Gece İstanbul’un üzerine karanlık bir perde gibi çökmüştü. Defne, Aras’ın yanında ama hâlâ düşmanlarının tehdidi altında olduğunu biliyordu. Önceki gün yaşadıkları, onun içindeki korku ve çaresizlik duygusunu derinleştirmişti. Ancak artık geri dönüş yoktu; bir çıkış yolu bulmak zorundaydı.— “Hazır mısın?” diye sordu Aras, sessiz adımlarla Defne’ye yaklaşıp gözlerini kilitleyerek.— “Evet,” dedi Defne, dudakları titreyerek ama gözlerinde kararlılık vardı. “Ama korkuyorum, Aras.”Aras başını hafifçe salladı:— “Korkmak normal. Ama korku seni durduramaz. Ben yanındayım, birlikte çıkacağız.”İkili sessizce odadan çıktılar. Koridor karanlıktı, sadece duvardaki tek bir ışık aralıklarıyla yanıp sönüyordu. Defne her adımda kalbinin göğsünü delip çıkacak gibi attığını hissediyordu.— “Orada bir kamera var,” dedi Aras, işaret ederek duvara yaslanmış küçük bir mercek. “Bunu geçmemiz gerekiyor.”Defne dudaklarını ısırdı ve sessizce ilerledi. Aras hızlı bir hamleyle kamerayı geçici olarak devre dışı bıraktı ve ikili ilerlemeye devam etti.Tam o anda koridorun köşesinden bir ses geldi.— “Onları yakalayın!”Düşmanlardan biri onları fark etmişti. Defne irkildi. Aras hemen bir kolunu onun omzuna koydu, sesi sakin ama sert:— “Koş! Sadece kaç!”İkili hızlı adımlarla ilerledi, köşeyi döndüler. Koridor dar, tuzaklarla doluydu. Defne bir an tökezledi ama Aras onu yakaladı, birlikte hızla ilerlediler.— “Bu kapıdan çıkabiliriz,” dedi Aras, eski bir metal kapıya yönelerek. “Ama açmak için biraz zaman lazım.”Defne nefes nefese kaldı, ellerini göğsüne bastı:— “Hadi, hızlı ol!”Aras kapıyı açarken, düşmanların ayak sesleri arkalarından geliyordu. Defne korkuyla Aras’a baktı:— “Beni bırakma!”— “Asla bırakmam,” dedi Aras, sesi kararlı.Kapıyı açtıklarında, ikili kendilerini eski bir garajda buldu. Dışarıya açılan bir yük asansörü vardı. Aras hızlıca kontrol etti, ama tel örgüler ve güvenlik sistemleri vardı. Defne’nin içi kıpır kıpır oldu.— “Yardım edebilirim mi?” diye sordu Defne.— “Sen burada bekle, ben kontrol edeceğim,” dedi Aras.Aras asansörün kontrol paneline yöneldi, kısa bir süre uğraştıktan sonra kapıları açıldı. Defne derin bir nefes aldı ve adım attı. Ancak o anda düşmanlardan biri onları fark etti ve silahını çekti.— “Durun!” diye bağırdı adam.Aras hızlı bir hamleyle Defne’yi çekip gölgelere sakladı. Adam silahını ateşledi ama kurşun duvara çarptı. Defne’nin kalbi göğsünden fırlayacak gibi attı.— “Kaç, şimdi!” dedi Aras.Defne, korku ve adrenalinin karışımıyla asansöre yöneldi. Aras arkada duruyor, düşmanı oyalıyordu. Asansörün kapısı kapandı ve yukarı doğru hareket etmeye başladı. Defne nefes nefese, ellerini göğsüne bastı, ama bir yandan da kaçış planını düşünüyordu.Asansör yukarı çıktıkça dışarıdan gelen ışıklar ve gölgeler hızla geçiyordu. Defne bir an olsun durmadı, Aras’ın sözlerini aklından çıkarmadı:— “Korku seni durduramaz.”Kapı açıldığında, ikili kendilerini gece karanlığında, boş bir otoparkta buldu. Arabalar ve garaj kapıları sessizdi, ama tehlike hâlâ yakındaydı. Aras hızla Defne’nin elini tuttu:— “Hadi, araca binelim. Hedefimiz güvenli bir nokta.”Defne başını salladı. Arabaya bindiklerinde, Aras motoru çalıştırdı. Düşmanların peşlerinden gelebileceğini biliyorlardı, bu yüzden hızla uzaklaşmaları gerekiyordu.— “Nereye gidiyoruz?” diye sordu Defne, hâlâ nefes nefese.— “Güvenli bir yere. Orada plan yapacağız ve onları atlatacağız,” dedi Aras.Yol boyunca ikili sessizdi ama içlerindeki gerilim hissi öylesine yoğundu ki kelimelere ihtiyaç duymuyorlardı. Defne, Aras’ın kararlılığına bakarak bir nebze rahatladı. Ancak düşmanların bir sonraki hamlesi hâlâ belirsizdi.— “Onlar pes etmeyecek, biliyorum,” dedi Defne sonunda.— “Biliyorum,” dedi Aras. “Ama biz daha hızlıyız. Stratejimizi doğru uygularsak kazanırız.”Aras arabayı terk edilmiş bir depoya sürdü. İçerisi geniş, loş ışıklı ve sessizdi. İkili kısa bir süre nefeslerini topladı. Defne dizlerinin üzerine oturdu, ellerini yüzüne kapadı.— “Bu… gerçekten bitmedi, değil mi?” diye fısıldadı.— “Hayır. Ama birlikteyiz, ve bu yeterli,” dedi Aras.Depoda kısa bir sessizlik oldu. Dışarıdan gelen uzak ayak sesleri ve sirenler, ikilinin hâlâ tehlikede olduğunu hatırlatıyordu. Ama artık ikisi de biliyordu: birlikte plan yapacak, birlikte hareket edecek ve birlikte hayatta kalacaklardı.Defne, Aras’a baktı ve sessizce bir söz verdi:— “Artık korkmuyorum… Seninle birlikteyim.”Aras hafifçe gülümsedi, gözlerindeki sertlik yumuşadı.— “İşte bunu duymak yeterli. Şimdi plan yapalım ve onları alt edelim.”Ve gece boyunca, iki insan karanlığın ortasında, düşmanlarından kaçarken, güven ve kararlılıkla hayatta kalma planları yapmaya devam etti.
Bölüm 7
Kaçışın son perdesi
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.