Hayatımın belkide en önemli toplantılarından birine birazdan girecektim ve bu toplantıya
Kırçan örgütüne üye olduğu için ailemizin pek sevmediği Cihangirlerin oğlu Aral Cihangirde
katılacaktı.
Aslında Aral ile aramda bir nefret yoktu ailelerimiz birbirinden pek haz etmediği
için bizde onların zorlamasıyla sürekli birbirimizle tartışmaya alışmıştık.
Yolda arabayla ilerlerken toplantının yapılacağı binanın otoparkına girdik ve yanımızda ilerleyen arabanın
Aral Cihangirin arabası olduğunu anladım.Araba durunca yakın korumam Mert Akan kapımı
açtı ve arabadan indim.
Normalde de şık kıyafetler giyerdim ama bu toplatıya yurt dışından
üyelerde geldiği için daha özen gösterip daha şık giyinmiştim.
İnsanların sürekli bakmasıda
bundandı sanırım.Yada ülkece hatta dünyaca tanınan bir şirketin sahibi ve mafya olmamda
insanların bana bakmasına sebep olabilirdi.
Ben arabadan indiğim sırada Cihangirin de
arabası durmuştu ben onun arabasına bakarken o da arabadan indi.Şık ve siyah bir takım
elbise siyah ayakkabılar ve bir güneş gözlüğü bir insanın yanından geçince o insanın ikinci
kez dönüp bakmasına sebep olacak kadar yakışıklıydı.
Kendisi ile küçüklüğümde çok yakın
arkadaş olsamda daha sonra ailelerimizden dolayı ayrılmıştık o zamandan beri pek
anlaşamasamda doğruyu söylemek zorundaydım ki yakışıklıydı.
Atalarımız yiğidi öldür
hakkını yeme sözünü boşuna söylememişti.Aral Cihangir arabadan inince hemen benim
olduğum tarafa bakıp bana doğru yaklaştı ve elimi kibar bir hareketle öptü.
Kaşımı kaldırdım
ve sert bir ifadeyle baktım.”Saten,siyah ve yırtmaçlı elbise altına siyah uzun topuklu
ayakkabılar tam benlik”dedi ve pis pis sırıtmaya başladı.”Aynen tam senlik yumruğum da
tam senlik suratında çok güzel durur bence ister misin”dedim daha sonra cevap vermesini
beklemeden arkamı dönüp ilerledim.Mertte benimle ilerlerken bir yandanda
”Aral Cihangirin
koruması Hakan Arçin çok boş biri bence o olmazsada olurdu yani.”Bende Mert'in biraz
moralini yerine getirmek adına “Herkes senin gibi iyi bir koruma değil Mertcim sakin ol
Cihangirleri,korumalarını umursama keyfine bak”dedim sonrasında asansöre binip toplantı
odasının olduğu katın numarasını tuşladım.
Biraz bekledikten sonra asansör gelmek
istediğimiz katta durdu ve indik.Toplantı odasının kapısına geldik.
Mert geçmem için kapıyı
açtı.İçeri geçtim bu sırada her zaman ki gibi ben geldiğimde ayağa kalktı herkes.Bunu
sadece saygı duydukları ve sevdikleri kişiler için yaparlardı.
Kırçan örgütünde bir tek bana ve
Aral Cihangire yapılıyordu.Ben yerime oturdum ve “Buyrun lütfen”diyerek koltukları
gösterdim oturmaları için.Tam oturdukları sırada Aral Cihangir geldi,bende dahil herkes
ayağa kalktı.
Ne kadar anlaşamasakta birbirimize her zaman saygı duyarız.Ben geldiğimde o
ayağa kalkar,o geldiğinde ben ayağa kalkarım.
Benim de ayağa kalkmamı takdir ediyormuş gibi baktı sonrasında “Buyrun oturun
arkadaşlar”dedi.Ben konuşmaya başladım ve “Bu silah sevkiyatını gerçekten çok gizli
yapmamız gerekiyor çünkü eğer yapamazda yakalanırsak çok büyük bir meblağ kaybederiz ve başımıza bela alırız”dedim.
Aral bana baktı,söylediklerime hak vererek “Elay hanım haklı ama bu sevkiyatı düzenleyecek iki kişi lazım ve bu iki kişi yetenekli kişiler olmalı
ki bir hata olmasın”dedi.
Örgütten biri “Bence sevkiyatı Elay hanım ile Aral bey yönetsin
ikiside gayet yetenekli kişiler”dedi.Aslında mantıklıydı ama Aral ile sürekli kavga ettiğimiz için
sıkıntı çıkabilirdi.
Aral “Ben kabul ediyorum eğer Elay hanımda kabul ediyorsa planlamalara
başlayabiliriz”dedi.Eğer o böyle birşeyi kabul ediyorsa ben kabul etmezsem olmazdı tabii ki
kabul edecektim.
