İçeriğe geç

KARANLIĞIN AYDINLIĞI

Bölüm 2 · 19 dk okuma

KARANLIĞIN AYDINLIĞI

Bölüm 2

2.bölüm

KARANLIĞIN AYDINLIĞI 2. BÖLÜM

1 hafta sonra

Sevkiyat günü gelmişti birazdan Aral ile buluşup tırları almaya gideceğiz.Bu bir silah

sevkiyatı olduğu için ekstra dikkat etmemiz lazımdı.Ayrıca yanımızda özel eğitimlerden

geçmiş bir ekiple gideceğiz.Sevkiyatı gece yarısı yapacaktık çünkü dikkat çekmek

istemiyorduk.Üzerime siyah bir kazak ve üzerine bir ceket altıma ise siyah bir pantolon ve

siyah botlarımı giymiştim.Sade bir makyaj yapıp saçlarımı topladım.Yanıma iki tane silahımı

aldım ve onları pantolonumun bel kısmına yerleştirdim.İki tane bıçağı da botlarımın yan

kısmına koyduktan sonra hazırdım.Evden çıktım ve arabama bindim.Aral ile en son

konuştuğumuzda onun evinde buluşacağımızı söylemişti.Arabayla onun evine doğru

ilerlemeye başladım.10 dakika sonra Aralın evinin önündeydim zaten evlerimiz çok

yakındı.Aral arabasına yaslanmış bekliyordu o da benim gibi tamamen siyah

giyinmişti.İkimizinde saçları siyah olduğu için karanlıkla tamamen bütünleşmiştik.Aral’a

doğru yaklaştım “Merhaba nasılsın”dedim.Morali bozuk gibi gözüküyordu.”Pek iyi sayılmam

sen nasılsın?”dedi.”Ben genelde hep iyi görünmeye çalışırım ama galiba bu sefer

yapamayacağım,iyi değilim sen neden iyi değilsin?”dedim.”Boşver ya ben genelde mutlu

olmam tek gerçek gülüşlerim senin yanındakiler.”dedi.”Ben yanımda mutlu ol bir zahmet Elay

Yelkin’in yanındasın sonuçta”dedim ve güldüm.”Bu egolu hallerin çok tatlı biliyor musun Elay

ve senin bu hallerin beni mahvediyor.”dedi gülerek.”Ne anlamda mahvediyor Aral

bey”dedim.”Anlayan anladı Elay hanım”dedi.”Öyle olsun bakalım”dedim.Saate baktım

sevkiyat zamanı gelmişti.”Hadi gidelim Aral zaman geldi tırlar birazdan buluşma yerine

varacak”dedim.Cevap olarak”Tamam,gidelim hadi”dedi ardından arabanın kapısını açıp

geçmem için bekledi.Arabaya bindim o da yanıma oturdu.Gideceğimiz konuma doğru

sürmeye başladı.

Biz tırların geleceği konuma vardığımızda tırlarda yeni gelmişti.Hemen tırları aldık,gitmemiz

gereken yer biraz uzaktı bundan dolayı sabah olmadan varmak için hemen çıkmamız

lazımdı.Ben ve Aral önde ortada tırlar en sonda ise ekibimizdeki korumalar geliyordu.Bir

anda korumaların şefi aradı ve”Elay hanım bulunduğumuz yerde birileri var ve bizi

gözetliyorlar yola devam etmememiz gerektiğini düşünüyorum”demesiyle hemen Aral’a

durması gerektiğini birilerinin bizi izlediğini söyledim.Araba durunca tırlarda durdu ve

şoförlere bilgi verdikten sonra arabadan indim.Aral ile birlikte etrafı incelerken bir anda bize

ateş açıldı hemen arabanın arkasına Aral’ı da çekerek atladım.Silahımı çıkardım ve ateş

etmeye başladım.Aynı zamanda Aral da ateş ediyordu.Birkaç dakika sonra bir çok kişiyi

öldürdük ve silahımızdaki mermilerin tamamı bitmişti bu sefer elimdeki bıçaklardan birini

Aral’a verdim diğerini de kendime alıp tam kalkacakken Aral bileğimden tuttu ve beni

kendine doğru çekti”Kendine dikkat et Elay”dedi.”Sende dikkat et Aral”dedim sonra arabanın

arkasından çıktım ve bir kaç kişiyi bıçak kullanarak öldürdüm.Aral bu sırada biriyle

dövüşüyordu.Bir anda önümde bana arkası dönük olan adamın Aral’a silah doğrulttuğunu

gördüm Aral ise bu sırada dövüştüğü adamı yere sermişti.Aral’a doğru koşup üstüne atladım

ve onu yere düşürdüm.Elimdeki bıçağı ise silah doğrultan adamın boynuna fırlattım ve onu

öldürdüm.Bize saldırmaya çalışan herkes ölmüştü.Bu sırada hâlâ Aral’ın üzerinde

uzanmıştım ve sevinç nidalarıyla “Aral başardık ikimizede zarar gelmedi” dedim bağırarak

sonrasında ona sarıldım.”Evet başardık Elay”dedi gülerek.O da bana sarıldı.Daha sonra

gülme sesleri geldiğini duyunca ekibin de burada olduğunu hatırladım ve hemen Aral’ın

