İçeriden babamın bağırış sesleri geliyordu, şöyle dediğini duydum "yarın olsun ona ben gösteririm" diyordu acaba biriyle mi kavga etmişti zaten pek ailemle anlaşabilen biri değildim bide bununla uğraşacaktım.
Ya davalık olursa babam ya suçlu olmasından hapise girerse.
Korkunun üstüne bide panik olmuştum. Saat 11 olmuştu bunları düşünürken son bir kez saçlarımı tarayıp yatacaktım.
Çekmecemden tarağımı aldım ve aynamın önüne geçtim yere oturdum ve saçlarımı ikiye ayırdım. İlk başta sol tarafı sonrada sağ tarafını taradım ve ördüm en sonunda'da.
Ayağa kalkıp tarağımı geri çekmeceme koydum ve ışığı kapattım yatağımın yorganını açtım ve yattım. Aradan 2-3 dakika geçmesine rağmen hala uyuyamamıştım önceden olsa 1 dakika belki'de daha kısa bi sürede uyurdum hemen. Arkamı dönüp yattım 1-2 dakika ve yine uyuyamamıştım.
Annemin içerden "Elfida biz yatıyoruz" dediğini duydum "tamam" dedim
Geri uyumaya çalıştığımda bu sefer uyumuştum.
Geri uyanmıştım bi anda etraf karanlıktı, penceremin tam karşısında ay'ın ışığı yansıyordu.
Üstümdeki yorganı açtım. Belki ilk defa rüya görmüyordum. Boğazım boynum hep terlemekten su olmuştu az kıyafetlerime'de geçmişti.
Yatağın üstünde bi kaç saniye oturdum banyo'ya gitmek için ayağa kaltım 1-2 adım attıktan sonra kapıyı açtığım gibi bı yaratık üstüme atladı. Bu rüyamda gördüğüm o canavardı. Lacivert pelerini vardı.
Odaya girdiği gibi üstüme atlamıştı zaten korktuğum için yakasından tutup onu kendimden uzaklaştırmaya çalışıyordum. Oda benim kollarımdan tutuyordu.
O kadar güçlüydü ki ne yapsam gitmiyordu. Yüzünü göremiyordum sadece simsiyah bi şey görüyordum. Kollarımdan beni sımsıkı tutuyordu ben onu kendimden uzaklaştırmaya çalışıyordum ama o bana daha çok yaklaşmaya çalışıyordu.
Ne yaptığını anlayamıyordum sadece beni kollarımdan tutup sıkıyordu. O kadar korkuyordum ki artık pes edecektim onunla savaşmayı.
"Sen benimsin Elfida" dedi bir anda ve artık kollarımı ondan bıraktım ve kafamı yere koymuştum.
"Demek bana karşı pes ettin" dedi o canavar ve ürkütücü sesiyle.
Ellerinde siyah bi eldiven vardı. Teni hiç gözükmeyecek şekilde kıyafet kapalıydı.
Tek elini boynuma geçirip beni kendi yüzüne yaklaştırmıştı. "Daha seninle çok işim var Elfida gökbayçevik" dedi o boğuk canavar sesiyle.
"Sakın oraya gitme" dedi canavar. Ona garipseyen bi bakış attım. "Sen beni mi koruyosun?" Diye sordum. Ama cevap vermedi sadece arkasına geri baktı. "Eğer benim sözüme inanıyorsan oraya gitme" dedi "tamam gitmem bunun için mi benim üstüme çıktın?" Diye sordum "ben sadece seni alt edicem" dedi bana .
o zaman beni sadece alt ediceksen neden üzerime çıktın?
Eli hâlâ boynumdaydı onun sayesinde yere pek uzanmıyordum ve pekte sırtım yere değmiyordu.
Kafamı sol tarafıma döndüm ve pencereden ışık açan ay'a baktım parlıyordu.
"Bu gün pek odandan çıkma" dedi bana bakarak ve garipseyen bi bakış attım ona "neden?" Diye sordum "canının yanmasını istemiyorsan çıkma" dedi bana bakarak "tamam çıkmam" dedim
"Üstümden çıkacak mısın?" Diye sordum eli hâlâ boynumdaydı. Canavar önüne döndü "senin çıkarma" dedi.
Ve bi kaç saniye bekledi.
"Tamam kalkabilirsin" dedi ve elfidanın üstünden kalktı. Elfida'da canavar'a dönük olacak şekilde kalmıştı.
Canavar kapıyı kapattı.