”Tabii ki kabul ediyorum”dedim ardından iddialı bakışlarımı Aral Cihangire
çevirdim.Aynı bakışlarla karşılık verdi.Daha sonra bir kaç sevkiyat tarihi konuştuk sonuç olarak 1 hafta sonraya kararlaştırdık.Biraz az zamanımız vardı ama halledebilirdik.”Peki
arkadaşlar tam 1 hafta sonra bu gün sevkiyat umuyorum ki başarıyla gerçekleştirilecek
toplantı bitmiştir”dedim ve ayağa kalktın benim kalkmamla Aral ile birlikte örgütteki diğer
herkeste ayağa kalktı.
Başımı Görüşürüz anlamında salladım ve odadan çıktım.
Mert kapının önünde bekliyordu.Yanına gittiğimde ben önde Mert arkada ilerliyorduk ki bir anda Mert'in
telefonu çaldı ardından gitmek için izin istedi.İzin verdim ve Mert yanımdan ayrıldı.
Bu sırada biri kolunu belime sardı,anında beni duvara yasladı.Kafamı biraz yukarı kaldırınca Aral olduğunu anladım.
Aral konuşmaya başladı “Bu gün sana birşey mi oldu?”dedi.”Anlamadım
neden böyle düşünüyorsun?”dedim. Aral ile göz teması kurdum.”Çünkü sende fark ettiysen bu gün ilk kez bir toplantıda kavga edip zıt düşmedik”dedi gülerek.
Söylediğine bir cevap
vermeden güldüm Gülüşüme bakıyordu,bakışları çok garipti her zaman böyle baksa heralde
bana aşık olduğunu düşünürdüm.
”Acaba sen bana aşık mı oldun?”dedim ve bu sefer daha da güldüm.Hâlâ gülüşüme bakıyordu ve cevap verdi
”Ne,nereden çıkardın bunu dünyanın en
güzel gülüşünün senin dudaklarında olması benim suçum mu?”bunu demesiyle şok oldum
ama yansıtmamaya çalıştım.
Boğazımı temizledim sonrasında kolunu belimden çekmesini sağlayıp duvardan ayrıldım.Bu sırada Mert gelmişti ve “Elay hanım hemen gitmemiz lazım
şirkette size ihtiyaç varmış”dedi.
”Yani bana ihtiyaç olması normal her eve bir Elay Yelkin lazım sonuçta”dedim.
Aralın “Hı hı aynen lazımdır kesin”dediğini duydum ama aldırış
etmedim tam arkamı dönüp gidecekken Aral “Bu akşam planlara başlayalım mı?”dedi.
”Olur başlayabiliriz akşam sekizde benim evimde”dediğim an Aral tabii ki itiraz etti“Hayır benim
evimde olacak”dedi. Bende daha fazla uzatmadan “Tamam”dedim.Bir anda Aralı kendime
doğru çekip kulağına dudağımı yaklaştırdım,fısıldayarak”Ha bu arada sen bir de kendi
gülüşünü gör”dedim.
Cevap vermesine fırsat tanımadan arkamı döndüm. Mert'in yanına
doğru ilerleyip asansöre bindim.Binadan çıktım arabaya binip şirkete doğru yol aldım.
Bir tekstil şirketiydi benim şirketim aslında babamın şirketiydi ama babam 1 yıl önce bu işlerden ayrıldı.
Ve bende hem ara sıra tasarım yaparken hemde yöneticilik yapıyordum bu
şirkette.
Düşünürken bir anda telefonum çaldı,babam arıyordu.
Babamı bekletmeden telefonu
açtım, babamın “Alo kızım nerdesin?”dediğini duydum.
”Yoldayım baba şimdi toplantıdan
çıktım şirkete gidiyorum”dedim ardından ekledim “Niye sordun bir sorun mu var?”Babam
hemen cevap verdi “Yok kızım rahat ol,Neyse hadi görüşürüz akşam bize gel biraz
konuşalım”dedi ve “Tamam, görüşürüz baba”dedim sonra kapattım.
Şirketin önünde durduk,
Mert kapımı açınca indim.Yine her zamanki gibi tüm gözler üzerimdeydi.
Alıştığım için
umursamadım ve yürümeye devam ettim.Asansöre bindim.
Üst kata ofisime çıktım.Odama
girince yorulduğum için hemen kendimi koltuğuma attım.Biraz uzandıktan sonra daha fazla işler gecikmesin diye kalktım.Çok
işim vardı masamın başına geçip belgeleri kontrol etmeye başladım.
Kapı çaldı, gel dememle içeriye asistanım Aslı girdi.”Elay hanım birazdan toplantı başlıyor
bilginiz olsun”dedi sonrasında izin alarak çıktı.
Kalktım telefonumu masanın üzerinden alıp
odadan çıktım.
Toplantı salonuna girdim,herkes ayağa kalktı.Bende “Lütfen oturun
arkadaşlar”dedim.
Daha sonra biraz tasarımlar,bazı belgeler hakkında konuştuk işlerimizi
halledince toplantıyı bitirdim.
Toplantı salonundan çıkarken saate bakıyordum saat
altıydı,hemen çıkmazsam Aral ile yapacağımız toplantıya yetişemeyecektim çünkü babamın
yanına da uğramam lazımdı.
Hemen odama gidip eşyalarımı alıp şirketten çıktım.Arabama
bindim ve Mert ile birlikte malikaneye doğru yol aldık.
