İçeriğe geç

Karanlık beni seçti

Bölüm 9 · 14 dk okuma

Karanlık beni seçti

Bölüm 9

Geriye sadece bir iz kaldı

Ellerimi ne kadar onun eline geçirmeye çalışsamda çok güçlüydü, gücüm ona yetmiyordu. En son nefessizlikten bayılmıştım.

(Elfida bayıldıktan sonra)

(Bu arada elfidayı kaçıran kişinin adı Yaman karan soy adı Atalar)

Kızın bayıldığını gören yaman elindeki bez parçasını cebine attı ve elfidayı kucağına aldı. Arabanın arka koltuğuna yatırdı.

Yaman'da arabaya bindikten sonra arabadan siyah büyük koli bandı elfida'nın ağzına bantlamıştı. Ellerinde halat bağlamıştı.

Arabayı çalıştırmıştı. Arabayı 15 dakika boyunca kesintisiz sürüyordu. Elfidayı getirdiği yer ormanlık bi yerdi. Arabadan çıkmadan önce bu seferde beyaz bi koli bandı alıp arabadan inmişti.

Elfidanın ayaklarının geldiği yerden kapıyı açmıştı. Elindeki bantla bu sefer ayaklarını bağlamıştı. Arabanın bi yerine bandı fırlatmıştı.

Eline arabanın anahtarını almıştı. Elfidayı kucağına alıp arabanın kapısını kapatmıştı ve arabayı kilitlemişti.

2 dakika yürüdükten sonra büyük bi depo'ya gelmişti. İçeriye girdiğinde değiştik bi şekilde içerisi temizdi. İçerisi bomboştu.

Yaman elfidayı bi duvara yasladı ve yere oturttu. Elfidanın boynu hemen önüne doğru düşmüştü. Yaman hemen elfidanın önüne doğru eğilmişti ve kafasını kaldırmıştı. Önüne gelen saçlarını yüzünden çekmişti.

"Bak ben ne dedim. Benim kollarıma kavuştuğunda çok rahat olacaksın demiştim" dedi yaman ve gülmüştü. Elfida yavaş yavaş uyanmaya başlıyordu gözleri hafif hafif açılıyordu.

"Bak gözlerini açınca daha güzel olsun" dedi yaman ve sırıtmaya devam ediyordu. Elfida yavaş yavaş olanları anlıyordu.

Elfida ne der gibi kafasını sallamıştı "şu anda ne olup bittiğini anlamaya çalışıyorsun dimi?" Dedi yaman.

Elfidanın kafasını iki eliylede tutmuştu ve kendi yüzüne yaklaştırıyordu. Elfida kafasını geriye doğru çekmişti yaman bunu anlayınca pekte itiraz etmedi "tamam. Bak eğer ki izin verirsen sandalye'de oturabilirsin yoksa hâlâ bu yerde sürünürsün" dedi. Elfida hayır anlamında başını sallamıştı. "Tamam kendin bilirsin" dedi yaman.

"Ne yapalım sen karar ver" dedi yaman. Elfida sadece hareketsiz kalmıştı. "Sen karar vermezsen ben veririm" dedi yaman "seni bu yerde süründürüm" dedi. Elfida'nın gene oturduğu yerde önünde ona eğilmişti "ee napalım sen karar ver diyorum yapmıyorsun belli ki ben vermem lazım Elfida hanım" dedi

Elfidanın başı dönüyordu tam kendinde bile değildi "biliylrum kendinde değilsin şu an ama birazdan hiç kendinde olmayacaksın uyanık olacaksın ama kendinde olmayacaksın" dedi ve elfidanın önünden kalkıp gitti.

Farklı bi odaya girmişti. Elinde şırınga'yla çıkmıştı içeriden hemde 2 tane şırıngayla. Elfidanın yanına doğru geliyordu. Yanına geldiğinde elfidanın yüzüne yakın çökmüştü.