üzerinden kalkıp toparlandım.”Siz güldünüz mü yoksa ben mi yanlış duydum”dememle hepsimum gibi aynı hizada dizilerek sustular.”Aferin”dedim.Aral’a bakıp göz kırptım ardından

güldüm.Aral’ın yine gülüşüme baktığını fark edince “Her güldüğümde böyle bakacaksan

işimiz yaş Aral bey”dedim.Ayağa kalktı,güldü ve saçlarını karıştırırken”Nasıl işimiz yaş ne

olur ki öyle bakarsam Elay hanım”dedi anlamamış gibi masum masum soru

sorarken.”Anladın sen Aralcım”dedim.Arkamı dönüp ilerleyecekken”Anlamadım anlatsan

keşke Elaycım”dedi şansını zorlarken.”Şımardın iyice dayak mı istiyorsun Aral”dedim

yalandan bir sinirle.”Of senin yanında da eğlenemiyorum ben yani aslında eğleniyorum da

bunu dışarı vurmama izin vermiyorsun seninle ilerde bir ilişki yaşarsak baskın karakter sen

olursun heralde”dedi gülerek.”Bide gülüyor ya”dedim ardından ise ellerimi havaya doğru açıp

“Allahım sabır ver”dedim ve arkamı dönüp arabaya doğru ilerledim.Arabaya bindim.Aral’da

birileriyle konuştu ardından yanıma oturdu ve yola çıktık.Yaklaşık 1 saat sonra tırları teslim

edip oradan ayrıldık.

Yoldaydık,Aral beni evime bırakıp oradan kendi evine geçecekti.Evimin önünde durdu

ve”Kendine iyi bak Allah'a emanet ol Elay”dedi.”Bir kahve içelim mi”dedim.”Peki çok ısrar

ettin seni kıracağıma kafamı kırarım hadi içelim bir kahve”dedi.Ona şaşkınlıkla bakarken

güldüm,”Bak ya”dedim.Arabadan indim Aral ise arkamdan indi.Kapıyı açtım önden Aral

geçsin diye elimi ileri doğru uzattığıma cık cık layarak “Ben kibar bir insanım lütfen önden

buyurun hanımefendi”dedi beni her zamanki gibi şaşırtarak.”Buyurayım bakalım”dedim

ardından evin içine doğru ilerledim.Kapıyı kapatıp arkamdan salona doğru geldi.”Sen otur

ben kahve yapıp geleyim”dedim mutfağa doğru ilerledim ama itiraz edip”Bekle bende

geleceğim seninle”dedi ardından hemen arkamdan geldi.”Tamam gel”dedim sabır

dileyerek.Sandalyeyi gösterip “Otur istersen”dedim.”Yok sen otur kahveyi ben

yaparım”dedi.”Ha eğer bana yapacağın tuzlu kahve için pratik yapmak istiyorsan orası

ayrı”diye de ekledi ve güldü.Sinirlerim bozulduğu için bende güldüm.Aral’ın koluna hafifçe

vurdum sonra sandalyeyi çekerek oturdum.”Hadi yap bakalım kahve”Bu sırada Aral bana

bakarak birşey düşünüyordu.”Ne düşünüyorsun”diye sordum.”Seninle uzun bir aradan sonra

nasıl tekrar bu kadar samimi olduğumuzu,sanki hiç bir şey olmamış gibi her şeye devam

ediyoruz”dedi.Bende onaylayarak”Evet bende farkettim haklısın ama bir geçmişimiz olduğu

için bu kolay olur zaten.Özellikle birbirimizin çocukluğunu biliyoruz yani en masum

hallerimizi”dedim gözlerim dolarken.Gözlerimin dolduğunu görünce “Şşş sakın ağlama

çocukken de senin ağlamana dayanamazdım şimdi de dayanamam beni güçsüz

düşürmemek için ağlama”dedi beni dumura uğratarak.”Tamam ağlamıyorum merak etme

sadece duygulandım çocukluğumuz aklıma gelince”dedim.”Neyse hadi kahveler hazır değil

mi”dedim.”Hazır bardaklara doldurup vereceğim”daha sonra bardaklara doldurup benim

bardağımı bana uzatarak”Buyrun Elay hanım”dedi.”Teşekkürler Aral bey”dedim gülerek.”Rica

ederim ne demek”dedi sonra karşımdaki sandalyeye oturdu.”E anlat bakalım neler yaptın

ben yokken”dedi.”Senden sonra uzun bir süre-yaklaşık 18 yaşına kadar-yapacak bir şey

bulamadım sonra tasarımlar yapmaya başladım ayrıca bildiğin gibi işleri öğrenmek için

babamın yanına şirekete gidiyordum sürekli bu şekilde işte başka birşey yapmadım,sen ne

yaptın?”dedim gözlerinin dolmasıyla cevap verdi.”Gelmeni bekledim uzun bir süre ve belkide

hâlâ bekliyorum ama gelmeyeceğin belli zaten daha sonra değiştim o masumiyetimi birçok

insan gibi bende kaybettim ve şuan dışarıdan nasıl görünüyorsam öyleyim”dedi.Umarım

gerçekten göründüğü gibidir hala.Umarım o kalbi temiz masum çocuktan bir şeyler kalmıştır.

Üzgündüm her şey için,çocukluğumuz için bizim için…

“Aral gelmemi bekleyip beklememek senin kararın ama bunu bilmeni isterim ki hiçbir şey

eskisi gibi olamaz ikimizde çok değiştik”dedim ve önüme dönüp kahvemden bir yudum

aldım.Söylediklerimden sonra söylediği tek şey”Haklısın çok değiştik”oldu.Daha sonra

görüşürüz dedi ve gitti.O gidince biraz oturup düşündüm.Daha sonra biraz dinlenmem

gerektiği için uyudum.