Malikânenin önüne geldiğimde arabadan indim kapıdaki korumalarla selamlaşarak içeri
girdim.
Diğer mafya veya şirket sahipleri gibi kibirli,burnu havada bir insan değildim tabii ki bana saygı gösterilmesine dikkat ederdim saygı göstermeyenin de cezasını verirdim ama öyle ben zenginim,güçlüyüm havalarına asla kapılmazdım.
Kapıyı çaldım kapıyı açan Ayşe
Ablaya da selam verdim.Salona annemi görmek için geçtim.
Annem salonda arkası dönük
bir şekilde ayakta durmuştu.
Hemen koştum ve ona sarıldım.”Annecim nasılsın bakalım”dedim.Bana doğru dönüp yanağımdan öptü.”İyiyim güzelim sen nasılsın”dedi.Bende
cevap olarak “İyiyim teşekkürler annem neyse ben babamla konuşayım daha sonra işim var
gideceğim”dedim.
Annemi öpüp yanından ayrıldım.Yukarı kata çıkıp babamın çalışma
odasına doğru ilerledim.
Odanın kapısını çaldım ve içeri girdim.Babam içeride oturuyordu
ben içeri girince ayağa kalkıp kollarını açtı,bende hiç beklemeden ona sarıldım.
Sonra”Hadi
otur anlat bakalım bu gün ki toplantıyı nasıl geçti sonuç ne oldu?”Babamın tepki
göstereceğini bile bile doğruyu söyledim.”Sevkiyat haftaya olacak ve sevkiyatı Aral Cihangir
ile birlikte yöneteceğiz.”dememle babamın yüz ifadesi değişti ama sakinliğini koruyarak”Nasıl
yani kim karar verdi buna itiraz ettin mi?”dedi.”Biri ortaya böyle bir öneri attı ve mantıklı
geldiği için kabul ettim ayrıca Aral kabul etmeseydi bende etmezdim zaten ama Aral tamam
diyince itiraz etmemem gerektiğini düşündüm.Çünkü eğer kabul etmeseydim korktuğumla
ilgili dedikodular çıkardı.Böyle birşey olursa o dedikoduyu çıkaran herkes bunun cezasını
çekmek zorunda kalırdı.Ve ben bir katliam başlatmayı düşünmüyorum,en azından
şimdilik”dedim.
Bu sırada babam bana gururla bakmaya başladı sonrasında söyledikleri beni
gerçekten mutlu etti”İşte benim kızım sen şimdiden örgütün en saygın kişilerinden birisin
ileride neler yaparsın kim bilir”demesiyle
“Ailemizin ismini ve kendi ismimi en iyi şekilde
taşımaya çalışıyorum diyelim babacım,en iyisi olacağıma inanıyorum”dedim.
Babama görüşürüz dedikten sonra annemin yanına da uğrayıp malikaneden çıktım.
Arabama binip Mert’ten evime doğru sürmesini istedim.
Araba evimin önünde durunca Mert’e arabada
durmasını söyledim.Arabadan indim evin kapısını açıp içeri girdim.
Hemen rahat birşeyler
giydim.Çantama kişisel eşyalarımı ve birde silahımı koydum ve evden çıktım.
Arabaya bindim
ve Aral’ın evine doğru yol aldık.
Aralın evine geldiğimizde arabadan indim daha sonra Mert’e eve gitmesini söyledim.
Zorla da
olsa kabul etti.Kapıyı çaldım hiç beklemedim resmen hemen açıldı.Karşımda siyah
eşofman,beyaz tişört giymiş yakışıklı bir Aral vardı.Boyu 1.90 dan fazla olduğu için başımı
biraz kaldırmam gerekiyordu.”Buyur geç”dedi,içeri geçtim.
Evi ferah ve güzeldi.Duvarda ki
tablolar eve farklı bir hava katıyordu.”Evin güzelmiş Aral”dedim.”Yani genelde benim
yaptığım şeyler güzeldir ve bu evi ben dizayn ettim,güzel olması normal”dedi egolu
beyimiz.”Dedi egonun vücut bulmuş hali”dedim.Güldü ve “Biraz daha abart Elay”dedi bu
sırada bende güldüm.
”Neyse hadi sonra boş yapmaya devam ederiz şimdi işimize
bakalım”dedim.”Tamam Elay iki dakika eğlenmeyelim zaten”dedi.”Aral işimiz var hadi”dedim
ardından Aral”Beni takip et”dedi.Aralı takip etmeye başladım.
Tahminimce Aral’ın çalışma
odasına gidiyorduk.”Masada tam olarak açıklamadım ama eğer sevkiyatı başarıyla
tamamlamazsak ne olacağını biliyorsun değil mi?”dedim.
Araldan”Gebereceğiz”diye bir
cevap geldi.”Biraz daha açık sözlü olsaydın”dedim.
”Bizde böyle eğer sevkiyatın başarılı
olmasını istiyorsan bana katlanmak zorundasın”dedi.
Sesimi yükselterek hatta biraz
bağırarak”Kimse beni birşeyi yapmak zorunda bırakamaz”dedim ciddi bir şekilde.Aral
korkuyla “Tamam sakin ol bu kadar sinirleneceğini bilmiyordum kusura bakma”dedi.