Şırınganın 1 tanesinin iğnesi yoktu. Yaman elfidanın ağzına batırmıştı bantın içinden şırınga geçmişti ve içindeki tüm şeyi Elfida bilip bilmeden içmişti. "Bunu nereye yapsam acaba" dedi yaman. Şırıngayı yere bıraktı ve az önce girip çıktığı odaya bi daha girdi.

Çıkca elinde kocaman kare bi pamuk ve yarabandı vardı. Elfidanın yanına gelip geri önüne çöktü. "Elfida az bilgim var korkma" dedi ve şırngayı boğazına bi yere sapladıktan sonra pamuğu ve kocaman yarabandını iğne yaptığı yere bantladı.

Yaman elfidanın ağzındaki banti açar açmaz. Öksürmeye Başlamış "yaktı dimi boğazını" dedi yaman.

Elfida en sonunda dayanamayıp tekrar bayılmıştı. "Ya buda anca bayılıyo ya" dedi yaman "pişt Elfida" dedi yaman ve uyandırmaya çalıştı.

Elfidanın gözleri hafif açılıyordu. "Evet güzelim aç gözlerini" dedi yaman ve tekrar iki elini Elfidanın kafasına koydu. "Bi öpebilir miyim" dedi yaman ve elfidanın dudaklarına kendi dudaklarını yaklaştırdı ama Elfida buna izin vermedi. "Hayır bu kadar ileriye gitme" dedi Elfida kesik kesik baygın bi şekilde yamanın suratına bakıyordu.

Elfida fazla fazla öksürmeye devam ediyordu "boğazım yanıyo" dedi ökürerek."yanacak daha çok yanacak Elfida" dedi yaman.

"Amacın ne?" Diye sordu Elfida "seni elde etmek" dedi yaman "aslında biliyo musun beni çok kötü bi şeyden kurtardın" dedi Elfida "nası yani?" Diye sordu yaman şaşkınlıkla. Elfidanın hafif gözleri dolmuştu "beni evlendirecekler" dedi ve ellerini yüzüne koydu "ama bunları önemseme öyle bi şey olmayacak" dedi Elfida ve ellerini yüzden çekmişti "sırf bu yüzden bana acıyacaksan bilemiyorum" dedi.

"Ben sadece seni elde edicem Elfida" dedi yaman "anladım" dedi içirdiği ilaç şimdi etkisini göstermeye başlamıştı. Elfidanın yavaş yavaş kafası gitmeye başlıyordu. "Evet benimde tam olarak istediğim buydu" dedi yaman "senin kafa gitti iyice" dedi yaman.

Elfidanın belinden tutu.

Yamanın dudakları elfidanın boynunda geziniyordu "sen benimsin" dedi yaman. Elfida yavaş yavaş kendini yamanın kulağına yaklaştırıyordu "ben, sana, kendimi, öptürmem" dedi Elfida ve bunu tane tane söylemişti. "Seni öyle öperim ki sabaha kadar dersin ki yeter artık halim kalmadı" dedi yaman "bunu cidden bekliyorsan çok yanılıyorsun" dedi Elfida kısık bi sesle

"Ellerin ayakların bağlı. Yapamazsın" dedi yaman "öylede bi yaparım ki seni şurda bi gün pişman ettiririm bu bağlı elim ayağımla" dedi Elfida.

Yaman elfida'ya doğru yaklaşmaya başladı. Yaman ne kadar yaklaşsada Elfida o kadar uzaklaşıyordu. En son Elfidanın arkasında boşluk kalmamıştı ve yaman ona daha çok yaklaşmaya devam ediyordu "yaklaşma bana istediğini alamayacaksın" dedi Elfida "öylede bi alırım ki ruhun bile duymaz" dedi yaman.

"Benim senle bi işim yok" dedi yaman "ama benim senle var" dedi yaman "ben oyuncak değilim beni böyle kullanmamalısın" dedi Elfida "nası kullandığımın önemi mi var?" Dedi yaman "bana dokunma" dedi Elfida.

(1 gün sonra)

Elfida tek başına yerde oturuyordu hâlâ elleri ve ayakları bağlıydı ama ağzındaki bant yoktu.