Sabah uyandığımda hemen siyah bir mini etek,siyah bir bluz ve siyah bir topuklu ayakkabı

giyerek evden çıktım.Tabii ki silahımı da unutmamıştım.Normalde koruma ordularıyla

gezerdim fakat bir süredir korumaların benimle gelmesinden rahatsız oluyordum

nedense.Ama içimde kötü bir hissin olması Mert'e “Korumaları ara hemen hepsi

gelsin.Şirkete gideceğiz”dememe sebep oldu.”Bir sorun mu var Elay hanım bir süredir

yanınızda benim dışımda bir koruma istemediğinizi söylüyordunuz”dedi haklı olarak.”Şuan

da korumalarımı istiyorum Mert ara çabuk”dedim ciddi bir şekilde.”Nasıl isterseniz Elay

hanım”dedi.Arabaya bindim, beklemeye başladım.10 dakika sonra korumaların hepsi geldi

ve şirkete doğru yol aldık.

Şirkete geldiğimde tam odama girecekken asistanım bana doğru yaklaşıp”Elay hanım Aral

bey odanızda sizi bekliyor bilginiz olsun”dedi.”Ne zamandan beri ben yokken odama birileri

giriyor Aslı.Bir daha böyle bir hatanda sana neler yapabileceğimi hayal bile

edemezsin”dedim ardından Aslı’ya arkamı dönüp odama girdim.Aral’ı görünce yanındaki

koltuğa oturdum ardından”Bu aralar çok sık görüşüyoruz bensiz dayanamıyor

musun?”dedim eğlenen bir ifadeyle.”Hı hı aynen seni çok özledim yine o yüzden

geldim”dedi.”Neyse asıl mevzu nedir Aral beni özlediğin için gelmediğini ikimizde çok iyi

biliyoruz”dedim.Daha konuşmadan dişlerini sıkarak sinirli olduğunu belli etti ve”Kerem Kanil

yani sana takıntılı olan düşmanımız kulağıma gelen haberlere göre yarın ki örgüt

toplantısının yapılacağı binaya bir saldırı düzenleyecekmiş.Ve bende diyorum ki bu

toplantıya saldırıdan haberimiz yokmuş gibi katılalım,gelen ekibe karşılık verip onların işini

bitirdikten sonra bir tanesini alıp konuşturalım.Eğer konuşturabilirsek -ki bu alemde herkes

elimize düşenleri bülbül gibi şakıttığımızı bilir-Kerem’in yerini öğreniriz ve hemen işini bitirip

ondan kurtuluruz.Yani senin aşıklarından biri daha geberip gitmiş olur”dedi.Fark ettiğim

şeyle”Şuana kadar bana takıntılı olup ölenleri senin öldürdüğünü söyleme lütfen Aral”dedim

sinirlenerek.”Eski bir dostun olarak bu iyiliği sana tabii ki de yaptım”dedi beni daha da

sinirlendirerek. Yumruğumu Aral’ın koluna geçirdim.”Bu hakkı sana kim verdi peki”dedim

sorgularcasına.”Sağlam bir yumruktu,kolum uyuştu resmen Elay”dedi ciddiyetle.”Konuyu

değiştirmeye çalışma,sorduğum soruya cevap ver”dedim yüksek sesle.”Kimse bana böyle bir

hakkı vermedi ben kendi akıl sağlığım için öldürdüm onları”dedi.”Saçmalama Aral senin akıl

sağlığınla ne alakası var?”dedim.”Koskoca Aral Cihangir’e saçmalama diyebilen tek insansın

Elay değerini bil.Eğer bunu başka biri söylemiş olsaydı şuan nefes almıyor olurdu”dedi

değerini bil dercesine bakarken.”Ben başkası olmadığım için sorun yok Aral neyse tamam

kabul ediyorum yarın toplantıda görüşmek üzere söyleyeceklerin bittiyse çıkabilirsin”dedim

yol verircesine.”Söylemem gereken son bir şey var yarın ve bundan sonra olacak tüm

toplantılara benim en yakın arkadaşım Sinan Timel de katılacak artık örgütün bir üyesi”dedi

ardından ayağa kalktı tam arkasını dönecekken “Benim istihbaratımın ne kadar güçlü

olduğunu bilmiyorsun sanırım tabii ki dünyaca ünlü silah kaçakçısı ve mafya olan Sinan

Timel’in örgütümüze katılacağını ve bunun için yarın Rusya’dan geleceğini

biliyordum”dedim.Bana hayranlıkla bakarken kapıyı gösterdim ve “Şimdi çıkabilirsin”diyerekönüme döndüm.Görüşürüz dedikten sonra çıktı.Bende çalışma masama geçip çalışmaya

başladım.

Yaklaşık 2 saat sonra hâlâ çalışmaya devam ederken yemek yemediğimi

hatırladım.Eşyalarımı toplayıp odamdan çıktım.Tam bu sırada telefonum çaldı.Babamın

dostlarından olan Yaman Sayar’ın kızı Vuslat Sayar yani en yakın arkadaşım

arıyordu.Ailelerimiz çok iyi anlaşırdı aynı şekilde bizde. Cevap verdim”Alo Vuslat hanım siz

beni ararmıydınız”dedim.Şirket çıkışına doğru ilerlerken birden karşımda sarı saçlarını

salındırarak gelen mavi gözlü kadın beni çok şaşırttı.

