İçeriğe geç

Karanlığın rengi

Bölüm 2 · 5 dk okuma

Karanlığın rengi

Bölüm 2

İyiki Varsın

Balca çok halsizdi. Başını dönüyordu. morgun önünde elleri titremeye başladı. Nefes alıp vermeleri değişiyordu. Kalp ritmi yavaşlamıştı, gözünün önü kararıyordu. Elinde sımsıkı tuttuğu bilekliği ile yığılıp kaldı. Morg görevlileri Balcayı ayıltmaya çalışıyordu. Sadece uğultu sesi duyuyordu,karartılar,ve hastanenin o kokusu. Balca dayanamamıştı bu kadar temaşaya. Kıvrımlı kirpiklerini hafifçe açtı, bal gözleri güneşle göz göze geldiğinde,muazzam bi görüntü oluşmuştu. Gözünü açtığında karşısında Aslıyı bulmuştu.

Balca; Nerdeyim ?

Aslı; Gözünü açtı ben hemşireye haber vereyim deyip telaşla ayrıldı odadan

O sırada Balca başına neler geldiğini çözmeye çalışıyordu. Kolunda serum vardı ağzına hava takmışlardı.

Hemşeriyle birlikte Aslı odaya girdiğinde

Balca; Senin ne işin var burda ya ? Kim çağırdı seni.

Diye sitemkâr sözler etmeye başladı

Aslı; Neden bana söylemedin?

Emirin başına böyle bişey geldiğinden benim neden haberim yok . İki haftadır hastanede yatıyorsun, meraktan öldüm

Diyerek kalbi kırık ve gözleri dolu dolu Balcaya bakıyordu.

Derin düşüncelere dalmıştı,Balca

Nedese yalan olurdu çünkü kendi bile halen inanamıyordu.

Balca; ben iki haftadır hastanede miyim?

Peki ya emir ondan haber varmı?

Birden Balca’nın aklına danışmanın dedikleri gelmişti.

Yoğun bakımda iki hastamız yatıyor demişti.

Aslıya konuşma fırsatı vermeden.

Ayaklanırken

Aslı; ne yapıyosun dursana deli misin ?

Balca; Ben , benim gitmem gerek Emir yaşıyor ve ben bunu biliyorum.

Ayağa kalkınca sendelemeye başladı. Başı dönüyordu, midesi bulanıyordu ama Emir için o kadar çok korkuyodu ki umursamıyordu bile kendini.

Yavaş yavaş soğuk zeminlere adım atmaya başladı. Tutuna tutuna mücadele ederek gidiyordu koridorlardan. Koridorun sonuna geldiği vakit asansöre ilerlemeye başladı. Asansöre binip 15. Kata bastı. Yukarıya çıkarken aynada kendini görmüştü. Göz altı torbaları morarmış. Kolunda serum ve iğne izleri,tımarhaneden kaçmış gibi Bir görünüm vardı yüzünde dışında bir o kadar sinirli,içinde kor ateş gibi bir yangın.

En sonunda gelmişti 15. kata .

Balca’nın yüzü bembeyaz oldu, bi heyecan kapladı içini, yoğun bakım ünitesi koridorun en sonundaydı. Yürürken içini bi heyecan kapladı . Kollarında derman bacaklarında yürüyecek mecal kalmamıştı. Koridorun sonuna doğru ilerlerken aklında bir yerlerde Emirin sırıtması geliyor.

Koridorun sonuna geldiğinde yoğun bakımla karşı karşıya kaldı. Elleri titreyerek yoğun bakımın olduğu cama yaslandı. İçeriye göz gezdirdi, ama kimse yok. Emiri göremeyince sarsıldı. Hemşirelerden birisi gelerek.

Buyrun kime bakmıştınız hanımefendi?

Balca ürkek,yıpranmış bir sesle; Emir Demirci.

Buradaymış. Danışman söylemişti.

Hemşire; evet burada kalıyor ben bir bakayım içeriye diyerek girdi içeri.

Dışarı çıktığında elinde bir kağıtla çıktı hemşire.

Balca Akay’ın adına bırakılmış bu kağıt ama,

Balca’nın kafasında soru işaretleri oluştu.

Ne kağıdı ?

Kim bırakıcak ki ?

Hemşireye doğru dönerek, benim Balca.

Emir içeride değil mi hemşire hanım?

Bu kağıt var Emir bey içeride yok,üzgünüm.

Nereye gitmiş olabilirdi ki

Hemen kağıdı açıp okumaya başladı.

“Karanlıklar savaşçısı kraliçeme,”

Soru işaretleri oluştu tabi kafanın içinde,nereye gittiğimi nasıl bu kazayı yaptığımı merak ediyorsun.