Elfidanın olduğu yer ya büyük bi depoydu ya da büyük bi araba garajıydı.

Elfidanın sağında kalan kepenk açıldı. İçeriye yaman girmişti elinde bi şişe su vardı. Elfida ona bakmıyordu kafası hafif öne doğru bükük önüne bakıyordu.

Yaman Elfidanın yanına gelmişti ve önünde dizlerinin üstüne çömelip elfida'ya bakıyordu. "Sana su getirdim" dedi yaman ve elindeki suyu elfidanın sağına koydu.

"İçmem" dedi Elfida "niye kız sana getirdim işte" dedi yaman "içine bi şey atıp atmadığını nerden bilicem?" Dedi Elfida. Yaman hafif kıkırdadı. "Attığımı nerden çıkardın?" Dedi yaman "dün yaptığın ilaç" dedi Elfida "çok ağır geldi şuan hâlâ boynum ağrıyor hatta sırtım bile ağrıyo" dedi ve cümlesini bitirdi. "Küçük prenses'e nolmuş ya" dedi yaman dalga geçerek. "Dün sadece ilaç verdiğini hatırlıyorum daha bi şey hatırlamıyorum" dedi Elfida "bu gün bi tane daha yapabiliriz" dedi yaman.

"İzin veremem" dedi Elfida "niye canım bak çok güzel, akıllı bi kızs benziyorsun gayette verirsin" derken cebinden bi iğne daha çıkardı.

Tam Elfidaya batıracakken Elfida yamanın kolunu tutup yere doğru indirdi. "Bana bunu yaptırma" dedi Elfida ve yamanın elindeki iğneyi aldı ve geri oturdu.

Yaman yerde yatıyordu ve 4-5 saniye sonra kalktı ama hâlâ dizlerinin üstüne çömeliyordu. "Seni bi gün ellerime geçiricem Elfida" dedi yaman. Elfida başını Yamana çevirmişti "çok beklersin o bi günü" dedi Elfida ve başını geri önüne döndü. Yaman hızlı hareketle elfidanın tam yüzünün önüne karşı çömelmişti ve elfidanın yüzünden tutuyordu 2 eliyle. "Av'lanırken avcı olmaya çalışma Elfida" dedi yaman gözlerinin içine bakarak. Yaman ellerini Elfidanın başından bırakmıştı

"Benim senden hiç bi beklentim yok ama belli ediyorsun ki senin bende beklentilerin var hemde fazlasıyla, onları bende alamayacaksın" dedi Elfida "evet var o yüzden seni buraya getirdim, eğer böyle yapmaya devam edersen aç ve susuz kalmaya devam edersin" dedi yaman "senin yemeğini yemeğe ihtiyacım yok" dedi Elfida "belki'de vardır Elfida hanım" dedi yaman ve elfidanın elindeki iğneyi hemen bi refleksle almıştı.

"Benim elimden kurtulamayacaksın" dedi yaman ve ayağa kalktı "valla güzelim kendin tercih edersin sen cevap verirsin ben onu göre davranırım" dedi ve cebinden anahtar gibi bi şey çıkardı ve kepenk açıldı "hadi ben gidiyorum kendine iyi bak" dedi ve yaman arkasını dönüp gitti.

Dışarıya çıktı ve kepenk'i geri kapattı. 10-15 saniye sonra kepenk kapandı.

"Manyak bu adam yemin ederim ya" dedi Elfida "of belim çok ağrıyo ya bu nası ilaçmış" dedi Elfida.

Elfidanın gözleri dolmaya başlamıştı "wesley'i özledim ya" dedi Elfida kendi kendine ve başı öne doğru eğikti.

İyi ki üstündeki kıyafetler kalındı yoksa burda donardı.

3 gün sonra

(İpek'ler)

"Ya çıldırıcam bu çocuk nerde ya" dedi ipek evde dört dönmüştü kadın çıldırmak üzereydi. Elfidayı çok seviyordu.