”Sen böyle kibarlıklar yapmazdın noldu sana kusura bakma falan”dedim şaşkınca.
”Kalbimi kırdın ama Elay ben gayet kibar bir beyefendiyim”dedi gülerek.
”Eğer hemen planlamaya başlamazsak kırılan tek yerin kalbin olmaz haberin olsun Aralcım”dedim ciddiyetle.
”Evet hadi başlayalım Elaycım”dedi ve plan yapmaya başladık.
Uzun bir süre plan yaptık ve hâlâ belgeler halinde hazırlamaya devam ediyorduk.Aral “Bir kahve içelim mi”dedi.
”Çok iyi olur ya”dediğim sırada bileğimden tuttuğu an beni ayağa kaldırıp peşinden götürmeye başladı.”Of Aral yine ne yapıyorsun?”dedim.
Aral da “Kahve yapacağız ya hani”dedi ve mutfağa girdik.”Ben yapacağım demek istedin heralde evinde ki misafire kahve mi yapıracaksın?”dedim yalandan bir şaşkınlıkla.
Çapkınca sırıttı ve “Yabancı mısın sanki nolcak ya”dedi.
Hiç beklemeden cevap verdim “Evet yabancıyım Aral öyle bir konuşuyorsun ki görende sanacak ki kaç yıldır sevgili falanız”dedim.
Aral “Ailelerimiz sorun
çıkarmasaydı belki de dediğin şey gerçekleşecekti bilemeyiz”dedi gülerek ama bu gülmenin
altında farklı duygular yattığının farkındaydım daha fazla kurcalamamayı tercih ettim.
”Neyse ya kapat bu konuyu”dedim Aral ise “Sen nasıl istersen Elay yine benim istediklerimin hiç bir
önemi olması bakalım”demesiyle beni merakta bırakmayı başardı.
”Anlamadım ne demek İstedin Aral?”dedim.”Anlaman gereken birşey yok boşver”dedi.
Neyden bahsettiğini bir
şekilde öğrenecektim ama şimdi kurcalamamayı seçtim.”Tamam peki anlatmak istemezsen
anlatmayabilirsin”dedim konuyu kapatmak adına.
Aral ile çocukken arkadaştık hemde çok
yakındık ailelerimiz de çok iyi anlaşırdı daha sonra ailelerimizin yaşadığı bir sorundan dolayı arkadaşlığımız bitti.Ailelerimizin yaşadığı bu sorun hakkında hâlâ bir bilgim yoktu benim ama hiç kolay şeyler yaşamamıştım.
Ben bunları düşünürken Aral kahveleri yapıp masaya koymuştu.Sandalyeyi işaret edip “Hadi otur içelim”dedi.
Tam oturacağım sırada arkama geçip sandalyemi çekti.”Hiç bir zaman kaba biri
değildin ama kibar biri olduğunu da bilmiyordum”dedim karşımda ki sandalye de oturan Aral’a.
”Yanımda olsaydın bilirdin”dedi ve beni cümlelerinin ağırlığı ile yerle bir etti.Güldü
daha sonra “Gerçi sen benim değil yanımda olmak yüzüme bile bakmıyordun değil
mi?”dedi.
”Neden diye sordun mu peki hiç Aral”dedim bağırarak.”Sormadın çünkü hep senin
gözünde ben suçluydum ailelerimiz ne yaşadı da böyle olduk bilmiyorum ama sen hep beni
suçlu buldun.Küçücük çocuktum ne yapabilirdim ya ne yapsaydım?”dedim.
Dayanamadı o da
sesini yükseltti”Seni suçladığımı nereden çıkardın Elay ben sadece hemen kolay bir şekilde
vazgeçmene üzüldüm”dedi.
”Nasıl hemen vazgeçtim ya sen beni hiç tanımamışsın Aral ben
kolay vazgeçecek insan mıyım?”dedim hayal kırıklığı ile.
”Sen öyle bir insan değilsin kusura
bakma haddimi aştım sadece yaşadıklarım beni bu hale getirdi ve ben artık kime
inanacağımı bilmiyorum”dedi.
Ne yaşamıştı?Benden sonra çocukken en yakın arkadaşım çocukluk aşkım olan Aral’a ne yapmışlardı.
”Yaşadıkların?”dedim sorgularcasına.”Boş ver ya benim yaşadıklarımın ne önemi var değil mi?”dedi beni daha çok sinirlendirirken.”Aral ne
saçmalıyorsun tabii ki senin yaşadıklarının önemi var özellikle de benim için.”dedim.
”Neyse ya ben ne desem de sen bana inanmayacaksın zaten”dedim ve arkamı dönüp evden
ayrıldım.
1.BÖLÜM
Hayatımın belkide en önemli toplantılarından birine birazdan girecektim ve bu toplantıya
Kırçan örgütüne üye olduğu için ailemizin pek sevmediği Cihangirlerin oğlu Aral Cihangirde
katılacaktı.
Aslında Aral ile aramda bir nefret yoktu ailelerimiz birbirinden pek haz etmediği
için bizde onların zorlamasıyla sürekli birbirimizle tartışmaya alışmıştık.