Evet karşımda ki kişi Vuslat idi.Bana

doğru geldi ve gülümseyerek “Aramama ne gerek var geldim işte”dedi.Vuslat’ta örgütün bir

üyesiydi ve yurtdışında ki işlerle ilgilenirdi.Ona sarılmayı ne kadar çok istesemde

yapamıyordum.Vuslat’ta koruma ordularıyla gezen ünlü bir mafya olduğu için sarılmamızın

doğru olmadığını biliyordu.Sarılırsak birbirimizi çok sevdiğimizi dışarıyada göstermiş

olacaktık ve bu büyük sorunlara yol açabilirdi.İleride birbirimiz için koz olarak kullanılmak

istemediğimiz için böyle şeylere dikkat ediyorduk.Gülümsedim sonra elimi uzatıp”Hoş geldin

uzun süredir yüz yüze görüşmemiştik”dedim.Elini uzatıp elimi sıktı ve “Artık buradayım sık

sık görüşeceğiz”dedi soğuk bir tavırla.Dışarıdan bakılınca düşman olduğumuz bile

düşünülebilirdi.”Güzel bir yemeğe ne dersin”dedim.”Kurt gibi açım derim”demesiyle beni

gülümsetti.”Hadi o zaman önden buyur”diyerek elimi kapıya doğru uzattım.”Kibarlığınızdan

bir şey kaybetmemişsiniz hâlâ formdasınız Elay hanım”dedi.”Hâlâ formdayım tabii ki

Vuslatcım”dedim.Şirketten çıktık.Benim arabamla restorana giderken arkamızdan bizi takip

eden korumalar oldukça dikkat çekiyordu.Yolun kenarlarında insanlar toplanıp

bulunduğumuz arabayı izliyordu.Dikkat çekmek hiçbir zaman beni rahatsız etmemişti yine

etmiyordu.Dünyaca ünlü iki tane mafya aynı arabada ilerlese bende onlara bakardım.Elay’a

bakıp sırıtarak “Hayırdır geçen gün konuştuğumuzda Türkiye’ye uzun bir süre gelmem

diyordun.Ne değişti?”dedim.”Vatanımı özledim orada yanlız olmak canımı sıkmaya başladı

bende babamla konuşup ona gelme fikrimi söyledim o da istersen gel diyince gelme kararı

aldım.Hemen ardından uçağıma bindim.Şuan buradayım”dedi.Ardından “Sinan Timel'in

Türkiye’ye geri geleceğini ve örgüte katılacağını duydum,ne iş?”dedi.”Evet yarın

geliyor.Onun gibi başarılı birinin örgüte katılması örgüt için faydalı olacaktır gerisi bizi

ilgilendirmez”dedim.Restoranın önünde durduk,şoför kapımızı açtı.Arabadan indik ve

restorana girdik.İçeri girdiğimiz gibi çevremize birsürü çalışan toplandı isteklerimizi en iyi

şekilde yerine getirmek için.Kalabalığa bakarken restoran müdürü bize doğru gelip”Buyrun

ben size eşlik edeyim”dedi ve onu takip ettik.Güzel bir masayı bize ayarladı ardından garson

yanımıza gelip istediklerimizi sordu çekingen bir şekilde.Sipariş verdikten sonra Vuslat”Bu

restoran normalde rezervasyon olmadan almaz”dedi.”Rezervasyon sorsunda kendini benim

güzel işkence odamda bulsun değil mi Vuslat”dedim.Vuslat”Anlaşılan ben yokken herkesi

eskisinden daha fazla korkutmuşsun”dedi.”Yaptık bir şeyler be Vuslat”dedim hafifçe

gülerken.”Kimin arkadaşı be helal olsun sana.Yani benim Rusya’da yaptıklarım da

azımsanmayacak düzeyde, belki duymuşsundur”dedi kendini överek.Bende ona gururla

bakıp”Duydum tabi duymayan mı var canım örgütte de başarılarınla çok konuşuldun”dedim

gülerken.Bu sırada yemeklerimiz gelmişti.Yemekler servis edildikten sonra yemeye başladık

ardından ise hesabı ödeyip restoranın çıkışına ilerledik.Restorandan çıktığımız sırada bir

anda flaşlar patladı ve birsürü fotoğrafımız çekildi.Evet alışkın olduğumuz her yerden çıkan o

magazinciler buradaydı.”Aral bey ile samimi olduğunuz ve bir şeyler yaşadığınız doğru

mu?”diye bir soru yöneltildi bana.”Bu sorunun cevabı ne olursa olsun bu konular hakkında

magazine bilgi vermek biliyorsunuz ki benim tarzım değil”dedim ilerlerken.Vuslat’a ise”Sinanbey’in yarın ki dönüşünün sizin dönüşünüzle bir bağlantısı var mı Vuslat hanım?”diye bir soru

yöneltildi.”Sinan bey ile daha yüzyüze tanışmadık bundan dolayı böyle birşey mümkün değil

arkadaşlar”diye yanıtladı Vuslat.Vuslat ile birlikte arabaya bindik ve ilerlemeye başladık.”Aral

ile sen ne alaka Elay?”dedi daha sonra sırıtarak ekledi “Bilmediğim birşeyler mi var

yoksa?”diye.Saçmalama dercesine bakarken”Tabii ki ima ettiğin gibi bir şey yok sadece bu

aralar biraz fazla görüşüyoruz işlerden dolayı”dedim.”Anladım öyle olsun bakalım”dedi kesin

öyledir dercesine bakarken.”Neyse yarın toplantıya geleceğin için sana bilgi vermem

lazım”dedim ardından konuşmaya devam ettim.”Kerem Kanil yarın ki toplantının olacağı

binaya saldırı düzenleyecekmiş.Aral ile konuştuk ve toplantıya hiçbir şey bilmiyormuş gibi

gidip toplantıdan sonra çatışma başlatıp onların işini bitirme kararı aldık.Bu hem Kereme

güzel bir mesaj olur hemde aralarından birini yakalayıp konuşturursak Keremin yerini