Annesi ve babası ipek kadar uğraşmamıştı.

Şuan'a kadar 4 polise gitmişlerdi ama hâlâ Elfida ortalıkta yoktu. "Oğlum başka bi polise gidelim" dedi serpil" "valla bilmiyorum ama şehirde polis kalmadı bekleyin ben bi arayım" dedi ali ve aradı.

3 çalmadan sonra telefon açıldı "Alo" dedi Ali "alo 155 polis şikayetiniz nedir" dedi karşıdaki kişi "benim kuzenim 5 gün önce kaybolmuştu'da bulamıyoruz" dedi Ali "tamam en son nerde gördünüz acaba" dedi "en son onun doğum gününü kutlamak için bizim eve gelecekti gelmedi o gün bi daha'da zaten görmedik" dedi Ali "tamam o kaybolan çocuğun adını alabilir miyim?" Dedi "Elfida gökbayçevik" dedi Ali "tamam peki en son üstünde ne giydiğini gördünüz mü?" Diye sordu "hayır görmedim" "yaşı kaç?" Diye sordu "valla bilmiyorum ama 13-14 bi şey olması lazım" dedi Ali.

"tamam bana nası göründüğünden bahseder misiniz?" Dedi "kahverengi saçlı böyle kahküle benzer saçı var önünde, ne boyu kısa nede uzun, beyaz ayakkabı giyiyo, orta boy saçları var, biraz beyaz tenli öyle bişey" dedi "tamam ee ben size bi adres atıcam oraya gelin biz gerekenleri yapıcaz" dedi "şimdi mi gelelim acaba" diye sordu Ali "evet şimdi gelebilirsiniz" dedi "tamam geliyoruz" dedi Ali "görüşmek üzere" dedi kadın "görüşmek üzere kolay gelsin" dedi Ali ve telefonu kapattı.

"Konum atacakmış oraya gideceğiz" dedi Ali "tamam hemen gidelim" dedi ipek. Ali konumu açtı ve ayağa kalktı "hadi gidelim konumu attı" ve herkes ayaklanıp evden çıktı.

(Adliyede)

"Kızın fotoğrafı var mı?" diye sordu polis "var" dedi ipek ve telefonunu açıp Elfidanın olduğu bi fotoğraf gösterdi ve polis baktı "bu fotoğrafı bize atın biz bunun çıktısını alalım" dedi polis.

(5 dakika sonra)

"Tamam biz bi delil bulursak size her detayına kadar haber veririz içinizi rahat tutun" dedi polis. Vedalaştıktan sonra eve gittiler.

(Depo)

Yaman artık elfidayı sandalye'ye başlamıştı.

"Sıkılmadın mı ya?" Dedi yaman Elfidanın başında ayakta duruyordu. Yaman elfida'ya doğru yaklaştı ve önünde çömeldi. Yaman yüzünü Elfidanın yüzüne doğru yaklaştırıyordu, fazlaca yaklaştığında "istemiyorum" dedi Elfida. "Bence gayette istiyorsun" dedi yaman "yaklaşma bana" dedi Elfida ama yaman tam tersini yapıyordu.

Elfida yüzünü sağa doğru çevirmişti. Yaman elfidanın yüzünü eliyle tutmuştu. "Neden ısrarcısın" dedi yaman "iyi misin istemiyorum diyorum git diyorum anlamıyo musun?" Diye sordu Elfida sakince.

Yaman ceplerinden iki tane iğne çıkarmıştı "ikiye mi geçtik bu sefer?" Diye sordu Elfida "ben hep bunu istiyorum" dedi yaman ve elfidanın bacaklarına iğneyi yapmıştı.

İğneyi yapınca yüzü kıpkırmızı olmuştu "çok kötüyüm nolur bi şey yapma" dedi Elfida ve bağlandığı için acıdan kıvranamıyordu bile.

Sadece başını geriye doğru yaslamıştı ve sıkı sıkı dişlerini sıkıyordu. "Çok acıyo dimi?" Dedi yaman. Elfida acıdan ve uyuşukluktan bacaklarını kırmaştıramıyordu bile.

