-Davina-
Bütün vücudu deli gibi ağrıyordu, gözleri ışığa alışınca etrafa baktı, en son ormanda ölmemek için savaşıyordu, nasıl buraya gelebilmişti ki?
Gözü yanında yatan genç adama takıldı, bu da kimdi? O mu kendisini buraya getirmişti? Aklındaki milyonlarca soruyla birlikte genç adama bakarken çocuk uyanmıştı gözlerini ovuşturdu.
" Manzara güzel galiba " diyerek dalga geçti genç çocuk ardından bir kahkaha attı. Davina çocuğa dönerek " Sen de kimsin? " dedi. Bu soruyu sormaya hakkı vardı sonuç olarak ( ne kadar yanlışıkla olsa da ) beraber uyumuşlardı.
" Sıradan bir köylüyüm sonuç olarak " dedi genç çocuk, Davina konuştu;
-Bir adın var dimi?
Genç çocuk güldü
-Bu yakışıklının bir adı var fakat söylemek istemiyor.
Davina buna göz devirdi, ne kadar da gıcık biri dedi kendine kendine. O esnada kapı gürültüyle açıldı " HADİ KALKIN YET- ahh uyanmışsınız zaten kahvaltı hazır sizi bekliyoruz" dedi Alastarıa.
Alastarıa ölümcül bakışlar yolluyordu Davina'ya, Davina ister istemez gerilmişti, Dusan bu gerginliği hissetmiş Alastarıa'yı odadan yollamıştı.
Dusan Davina'ya döndü " Ben aşağıya iniyorum dolapta temiz kıyafet var onları giy " diyerek odadan çıktı
(...)
Kahvaltı masasında büyük bir gerginlik vardı. Gyda, her yeri sarılı bir şekilde oturuyor. Weylin, eli sarılıydı ve vücudunda yaralar fazla belli oluyordu. Davina, daha yeni yeni kendine geliyordu bıçak yarası büyük çoğunlukta kapanmıştı. Alastarıa, bir elinde bıçağı yemek yiyordu. Bu gerginlikten Dusan da yeteri kadar etkilenmişti.
Gyda sonunda konuştu " Davina...Ben ne desem boş ama özür diliy- " sözü yarım kalmıştı çünkü Alastarıa ağzını tek eliyle kapatmıştı " Özür dilenecek birşey yok burda Gyda, cezasını çekti, asıl o özür dilemeli " diyerek ortama daha çok ateş verdi Alastarıa.
Herkes Davina' dan ters bir hareket bekliyordu lakin Davina o kadar sakindi ki bu Alastarıa'yı sinir ediyordu, elindeki bıçağı iyice kavramış ters bir cümle bekliyordu.
Dusan bu gerginlikte hala yemek yiyor olanları seyrediyordu, alttan alttan gülüyordu çünkü düşmanları kendi içinde çoktan bölünmüştü. Davina sonunda konuştu " Evet haklısın Alastarıa herkes cezasını çekti, Gyda ve ben ölüm korkusu yaşadık, senin ne kadar canavar olabileceğini herkes gördü, bu herkese yeter bence sonuç olarak bu masada sen hariç kimse hem kendisinden küçük, sırtı sana dönükken veya savunmasız birine saldırmadı. " bir süre durdu Davina ardından devam etti " Yanlış mı düşünüyorum? "
Ortamı buz kesmişti, çayını içen Dusan bu sözler ardından çayı boğazında kalmış deli gibi öksürüyordu. Gyda, elindeki çatalı düşürmüş ağzı açık dinliyordu. Weylin içten içe gülüyordu. Alastarıa, sinirden kuduruyordu. Bunların aksine Davina yavaşça çayını içiyor, yemek yiyordu.
" Başka söze gerek yok " dedi Davina çayından bir yudum aldı. Kehribar rengi gözleri etrafa ateş saçıyordu. Buna dayanamayan Dusan izin isteyip kalktı, Dusan uzaklaştıktan sonra Alastarıa konuştu " O seni getirdiği için şanslısın yoksa çoktan ölmüş olurdun " dedi en acımasız ses tonuyla Davina yerinden kalktı " O zaman benimde burda bir işim yok" diyip ayağa kalktığı sırada bir koku aldı yanık kokusu...
(...)