Yolda arabayla ilerlerken toplantının yapılacağı binanın otoparkına girdik ve yanımızda ilerleyen arabanın
Aral Cihangirin arabası olduğunu anladım.Araba durunca yakın korumam Mert Akan kapımı
açtı ve arabadan indim.
Normalde de şık kıyafetler giyerdim ama bu toplatıya yurt dışından
üyelerde geldiği için daha özen gösterip daha şık giyinmiştim.
İnsanların sürekli bakmasıda
bundandı sanırım.Yada ülkece hatta dünyaca tanınan bir şirketin sahibi ve mafya olmamda
insanların bana bakmasına sebep olabilirdi.
Ben arabadan indiğim sırada Cihangirin de
arabası durmuştu ben onun arabasına bakarken o da arabadan indi.Şık ve siyah bir takım
elbise siyah ayakkabılar ve bir güneş gözlüğü bir insanın yanından geçince o insanın ikinci
kez dönüp bakmasına sebep olacak kadar yakışıklıydı.
Kendisi ile küçüklüğümde çok yakın
arkadaş olsamda daha sonra ailelerimizden dolayı ayrılmıştık o zamandan beri pek
anlaşamasamda doğruyu söylemek zorundaydım ki yakışıklıydı.
Atalarımız yiğidi öldür
hakkını yeme sözünü boşuna söylememişti.Aral Cihangir arabadan inince hemen benim
olduğum tarafa bakıp bana doğru yaklaştı ve elimi kibar bir hareketle öptü.
Kaşımı kaldırdım
ve sert bir ifadeyle baktım.”Saten,siyah ve yırtmaçlı elbise altına siyah uzun topuklu
ayakkabılar tam benlik”dedi ve pis pis sırıtmaya başladı.”Aynen tam senlik yumruğum da
tam senlik suratında çok güzel durur bence ister misin”dedim daha sonra cevap vermesini
beklemeden arkamı dönüp ilerledim.Mertte benimle ilerlerken bir yandanda
”Aral Cihangirin
koruması Hakan Arçin çok boş biri bence o olmazsada olurdu yani.”Bende Mert'in biraz
moralini yerine getirmek adına “Herkes senin gibi iyi bir koruma değil Mertcim sakin ol
Cihangirleri,korumalarını umursama keyfine bak”dedim sonrasında asansöre binip toplantı
odasının olduğu katın numarasını tuşladım.
Biraz bekledikten sonra asansör gelmek
istediğimiz katta durdu ve indik.Toplantı odasının kapısına geldik.
Mert geçmem için kapıyı
açtı.İçeri geçtim bu sırada her zaman ki gibi ben geldiğimde ayağa kalktı herkes.Bunu
sadece saygı duydukları ve sevdikleri kişiler için yaparlardı.
Kırçan örgütünde bir tek bana ve
Aral Cihangire yapılıyordu.Ben yerime oturdum ve “Buyrun lütfen”diyerek koltukları
gösterdim oturmaları için.Tam oturdukları sırada Aral Cihangir geldi,bende dahil herkes
ayağa kalktı.
Ne kadar anlaşamasakta birbirimize her zaman saygı duyarız.Ben geldiğimde o
ayağa kalkar,o geldiğinde ben ayağa kalkarım.
Benim de ayağa kalkmamı takdir ediyormuş gibi baktı sonrasında “Buyrun oturun
arkadaşlar”dedi.Ben konuşmaya başladım ve “Bu silah sevkiyatını gerçekten çok gizli
yapmamız gerekiyor çünkü eğer yapamazda yakalanırsak çok büyük bir meblağ kaybederiz ve başımıza bela alırız”dedim.
Aral bana baktı,söylediklerime hak vererek “Elay hanım haklı ama bu sevkiyatı düzenleyecek iki kişi lazım ve bu iki kişi yetenekli kişiler olmalı
ki bir hata olmasın”dedi.
Örgütten biri “Bence sevkiyatı Elay hanım ile Aral bey yönetsin
ikiside gayet yetenekli kişiler”dedi.Aslında mantıklıydı ama Aral ile sürekli kavga ettiğimiz için
sıkıntı çıkabilirdi.
Aral “Ben kabul ediyorum eğer Elay hanımda kabul ediyorsa planlamalara
başlayabiliriz”dedi.Eğer o böyle birşeyi kabul ediyorsa ben kabul etmezsem olmazdı tabii ki
kabul edecektim.
”Tabii ki kabul ediyorum”dedim ardından iddialı bakışlarımı Aral Cihangire
çevirdim.Aynı bakışlarla karşılık verdi.Daha sonra bir kaç sevkiyat tarihi konuştuk sonuç olarak 1 hafta sonraya kararlaştırdık.Biraz az zamanımız vardı ama halledebilirdik.”Peki
arkadaşlar tam 1 hafta sonra bu gün sevkiyat umuyorum ki başarıyla gerçekleştirilecek
toplantı bitmiştir”dedim ve ayağa kalktın benim kalkmamla Aral ile birlikte örgütteki diğer
herkeste ayağa kalktı.
