İçeriğe geç

KARANLIĞIN SIRRI

Bölüm 10 · 4 dk okuma

KARANLIĞIN SIRRI

Bölüm 10

DUPPY

Davina için bütün gece bir kabus gibiydi, korkudan bir saniye bile gözüne uyku girmemişti.

Düşman askerleri olabilirdi sonuçta kimse onun burda olduğunu bilmiyordu.

(...)

Sabah Davina herkesten önce uyanmış ve hazırlanmıştı, Gyda uyandığında bu durum garip gelmiş olsa da aldırış etmeden aşağıya inmişti.

Davina, kahvaltıya kızarık gözlerle içeriye girince Alastaıra ' nın dikkatini çekmiş, Davina ' nın yanına gitmişti.

Davina ' ya yaklaşarak ne olduğunu sorduğunda Davina herşeyi anlatmıştı.

Alsataıra bunu öğrendi an küplere binmiş, yaşadıkları yerde sıkı yönetim ilan etmişti, artık nöbetçilerden iki tane vardı, kapı giriş-çıkışları daha dikkatli takip ediliyordu.

Bu değişiklikler ne kadar Davina ' yı rahatsız etsede hiç istemeyeceği bir değişiklik olmuştu.

Davina artık tek kişilik pencereleri olmayan bir oda da kalıyordu, ne kadar yalvardıysa hepsi boşa çıkmıştı bir türlü ikna edemişti.

Davina, ay ışığına muhtaçtı o olmadan bir hiçti bunun nedeni bilmiyordu ama ay ışığı olmadan uyamıyordu.

Oda çok klostrofobik bir odaydı. Çok sıkışık, tavanı alçak, rutübet okuyordu.

Böyle alanları kendini bildiğinden beridir sevmiyordu.

Yeni odasında yeni düşler kurmayı bekliyordu fakat yapamıyordu sürekli aklına dün olanlar gelip duruyordu.

Ay ışığıgını istiyordu ama göremiyordu, bunları düşündüğü sırada kapısı tıklatılınca bu düşüncüleren sıyrılmıştı.

- İçeri gelebilirsin!

Dedi Davina yüksek bir sesle

İçeri Gyda girince bakışları düşünceli bir hal almıştı,

- İyi misin? Pek iyi görünmüyorsun?

Diyince Gyda hemen Davina ' nın yanına sinmiş hıçkırmaya başlamıştı.

- Gyda! Ne olduğunu söyle artık!

Diyince Gyda hemen konuşmaya başladı

- Sen gidince yerine eskiden bana takıntılı olan bir çocuk geldi, uyurken sürekli beni izliyor, sürekli bana dokunmaya çalışıyor.

Hıçkırıkları daha da yükselmiş ve duracak gibi gözükmüyodu.

- Alastaıra ' ya söylesen o bir çözüm bulur elbet ki

Davina bunu söyleyince, Gyda ' dan bir kahkaha patladı

- Herkese sana yaklaşıtığı gibi yaklaşsaydı şu an ben bu halde olmazdım! Sadece sana İYİ DAVRANIYOR! SADECE SANA KARŞI BU KADAR HASSAS!

Davina, Gyda ' nın ne demek istediğini anlamıştı

- Sana öyle gelmiştir belki?

Diyince Gyda ayağa kalmış ve Davina ' nın üstüne yürümeye başlamıştı

- SANA SADECE YARDIM EDER O! SADECE SANA! BİZ ONUN UMRUNDA BİLE DEĞİLİZ! SEN BİZİM KRALLIĞIMIZDAN BİLE DEĞİLSİN! SENİ BURAYA GETİRİRKEN NE DÜŞÜNDÜM ACABA!

Gyda ' yı ilk defa bu kadar sinirli görüyordu Davina.

Gyda hala Davina ' nın üstüne yürüyordu, Davina duvara çarpıp yere düşünce durdu, Davina ' nın üstüne doğru uzandı.

- Bir daha bizi anlıyormiş gibi davranma! Sen bizi asla anlayamazsın! Ben ve Weylin ' den UZAK DUR!

Davina bu sözlere kırılmıştı , Gyda ' dan ilk defa azar işitiyordu.

Aşağıda bir bağırış duyunca, Alastaıra ' nın, Gyda ' ya bağırdığını anladı, arada Weylin ' nın de sesi duyulurdu ama o kadar fazla çıkmıyordu.

