İçeriğe geç

KARANLIĞIN SIRRI

Bölüm 4 · 2 dk okuma

KARANLIĞIN SIRRI

Bölüm 4

GERÇEKLER (ölüm var)

Kraliyetin içi berbat görünüyordu, bazı yerler kırılmıştı, korkuyordu fakat içindeki merak duygusu korkuyo bastırıyor her adımda merak duygusu artıyordu.

Düşmanları yerini tespit etmiş yola koyulmuşlardı. Herşeyin ilk başladığı odanın önünde duruyordu felaketin ta kendisi...

Kraliyetin diğer odalarından daha kötü görnüyordu, mor sıvı olduğu yerleri eritmişti, yerde kocaman bir patlama izi vardı yerdeki izleri gördükçe anıları canlanıyordu, hatırlamadığı hatıralar.

Evindeydi fakat içinde tuhaf bir his vardı, birine zarar verecek ya da savaş çıkacaktı, yanılmamıştı düşmanları kraliyet çoktan ulaşmışlar ve içeri girmişlerdi.

Davina odanın içine girdikçe anne ve babaının resimleri olduğunu görmüştü, yerde zincirler vardı paslanmışlardı, bazıları ermişti. Beşiğim ne güzelmiş diye düşündü, beşiğinin bazı parçaları vardı fakat hala güzel görünüyordu.

Düşmanları olduğu odayı bulmuşlar ve içeri girmişlerdi, olduğu odanın önünde duruyorlardı, Davina hissetmişti ama tepki vermemişti öylece duruyor gelecek saldırıyı bekliyordu.

Tahmin ettiği şey gerçekleşmiş ve saldırıya geçmişlerdi,

kıvrak bir hareket ile ilk saldıran kaçmıştı, odayı hemen terk etmek için aralarından kaçmış aşağıya inmişti.

Düşmanları arkasından gelirken, Davina'nın kolları sonra ayakları hissizleşmişti, yere çökmüş harekt edemiyordu, düşmanları bu fırsatı değerlendirip üstüne atılmışlardı.

Atıldıkları sırada vücudundan yayılan yeşil bir ışık düşmlarını geriye savurmuş, onları kör edercesine bir ışıl hüzmesi yayılmıştı, havada süzülmeye başladığında düşmanları olayın farkına vardıklarında kaçmak için çalışsalarda görünmez bir duvar bu eylemi durduyordu.

Düşmanlarının beynini yıkamış sadece ona itaat etmelerini bekleyene kadar öylece durmuşlardı, artık hepsi Davina'nın kontrolü deydi -ÖLÜM ALARMI- Davina hepsine kendi boğazlarını kesmeleri için emir vermişti, bu emire karşı gelemediler, kendi boğazlarını keserek, hepsi kendi yaşamına son vermişlerdi.

Oluk oluk kan boşalıyordu boğazlarından, lanetli kız kendine geldiğinde bunu nasıl yaptığına şaşmıştı, yerde 17 cansız beden duruyordu, yerde kan gölü oluşmuştu

Kollarını sıvadığında bir siyahlık olduğunu fark etmişti, anne ve babasının üzerinde denedikleri ilaç her gücünü kullandığında bedeni çürüyordu, bu onun için kötü bir haberdi gücünü daha kullanmayı bilmiyor bu da onda istemeden de olsa çürükler çıkartacaktı.

Davina her ne kadar düşmanlarını öldürse de bundan mutlu olmayan biri vardı, düşmanlarının başı babasının ölümünün ardından GÖLGE ismiyle tahta çıkmıştı Dusan, bu haber ile kızın güçlerinin sınırını bilmemesi işini zorlaştırıyordu.

Yardımcısı gelip askerlerinin öldüğünü haberini vermek için yanına gelmişti " Efendim, askerlerimiz lanetli kız öldürmüş " Dusan zaten sinirliydi bu haber onu daha çok harlamıştı ve emir verdi " BİLMEDİĞİMİ SANIYORSUN APTAL ŞİMDİ GİT VE BANA BİLGİ ADAMI ÇAĞIR BİR DAHA GÖZÜME GÖZÜKME " yardımıcısı acele bir şekilde hemen ana salondan çıkmıştı.

Bilge adam gelmişti " Beni emretmişiniz efendim " Dusan sinirli bir şekilde konuştu " BU KIZ DA NEYİN NESİ KAÇ YIL HAZIRLANAN ASKERLERİMİ NASIL ÖLDÜRDÜ BANA BİR AÇIKLAMA YAP " Bilge adam hemen konuştu " Efendim kızın güçleri bir lanet bunu ortadan nasıl kaldırırız hiçbir bilge adam bilemez fakat kız güçlerini kullandıkça zaten kendi kendine ölücektir " Dusan mutlu olmuştu ilacın etkisi olmalı diye düşünüyordu bütün emri altındaki komutanlara geri çekilme ve bir süre bekleme emri verdi

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.