1522 ellerini havaya kaldırdı. Ardından sol gözü ve damarları masmavi parlamaya başladı. Sonra yerde yatan tonlarca polis görevlilerinin de gözleri ve damarları mavi bir şekilde parlamaya başladı.
"Onlar sana efendim diyordu değil mi? Peki hiç onları seni öldürürken hayal ettin mi?"
Bütün polis görevlileri ayağa kalktı. Ve Laura'ya doğru yavaş yavaş ilerlemeye başladılar.
"Uzak durun benden!"
Laura geri geri yürüyerek koşmaya başladı. O sırada 1522 arkasına bakınca 1481'i göremedi. Ve aklına bir anda 1447 ve diğerlerinin de burada olduğunu farketti. Savaşırken onları aklından tamamen çıkarmıştı.1481'in nereye gittiğini hissedebiliyordu. Bu yüzden arkasındaki kapıyı açarak koşmaya başladı. Uzun bir koridora girince sol tarafındaki odaya baktı. Bu odada 1341 yerde kanlar içinde yatıyordu. Nefes almıyordu. 1522 içinden çok geç kaldım. Hepsi öldü... Diye düşünürken 1129'un çığlıklarını duydu ve biraz ilerdeki odaya daldı. 1447'nin her yeri kan ve yara içindeydi. Kör 1481 ise bir bıçağı 1129'a saplamaya çalışıyordu. 1129 ise bileğini tutarak engellemeye çalışıyordu. 1481 kör ve 1522 ile savaştığı için yorgun olabilirdi ama yinede güçlü bir denekti. 1522 hiç düşünmeden onların arasına girerek 1481'in bıçak tuttuğu bileğini canarı andıran, taşlaşmış siyah sivı ile kaplı sağ koluyla tuttu. Doğal olarak da 1481'in tüm kolu yavaş yavaş çürümeye başladı. 1481 acı içinde çığlık atarak kurtulmaya çalışırken 1129 hemen kenara çekildi ve 1522'ye soru sordu.
"Jessica neler oluyor?!"
"Anlatmaya zamanım yok. Diğerleri nerede?!"
"1481 onları öldürdü. Biz de kaçmaya çalışırken bizi yakaladı."
1522, 1481'in bileğini bırakarak onu itti. Ve 1481 acı içinde yere yattı.
"Oliver bana eğer onun kızı Emily'i canlandırırsam 1481'i öldürebileceğimi söyledi. Onun istediğini yapıp 1481'i öldürecekken Laura bana saldırdı. Onunla savaştım."
"Peki o nerede?"
"Bazı polisleri canlandırarak Laura'yı öldürmelerini söyledim."
"Pekala. Ama başımıza daha başka birşey gelmeden bu lanet olası yerden çıkmalıyız."
1129 ve 1447 kapıdan çıkarken 1522 onlara seslendi.
"Siz gidin. Ben gelmeyeceğim."
"Ne?! Sen delirdin mi? Bizimle gelmek zorundasın!"
"Hayır. Laura ve 1481'in öldüğünden emin olmalıyım. Ayrıca Emily'i burada bırakamam. Size daha sonra yetişirim."
1522, sol elini onlara doğrulttu ve bir anda 1129 ve 1447'nin yaraları iyileşti.
"Bu size yarar. Şimdi gidin!"
1129 ve 1447 çıkışa doğru koşmaya başladı. 1522 ise 1481'e acıyarak baktı.
"Şu haline bak. Bir zamanlar çok güçlü bir denektin. Şimdi ise acınası haldesin."
1481 birşey söylemek istedi ama yapamadı. Çok yaralıydı ve muhtemelen son saniyelerini yaşıyordu. 1522 onu yok edecekken küçük Emily'nin sesini duydu.
"Jessica!!"
1522 onun bu panikli halini görünce korktu. Çömelerek ona baktı.
"Emily? Ne oldu?"
"Polisler! Gözleri ve kolları mavi mavi parlıyordu! Laura onlardan kaçarken bir anda birşey oldu ve Babama saldırdılar!"
"Sana kaçmanı söyledim! Neden buradan çıkmadın?!"
"Babam iyi mi diye kontrol etmek istedim!"
1522 küfür etmemeye çalıştı ve sinirini içinde tutmaya çalışarak derin bir nefes aldı.
"Tamam. Sen şimdilik güvenli bir yere git. Benim bir işim var. Onu hallettikten sonra hemen yanına gelip seni alacağım. Tamam mı?"
Emily, 1522'nin yanında duran ve kanlar içinde yatan 1481'e baktı.
"Tamam. Ama babama ne olacak?"
"O iyileşecek. Söz veriyorum."
Emily başını salladı ve koşarak odadan çıktı. 1522 ise kendini yere atarak derin nefes almaya başladı. 1481 de gülerek konuşmaya çalıştı.
"O çocuğu neden bu kadar önemsiyorsun ki? İnsanken daha o yaştaki çocukları acımasızca öldüren kişi sen değil miydin?"
1522 bir anda sinirle ona bağırdı.
"BUNU İSTEYEREK Mİ YAPTIĞIMI SANIYORSUN?!"
Ayağa kalkarak 1481'e baktı.
"Peki söylesene. GÖZLERİMİN ÖNÜNDE AİLEMİ YAKARAK ÖLDÜREN KİMDİ?! SIRF AİLEM YOK DİYE BENDEN NEFRET EDEREK HERKESİN BENDEN NEFRET ETMESİNİ SAĞLAYAN KİMDİ?! GÖZLERİMİN ÖNÜNDE EŞİMİ VE KIZIMI ÖLDÜREN KİMDİ?!"
Uzun bir süre 1481 cevap vermedi. Sonra 1522 gülmeye başladı.
"Tabii. Ben kötülük yaparım. Dünyanın en kötü ve cani kişisi ilan edilirim. Siz bir benim hayatımı mahfedersiniz ve hiçbir şey olmaz."
"Bencilsin. Sırf kötü şeyler yaşadın diye kendini ön plana atıyorsun."
1522 bu sözler karşılığında iyice sinirlendi. Sonra bir an gerçekten öyle miyim? Diye düşündü. Sonra bir kadının sesini duydu.
"Hayır değilsin. Asla olmadın."
İçinden umarım diye düşünerek 1481'e baktı. Zaten fazla zamanının kalmadığı görünüşünden belliydi. Ölümsüz olsa bile onu gerçekten öldürebilecek tek kişi 1522'ydi. Aklına çok güzel birşey geldi.
"Sen acı çekmek ne demek bilmezsin. Bu yüzden sana öğreteceğim."
Sağ kolunu ona doğrulttu ve tüm vücudu mavi bir şekilde parlamaya başladı. Sonra 1481'in vücudunun üstünde mavi bir kurtçuk oluşturdu. 1481'in göğsünde derin bir yarık vardı ve bir kurtçuk o yarıktan içeri girdi.
"Ne yaptın bana?!"
1522 anlaşılmaz bir ses tonu ile kapıdan çıkarken;
"Umarım tonlarca kurtçuğun org*nlarını yem*sine dayanabilirsin. Bu çok acı verici olurdu."