öğrenip işini bitirmemize yardımcı olur”dedim.Vuslat beni dinledikten sonra başını cama

çevirerek biraz düşündü.Ardından bana bakıp sırıtarak”Uzun zamandır aksiyonlu

operasyonlara katılmamıştım umarım hamlamamışımdır.Heyecanla yarını bekliyorum”dedi

bense kahkaha atıp yanağını sıktım”Yok ya hamlamamışsındır bence”dedim.”Bir maça ne

dersin”diye de ekledim.Vuslat ile üniversitede tanıştığımızdan beri boks yapıyorduk.Vuslat

gerçekten dövüş konusunda çok iyi olmasına rağmen ben ondan daha iyi olduğum için

genellikle onu yeniyordum.”Emin misin Rusya da kendimi çok geliştirdim yani öyle eskisi

kadar kolay olmayacaktır senin için”dedi kendinden emin bir şekilde.”Tabi canım kesin baya

geliştirmişsindir kendini”dedim kahkaha atarken.Sinirlenince birden koluma bir yumruk attı ve

önüne dönüp kollarını küsmüş gibi birbirine doladı.”Göreceğiz Vuslat hanım önce

malikanede annemle babamı göreyim daha sonra gidip Spor salonunda seni oraya gömeyim

olur mu?”demesiyle bir kahkaha daha attım.Tamam kabul ediyorum aşırı derecede sinir

bozucuyum.Kendimden emin bir ifade takınıp”Kimin kimi gömeceği belli ama neyse.Yenilen

pehlivan güreşe doymazmış”dedim önüme dönerken.”Hı hı tamam”dedi ardından Sayar

malikanesine varana kadar hiç konuşmadı.Malikanenin önüne geldiğimizde korumaların

kapıyı açmasıyla arabadan indik.Vuslat ile birlikte malikaneden içeri girip eşyalarımızı

bıraktıktan sonra salona doğru ilerledik.Salondan içeri girdiğimizde Vuslatın annesi Hande

teyze kızını gördüğü an gözleri ışıldadı, hemen oturduğu koltuktan kalkıp Vuslata

sarıldı.Vuslat annesinin kokusunu içine çekerken”Annem ne çok özlemişim seni”dedi.”Bende

Vuslatım bende seni çok özledim”diyerek karşılık verdi Hande teyze.Vuslattan ayrıldıktan

sonra Vuslatın yanında duran bana baktı ve kollarını bedenime sardı.”Hoş geldin güzel kızım

nasılsın?”dedi hâlâ bana sarılırken.”İyiyim Hande teyzecim sen nasılsın?”dedim.Hemen

yalandan bir sinirle ve biraz da kırılmış gibi yaparak”Aşk olsun kızım ne teyzesi herşeyi

öğrendin ama bana bir türlü teyze dememeyi öğrenemedin”dedi.Bu sırada koluma bir tokat

atmayıda ihmal etmemişti.”Ama ne yapayım Hande teyze diyecek başka birşey

bulamıyorum”dedim pis pis sırıtırken.”Neyse güzel yüzümde kırışıklıklar oluşmasın diye artık

hiçbir şeyi umursamama kararı aldım.Biliyorsun bizim gibi kadınların asıl silahları

güzellikleridir”dedi kendinden emin bir şekilde.Hande teyzenin bu söylediklerinden sonra

arkadan Yaman amca ona doğru yaklaşıp sarılarak”Beni de tam kalbimden bu silahınla

vurdun sanırım hayatım”dedi.Hande teyze gülerken”Sanırım”dedi.Yaman amca karısından

ayrılınca sonunda kızına doğru geldi ve ona da sevgiyle bakıp sarıldı.”Hoş geldin

kızım,özlettin kendini”dedi.”Hoş buldum babacım benim gibi bir hanımefendinin özlenmesi

gayet normal ve bende seni özledim”dedi tabii ki özleyeceksin dercesine bakarken.Yaman

amca benide bir kolunun altına alırken”Anlat bakalım Elay hanım en son Aral ile yaptığınız

sevkiyat çok konuşuldu”dedi.”Anlatacak birşey yok Yaman amca planlı bir şekilde sevkiyata

katıldık ve başarılı bir şekilde tamamladık.Tabi plan dahilinde olmayan şeyler de oldu ama

hallettik”dedim.”Vuslatın da seninde böyle yerlere geleceğiniz böyle başarılar eldeedeceğiniz küçüklüğünüzden belliydi.Aferin size başarılarınızın devamını diliyorum”dedi bize

gururla bakarken.”İnşallah ekonomik olarak ülkemizi ve ailelerimizi daha iyi yerlere

taşıyacağız”dedim.Hande teyzenin “Hadi kızlar gelin bakalım bir kahve içelim”demesiyle

Yaman amca bizi onunla gönderdi.