(...)

Saat nerdeyse gece yarısına yaklaştığında Davina hala uyumamış, ay ışığına muhtaç bir halde yatakta uzanıyordu.

Bir anda aklıma birşey geldi, neden odadan kaçmıyordu?

Hemen ayağa kalkmışz hazırlık yapmaya başlamıştı.

(...)

Hazırlıkları tamamlamış kapıyı açacaktı. Kapıyı açınca yavaş ve sessiz adımlarla aşqğıya doğru iniyordu.

Dış kapıya vardığında, etrafı kolaçan etmiş, dışarıya çıkmıştı.

O esnada vücudunu bir ürperti katladığında, yanında bir ruh hissetmişti.

Vücudu kitlenmiş hareket edemiyordu, bütün duyguları hissizleşmişti sanki o an hiçbir şey hissetmiyordu.

Ruh onu yanına yaklaşarak, içinden geçince Davian büyük bir boşluğa sürüklenmişti.

(...)

Gözlerini tekrar açtığında karşısında bir kadın duruyordu, kadın sakin bir ses tonu ile konuşmaya başladı.

- Ah tatlı kız, lanetli kız, felakatin kızı, hoşgeldin. Bende burda seni bekliyordum...

Davina ayağa zar zor kalktığında her bir tarafı ağrıyordu, kadın konuşmaya devam etti;

- Seni büyük bir tehlike bekliyor, felaketin kızı kendini bu karanlıktan koru! Kendine sığınacak delikler bul!

Son kelimeyi bastırarak söylemişti, Davian daha ağzın8 açmadan altındaki bulutlar yok olmuş aşağı düşüyordu.

O an boğazından sadece acı bir çığlık kopmuştu...

( Alastaıra)

Sabah kalktığında Davina'nın kapısına gitmiş onu uyandırmaya çalışıyordu;

- Davina! Hadi uyan! Sabahın körü oldu!

Davina ' dan ses gelmiyince, kapının hafiif aralık olduğunu fark etti ve içeri girdi.

İçeri girdiğinde bir savaş meydanından farksızdı oda, Alastaıra hemen herkese haber vermiş, Davina ' yı aramaya koyulmuşlardı...

( Weylin )

Alastaıra ' nın bağırışlığı üzerine uyanmış, Davina ' nın kayıp olduğunu öğrenince hemen harekete geçmişti.

Tekrar birini kaybedemezdi bunu kaldıramazdı...

( Weylin ' nın geçmişi )

" Abla! Nerde bu oyuncak! " Diye bağırıyordu küçük Weylin.

Ablası ise okun bu hallerine kızmıyor, aksine eğleniyordu.

Birden dışarda ayak sesleri duyunca hemen çatı katına gitmiş ve kücük Weylin ' i oraya saklamıştı.

Eve onlardan kat kat büyük olan 4 kişi girmiâti, dışardan çığlık sesleri geliyordu.

- Evet küçük prenses bize kardeşinin nerede olduğunu söyleyecek misin?

Sesi o kadar mide bulandırıcıydı ki küçük Weylin resmen ilk defa nefreti hissetmişti.

- Benim kardeşim yok!

Diye bağırınca ablası, 4 adamdan bir tanesi bıçağını çıkarmıâ ve ablasına saplamıştı.

Ablasından acı dolu bir çığlık yükselirken, ağzından da kan boşalıyordu.

Adamlar gidince, küçük Weylin ablasının ne kadar yanına gitmiş olsa da ablası, küçük Weylin onun yanına gidene kadar can vermişti...

( Günümüz )

Weylin, etrafta koşturarak Davina ' yı arıyordu.

Bir anda aklına arkaya bakmak geldi, arkaya gittiğinde Davina ' yı titreyen bir halde bulunca hemen Davina ' nın yanına gitmiş, onu kucağın almıştı.

( Davina)

Davina, gözlerini açtığında Weylin tam olrak yüzüne doğru bakıyordu, Alastaıra sınırlı sınırlı söyleniyordu.

Gyda, Davina ' nın uyandığını görünce hemen yüzünü toparlamış ve Alastaıra ' ya haber vermişti.

Weylin, Davina ' nın yüzüne o kadar yakın duruyordu ki, Davina nerdeyse kirpiklerini sayacaktı...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.