İçeriğe geç

Karanlık İzler

Bölüm 2 · 8 dk okuma

Karanlık İzler

Bölüm 2

2.Bölüm Mektup

Mesele bazen anlamak değil, kabul etmektir.

Lütfen oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayın.🤞

Keyifli okumalar...

Sabah olmuştu. Aklım hâlâ dün akşamki

Mektupta kalmıştı. Aklımdaki seneryoları bir kenara bırakıp kahvaltıyı hazırlamak için aşağıya indim ve tezgahta bu sefer mektup değil not gördüm . Dünkü kişi düşünüp, notun yanına korkarak yaklaştım. Korkum

boşunaymış . Abim not bırakmıştı.

Notta 'Kahvaltı hazır ,fırında poğaça var.Derin 'in tedavisi var bugün . Ona gidiyoruz . Kahvaltını yaptıktan sonra beni ara .

Çok sevdiğin abin emir'

Yazıyordu . Fırını açtım ama canım yemek yemek istemiyordu. Kendime hemen bir kahve yapıp ,hızlıca üstümü değiştirdim. Evden çıkmadan önce Goffy'nin yemeğini verip evden çıktım.

Kulağımda kulaklığımı takmış , üniversiteme yürüyordum ki yan evden Oğuz çıkmıştı. Acelesi var gibiydi .

'Oğuz ' dedim .Ama duymadı . Çok takmak istemedim ama takıntım vardı. Bir insanın bana bakana kadar ismini söylemekti ve öylede yaptım.

' Oğuz ,oğuz günaydın . ' diye bağırdım ve ancak baktı. Gülümseyerek yanıma geliyordu. İç sesim hay ağzına tükürim Nehir , daha dün tanıştığın çocuğa hemen baktın diye küfrediyordu .

'Günaydın eee Nehirdi dimi ? '

'Eevet . Nereye ? ' Allahım ilk dakikadan kekeledim ve çocuğa sanki eşiymiş gibi hesap soruyordum nereye diye .Abim görse gülmekten ölürdü . Çünkü yüzüm kıpkırmızı olmuştu .

'Hiç öyle bir yürüyüşe çıkmıştım . Sen okula gidiyorsun anladığım kadarıyla'

' Evet okula gidiyordum. Seni gördüm ve biraz sohbet etmek istedim .' Yok ya ben beceremiyorum bu erkekler ile konuşmayı vallaha . Sohbet neden istiyim ki hay ağzıma ya öff .

' Ee vaktim var . İstersen bırakayım araba ile okula seni hem biraz daha konuşuruz .Ordanda sahile geçerim herhalde ' dediğini duydum .Ben itiraz edicektim ama o çoktan kapıyı açmıştı bile. Ben zaten kırmızıyım daha da kırmızı olamam .

' Yok ya sen git . Ben hem yürürüm ya yürümek iyidir ' dedim . Kızım git işte ya çocuk bıraktığım diyo , sen itiraz ediyorsun . İç ses bir sus ya sırasımı şimdi .

' Yürüyebileceğine emin misin ? Kazandığın okulu biliyorum ve orası buraya uzak . Yürürsen ayakların ölür ve okula giden ne bir otobüs , ne de bir metro var . Gel bırakıyım okula işte ne inatçı birisin ' dedi

' Tamam ozaman daha fazla inat edemiyeceğim çünkü geç kalmak istemiyorum 'diyerek arabaya istemeye istemeye bindim . Beş dakikadır sesizdik . Sonra Oğuz bu sesizliği dindirmek için bir soru sordu .

' Sevdiğin müzik varmı ?' diye .

' Var . Mavigri grubunun 'Dünyanın en güzel kızı' şarkısı ' dedim . Oğuz güldü . Hemen şarkıyı açtı .

'Belkide şuan dünyanın en güzel kızı yanımda duruyordur ' dedi .

' Belkide ,bilemeyiz ' dedim . Gülümsedim ve yolu seyretmeye başladım. Şarkıda ' dünyanın en güzel kızı hem kalpsiz hem kalp hırsızı göremezsem o güzel yüzünü ölücem ' diyordu. Gerçekten hem kalpsiz hem de kalp hırsızı olabilir miydim? Yarım saat sonra okula vardım .

' Teşekkürler eee ' lanet olsun . Çocuğun ismini şimdide ben unuttum .