Üç kadın koltuklarımızda oturmuş kahvelerimizi yudumluyorduk.Vuslatta bende Hande

teyzenin bize olan değişik bakışlarını fark etmiştik.Acaba yine aklından neler

geçiyordu.Vuslat’a bakıp çaresizce başımı iki yana salladım.Hande teyze bir anda”E Elaycım

nasıl gidiyor?Sevdiğin biri falan var mı?”dedi benim aklımdaki düşünceleri

doğrularken.”Hande teyzecim bildiğin gibi işte birşey yok.Biliyorsun benim işim olmaz öyle

şeylerle.Daha önemli işlerim var”dememle sesini yükselterek”Sorunda o işte kızım sende

Vuslat’ta hiçbir şey anlatmıyorsunuz.Sizin hakkınızda ki olayları anca magazinde falan

görüyoruz.”dedi.”Aral ile ne alakan var?Ayrıca Aral Cihangir ile anılman annen ve babanın

hiç hoşuna gitmemiştir”diyede ekledi.”Aral Cihangirle bir alakam yok tabii ki Hande teyze

yani senin ve magazinin düşündüğü gibi bir şey yok sadece işler konusunda birlikte hareket

ediyoruz son zamanlarda.Bildiğin gibi sevkiyat falan”kendimden emin bir şekilde

söylediklerimle Hande teyze rahatlamışken Vuslat’ın bana olan bakışlarını görünce sakın

ağzını açma der gibi baktım.”Annecim aslında bir yandan haklısın bende duydum bir kaç

kez.Düşmandan Aşka adlı magazin başlıkları herkesin ilgisini çekiyor ve olası geliyor.”dedi

tabii ki rahat durmayarak.Hande teyze Vuslat'a “Yoksa bu konu hakkında bir şey biliyor

musun Vuslat?Eğer biliyorsan ve bana söylemiyorsan sütümü helal etmem sana haberin

olsun”dedi Vuslat’ı darlayarak.”Yok Annecim bilsem sana söylerim tabii ki”Vuslat’ın bu

sözleriyle ona garip garip bakmaya başladım.”Biz Aral ile düşman değiliz ayrıca Vuslat

hakkında konuşulacak şeylerde var değil mi?”dedim sırıtarak Vuslat’a bakarken.Sen

görürsün bakışlarım da onu deli ediyor olmalı ki beni öldürecekmiş gibi bakıyordu.”Maalesef

Sinan Timel’in dönüşünün Vuslatın dönüşüyle bağlantılı olduğunu konuşuyorlar ve bu yanlış

anlaşılmalara yol açıyor”dedim sırıtırken birde Vuslat’a bakıp göz kırparken.”Aslında belki de

yanlış anlaşılma değildir değil mi Vuslatcım”onu daha da gıcık ettiğim için öyle mi der gibi

bakıyordu.”Magazini bilmiyormuş gibi konuşma her şeyden bir haber çıkarmanın

peşindeler”dedi ve bana bakarak”Hadi kalkalım artık Elay Hamit amca ve Leman teyzeyi

göreyim ayrıca halletmem gereken birkaç işim var”diye ekledi.”Tamam hadi

kalkalım”dememle ayağa kalkıp Hande teyzeye sarıldım.”Görüşürüz Hande teyze kendine iyi

bak”dedim.Vuslat’ta annesine sarılıp”Akşam yemeğe geleceğiz haberin olsun hadi

görüşürüz”dedi.Biz Vuslat ile malikanenin çıkışına doğru ilerlerken arkamızdan Hande

teyzenin”Akşam yemeğe gelmeyi unutmayın sakın”dediğini duyduk.Malikaneden çıktık ve

kapının önündeki aracımıza binip Yelkin malikanesine doğru yol aldık.

Malikanenin bahçe kapısından içeri girince arabadan indik.Bahçedeki korumalar beni

görünce hemen kendilerine çeki düzen verip bana ve Vuslat’a selam verdiler.Malikaneden

içeri girdiğimizde annemin mutfaktan gelen sesini duydum.Kontrolu elde tutmayı seven bir

kadın olduğu için mutfakta yemeklerin hazırlanmasında bile planlama konusunda rol

alıyordu.Vuslat ile birlikte mutfağa doğru ilerledik.Mutfaktan içeri girdiğimizde Vuslat arkadan

anneme sarıldı ve”Ben geldim”dedi neşeli bir sesle.Annem şok içinde arkasına döndü ve

Vuslatı görünce hemen Vuslata sarıldı.Onlar özlem giderirken yalandan bir

kıskançlıkla”Annecim kızında geldi haberin olsun”dedim.Annem bana bakıp”Güzel kızım hoş

geldin”dedi beni Vuslat ile birlikte kollarının arasına alırken.”E nasılsınız bakalımgüzellikler”demesiyle bir yanağına ben diğer yanağına Vuslat öpücük kondurdu.Annem

gülerken”Anlaşılan çok iyisiniz”dedi.”Bir kahve içelim mi”demesiyle “Birkaç işimiz var Leman

teyze başka bir zaman inşallah”dedi Vuslat.”Aynen öyle annecim”dedim ardından Vuslat’a

bakarak”Hadi kalkalım artık”diye ekledim.İkimizde anneme sarıldık ve malikaneden

ayrıldık.Arabaya bindiğimizde Vuslat kapıyı çok sert kapatınca”Kapıyı sert kapatma”diye

cırladım sinirlice.”Arabalarıma ne kadar değer verdiğimi biliyorsun Vuslat”dedim daha sakin

bir şekilde.”Pardon arabalarına benden daha fazla önem verdiğini unutmuşum”dedi trip bir

şekilde.Hemen cıvıklık yaparak”Ya bak Vuslat’ım bu konuda hassas olduğumu biliyorsun

yoksa senin yerin bende her zaman ayrı”dedim.Yelkenleri hemen suya indirdi.”Seni çok

seviyorum Elayım”demesiyle bende “Bende seni çok seviyorum”dedim.

Bu konuşmalardan sonra şoföre eğlence mekanlarımdan birine sürmesini söyledim.