Senden uzaklaşmak bana ağır geliyor,fakat bunu yapmam gerekiyor. Kazadan sonra hastaneye geldiğimde çok düşünecek vaktim oldu, kaza geçireli iki hafta oldu. Yoğun bakımda benimle birlikte oda arkadaşım olan minik bir kızla tanıştım. Ailesini kazada kaybetmiş, sanırım benim yaptığım kazada hayatını kaybettiler. O kadar hayat dolu bir kız kı tıpkı senin küçüklüğüne benziyo bir o kadar neşeli bir o kadar güçlü,3 gün boyunca böyle geçti,ertesi gün durumu ağırlaştı ,Gülüyor,konuşuyordu ama yürüyemiyordu. Trafik kazasında arabın camından sağ şeritte bulunmuştu. Hastaneye geldiğinde kaburga kemikleri kırılmış bir haldeydi kendisinin beyninde tümör vardı. Ağrılarımdan dolayı uyuyamıyordum son bir kaç gündür. Sonra o minik kızı dinlerken uyuya kalmışım, uyanırken beynim kazan gibi oldu, başım dönüyordu. Gözlerimi açarken bir kalabalık bir telaş vardı. Gözlerimi açtığımda sağ tarafımda ki dünyalar güzeli minik kızı apar topar ameliyata aldılar. Durumu ağırlaşmıştı. Kazadan dolayı ağrıları beyninde ki tümörü tetiklemişti. Aradan 9 saat geçtikten sonra doktoru çıktı. Doktor;“Zor bir ameliyattan çıktı,tümör minicik bedenine savaş açtı,hastanemiz ne kadar donanımlı olsada böyle minik bedenlerin için yeterli değil, Amerikada ki hastanemize uçakla sevk edeceğiz.”

Doktor bu cümleleri söylerken dünyam başıma yıkıldı.

Sonra doktor sözüne devam etti.

Ailesinden kimse kalmadı fakat aldığımız bilgiye göre başka bir şehirde yaşayan ablası var”.

Annesinin babasının trafik kazasında vefat ettiğinden haberi dahi yokmuş.

Ablasıyla birlikte Amerikaya tedaviye gidecek bu minik.

Diyerek yanımdan ayrıldı, vicdanım sızlıyordu. Kaza yaptığım gece içmeseydim böyle bir kaza yaşanmayacaktı,insanlar hayatını kaybetmiyecekti. Kendimi çok suçluyorum, bu yüzden hiç bir şey olmamış gibi karşına çıkamam.

Babam’a da haber verirsin,sessizce çekip gidiyorum diye sakın kızma kendimi toparlamanın çeki düzen vermenin vakti geldi. Elbet bir gün karşılacağız dünyalar güzelim,sen benim çocukluğumsun,hayatımın armağınısın. Anlattığım zümrüdü ankayı unutma olur mu?

Eğer bana kızacak olursan boynunda ki anka kuşuna bak o zaman aklına gelirim kıyamazsın tabi,

Kendine iyi bak kraliçem...

Yazan; Başının belası

Balca nın göz yaşları dinmiyordu, duvarın köşesine çökmüş hüngür hüngür ağlıyordu. Bir yandna kızıyor bir yandan anlam veremiyordu.

Balca; bir de sonuna eklemiş kıyamazsın diye,tabi kıyamam.

Diyerek sitem etti. İçinde kopan çığlıkları susturamıyor,göz yaşlarını durduramıyor.

Sanki ıpıssız bir çöle düşmüştü kimsenin olmadı bir çöle.

Dizlerine çöküp ağlarken bir el mendil uzattı. Hey iyimisiniz hanımefendi?

Balca içinden; evet çok iyiyim keyfi ağlıyorum ya diye geçirdi.

Sonra kafasını kaldırıp baktığında uzun boylu siyah saçlı sırıtırken yanaklarında ki gamze ve yutkunurken dikkat çeken adem elması olan, salaş ama bir o kadar da jilet gibi giyinen yüzü bir o kadar soğuk kanlı ve ciddi olan adam. Elinde ki mendili Balcaya doğru uzatıyordu.

Balca umursamaz bir tavırla mendili alıp gözlerini sildi. Teşekkür ederim ama gerek yoktu.

Adam şaşırmış bir tavırla rica ederim, ben teşekkür ederim asık suratınla mendili mi kırmayıp aldığın için diye alaycı tavırla söylendi.

Balca ters bir bakış atarak tam bir şey diyecekken. Aslı oradan geldi.

Aslı; BALCA!

Dur be kızım, hastasın zaten bir yerinde dur !!

Diyerek sitem etti.

Adam; demek Balca, diyerek gülümser bir tavırla oradan ayrıldı.

Aslı; bu kim?

Balca; ne bileyim ben andavalın birisi işte

Aslı; bana pek andaval yada salak birisi gibi gelmedi ama.

Balca; Tamam Aslı hadi gidelim.

Oradan ayrıldılar. Hastaneden çıkıp eve gitmek için arabaya bindiler.

Balca yol boyunca suskun, bir o kadar hayal kırıklığına uğrayarak gidiyordu.

İçinden kendine kızıyordu.

“Keşke bir kere iyi ki varsın diyebilseydim sana Emir. Keşke deseydim.”

Bölüm sonu

1 yorum

  • Diğer bölümü sabırsızlıkla bekliyorum başarılar 💖