İçeriğe geç

Karanlık

Bölüm 2 · 4 dk okuma

Karanlık

Bölüm 2

2

Sabahın ilk ışıklarıyla kalktım , üzerimi giyinip hemen aşağıya mutfağa gittim ama abim her zamanki gibi döktürmüştü , abimin yangından öptükten sonra hemen sonraya oturdum bilirsiniz ki ben aç insanım her an her yerde aç olabilirim ama Allah'tan metabolizmam hızlı çalışıyor ,buna dayanaraktan hızlıca yemeğe başladım beni düşüncelerimden ayıran ise abimin sözleriydi;

"Yine onları arıyacakmısın, güneş"

"kimi"

"Aileni diyorum , heryılki gibi bu yılda arayacakmısın"

"Belki"

"Güneş bak eyer bugün istiyorsan birlikte araştıralım "

" Yok abi , saol artık istemiyorum hem "

"Peki sen bilirsin"

"Neyse hadi ben kaçtım,işe geç kalıyorum"

"Yeseydin biraz daha"

"Yedim o kadar ,karnımda yer kalamdı abi ellerine kollarına sağlık "

"Hadi ordan "

Evden hüzünlü bir şekilde çıktıktan sonra hastaneye doğru yol aldım . Bugün otobüse binmeyecektim sadece yürümek istiyordum . Bugün herzamanki gibi değildi ,içimdeki acının kalbime saplanmasıydı, aynıydı hiç değişmemişti hiç iyleşmemişti o yara, ne kadar kabuk bağlasada yeniden soyuldu yeniden kanadıyordu. Bu gün yetimhaneden ailemin beni aldığı gün o küçücük minik bedenim, bu tarihte yara almıştı ama bilmiyordu . Hep bu gün bu zamanda bir iz ,bir ipucu,onları bulmak istedim birkere olsun sormak istedim neden demek istedim ,sadece neden , belkide affedilecek bir bahaneleri vardır dedim kendime belkide yoktu...

Ama artık istemiyorum affedemiyorum, belkide gerçekten istemiyorlardı beni, buna alışsam iyi olurdu belki böylesi daha iyi belki de böyle olmalıydı karanlık ve acı...

Hastaneye girdiğimde o herzamanki koku burnuma doldu , tuaf gelecek bana kötü gelmiyor , arkamdan sılanın günaydın demesiyle ona döndüm

"Günaydınn"

"Günaydınn sılaa"

"Al bakalım doktor hanım sana çay aldım"

"Sıla artık doktor hanım demesen mi acaba yakında sende bir doktor olacaksın ya hani"

"Off napayım güneş ya, hoşuma gidiyor "

"Tamam öyle olsun canım benim,ben yukarıya çıkıyorum gelirsin sende "

" Tamam bende birazdan geliyorum bi aşağıda işim var "

"Tamam canım"

Odama doğru ilerlerken bi anlık baş ağrısıyla sendelendim bu gün ilacımı almayı da unutmuştum. Bu ilaca bağlı kalmıştım resmen , 17 yaşımda yaşadığımız kazada ben de o arabanın içindeydim ki kafama darbe almam sonucunda bazı hafıza kayıpları yaşadım ve geçmişimle alakalı bazı şeyler hala yarım .

17 yaşımda bir arkadaşımı kaybettim daha doğrusu benim için arkadaş sayılmazdı kendisi ona karşı farklı şeyler hissediyordum ama nedenini bilmediğim daha doğrusu hatırlayamadığım bir sebebten ötürü kaybettim ne kadar acı değil mi ,bende onunla birlikte yarım kaldım .Bazen kendime kızıyorum nasıl olur da onu hatırlayamıyorum, onunla alakalı hiçbirsey dahi bilmiyorum, ziyaret edebiliyorum sadece,sadece bana ondan kalan hislerim ve Sadece kocaman bir mezar var.

Odama girdiğimde kabanımı çıkartıp önlüğümü giyindim , masamda duran dr. Güneş Arslan yazısına, uzun uzun baktım ve dosyaları karıştırmaya başladım dün acilden gelen hastanın bazı konturollerini yapmam gerekiyordu. Hastanın odasına girdiğimde uyuyordu konturollerini ve açlarını damar yolundan verip çıktım. Kapıdan çıkmamla birlikte karşıma sarışın bir kız çıktı.

"Abim ,abim iyi olacak mı ?,ne zaman uyanacak?"

Evet dün de bu kızı yoğun bakımdan çıktığımda görmüştüm , o zamanda çok endişeliydi hemen cevap verdim.

" Abinizin durumu gayet iyi , yakında da kendine gelecektir ama ona birazcık zaman vermelisiniz "

"Teşekkür ederim, peki onu görebilirmiyim"

"Tabiki, ama lütfen sadece beş dakika"

"Çok saolun doktor hanım "

"Geçmiş olsun"

Kız gerçekten çok tatlıydı ,abisi içinde endişeli olduğu yüzünden belliydi ,onu anlayabiliyordum hayatta çoğu şeyle mücadele ettim ama sevdiklerimi kaybetme korkusu, çok korkunçtu bu yüzden hasta yakınlarıyla fazla konuşmayı sevmem ,bundan kaçınırım . Bu işte ne kadar yeni de olsam çok gördüm umutlu bekleyişlerin yerini hüzün kapladığını o konuşma , o dakikalar ,insanlar bi umutla seni dinlerken ki o ağzından çıkan acı sözler ,kalbimi acıtıyor .İnsanların feryatlarına mı yoksa hayalleri yarım kalan o insana mı üzeleyim, ama bunlar hayatın gerçekleri doğarsın ,büyürsün ,ve ölürsün . Hayatın çok ince bir çizgide, varoluşla yokoluş arasında ince bir çizgi ,yarım kalan bir hikaye gibi

Odama gittiğimde sılanında odada olduğunu gördüm sıla demişken, sıla son sınıf öğrencisi bu hastanede staj görevinde çalışıyor çok iyi bir doktor olacağına inanıyorum. Kendisini çok severim çok enerjik ve iyi niyetli bir kızdır . Ve kendisiyle çokta yakınızdır.

"Sıla hanımda burdaymış"

"Bak vallaha sinirlerim çok bozuk"

"Ne oldu kız"

"Acilde bir hasta yakını ile tartıştım"

Dosyalarımı incelemeye başladım tekrardan bunlar ,hergün ki olaylardı ama sıla fazla takıyordu o ayrı mesele inşallah alışacak.

"Konu neydi"

"Off boşver Allah aşkına ya"

"Hem ben bugün çok mutluyum, kimse morelimi bozamaz"

"Neymiş bu mutluluğun kaynağı yarın tatil tabiki yatıp uyuyacağım ve kalmayacağım"

"Ahahaha sen ciddi misin bende biş-"

"Yaa öyle deme ,mutluyum işte sende mutlu olmalısın bence"

"Yok ben almiyim saol"

Dosyaları incelerken bir telefon geldi ,ama bilmediğim bir numara olduğu için açmadım . Son hasta konturollerimide bittikten sonra ,hastaneden çıktım ve abimin evine doğru yol aldım telefonu çıkartıp abimi arayacakeken telefon geldi aynı numara olduğunu anladım sonu 4411ile bitiyordu telefonu bu sefer merak edip açtım.

"Aloo"

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.