Başımı Görüşürüz anlamında salladım ve odadan çıktım.
Mert kapının önünde bekliyordu.Yanına gittiğimde ben önde Mert arkada ilerliyorduk ki bir anda Mert'in
telefonu çaldı ardından gitmek için izin istedi.İzin verdim ve Mert yanımdan ayrıldı.
Bu sırada biri kolunu belime sardı,anında beni duvara yasladı.Kafamı biraz yukarı kaldırınca Aral olduğunu anladım.
Aral konuşmaya başladı “Bu gün sana birşey mi oldu?”dedi.”Anlamadım
neden böyle düşünüyorsun?”dedim. Aral ile göz teması kurdum.”Çünkü sende fark ettiysen bu gün ilk kez bir toplantıda kavga edip zıt düşmedik”dedi gülerek.
Söylediğine bir cevap
vermeden güldüm Gülüşüme bakıyordu,bakışları çok garipti her zaman böyle baksa heralde
bana aşık olduğunu düşünürdüm.
”Acaba sen bana aşık mı oldun?”dedim ve bu sefer daha da güldüm.Hâlâ gülüşüme bakıyordu ve cevap verdi
”Ne,nereden çıkardın bunu dünyanın en
güzel gülüşünün senin dudaklarında olması benim suçum mu?”bunu demesiyle şok oldum
ama yansıtmamaya çalıştım.
Boğazımı temizledim sonrasında kolunu belimden çekmesini sağlayıp duvardan ayrıldım.Bu sırada Mert gelmişti ve “Elay hanım hemen gitmemiz lazım
şirkette size ihtiyaç varmış”dedi.
”Yani bana ihtiyaç olması normal her eve bir Elay Yelkin lazım sonuçta”dedim.
Aralın “Hı hı aynen lazımdır kesin”dediğini duydum ama aldırış
etmedim tam arkamı dönüp gidecekken Aral “Bu akşam planlara başlayalım mı?”dedi.
”Olur başlayabiliriz akşam sekizde benim evimde”dediğim an Aral tabii ki itiraz etti“Hayır benim
evimde olacak”dedi. Bende daha fazla uzatmadan “Tamam”dedim.Bir anda Aralı kendime
doğru çekip kulağına dudağımı yaklaştırdım,fısıldayarak”Ha bu arada sen bir de kendi
gülüşünü gör”dedim.
Cevap vermesine fırsat tanımadan arkamı döndüm. Mert'in yanına
doğru ilerleyip asansöre bindim.Binadan çıktım arabaya binip şirkete doğru yol aldım.
Bir tekstil şirketiydi benim şirketim aslında babamın şirketiydi ama babam 1 yıl önce bu işlerden ayrıldı.
Ve bende hem ara sıra tasarım yaparken hemde yöneticilik yapıyordum bu
şirkette.
Düşünürken bir anda telefonum çaldı,babam arıyordu.
Babamı bekletmeden telefonu
açtım, babamın “Alo kızım nerdesin?”dediğini duydum.
”Yoldayım baba şimdi toplantıdan
çıktım şirkete gidiyorum”dedim ardından ekledim “Niye sordun bir sorun mu var?”Babam
hemen cevap verdi “Yok kızım rahat ol,Neyse hadi görüşürüz akşam bize gel biraz
konuşalım”dedi ve “Tamam, görüşürüz baba”dedim sonra kapattım.
Şirketin önünde durduk,
Mert kapımı açınca indim.Yine her zamanki gibi tüm gözler üzerimdeydi.
Alıştığım için
umursamadım ve yürümeye devam ettim.Asansöre bindim.
Üst kata ofisime çıktım.Odama
girince yorulduğum için hemen kendimi koltuğuma attım.Biraz uzandıktan sonra daha fazla işler gecikmesin diye kalktım.Çok
işim vardı masamın başına geçip belgeleri kontrol etmeye başladım.
Kapı çaldı, gel dememle içeriye asistanım Aslı girdi.”Elay hanım birazdan toplantı başlıyor
bilginiz olsun”dedi sonrasında izin alarak çıktı.
Kalktım telefonumu masanın üzerinden alıp
odadan çıktım.
Toplantı salonuna girdim,herkes ayağa kalktı.Bende “Lütfen oturun
arkadaşlar”dedim.
Daha sonra biraz tasarımlar,bazı belgeler hakkında konuştuk işlerimizi
halledince toplantıyı bitirdim.
Toplantı salonundan çıkarken saate bakıyordum saat
altıydı,hemen çıkmazsam Aral ile yapacağımız toplantıya yetişemeyecektim çünkü babamın
yanına da uğramam lazımdı.
Hemen odama gidip eşyalarımı alıp şirketten çıktım.Arabama
bindim ve Mert ile birlikte malikaneye doğru yol aldık.
Malikânenin önüne geldiğimde arabadan indim kapıdaki korumalarla selamlaşarak içeri
girdim.
Diğer mafya veya şirket sahipleri gibi kibirli,burnu havada bir insan değildim tabii ki bana saygı gösterilmesine dikkat ederdim saygı göstermeyenin de cezasını verirdim ama öyle ben zenginim,güçlüyüm havalarına asla kapılmazdım.