Davina etrafta deli gibi koşuşturuyor yardım isteyenlere yardım ediyordu kaldıkları yer tamamen yanmıştı her yer kan ve çığlıklar ile doluydu, ordan oraya kaçan çocuklar, çığlık atanlar, ölmüş yakınlarının yanında ağlayan insanlar her tarafdaydı.
bu fırsattan yararlanmak isteyen hırsızlar hem çocukları kaçırıyor hem de eşyaları çalıyorlardı. Bu bir felaketti, Davina koşarken ayağı bir şeye takıldı, yere düştüğünde elinde keskin bir acı hissetti eline baktığında elinin kesildiğini gördü. Ayağının nereye takıldığını anlamaya çalıştığı sırada bir cesetle göz göze geldi, dudaklarınından güçlü bir çığlık döküldü.
-Weylin-
Vücudundaki keskin acıya rağmen Gyda'yı kurtarmaya çalışıyordu, üzerine yanan bir odun düşmüştü Gyda'nın, ağzından kan geliyordu Gyda'nın, weylin ne kadar denese de odunu kaldıramıyordu.
Gyda'ya baktı " Yardım bulup geliyorum " dedi Weylin ordan koşarak uzaklaştı, göz yaşları gözlerine hücum ederken önünü görmesi de bir o kadar zorlaşıyordu.
Birini daha kaybedemezdi, bunu yapamazdı ne olursa olsun onu ordan kurtaracaktı Weylin...
-Davina-
Yerden kalkmış, etrafa bakıyordu bir çığlık duydu Davina hızlıca oraya gidiyordu. Birkaç haydut bir genç kızı sıkıştırmış kaçırmaya çalışıyordu. Davina hızlıca yanlarına gitti " HEY! " diye bağırdı Davina, haydutlar Davina'ya dönerken genç kız bu fırsattan yararlanarak kaçmıştı.
Bunu fark eden haydutlardan biri " LAN! SENİN YÜZÜNDEN KIZI KAÇIRDIK SENİN B- " Davina'ya döndüğünde sustu " Olsun be yavrum sen ondan daha güzelsin " dieyerek sözlerine devam etti.
Bunu duyan Davina ne kadar sinirlense de belli etmedi, " Yavrum sen ne güzelsin öyle " dedi bir diğeri, " Bizle gelsene bebeğim " dedi başka biri. 3 haydutta buna gülüyordu, 3 de bıçak çıkartarak Davina'nın üstüne yürümeye başladı, Davina geriye çekiliyor bu adamların(?) daha çok hoşuna gidiyordu.
Davina'nın sonunda kaçacak yeri kalmamıştı, sırtını duvara vermiş korkarak 3 kişiye bakıyordu, " YAKLAŞMA!' " diye bağırdı Davina fakat adamlar (?) çoktan Davina'nın etrafını sarmıştı, biri bıçağını Davina'nın suratında gezdirdi " Yavrum sen ne güzelsin be " dedi adam, " DOKUNMA BANA! " diye bağırdı Davina korkusu katlanarak artıyordu.
Her yer kan ve yanık kokusu sarmıştı hala insanların çığlıkları devam ediyordu bu durumda kimse Davina'ya yardım edemezdi. Davina bacaklarını kendine çekti, elleri ile kulaklarını kapattı. Gülüşme sesleri geliyordu kulağına biri Davina'ya yaklaştı " Korkma be yavrum birşey yapmıyacağız sana sakin ol be " öyle bir alayla söylemişti ki bu cümleyi.
Aynı adam elini Davina'nın saçına sürünce Davina artık bir çığlık attı aynı anda bir kalkan belirdi etrafında hızla adamlar etrafa dağıldı yuksek bir ışık çıktı kalkandan. Davina kendini kaybetmişti artık, kehribar rengi gözleri yerini karanlığa bırakmıştı.
Hızla elini kaldırdı yerde yatan adamlardan birini yukarıya kaldırdı, adam bağırıyordu diğer 2 adam bu olanları korku ve şaşkınlıkla seyrediyordu. Davina her elini sıktığında adam acıdan bağırıyordu " DUR! YALVARIRIM DUR! ÇOCUKLARIM VAR! " Davina hiç birbirini dinlemiyordu, elini komple sıktığında adamın kafası patlayarak yere düştü.
Kanlar 2 adam ve Davina'nın üstüne gelirken diğer iki adam çığlık atarak kaçtılar. Davina yere düşerken belinde bir el hissetti, elin sahibine baktı Weylin'den başkası değildi. " Yardım lazım Davina, lütfen bayılma " dedi Weylin. Çaresizlikten sesi titriyordu, " Götür " dedi Davina zorlukla...
(...)
