İçeriğe geç

Karanlık Geçmiş ve Dönüm Noktası

Bölüm 6 · 5 dk okuma

Karanlık Geçmiş ve Dönüm Noktası

Bölüm 6

6. Bölüm *Değişim*

Liyan'ın ilk psikolog görüşmesine saatler kalmıştı. Saat 15.45'te görüşmesi vardı. Sabah kahvaltısını ve egzersizini yapmış, biraz yürüyüşe çıkmıştı. Şimdi ise kulaklıklarını takmış müzik dinliyordu. Zaman hızla akıyordu. Nihayet görüşmeye yaklaşık 1 saat kalmıştı. Dolabını açtı, kırmızı bir kazak ve siyah bir pantolon giymişti. Saçlarını iki yandan kıvırıp arkada birleştirmişti. Genelde makyaj yapmazdı ama kendini iyi hissetmek için hafif bir makyaj yaptı. Biraz kapatıcı, biraz allık, biraz da ruj. Yola koyulmuştu bile. Yürüyüş yapmayı seviyordu o yüzden yürüyerek gitmeye karar verdi. Hava güneşliydi, yürümeye devam etti. En sonunda büroya varmıştı. Kapıyı açan bir kadındı, kumral saçlı uzun boylu, fiziği çok hoş olan ve gülümsemesiyle ışık saçan bir kadındı. "Merhaba, hoşgeldiniz." dedi psikolog. "Merhaba, hoşbuldum." dedi Liyan hafif bir tebessümle. Odaya geçtiler. Psikolog ilk başta tanışma faslına geçti. "İsminiz neydi?" diye sordu. "Liyan ben, Liyan Akça" diye cevap verdi Liyan. "kaç yaşındasınız?" "19 oldum" "Anladım, şikayetiniz neydi?" "Anne ve babamı 13 yaşımdayken kaybettim. O günden bu yana çok hassas kalpli olduğum için toparlanamadım. Geçenlerde ailemin bana bıraktığı bir mektubu buldum. Ailemin bana vasiyeti yazıyordu. Benim her şeye rağmen mutlu olmamı istiyorlardı. Ben de aileme çok bağlı olduğum için onların isteklerini yerine getirmek istedim. Buna hayatımı düzeltmekle başlayacaktım. Her ne kadar toparlanmaya çalışsam da bunun sadece benim yardımımla olmayacağını anladım ve yardım almak istedim." Psikolog dikkatle Liyan'ı dinliyordu. Orta boyutta bir defteri vardı. Liyan konuştukça not alıyordu. Daha sonra yine sorular sormaya başladı ve Liyan cevapladı. Bu şekilde devam etti. Birileriyle dertleşmek Liyan'a iyi gelmişti. Terapinin sonlarına gelmişlerdi. Terapi bitti ve Liyan tekrar eve doğru yola koyuldu. Bu böyle haftada 2 kere olacak şekilde bir süre devam edecekti. Liyan'ın kardeşi hep aklındaydı. O adrese gitmek istiyordu ama cesaret edemiyordu. Liyan eve yaklaşmıştı. Eve geldiğinde kendine güzel bir akşam yemeği hazırlayıp yemeğini yemişti. Eve gelmeden önce biraz dışarıda dolaşmıştı, iyi gelmişti. Yemeğini yedikten sonra yine rutin işlerini yapıp uyudu. Uyumadan önce bir kez daha düşündü, yarın kardeşini ziyaret etmek istiyordu. Evet, o adrese gidecekti. Korkuyordu, cesaret edemiyordu, kardeşinin onu istemeyeceğim veya kardeşini bulamayacağını düşünüyordu ama denemeden bilemezdi o yüzden gidecekti.

