İçeriğe geç

KARANLIĞIN PENÇESİ

Bölüm 2 · 1 dk okuma

KARANLIĞIN PENÇESİ

Bölüm 2

Duygular

Annesinin kokusunu alamadan büyümüş bir adam. Gece uyandığında yanında güvende olacak bir koku olmadan büyümüş bir adamdı Baran. Nerzan Baver ve Kahran Baver’in oğlu aşiretin küçük oğlu simsiyah gözlerini doğduğu geceden almıştı. Sanki o geceye benziyordu. Baran Baver o gecenin şahidiydi. Siyah saçları kirpikleri gece gibi Kahran Baver’e benzetilirdi. Tıpkı babası gibi demişti Derşan ağa onun için.

O küçüklükten eksikti. Ne anne ne baba sevgisi görmüştü . Doğduğu gece annesinden koparılmıştı. Doğduğu gece annesini almışlardı ondan. Annesinin yokluğuna babası dayanamamıştı. Annesinin aşkı babasını deli etmişti. Küçükken başlamıştı onun savaşı. Hep savaş vermişti.

Delinin oğlu diye çağırdıkları zaman onu, sızlardı yüreği. Sızı kıvılcımlara, kıvılcım yangına dönüşürdü. O yangınla etrafındakileri yakardı. O küçük yüreğinde ne denli acılar hissederdi o küçük yaşında .

Artık büyümüştü. Delinin oğlu demeyi bırakmıştı. Ona onun küçük yaşta bununla büyütmüşlerdi. O bunu unutmuyordu. Bu yüzden sevgiden nefret ederdi. Çünkü sevgi ondan babasını çalmıştı , küçüklüğünü almıştı.

Babasının yanına küçükken gidemiyordu. Babasının hem ölemiyle hemde nefretiyle büyümüştü. Tüm çocuklar babalarını gördüklerinde koşup sarılırlardı. O babasını görünce saklanıyordu. Bir keresinde tüm gücünü toplayıp koşup sarılmıştı babasına. Ama babası kriz geçirmişti. Doktor: “ O gece olan herneyse onu bu hale getirmiş, eğer bir daha böyle bir krizle yüz yüze kalırsa onu kurtarmak çok zor olur.”demişti. Kapının eşiğinde ağlamıştı çocuk. Annesinden sonra babasının da öleceğini düşünmüştü. Bir daha babasına yaklaşmamıştı. Annesinin katili olduğu için her zaman kendine kızardı. Ben olmasaydım annem olurdu, babam bu halde olmazdı diye düşünürdü o küçük aklıyla. Ama Baran, şimdi küçüklüğünün kabusuyla büyümek zorunda kaldığı için intikam istiyordu.

Bölüm sonu

4 yorum