Sabah saat 09:12.Yağmur durmuştu ama şehir hâlâ ıslaktı. Sokaklar griydi. İnsanlar aceleciydi. Kimse başını kaldırıp gökyüzüne bakmıyordu.Komiser Defne Arslan ise Selin’in evinde, salonun ortasında hareketsiz duruyordu.Evdeki sessizlik doğal değildi.Bir ev, sahibini kaybettiğinde bunu belli eder.Perdeler kapalıydı. Havada bayat kahve ve hafif bir parfüm kokusu vardı. Sanki Selin birazdan kapıyı açıp “Yanlışlık var, ben buradayım,” diyecekmiş gibiydi.Ama Selin morgdaydı.Defne eldivenlerini düzeltti ve tekrar salona baktı. Her şey düzenliydi ama… fazla düzenli.Sehpanın üzerinde duran bardakta dudak izi vardı. Bardak yarım kalmıştı. Bilgisayar açık kalmıştı.Bir şey Selin’i aceleyle dışarı çıkmaya zorlamıştı.Ama o şey korku değilmiş gibi görünüyordu.Çünkü evde panik izi yoktu.“Komiserim?” diye seslendi Emre kapının yanından.“Evet?”“Komşularla konuştum. Gece 02:00 civarı kapı çalmış olabilir diyorlar. Ama kesin değil.”Defne başını hafifçe yana eğdi.“Kapı çalmış olabilir mi, yoksa çalınmış mı?”“Yağmurdan dolayı net duyamamışlar.”Defne sessizce düşündü.Eğer katil dışarıda saldırmış olsaydı, Selin neden evden çıksın?Ya biri onu çağırdıysa?Ya da Selin zaten biriyle buluşmaya gidiyorduysa?Defne yatak odasına tekrar girdi.Dolap kapağı hâlâ hafif aralıktı.Yavaşça açtı.Kıyafetler renklerine göre dizilmişti. Ayakkabılar çift çift yerleştirilmişti. Selin düzenli bir kadındı.Ama alt raftaki boşluk dikkat çekiyordu.Orada bir kutu duruyormuş gibi hafif bir iz vardı.Kutunun toz izi silinmişti.Bir şey alınmıştı.Defne diz çöktü. Elini rafın yüzeyinde gezdirdi. Hafif bir çizik.Tırnakla yapılmış gibi.Aceleyle.“Bir şey saklıyordu…” diye mırıldandı. FOTOĞRAF Salona döndüğünde fotoğrafları tekrar masaya yaydı.Üniversite yılları.Gençlik.Kahkahalar.Ama Defne’nin bakışı bir yüzün üzerinde takılı kaldı.Kerem Demir.O fotoğrafta Selin’in omzuna kolunu atmıştı.Yakınlardı.Samimiydiler.Defne’nin boğazı kurudu.Kerem beş yıl önce kaybolmuştu.Ne bir ceset bulunmuştu ne bir iz.Defne o dönemde deliler gibi aramıştı.Ama hiçbir şey çıkmamıştı.Şimdi ise bir cinayet dosyasında karşısına çıkıyordu.Tesadüf müydü?Defne fotoğrafın arkasını çevirdi.Tarih: 12 Mayıs.Yıl: Beş yıl önce.Altına el yazısıyla bir not düşülmüştü:“Her şey o gece başladı.”Defne’nin kalbi bir anlığına durur gibi oldu.O gece mi?Hangi gece?---KEREMDefne o günün akşamı eski arşivleri açtırdı.Kerem Demir’in dosyası tozlu klasörler arasındaydı.Kayıp.Resmi olarak hâlâ kayıp.Ama Defne’nin içinde bir ses hep başka bir ihtimali fısıldamıştı.Terk edilmiş olmakla, kaybolmak aynı şey değildi.Kerem ortadan kaybolmadan önce değişmişti.Dalgınlaşmıştı.Telefonlarını saklıyordu.Geceleri dışarı çıkıyordu.Bir şeylerin içine karışmıştı.Ama Defne bunu o zaman görememişti.Aşk bazen körlük değil…Seçici görmedir.İnsan görmek istemediğini görmez.Defne dosyadaki bir ayrıntıya takıldı.Kerem’in son görüldüğü yer: Eski bir psikiyatri kliniği.Ziyaret kaydı var.Ama kime?Doktor adı silinmiş.Defne’nin kaşları çatıldı.“Silinmiş mi… yoksa silinmiş gibi mi yapılmış? GECE O gece Defne evine gittiğinde saat 23:40’tı.Montunu çıkardı. Silahını masaya koydu.Salon karanlıktı.Ama bir şey farklıydı.Masasının üzerinde bir zarf vardı.Kalbi hızlandı.Kapıyı kilitlemişti.Kimse içeri giremezdi.Yavaşça zarfı aldı.Üzerinde ismi yazıyordu.“Defne.”El yazısı düzgündü.Zarfı açtı.İçinden bir fotoğraf çıktı.Selin.Ama bu morg fotoğrafı değildi.Bu fotoğraf bu akşam çekilmişti.Defne’nin evinin önünde.Selin’in cesedi olay yerinde yerde yatarken çekilmiş bir açı.Ve fotoğrafın altına tek bir cümle yazılmıştı:“Seninle başlıyor.”Defne’nin içindeki soğukkanlılık ilk kez çatladı.Katil onu izliyordu.Sadece Selin’i öldürmemişti.Defne’ye mesaj veriyordu.Bu kişiseldi.Ve Defne ilk kez şunu düşündü:Belki de hedef Selin değildi.Belki hedef en başından beri bendim.
Bölüm 2
Fotoğraftaki Yüz
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.