Mekana geldikten sonra arabadan indik ve içeri girdik.Vip lobiye geçtikten sonra gelen

garsonlardan alkolsüz hafif içecekler istedik.Garson siparişlerimizi getirmeye gidince

Vuslat”Elay seninki bize doğru geliyor”dedi.Ben daha benimki kim diye sormadan Aral

yanımızda belirdi.Biz başımızı kaldırıp Aral’a bakınca”Merhaba”dedi.”Merhaba

Cihangir”dedim ve karşımda ki koltuğu gösterip “Oturmaz mısın?”diye

ekledim.”Oturayım”diyerek karşıma geçti.Oturduktan sonra Vuslat’a elini uzatıp”Merhaba

Vuslat hanım nasılsınız?”dedi.Vuslat’ta aynı şekilde elini uzattı ve”Merhaba Aral bey iyiyim

teşekkür ederim siz nasılsınız?”dedi.Aral da Sağolun diye karşılık verdikten sonra “Evet Aral

bir sorun mu var?Yoksa yine mi beni özledin?”dedim.”Bir sorun yok Elay sadece halini

hatırını sormak istedim senin yanına gelmem için bir sorun olması gerekmiyor nur cemalini

özlemem yeterli.Ayrıca Vuslat hanımın da geldiğini duyunca bir merhaba amaçlı gelmem

gerektiğini düşündüm”dedi gayet açık konuşarak.”Anladım iyi yapmışsın gelmekle.Bende

senin yakışıklı yüzünü özlemiştim”dedim onun kadar açık olarak.”İsterseniz ben kalkayım siz

flörtleşmeye devam edin.”diye bir ses duyduk Vuslat’tan.”Kalkmana gerek yok biz genel

olarak herkesin yanında rahatça istediğimiz şeyi birbirimize söylüyoruz”dedim bakışlarımı

Aral’dan ayırmadan Vuslatla konuşurken.”Ha iyi bari kovulmadım masadan”dedi Vuslat

gıcıklık yaparak.Aklıma gelen şeyle”Ayrıca flört ettiğimiz de yok”dedim.Vuslat kesin öyledir der gibi bakarken ben Aral'a"E anlat bakalım"demekle meşguldüm.”Gerçi daha sabah konuştuk ama"

Aral“Anlatacak bişey yok.Dediğin gibi sabah konuşmamız gereken şeyleri konuştuk"dedi.”Sinan Timel'in Türkiyeye dönme kararı alması çok konuşuldu.Kim bilir örgüte katılıp bizimle iş yapınca neler olacak”dememle Vuslat ve Aral kafalarını aşağı yukarı sallayarak bana hak verdiler.

“Sinan bey'in ismini çok duydum Rusya'da.Adını bu karanlık alemde duyuranlardan biri.Bire bir tanışmayı çok isterim"dedi Vuslat Sinan bey ile tanışmayı gerçekten istediğini belli ederek.Aral”Sinan gerçekten hem başarılı bir iş insanı hemde düşmanlarına korku salan bir mafya.”dedi ciddi bir suratla.Ardından gözlerine alaycı parıltılar ekleyerek”Çok yakın arkadaşım diye demiyorum ama ondan korkan kişiler korkmakta haklılar.Benim korktuğum nadir insanlardan biri"dedi.”Sen birilerinden korkar mıydın Aral Cihangir.Daha doğrusu benim dışımda ki birilerinden.”dedim her zaman ki kibirli,kendinden emin ifademi takınırken.”Senden korktuğumu mu sanıyorsun Elay Yelkin?”diye sordu dalga geçercesine.Aslında bunun bir soru olmadığını senden elbette korkmuyorum anlamına geldiğini biliyordum.”Bu konu hakkında tartışmayacağım çünkü inkar edeceğini elbette biliyorum"dedim.”Bunu unutma ki ben öyle kolay kolay korkacak bir insan değilim"dedi.”Kolay kolay korkacak bir insan olmadığını biliyorum ama benden korkulması gerektiğini bilecek kadar zeki olduğunu da biliyorum Aral.”dedim.Gözlerinde saniyelik Gururlu bir bakış geçtiğine yemin edebilirdim ama kanıtlayamazdım.

Bir süre bakıştıktan sonra Aral bakışlarını benden ayırıp Vuslat'a çevirdi ve"Yarın ki toplantı binasına olacak saldırı hakkında bilginiz var mı Vuslat hanım?”dedi.”Öncelikle aramızda ki bu resmiyeti izninizle kaldırmak istiyorum.”dedi Vuslat.Aral başını sallayarak onayladı.”Ve evet Elay bana bu konu hakkında bilgi verdi”

Sinsi bir şekilde gözlerini kıstı"Oldukça heyecanlıyım"dedi.”Umarım eğleniriz"dedi Aralda Vuslat ile aynı Sinsi ifadeyi takınırken.

Bu konu hakkında biraz daha konuştuktan sonra Aral gitmesi gerektiğini belirterek kibarca müsaade istedi.Bizde Vuslat ile biraz daha oturduktan sonra kalkıp mekanın çıkışına doğru ilerledik.Kapıdan çıkmamızla korumalar hemen yanımıza geldi ve etrafımızda etten duvar oluşturdu.Arabaya güvenli bir şeklide bindikten sonra Sayar malikanesine doğru yola çıktık.