"A abi çok acıyo ya" dedi Elfida ve artık dayanamayıp bayılmıştı ve sandalyeyle birlikte arkaya doğru yere yapışmıştı.

5-6 saniye sonra geri ayılmıştı. Yerde sandalye'yle birlikte kıvranıyordu. "Çok mu acıyo" dedi yaman "hepsi senin bu anlamazlığından" dedi elfida ve yerde kıvranmaya devam ediyordu "damarlarımı mı patlattın? Çok acıyo ya" dedi Elfida ve yaman elfidanın yanına doğru gitti ve dizlerinin üzerine çömeldi.

Elfidanın yüzüne doğru gelen saçlarını çekmişti "uslu durmanı tavsiye ederim" dedi yaman "ya ne diyosun burda acıdan ölüyorum görmüyor musun" dedi Elfida "geçer merak etme. Bak mesela benim yaptıklarıma ters bi şey yapmazsan hiçbirşey olmaz Elfida" dedi yaman "ya manyak be adam. Ben sana kendimi öptürmem bunu aklından sil" "bende sana huzur vermem hadi bakalım" dedi yaman ve ayağa kalktı. Kepenk'i açıp dışarıya gitti ve geri kepenk'i kapattı

"Yarınları göremeyeceksin" dedi Elfida ve kendisine bağlanan halatı çıkardı. Sandalyeden kurtulmuştu, sıra elleri ve ayaklarındaydı. İlk ellerini açacaktı. Yaman halatı düğme yapmıştı iki tane açılması zor gibi görünsede Elfida düğümleri kolay açardı. İlk düğümü zorlanarak açmıştı. İkinci düğümü kolayca açmıştı.

Hemen ardından halatı uzağa doğru yere atmıştı. Ayağındaki bant kolaydı tırnağını geçirip açmıştı. Onuda top haline getirip uzağa doğru atmıştı.

Ayağa kalkmak istediğinde sendelemişti ve yere geri düşmüştü "kalkamayacak mıyım" dedi Elfida kendi kendine. Bi daha kalmaya çalışınca zoraki olsa'da kalmıştı.

Sandalyeyi kaldırmıştı. Sırtını yaslama yerinden tutup yürüyordu. Deponun kepenk yerine en uzak yerine koymuştu sandalye'yi.

Tam oturacakken dayanamayıp yere düşmüştü. Kolunu sandalye'nin üstüne koydu ve ağlamaya başlamıştı. Sesi pek çıkmıyordu ama ağlıyordu. Kim bilir gözünden kaç yaş damla damlamıştı.

1 dakika boyunca ağladıktan sonra kafasını kaldırmıştı. Hırkasına göz yaşlarını silip tekrar ayağa kalktı. Bu sefer sandalye'ye oturmuştu.

Kepenk'e arkası dönüktü. Yaman içeriye girince yüzünü görmemek için oraya koymuştu.

Sandalye'ye sırtını yaslamıştı ve tam karşısında Yaman karan Atalar yazıyordu "seni yaşatmayacağım Yaman karan Atalar" dedi Elfida.

Off çok acıyo ya" dedi Elfida ve hâlâ acıdan kıvranıyordu sandalye'de.

(10 dakika sonra)

Yavaş yavaş kepenk geri açılıyordu. Yaman elfidayı görünce yüzünde gülümseme olmuştu. Elfidanın yanına gelmişti.

Tam karşısına geçtiğinde ellerinde ve ayaklarında halat ve bant olmadığını görmüştü. "Nası açtın sen bunları?" Diye sordu yaman "el diye bi şey var" dedi Elfida ve asla yamanın suratına bakmıyordu.

"Bi kaç gün sonra arkadaşlarım gelicek onlarda aynı benim gibi iyi anlaş onlarla" dedi yaman "ben daha senle anlaşamıyorum onlarla nası anlaşıcam" dedi Elfida "kötü insanlar değildir iyiler" dedi yaman "anlaşabileceğimizi düşünmüyorum" dedi Elfida sağ kolunu öne doğru uzatın sol koluyla onu tutuyordu.

