 'i kim yaraladı bu kadar ?
Son olarak Nehir ve Oğuz' un aşkını nasıl buluyor
sunuz ileriki bölümlerde nasıl olucaklar ?
Sizi seviyorum kendinize çok iyi bakın haftaya görüşmek dileğiyle hoşçakalın🫀