Güneşin bin yıl önce söndüğü dünyada, ışığı bile hatırlamayan iki çocuk dünyaya gelmişti. Peki ya bu çocuklar kim miydi?Biri Sancaktarların,diğeri Bayraktarların vârisi. Ama hikaye çok çok önce başlamıştı,peki ya nasıl başlamıştı?Nigâr & Nizam,Düşman Ailelerin Yasak AşkıYeraltı dünyasında iki isim vardı:Halis Bey,kendisi bir Kayaydı. Kendisi yeraltı dünyasına henüz erişememişti,ama yeraltı dünyasının lideri olmak için herşeyi yapıyordu.Kızını bile bu yeraltı dünyasına hazırlıyordu. Nadim Bey,Sancaktararın kudretli lideri idi.Kendisi yeraltı dünyasının baş saygınlarındandı.Bu iki aile birbirlerine düşmandı,Nadim Halis'i bir türlü yeraltı dünyasına kabul etmiyor. Onu eksik görüyordu.Halis ise ondan nefret ediyordu.Halis’in kızı Nigâr, Nadim’in oğlu Nizam ile aynı baskı altında büyümüş iki gençti. Özgürlük nedir bilmeden, ailelerinin gölgesinde yaşadılar.Bir kafesin içinde büyüdüler ve bu kafes hiçbir zaman güneş almıyordu. Ne güneşi?Tek bir ışık bile...Ama kader, bir gün Nigâr’ın çarşıda Nizam’la göz göze gelmesiyle değişti.O bakış ikisinin de dünyasını altüst etti. Bir Ocak sabahı,yağmurlu bir sabahtı.Göz gözü görmüyordu,yağmur damlaları insanların yüzünde mermi gibi fırlıyordu. Nigâr Halis beyin isteği üzerine bir hitabet kursuna yazılmıştı,kurstan dönüyordu. Nizam ise babasının emri üzerine dövüş kursuna yazılmış,kursa gidiyordu. Nigâr elinde birkaç kitapla hızlı hızlı yürüyordu,yağmurdan nefret ediyordu. Çünkü sürekli kitaplarını ıslatıyor ve işini aksatıyordu.Hızlı ve öfkeli bir şekilde yürümeye başladı,üzerine damlayan çamurları görmezden geldi. Ve bu sırada biri çarptıKitapları çamurun içine düşmüştü."Sabır selamet!Sabır selamet!" Diye haykırdı. Kitaplarını almak için yere eğildiğinde eline birinin eli değdi.Kafasını yukarı kaldırdı.Nizam idi. Kitapları hızlıca aldı,ikisinde ayağa kalktığında Nigâra verdi.O anda ikiside uzun süre birbirlerine baktılar. Nigâr’ın içinden birşey kayıp gitti,ve yağmuru çok sevdiğine karar verdi.Nizam'ın içinden birşey kayıp gitti,ve ıslak saçları çok sevdiğine karar verdi. Nizam,"Kusurabakmayın lütfen,kitaplarınızın yenisini alacağım""G-gerek yok..." "Var,lütfen.Yarın beni sahafın önünde bekleyiniz"Dedi ve ilerledi. Ertesi gün olduğunda Nigâr hem kitaplarına kavuşmuş,hem de artık büyük bir sevdaya karışmıştı... Sessizce başlayan bir karşılaşma, mektuplarla büyüdü…Sonunda Nizam aşkını itiraf etti. Nigâr karşılık verdi.Ama bu aşk, iki hanedanın kanla kurulmuş duvarlarını yıkamazdı. Günlerden bir gün.Bir Temmuz sabahı hava güneşliydi,Nizam yine bir mektup göndermişti,Nigâr gülümseyerek onu okudu. Kursa yetişmesi lazımdı ve mektubu hızlıca yatağına bıraktı.Geri döndüğünde...Nigâr’ın mektubunu babası Halis Bey bulmuştu,okumuştu ve Nigâra gösterdi. Nigâr yutkundu.Halis kızına attığı tokatla her şeyi bitirdi. Nigâr, Bayraktarların yeraltındaki tehlikeli isimlerinden Hasan Bey’in deli oğlu Mustafa Bayraktara verildi. Çünkü Halis kızının Kayaları kirlettiğine inanmaktaydı. Nizam ise cezalandırılarak Eflatun Hanım’la evlendirildi.İkisi de sustu…Ama içlerinde bir nefret doğdu. Nigâr Nizam'ın zorla evlendirildiğini bilmiyordu,isteyerek evlendiğini düşünüyordu. Fakat Nigâr bu haberle yıkılsa da sonunda kaderine boyun eğdi. Ama içindeki öfke sönmedi. Onu çoktan unuttuğunu düşündüğü Nizam’dan intikam almak için harekete geçti.Mustafa Bayraktar’ı kullanarak yavaş yavaş güç kazandı, Bayraktar tahtına çıktı ve ailesini zenginleştirdi.Bu süreçte Nizam da Eflatun’dan iki çocuk sahibi oldu: Orhan ve Oktar. Nigâr ise önce Dinçer’i, sonra Hakan’ı dünyaya getirdi. Onları kılıç, dövüş, dans ve nice eğitimlerle büyüttü. Artık Bayraktarlarla Sancaktarların başında onlar vardı.Yıllar geçti. Eflatun Hanım kalp rahatsızlığından öldü,Mustafa Bayraktar ise komaya girdi. Çocuklar büyüdü, düşmanlıkları da… Nigâr tahtını Dinçer’e devretti, Hakan ise diğer görevleri üstlendi. Sancaktarlarda ise başa Orhan geçti, Oktar yurt dışına okumaya gitti. Ama kader yine oyun oynadı.Dinçer, düşman ailelerden birinin vâris kızı Verdena’ya âşık oldu. Onunla evlenmek istedi.Fakat Verdena’nın babası Fethi Bey buna asla izin vermedi. Kızına, Dinçer’le evlenirse tahtı kaybedeceğini söyledi.Ama Verdena aşkı uğruna babasına karşı çıktı. Gece evden kaçıp Dinçer’in yanına gitti. Nikâh kıyıldı.Hakan da abisinin yolundan gitti. Düşman ailelerden birinin vârisi Zenan ile evlendi. Zenan da tahtı reddedip Hakan’ın yanına geldi. Bu sırada Orhan, çocukluk aşkı Sertap ile evlendi.Birkaç yıl sonra aynı yıl içinde Orhan, Dinçer ve Hakan’ın oğulları oldu:Sancaktarlardan HazarBayraktarlardan BaranHakan’ın ikizleri Aran ve KaranAma bu çocuklardan hiçbiri tahta geçmeyecekti. Çünkü Nigâr ve Nizam, kuralı koymuştu. Nigâr'ın kız torunu tahta geçecek.Nizam'ın en küçük erkek torunu tahta geçecekti.Tam üç yıl boyunca iki aile de çocuk bekledi. Ne Verdena’nın ne Sertap’ın bebeği oldu.Verdena Hanımın çocuğu olmuyordu,çokça rahatsızlık geçirmişti. Tedavilere başvurmuştu ama olmuyordu...Derken bir mucize gerçekleşti: Aynı gün, aynı saatte, aynı hastanede ikisi de doğum yaptı. İkı düşman ailenin öfke ve nefretle baktığı dünyaya, aynı gün aynı hastanede masum iki bebek gözlerini açtı. Kader, bazen en büyük barışı en beklenmedik yerden başlatır. İşte bu iki aile de bunu iki masum candan öğrenecekti....
Bölüm 1
GİRİŞ
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.