Kapıyı çaldım kapıyı açan Ayşe
Ablaya da selam verdim.Salona annemi görmek için geçtim.
Annem salonda arkası dönük
bir şekilde ayakta durmuştu.
Hemen koştum ve ona sarıldım.”Annecim nasılsın bakalım”dedim.Bana doğru dönüp yanağımdan öptü.”İyiyim güzelim sen nasılsın”dedi.Bende
cevap olarak “İyiyim teşekkürler annem neyse ben babamla konuşayım daha sonra işim var
gideceğim”dedim.
Annemi öpüp yanından ayrıldım.Yukarı kata çıkıp babamın çalışma
odasına doğru ilerledim.
Odanın kapısını çaldım ve içeri girdim.Babam içeride oturuyordu
ben içeri girince ayağa kalkıp kollarını açtı,bende hiç beklemeden ona sarıldım.
Sonra”Hadi
otur anlat bakalım bu gün ki toplantıyı nasıl geçti sonuç ne oldu?”Babamın tepki
göstereceğini bile bile doğruyu söyledim.”Sevkiyat haftaya olacak ve sevkiyatı Aral Cihangir
ile birlikte yöneteceğiz.”dememle babamın yüz ifadesi değişti ama sakinliğini koruyarak”Nasıl
yani kim karar verdi buna itiraz ettin mi?”dedi.”Biri ortaya böyle bir öneri attı ve mantıklı
geldiği için kabul ettim ayrıca Aral kabul etmeseydi bende etmezdim zaten ama Aral tamam
diyince itiraz etmemem gerektiğini düşündüm.Çünkü eğer kabul etmeseydim korktuğumla
ilgili dedikodular çıkardı.Böyle birşey olursa o dedikoduyu çıkaran herkes bunun cezasını
çekmek zorunda kalırdı.Ve ben bir katliam başlatmayı düşünmüyorum,en azından
şimdilik”dedim.
Bu sırada babam bana gururla bakmaya başladı sonrasında söyledikleri beni
gerçekten mutlu etti”İşte benim kızım sen şimdiden örgütün en saygın kişilerinden birisin
ileride neler yaparsın kim bilir”demesiyle
“Ailemizin ismini ve kendi ismimi en iyi şekilde
taşımaya çalışıyorum diyelim babacım,en iyisi olacağıma inanıyorum”dedim.
Babama görüşürüz dedikten sonra annemin yanına da uğrayıp malikaneden çıktım.
Arabama binip Mert’ten evime doğru sürmesini istedim.
Araba evimin önünde durunca Mert’e arabada
durmasını söyledim.Arabadan indim evin kapısını açıp içeri girdim.
Hemen rahat birşeyler
giydim.Çantama kişisel eşyalarımı ve birde silahımı koydum ve evden çıktım.
Arabaya bindim
ve Aral’ın evine doğru yol aldık.
Aralın evine geldiğimizde arabadan indim daha sonra Mert’e eve gitmesini söyledim.
Zorla da
olsa kabul etti.Kapıyı çaldım hiç beklemedim resmen hemen açıldı.Karşımda siyah
eşofman,beyaz tişört giymiş yakışıklı bir Aral vardı.Boyu 1.90 dan fazla olduğu için başımı
biraz kaldırmam gerekiyordu.”Buyur geç”dedi,içeri geçtim.
Evi ferah ve güzeldi.Duvarda ki
tablolar eve farklı bir hava katıyordu.”Evin güzelmiş Aral”dedim.”Yani genelde benim
yaptığım şeyler güzeldir ve bu evi ben dizayn ettim,güzel olması normal”dedi egolu
beyimiz.”Dedi egonun vücut bulmuş hali”dedim.Güldü ve “Biraz daha abart Elay”dedi bu
sırada bende güldüm.
”Neyse hadi sonra boş yapmaya devam ederiz şimdi işimize
bakalım”dedim.”Tamam Elay iki dakika eğlenmeyelim zaten”dedi.”Aral işimiz var hadi”dedim
ardından Aral”Beni takip et”dedi.Aralı takip etmeye başladım.
Tahminimce Aral’ın çalışma
odasına gidiyorduk.”Masada tam olarak açıklamadım ama eğer sevkiyatı başarıyla
tamamlamazsak ne olacağını biliyorsun değil mi?”dedim.
Araldan”Gebereceğiz”diye bir
cevap geldi.”Biraz daha açık sözlü olsaydın”dedim.
”Bizde böyle eğer sevkiyatın başarılı
olmasını istiyorsan bana katlanmak zorundasın”dedi.
Sesimi yükselterek hatta biraz
bağırarak”Kimse beni birşeyi yapmak zorunda bırakamaz”dedim ciddi bir şekilde.Aral
korkuyla “Tamam sakin ol bu kadar sinirleneceğini bilmiyordum kusura bakma”dedi.
”Sen böyle kibarlıklar yapmazdın noldu sana kusura bakma falan”dedim şaşkınca.
”Kalbimi kırdın ama Elay ben gayet kibar bir beyefendiyim”dedi gülerek.