Malikaneye geldiğimizde arabadan inip malikanenin büyük kapısından içeri girdik.Direk salona girdiğimiz için alışık olduğumuz birçok çeşit yemeğin olduğu masayla karşılaştık.Handan teyze bizi görünce neşeli bir sesle"Hoş geldiniz Hanımlar"dedi.Her zaman ki asil gülümsemesi yine dudaklarındaydı.Her zaman hayata karşı pozitif olan bir insandı Hande teyze.”Hoş bulduk"dedik Vuslat ile aynı anda.Hande teyze ile birlikte yemek masasına geçerken bir yandan da yarınki toplantıyı düşünüyordum.Üstesinden gelemeyeceğimiz birşey değildi.Kerem Kanil'e sinirliydim hemde çok.Masada ki yerimizi alınca Yaman amcada geldi ve yemeğe başladık.

Yemek yedikten sonra Vuslat ile malikanelerinin bahçesinde ki Spor salonuna gittik.Vuslattan aldığım rahat,Spor için uygun kıyafetleri giydikten sonra Vuslatın da gelmesini bekledim Birazdan Vuslatın kendini ne kadar geliştiğini göreceğim.Ne kadar onunla dalga geçsem de kendini geliştirdiğini biliyorum.Vuslat hırslı bir kadındı ve eminim ki buraya geldiğinde beni boksta yenebilmek için bile olsa Rusya da kendini geliştirmiştir.Ben bunları düşünürken Vuslat'ın arkadan gelen alaycı sesini duydum.”Hayırdır nasıl yeneceğim diye mi düşünüyorsun?”

“Öyle bişey düşünmediğimi çok iyi biliyorsun.Asıl öyle düşünmesi gereken sensin Sarı fırtına"dedim Vuslata doğru dönerken.Aynı zamanda sinir olduğu o alaycı bakışlarımla da ona karşılık veriyordum.

“Ringte konuşmayı tercih ederim"dedi egolu bakışlarıyla birlikte.Vuslat iddialı konuşuyordu ama her zaman böyle konuştuğu için pek ciddiye almamayı seçtim.Ona ringi işaret ettim.”Ringte konuşalım o zaman”

Hafifçe başını salladı ve ikimizde ringe doğru ilerledik.Yerimizi aldığımızda ne kadar ona yansıtmamaya çalışsamda içime bir kurt düşmüştü.Bu sefer gerçekten kendini fazlasıyla geliştirmiş görünüyordu.Eldivenlerimizi takarken korumalardan biri hakemlik yapmak için bulunduğumuz yere geldi ve maçı başlattı.

Maç başladığı an Vuslat'a ilk atağı yaptım ama Vuslat başını eğip başarıyla bu darbeyi savuşturdu.Kaşlarımı şaşkınlıkla yukarı kaldırdım.Vuslatın kendini geliştirdiğine bu sefer emin olmuştum.Vuslat bu şaşkınlıktan kaynaklanan boşluğu fırsat bilip hemen yumruğu karnıma vurdu.Çok sert vurmuştu.”Sağlam yumruk”dediğim an sağ kroşeyi çenesine indirdim.Bu sefer kaçışı olmamıştı.Çenesini tuttu ve o hırsla bir daha yumruk attı.Ama kafamı arkaya atarak kurtuldum.

Bir süre Vuslat ile atıştıktan sonra ikimizde yorulmuştuk ama devam ediyorduk.Berabereydik ama benim ona attığım son yumrukla ben kazandım.

“Sağlam maçtı sarı fırtına"dedim alaycı bir ifadeyle.

Bana sinirleri bozukmuş gibi bakarken"Öyleydi Elay Yelkin"dedi.

“Ooo şimdi de Elay Yelkin olduk ha”

“Kabul ediyorum bu konuda baya iyisin"dedi ciddi bir ifadeyle.İyi olduğumu biliyorum demek istedim ama daha fazla sinirleri bozulmasın diye konuşmamayı seçtim.

“Neyse ben gideyim artık"yaklaşıp yanağından öptüm ve"Hadi Allaha emanet ol sarı fırtınam"dedim.Arkamı dönüp Spor salonunun çıkışına doğru ilerledim.Daha ben çıkmadan arkamdan"Sende Allaha emanet ol pislik"dediğini duydum ve yüzümde ki gülümsemeyle Spor salonundan çıktım.

Eve gittiğimde duş aldım ve kıyafetlerimi değiştirip rahat bir pijama takımı giydim.

Yarın günüm oldukça zor geçecekti.Bunun farkındaydım ama korkmuyordum.Asıl korkması gerekenin Kerem olduğunu da çok iyi biliyorum.Tam düşüncelere dalmışken telefonumdan gelen bildirim sesiyle kafamdakileri sonra düşünmek üzere rafa kaldırdım ve telefonumu elime aldım.

Aral Cihangir:Uyudun mu?

Sana bunu yazdığıma göre uyumuşum demektir.

Aral Cihangir:Çok komiksin.Ayrıca ne yazmam gerektiğini bilmiyorum çünkü mesajlaşma gibi şeylerle işim olmaz.

Mesaj atmak yerine arayabilirsin.

Aral Cihangir:Ben kibar bir beyefendi olduğum için uyuyor olma ihtimalini düşündüm ve seni uyandırmamak işin aramadım.Ama sen iyilikten ve kibarlıktan ne anlarsın değil mi?

Bu söylediğini duymadım varsayıyorum çünkü benim gibi asil bir hanımefendiye bunu söylemen hakarettir.

Aral Cihangir:Tamam Elay en kibar sensin.

Evet biliyorum

Aral Cihangir:Neyse moralimi bozdun zaten kapatıyorum ben.

İyi Geceler Elay.

İyi geceler.

Son mesajdan sonra telefonu kapatıp yatağa geçtim.Uyumam gerekiyordu çünkü yarın da diğer günler gibi yorucu ve bol aksiyonlu geçecek.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.