-YAKLAŞIK 5 DAKİKA ÖNCE-
- Weylin-
Çevrede deli koşuyordu neredeydi bu Davina? Başını yukarıya çevirdiğinde güçlü bir ışık gördü, hızlıca oraya koşuyordu, aklında bir sürü soru vardı Weylin'nin ne kadar ona yaraları ona zarar verse de arkadaşı için koşuyordu.
Işığa yaklaştığında Davina'yı orda görmeyi beklemiyordu, gözleri simsiyahtı. Kahverengiye çalan saçları hava da uçuşuyor ellerinin doğrulttu yönde bir adam havada asılı duruyordu.
Weylin korkuyla birkaç adım geriye çekildi, burada ne oluyordu? Kafasındaki düşünceler ile Davina'ya bakmaya devam etti. O sırada yukarıdaki adamın kafası patlamış iki adam koşarak kaçıyorlardı, Davina'nın gözleri yavaşça eski haline dönüyor saçları aşağıya iniyordu.
Davina yere düşerken Weylin gidip Davina'yı tuttu. Şuan korkması gerekiyordu fakat içinde Davina'ya karşı bir sıcaklık vardı. Yüzünü korkuyla inceliyordu, gözleri Davina'nın kollarına kaydı kontrolsüz büyü kullanımı ortaya çıkan karanlık yaradan vardı.
Hemen Davina'nın kollarını sakladı ardından " Yardım lazım Davina, lütfen bayılma " dedi. Ne kadar istemese de sesi titremişti aynı anda Davina " Götür " diyice gözlerindeki umut tekrar yeşerdi.
-Davina-
Yaklaşık 10 dakika sonra Gyda'nın yanına gelmişlerdi, Davina ne kadar istemese de Gyda'yı kurtarmıştı.
Her yer yanıp kül olmuştu, Alastarıa ortalıkta yoktu. Birden gür bir ses duyuldu " DAVİNA ALÇAK NERDESİN SEN " Üçü de irkilerek birbirine baktı, bitmişlerdi ciddi manada bu sefer sonları gelmişti.
" SEN YAKTIN DİMİ! İNTİKAM ALMAK İSTEDİN DİMİ ALÇAK! " Alastarıa bağırarak Davina'nın üzerine yürüyordu. " B-ben niye yapayım! " diye bağırdı Davina " SEN MANYAK MISIN! EVİM DEDİĞM YERİ BİR İNTİKAM İÇİN YOK ETMEM! " Diye devam etti Davina.
Alastarıa ve Davina çok öfkeliydi, Weylin ve Gyda ne yapacaklarını şaşırmışlardı. "DURUN" dedi Gyda sözlerine devam etti " BU BELLİ Kİ BİZİ BİRBİRİMİZE DÜŞÜRMEK İÇİN YAPILDI BUNU ANLAMAYACK KADAR APTAL MISINIZ?! DÜŞÜNÜN BİRAZ GERİZEKALILAR! dedi Gyda ilk defa sesini yükseltiyordu.
Alastarıa ve Davina'nın şaşkın bakışları Gyda'ya döndü, " Aslında haklısın " dedi Alastarıa " Ama ben hala Davina'dan şüpheleniyorum" Davina tekrar konuştu " İstediğin kadar şüphelen haksız çıkacaksın sonuç olarak " bierek " haksız " kelimesine vurgu yapmıştı Davina ne yapacağını merak ediyordu.
" SENİ VAR YA- " diye Alastarıa, Davina'nın üzerine atladı. Gyda araya girerek Alastarıa'yı durdurdu " YETER ARTIK! BEN SİZİ ÇEKMEK ZORUNDA DEĞİLİM! KAVGA EDİCEKSENİZ CEHENNEME KADAR YOLUNUZ VAR! " diye bağırdı Gyda.
" Bu arada " dedi Gyda " Olanlar için hem kendi adıma hem de Alastarıa adına özür diliyorum. Orda ne senin en de benim suçum vardı Alastarıa'nın yaptığından sonra benim haberim oldu bu yüzden senden özür diliyorum, lütfen beni affet " dedi Gyda.
bu sözler Davina için çok kıymetliydi " Sorun değil " dedi gözlerinin dolmasını engelemeye çalışarak " Problem değil, sadece biraz daha dikkat edin yeter" dedi Davina.
O gün orda sadece evler yanmadı, kiminin ciğeri yandı, kiminin hayalleri, kiminin umutları yandı. Orda herkesden bir parça koptu... Bu kimisi için yeni kapılar, umutlar açtı, kimisi için sadece karanlık yarattı...