”Eğer hemen planlamaya başlamazsak kırılan tek yerin kalbin olmaz haberin olsun Aralcım”dedim ciddiyetle.
”Evet hadi başlayalım Elaycım”dedi ve plan yapmaya başladık.
Uzun bir süre plan yaptık ve hâlâ belgeler halinde hazırlamaya devam ediyorduk.Aral “Bir kahve içelim mi”dedi.
”Çok iyi olur ya”dediğim sırada bileğimden tuttuğu an beni ayağa kaldırıp peşinden götürmeye başladı.”Of Aral yine ne yapıyorsun?”dedim.
Aral da “Kahve yapacağız ya hani”dedi ve mutfağa girdik.”Ben yapacağım demek istedin heralde evinde ki misafire kahve mi yapıracaksın?”dedim yalandan bir şaşkınlıkla.
Çapkınca sırıttı ve “Yabancı mısın sanki nolcak ya”dedi.
Hiç beklemeden cevap verdim “Evet yabancıyım Aral öyle bir konuşuyorsun ki görende sanacak ki kaç yıldır sevgili falanız”dedim.
Aral “Ailelerimiz sorun
çıkarmasaydı belki de dediğin şey gerçekleşecekti bilemeyiz”dedi gülerek ama bu gülmenin
altında farklı duygular yattığının farkındaydım daha fazla kurcalamamayı tercih ettim.
”Neyse ya kapat bu konuyu”dedim Aral ise “Sen nasıl istersen Elay yine benim istediklerimin hiç bir
önemi olması bakalım”demesiyle beni merakta bırakmayı başardı.
”Anlamadım ne demek İstedin Aral?”dedim.”Anlaman gereken birşey yok boşver”dedi.
Neyden bahsettiğini bir
şekilde öğrenecektim ama şimdi kurcalamamayı seçtim.”Tamam peki anlatmak istemezsen
anlatmayabilirsin”dedim konuyu kapatmak adına.
Aral ile çocukken arkadaştık hemde çok
yakındık ailelerimiz de çok iyi anlaşırdı daha sonra ailelerimizin yaşadığı bir sorundan dolayı arkadaşlığımız bitti.Ailelerimizin yaşadığı bu sorun hakkında hâlâ bir bilgim yoktu benim ama hiç kolay şeyler yaşamamıştım.
Ben bunları düşünürken Aral kahveleri yapıp masaya koymuştu.Sandalyeyi işaret edip “Hadi otur içelim”dedi.
Tam oturacağım sırada arkama geçip sandalyemi çekti.”Hiç bir zaman kaba biri
değildin ama kibar biri olduğunu da bilmiyordum”dedim karşımda ki sandalye de oturan Aral’a.
”Yanımda olsaydın bilirdin”dedi ve beni cümlelerinin ağırlığı ile yerle bir etti.Güldü
daha sonra “Gerçi sen benim değil yanımda olmak yüzüme bile bakmıyordun değil
mi?”dedi.
”Neden diye sordun mu peki hiç Aral”dedim bağırarak.”Sormadın çünkü hep senin
gözünde ben suçluydum ailelerimiz ne yaşadı da böyle olduk bilmiyorum ama sen hep beni
suçlu buldun.Küçücük çocuktum ne yapabilirdim ya ne yapsaydım?”dedim.
Dayanamadı o da
sesini yükseltti”Seni suçladığımı nereden çıkardın Elay ben sadece hemen kolay bir şekilde
vazgeçmene üzüldüm”dedi.
”Nasıl hemen vazgeçtim ya sen beni hiç tanımamışsın Aral ben
kolay vazgeçecek insan mıyım?”dedim hayal kırıklığı ile.
”Sen öyle bir insan değilsin kusura
bakma haddimi aştım sadece yaşadıklarım beni bu hale getirdi ve ben artık kime
inanacağımı bilmiyorum”dedi.
Ne yaşamıştı?Benden sonra çocukken en yakın arkadaşım çocukluk aşkım olan Aral’a ne yapmışlardı.
”Yaşadıkların?”dedim sorgularcasına.”Boş ver ya benim yaşadıklarımın ne önemi var değil mi?”dedi beni daha çok sinirlendirirken.”Aral ne
saçmalıyorsun tabii ki senin yaşadıklarının önemi var özellikle de benim için.”dedim.
”Neyse ya ben ne desem de sen bana inanmayacaksın zaten”dedim ve arkamı dönüp evden ayrıldım.
Üzgündüm ben çocukken ona olan sevgimden o kadar uğraşmışken onun benim
için söyledikleri canımı yakıyordu.Aral’a karşı hâlâ birşeyler hissediyordum ama bunun hiçbir önemi yoktu çünkü o beni sevmiyordu.
Eğer o da beni sevseydi hiç çekinmeden ailemi bile karşıma alırdım.
Arabama binip eve gittim.Biraz planların üzerinden geçtim daha sonra
uyumasam da uyumaya çalıştım.
Daha sonra ki günlerde ise Aral ile bir kaç kez görüşüp planları tamamladık ve iletişim kurmamız gereken kişiler ile iletişim kurduk.
Böylelikle işimiz tamamlanmıştı tek kalan sevkiyatı gerçekleştirmekti.