Sabah oldu, Liyan yine elini yüzünü yıkadı ve mutfağa geçti. Kendine yine güzel bir kahvaltı hazırladı, kahvaltısını yaptı ve kardeşini bulmak üzere yola çıktı. Adres farklı bir şehirde olduğu için arabayla gitmek zorundaydı. Liyan'a bakan akrabası ne olur ne olmaz diye Liyan 18 yaşına girince onu ehliyet kursuna yazdırmış ve Liyan'a ehliyet almıştı. O yüzden Liyan herhangi bir toplu taşımaya ihtiyaç duymadan kendisi gidebilecekti. Ailesinin ona bıraktığı bir araba vardı, onunla birlikte yola koyuldu. Yaklaşık 2.30 saatlik bir yolu vardı. Biraz gittikten sonra benzin aldı, daha sonra biraz daha gitti bir markete uğradı ve kendine bir çay aldı. Varmasına az kalmıştı. Biraz daha ilerledikten sonra nihayet adrese varmıştı. Ev çok büyüktü, aynı eski evlerini gibiydi. Geniş bahçeli bolca ağaçlı, bitkisi çok, iki katlı bir villa tarzıydı. Kapıyı çaldı. Açan bir hizmetçiydi. Kime baktığını sordu. Liyan "Kardeşim buradaymış, Lavin Akça." Hizmetçi önce bir şaşırdı sonra kendisinin bir süre önce buradan ayrıldığını söyledi. Liyan şaşırmıştı. Kardeşi hakkında biraz bilgi almak istediğini söyledi. Kadın "Lavin küçüklüğünden beri bir hastalıkla savaşıyordu, o yüzden gerçek ailesi onu vermek zorundaydı çünkü kendilerinin baş edebileceği bir hastalık değildi. Daha sonrasında hastalığı hafifledikçe bir koruyucu aile ona bakmak istediğini söyledi." dedi. Ailesi de bunu kabul etmişti çünkü eğer onlar bakmaya devam etseydi Liyan'ın üzüntüden ciddi bir psikolojik rahatsızlık yaşayacağını ve onu da kaybedeceklerini düşünüyorlardı. Kadın devam etti: "Bir süre hatta bayağı bir süre ona baktılar. Hastalığı da tam olarak yenmiş değildi ama artık özgür ve sağlıklı olmak istiyordu. Bu sebeple son dönemlerde biraz bunalıma girdi. Her şeye çok sinirleniyordu ve yakın bir zamanla koruyucu ailesiyle tartışmaya başladı ve artık kendi ayakları üzerinde durmak istediğini, özgür olmak istediğini söyledi. Koruyucu ailesi tabii ki buna ilk başta izin vermedi ama Lavin artık reşit olduğundan dolayı onu artık burada tutamayacaklarından dolayı ve her ne kadar hasta da olsa kendi ayakları üzerinde durabilecek kadar hastalığının hafifledigini kabul ettiler ve izin verdiler. Ancak Lavin gittiği yeri ailesine söylemedi, artık kimseye muhtaç olmadan yaşamak istiyordu. Koruyucu ailesi ile hala konuşuyordu ama adresi belli değildi. Ailesi her ne kadar ısrar etse de adresini söylemiyordu. Son zamanlarda telefon konuşmaları biraz azaldı. Durum böyle." diyerek konuşmayı sonlandırdı. Liyan duydukları karşısında şok olmuştu. O sırada içeriden güzel, 40'lı yaşlarda, sarı saçlı, güler yüzlü bir kadın geldi. Bu koruyucu annesi olmalıydı. Liyan'a doğru yürüyen kadın hizmetçisine gelenin kim olduğunu sordu. Hizmetçisi "Liyan efendim, Lavin'in kardeşi." diye yanıt verdi. Kadın çok şaşırmıştı. Onun bir kardeşi olduğunu bilmiyordu. Dolandırıcı olup olmama ihtimaline karşı hakkında biraz bilgi öğrenmek için onu içeriye davet etti. Kadın öncelikle "Bir şey içer misin?" diye sordu. Liyan "Yok, teşekkürler." diye yanıt verdi. Sonra Kadın "Bana biraz kendinden ve yaşadıklarından bahseder misin? Seni tanımak istiyorum." dedi. Liyan kendi hakkındaki bilgileri ve yaşadıklarını kadına anlatmaya başladı. O sırada kadının ismini de öğrenmişti. Kadının ismi Alya'ydı. Kadın kocasıyla birlikte yaşıyor ama kocası akşama kadar çalışıyordu. Zenginlerdi, şirketleri vardı. Kadın Liyan'ın Lavin'e çok benzediğini ve gözüne çarpan birkaç karakteristik özelliklerinin de aynı olduğunu söyledi. Bunlar: Hassas kalpliliği, çok iyi bir insan olduğu ve çok nazik olduğuydu. Liyan hafif bir tebessümde bulundu. Biraz daha Lavin hakkında konuştular. Kadın onun yaşadıklarından bahsediyordu. Gerek psikolojik sıkıntılarından gerek yaşadığı güzel dönemlerden. Liyan kardeşi hakkında bilgi öğrendikçe onu tanıma isteği gitgide artıyordu. Kadın Lavin'in tam adresini bilmese de onun yurt dışı sevdasından dolayı yurt dışına gitmiş olabileceğini söyledi. Onun da en sevdiği ülke Fransa'ydı. Bu yüzden muhtemelen Fransa'daydı.

Liyan kardeşini bulmak için yurtdışına gitmesi gerektiğini fark edince içine bir yumru oturdu. Ailesinin vefatından sonra bir daha yurtdışına çıkmamıştı ve çıkmak istemiyordu. Anılarının depreşmesini istemiyordu. Ama ailesi için ve kardeşi için bunu yapmak zorundaydı. Liyan her ne kadar hassas kalpli olsa da güçlü durabilen bir kızdı. Bu özelliğini annesinden aldığı çok belliydi. Daha sonra kadından kardeşinin numarasını istedi. Kadın küçük bir kare not kağıdına numarayı yazmıştı. Liyan bu kağıda uzun uzun baktı. Liyan biraz daha kadınla sohbet ettikten sonra gitmek için müsade istedi. Yola koyulmuştu. Eve gitti ve akşam yemeğini hazırladı. Bu sefer vitamin deposu bir sebze yemeği vardı. Yemeğini yedikten sonra salona geçti ve telefonunu eline aldı. Yarın için Fransa'ya bir uçak bileti aldı ve bir otele rezervasyon yaptırdı. Biletini aldıktan sonra odasına çıkıp bavulunu toplamaya başladı. Çok düşünceliydi. Acaba kardeşini bulabilecek miydi? Acaba kardeşi onu isteyecek miydi? Gidip görecekti. Bileti 10.30'daydı. Liyan sabah kahvaltısını yaptıktan sonra yola koyulacaktı. İşlerini hallettikten sonra yatağına girdi. İçinden "Umarım bir aksilik çıkmaz." diye geçirdi ve uykuya daldı...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.