"Bence gelmese daha iyi bi ten sen zaten yetiyorsun" dedi Elfida "bana ziyarete geliyolar" dedi yaman ve Elfida sessiz kaldı. "Tamam hadi ne istersen onu yapıcam" dedi yaman "sence ne istediğim apaçık ortada görmüyor musun" dedi Elfida sinirlenerek "görmüyorum ben senin ağzından duymak istiyorum" dedi yaman sırıtarak "bırak beni benim senle bi işim yok seninde benle bi işin olamaz bunu anla. Yani benim senden istediğim şey şu anda beni bırakman" dedi Elfida "hee yok onu yapamam maalesef" dedi yaman.

"Hastaneye götür bacaklarım çok acıyo" dedi Elfida bu seferde "dışarı çıkma dışında istediğin bi şeyi yapabilirim yoksa yapamam" dedi yaman "iyi istediğim bi şey yok o zaman" dedi Elfida ve 1-2 saniye sonra devam etti "ya da. Şu iğneleri yapma çok ağır geliyo bayılıyorum. Bu sefer ikisini birden yaptın çok acıyo bacaklarım" dedi Elfida "tek istediğin şey iğne mi?" Dedi yaman "evet bi zahmet yapma bu arada o ilk gün yaptığın iğne hâlâ acıyo" dedi elfida "5 ilacı karıştırıp birden yapıyorum o yüzden ağır geliyo" dedi yaman "tamam bi daha yapma o zaman" dedi hafif başını yaman'a çevirdi ama suratına bakmadı bile ve geri kafasını önüne çevirdi.

"Ne yapmayı planlıyosun?" Diye sordu yaman "halay çekmeyi planlıyorum" dedi Elfida dalga geçerek ama yüzündeki o ifade hiç değişmiyordu.

"Hâlâ acısı gecmiyo ne koydun bu ilacın içine" dedi Elfida yüzünü buruşturarak "senin anlamayacağın herşeyi koydum" ve yaman bi kaç saniye duraksayıp devam etti "hem ağrıyıp hem acıyıp hemde uyuşması lazım sen ordan buraya nası geldin" dedi yaman "aha bu sandalyenin burası varya" sandalyenin sırt yaşlanma yerini gösterdi ve yamanın suratına bakıyordu bu sefer "buna tutundum biraz sürüne sürüne birazda yürüyerek buraya geldim. Oldu mu" dedi Elfida sinirlenmişti ama belli etmemeye çalışıyordu "peki niye buraya gelip oturdun?" Dedi yaman alaycı bi sesle "o kepenk açıldıktan sonra sen içeriye girince o suratını görmemek için" dedi Elfida "niye ney varmış suratımda?" Dedi yaman "ne var biliyon mu?" Dedi Elfida "bilmiyorum söyle bakalım" dedi yaman dalga geçerek "meymenetsiz bi surat varda o yüzden" dedi Elfida "hasbinallah kızım sen bana bela mı geldin ya" dedi yaman.

(1 gün sonra)

(İpek'ler)

"Noldu memur bey yiğenimi buldunuz mu?" Dedi ipek ağlamaklı bi sesi vardı "maalesef hiç bi şekilde elimizde bi delil ne bi iz nede bi başka bi şey bulabildik" dedi polis sesinde pişmanlık ve üztüntü sesi vardı.