'Oğuz . Ayrıca birşey değil dünyanın en güzel bayanı ' dedi

' Görüşüz Oğuz . Tekrardan teşekkürler.'

Diyerek kapıyı kapattım ve okula doğru gittim . İlk ders boştu . O sırada abimi aradım .

' Alo . Günaydınlar efendim . Derin ' in tedavisi nasıl geçti?' dedim. Evet kardeşim konuşamıyordu ve bu yüzden tedaviye gitmeye başlamıştı .

' Alo. Sizede günaydınlar Nehir Hanım . Tedavi çok iyiydi . Derin hala konuşamıyor ama umut hala var . ' dedi . Abimle ilişkimiz hep böyleydi. Tabi geçen sene beni halıya dolayıp üstüme çöp poşetini atıp , beni çöp zannetsinler diye dışarı koyduğunu saymazsak .

' Hmm iyiymiş . Ben de okuluma girdim ilk ders boştu . Şimdi de iki derse giriceğim ve sonra paydos '

' Akşam evde ben olmiyacam habein olsun . Çıkışta bana mesaj at seni almaya geliyim .Ordan Derin ve seni ev bırakıp , giderim '

' Birincisi olmiyacam değil olmiyacağım . ikicisi nereye gidersen git '

'Ay başımıza TDK kurucusu geldi herhalde . Tamam hadi babay külkedisi 'diyerek telefonu yüzüme kapatı. Son kalan derslere girdikten sonra kendime ve abime kahve alıp, abime mesaj attım.Gelmesi beş dakika bile sürmedi çünkü çok akıllı abim okulun hemen arka sokağında beni bekliyormuş . Kapıyı açıp, hemen içeri girdim .

'Hava buz gibi ben de kardeş olarak görevimi yaptım ve sana kahve aldım.'

' Birincisi Aralık ayındayız . İkincisi kahve için thanks . Üçüncüsü bende abilik görevimi yapıp seni okuldan aldım' dedi. On dakika sonra Derini alıp eve geçtik. Abim bizi bırakıp , çoktan gitmişti bile . Derin ben uyumaya gidiyorum anlamında beden dilinini kullandı . Bende iyigeceler deyip yanağından öptüm . Gene en geç yatan ben olucaktım herhalde . Televizyondan Muhteşem yüzyıl açıp izlemeye başladım. Tam Hürrem Sultan ve Mahidevran Sultan kavga ediyordu ki kapı çaldı . Açmadan önce deliğe baktım. Ve tanımadığım bir adam kapıyı çalıyordu. Kapıyı açtım ve galiba oydu . Demiray kaya . Sima olarak tanımıyordum ama kapıyı bu kadar sert çaldığına göre oydu .

' Buyrun kime bakmışsınız beyefendi ? Kapımı bu kadar tekmelediğinize göre önemli birşeyler var demek ' dedim .Adamın asık suratı birden pişmanlık ve hayranlıkla doldu .

' Aa şey özür dilerim hanımefendi . Emir Ulusoy diye bir şahıs burada yaşıyormuşta evde mi kendisi acaba ?' dedi ve ıslık çaldı.

' . Kendisini tanımıyorum malesef ama isterseniz size bir kahve ikram edeyim hem tanışırız' dedim . Adam hemen dünden razıymış gibi eve girdi. Zaten adamın niyeti belliydi. Ben de sahte bir ad söyleyip adamın ne halt ölmüş olduğunu anlarım. Mutfağa geçip kahveleri hazırladıktan sonra ikram etmek için salona doğru gidiyordum ama birşey unuttum. Biraz oyun oynamaktan zarar gelmezdi herhalde kahvesine acı biber ve biraz uyku ilacı kattıktan sonra salona doğru yola koyuldum. Kahveyi verdikten sonra

' Selam ben Gamze Atalay siz ?' Adam ciddi ciddi kahveyi içiyordu .

' Demiray , Demiray Kaya ' dedi . İşte buydu. Abimin öldürmek isteyen. Tabiki izin vermeyecektim.

' Ee dediğiniz kişi size naptı acaba ? Neden sinirlisiniz ? ' dedim ve adamı sorgulayan bakıslarıma bıraktım

' Çok önemli bir mesele değil. Öyle yıllar önce yaşanan bir olaydı geçti ve bitti . Bu kadar ' diyerek esnemeye başladı . Planım oluyordu .

