İçeriğe geç

KARANLIĞIN SIRRI

Bölüm 3 · 2 dk okuma

KARANLIĞIN SIRRI

Bölüm 3

KAÇAK

Büyük felaketin ardından 16 yıl geçmiş ve o bebek artık cömert, bilgiye aç bir genç kıza dönüşmüştü, o kızın adı Davina'ydı. Geçmişinden habersiz bir şekilde evde oturup iş yapıyordu.

Yaşadıkları köyde Davina hakkında gerçekler açığa çıkmıştı fakat Davina ne bir prenses ne de lanetli olduğunu biliyordu, ailesinin kim olduğunu nerden geldiğini öğrenmeden mutlu mesut yaşıyordu, ailesi ve abisi ile mutluydu.

Bir gün gelecekti herşey ortaya çıkacak ve mutlu günler sona erecekti... Davina iyağmurlu bir gece de ailesini akşam yemeği hazır olduğunu söylemek için yukarı çıkmış, her zaman ki gibi annesi ve babası kavga ediyordu ama bu sefer konuları farklıydı

Adam- ... o kız bir felaket! Tanrı şahidim olsun o kılıç boğazıma çekilmese o bebeği almazdım!

Kadın- Tatlım bende biliyorum o bir felaket ama kralın bebeği ve o bize emanet etti.

Adam- LANET OLASICIDAN NEFRET EDİYORUM!!

Kadın- Kralın bebğinden bahsediyoruz saygılı ol bence Alfred!

Alfred- Alice sakın olamıyorum o lanetli gün tekrar geliyor ya tekrarlanırsa?

Alice- Onca yıl geçti tek bir şey olmadı güçlerinin tamamını kaybetti o

Alfred- BUNUN OLMAYACAĞININ BİR GARANTİSİ YOK BEBEKTEN YAPMIŞSA TEKRAR YAPABİLİR!!

Alice- SESSİZ OL ALFRED DUYUCAK!

Davina bu duyduklarana inanamamış ve odaya girmişti " Bunlar bu duyduklarım gerçek mi?" Alfred o sinirle herşeyi anlatmıştı, Davlna'nın gözünden yaşlar süzülürken üstündekilerle, hiçbirşey olmadan kaçmışt,

Alice ne kadar peşinden koşsa da Alfred ona engel olmuştu

Davina göz yaşları görmesini zorlaştırırken nereye gittiğini bilmeden koşuyordu sadece uzaklaşmak istiyordu, herşey çok karmaşıktı ne yapacağını bilmiyordu. Düşmanları tekrar Davina'nın olduğu noktayı bulmuşlar ve harekete geçmişlerdi.

Sancak vakti sırasında rastgele koşarken Plovris krallığını bulmuştu, harabe olmuş evini ilk defa görüyordu, her yer akbabalar tarafından yenmiş cesetler ve kemiklerle doluydu.

Davina gezerken bir şeye takılıp düşmüştü, onun ne olduğuna baktığında, paslanmış bazı parçalara erimiş bir taca çarptığını fark etmişti, tekrar gözyaşlarına boğulmuş olduğu yede kalmıştı, hareket dahi edemiyordu, dizlerinin bağı çözülmüş yere çömelmiş ağlıyordu.

Ne kadar istemese de içindeki merak duygusu onu içeri girmesi için zorluyordu, sonunda yenilgiyi kabul etmiş ve içeri girmiş...

Bölüm sonu

1 yorum