İpek elini yüzüne koyup ağlamaya başladı. "Bu kızın ailesinin evinde kamera Felan bi şey var mı oralardan bi şey bulabiliriz." dedi polis "teyzeni ara Ali" dedi. Ali cebinden telefonunu çıkarıp selda'yı aradı "alo teyze nasılsın" dedi Ali "iyi olmaya çalışıyoruz oğlum siz nasılsınız" "bizde aynıyız ya şey sizin evde kamera var mı?" Diye sordu Ali "var" dedi selda kendinden emin bi şekilde. "Tamam o Elfidanın kaybolduğu günün tüm kayıtlarını atar mısın?" Dedi Ali "valla onu biz bilgisayar'dan izliyoruz telefona nası atıldığını bilmiyorum" dedi selda "tamam teyze görüşürüz" dedi Ali ve telefonu kapattı. "Varmıymış acaba?" Diye sordu polis "varmışta kayıtları nası atacağını bilmiyormuş" dedi Ali üzgün bi şekilde "o zaman evine biz gideriz şu anda gidelim o kayıtları izleyelim belki üç beş bi şey buluruz" dedi.

İpek'ler kendi arabalarına polislerde kendi arabalarına bindi.

Seldaların evine geldiğinde kapıyı çaldı. Evin kapısını Selda açmıştı "buyrun" dedi selda "kayıtları izliyeceğiz" dedi polis "tabi geçin" dedi eve polis ve ipek'ler girmişti. Tam 3 polis gitmişlerdi eve.

"Evet nerden izliyeceğiz" dedi polis. "Beni takip edin" dedi selda ve elfidanın odasına girdiler. Çalışma masasının üstündeki laptop'u açtı. Bi kaç yere girip elfidanın kaybolduğu günün videosunu açtı.

Sabah saat 8'di elfidanın odasından bi ses geliyordu.

Elfida 2-3 dakika sonra odadan çıkmıştı. Komodine bi kağıt parçası bırakıp evden çıkmıştı.

Ve videoyu biraz daha ilerlettiğinde Selda o kağıdı alıp okuyup çöpe atıyordu "ne yazıyordu o kağıtta?" Diye sordu bi polis. "Teyzemlerdeyim merak etmeyin yazıyordu" dedi selda. "Bize gelmedi polis bey" dedi ipek "demek ki yolda biri görüp bu kızı kaçırdı ya da kendini bi yere gitti" dedi polis "kendi gidemez polis bey biri kaçırmıştır yeğenim'' dedi ipek "bilemezsiniz ipek hanım belki de kendi rızasıyla gitti ya da kaçırdılar" dedi polis

İpek yeniden sessiz bi şekilde ağlıyordu. "Tamam biz araştırma yapmaya devam edeceğiz bi haber olursa size haber veririz" dedi polis "tamam polis bey" dedi ipek ve polisler ve ipeklerde evden gitmişti.

(3 gün sonra)

(Depo)

Yaman'ın arkadaşları geleli 3 gün olmuştu. 3. Günde bi anlaşmazlık sayesinde kavga ediyolardı. Sadece Elfidanın kaçırılıp durduğu depoyu almak için kavga ediyolardı.

Elfidanın yeniden eli ve ayakları bağlıydı. Sandalye'ye tekrar oturtmuşlardı. Bacakların sandalye'ye bağlamışlardı. Ağzı bantlı değildi bu sefer.

Elfida artık burda kalmaya dayanamıyordu. Yine iyi az olsun yemek veriyolardı su'da veriyolardı. Elfida mecburen onları yiyip içmek zorunda'ydı.

Arada bi lavabo ihtiyacınıda karşılıyolardı. Elfida hasta olucam diye korkuyordu.

Depo resmen bomboş olduğu için ses çok yankılanıyordu. Elfida sadece başını hafif öne eğmiş susup oturuyordu.

Yaman Elfidanın önüne geçip dizlerinin üstüne çömeliyordu ve elfida'ya bu şeyler anlatıyordu ama Elfida sesten dolayı hiçbirşey anlamıyordu.

(Bu arkadaşlarının isimleri birisi Korkut birisi Batur)

Korkut batur'u kızdıracak bi şey söylemişti ve yanda küçük bi sehpada duran içki şişesini eline alıp korkutan kafasına geçirecekken Korkut eliyle kenara itmişti. Şişe elfidanın yüzünün tam ortasında patlatmıştı.

Şişe bamm diye kırılmıştı. Ve cam parçaları elfidanın kucağında kalmıştı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.