' Ben kalkıyim izninizle . Yarın çok ama çok özel bir toplantım var '

' İzin sizindir beyefendi ' diyerek tam uğulayacaktım ki abim kapıdan girmesi ile adamın çıkması bir oldu . İşte şimdi ne yapicağımı bilmiyordum . Abim kapıyı kapattıktan sonra , beni sorgulayan bakışları ile süzdü.

' Ooo maşallah maşallah . Muhteşem yüzyıl izlenmiş , kahveler yapılmış ne diyim . Ben evde bundan sonra çıkıp gidiyim bari . O adımı nereden tanıyorsun küçük hanım?' diyerek azarlama saati başlamıştı bile .

' Ee sen gittikten sonra bir adam geldi. Kapıyı tekmelemeye başladı . Bende dünkü bulduğum mektupu yazan kişi düşünüp kalpıyı açtım ve içeri davet ettim. Sonra bir baktım o adam tanıştık , kahve yaptım . Adamın kahvesine uyku ilacı attım ve adamın uykusu geldi . Benden izin isteyerek gitti bukadar .' son nefeste olanları anlattım.

' Bundan sonra tanımadığın insanlara kapıyı açma . Kahve meselesini iyi yapmışsın ve gelelim şu mektup meselesine . Ne bu mektup ? '

' Dün siz uyurken bir mektup gördüm . Mutfağın tezgahında . 'Abim kafa karışıklığı ile beni dinlemeye devam etti. ' Sonra siz uyuyordunuz .Ben sizi uyandırmak istemedim ve mektupu okumaya başladım . Demiray kaya senden bahsediyordu . Zamanın yokmuş ondan bahsetti mektupta . ' dedim korkarak .

'Ah Nehir . Ya kızım sen beni delirticek misin ? Sanane mektuptan , benim adıma yazılmış sonuçta ya başına bir iş gelse ben napardım he ' diye bağırmaya başladı . Ben korktum . Çünkü abin ban ilk defa bağrıyordu. Hep güldürdü ama bu sefer ağlattı ben hüngür hüngür ağlarken abim çok bağırdığını anlayıp. Bana sarıldı. Tabi bu gürültüden Derin ' in uyanmaması bir mucizeydi sanki . İyikide kalmamıştı. Kalksa daha kötü olurdu . Ablası olarak güc vermek itiyordum ona . Beni güçsüz değilde güçlü olarak görsün istiyordum.

' Özür dilerim biraz hatta bayağı fazla ileriye gittim . Özür dilerim ...'

' Ayı ayısın işte . Bağırdın bana . Söz verdin hani bağırmamamaya.'

' Aptal kafam özür dilerim senden sultanım . Lütfen beni affedin '

' Affetmiyorum'

' Peki bende gideyim de şu mutfaktan sultanımın sevdiği yemekten yapmaya gidiyim '

Abim ağlattı gibi güldürüyordu da . Deliydi . Bir saat sonra elinde salça ile gelip ;

' Yemekte yaparım salçayla . Göbekte atarım kalçayla . Abiniz bakın on numara . Kıskananlar çatlasın kumandayla . Bunu duyan kobra murat oynasın anca televizyonda ' dedi. Bu sefer gülmekten ölüyordum ve beline şu zilli şaldan bağlamıştı. Abim bazen gerçekten beni şaşırtıyordu.

' Abi sana inanmıyorum . Bunu gören olursa sana dava açar vallaha bak.'

' Nedenmiş aaa . Hadi bakam yemek yiyoruz sonra go to do bed yapıyoruz . '

Yemekleri yedikten sonra abim herzaman olduğu gibi bulaşıkları bana kilitledi ve yatağa kaçtı. Bulaşıkları yerleştirdikten sonra odama doğru gittim . Üstümü değiştirdim ve tam yatağa girerken bu seferde köşede not buldum, notta telefon numarası ve ne kadar güzel olduğumdan bahsediyordu . Aptal .Bilmiyordu ki kim olduğumu . O beni sadece Gamze Atalay olarak tanıyordu . Oyun oynamak istiyorsa oynayacaktım . Ne bir silah ile savaşıcaktım nede bir söz ile , ona kendi bildiğim yönden oyun oynayacaktım . Olanları kontrol edemediğinizde, olanlara nasıl tepki vereceğinizi kontrol etmek için kendinize meydan

okuyun . Nede olsa gücünüz burda gizli . Benimde gizliydi ve olanları benden başka kimse bilmeyecekti...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.