İçeriğe geç

KARANLIĞIN AYDINLIĞI

Bölüm 1 · 19 dk okuma

KARANLIĞIN AYDINLIĞI

Bölüm 1

1. Bölüm

Hayatımın belkide en önemli toplantılarından birine birazdan girecektim ve bu toplantıya

Kırçan örgütüne üye olduğu için ailemizin pek sevmediği Cihangirlerin oğlu Aral Cihangirde

katılacaktı.

Aslında Aral ile aramda bir nefret yoktu ailelerimiz birbirinden pek haz etmediği

için bizde onların zorlamasıyla sürekli birbirimizle tartışmaya alışmıştık.

Yolda arabayla ilerlerken toplantının yapılacağı binanın otoparkına girdik ve yanımızda ilerleyen arabanın

Aral Cihangirin arabası olduğunu anladım.Araba durunca yakın korumam Mert Akan kapımı

açtı ve arabadan indim.

Normalde de şık kıyafetler giyerdim ama bu toplatıya yurt dışından

üyelerde geldiği için daha özen gösterip daha şık giyinmiştim.

İnsanların sürekli bakmasıda

bundandı sanırım.Yada ülkece hatta dünyaca tanınan bir şirketin sahibi ve mafya olmamda

insanların bana bakmasına sebep olabilirdi.

Ben arabadan indiğim sırada Cihangirin de

arabası durmuştu ben onun arabasına bakarken o da arabadan indi.Şık ve siyah bir takım

elbise siyah ayakkabılar ve bir güneş gözlüğü bir insanın yanından geçince o insanın ikinci

kez dönüp bakmasına sebep olacak kadar yakışıklıydı.

Kendisi ile küçüklüğümde çok yakın

arkadaş olsamda daha sonra ailelerimizden dolayı ayrılmıştık o zamandan beri pek

anlaşamasamda doğruyu söylemek zorundaydım ki yakışıklıydı.

Atalarımız yiğidi öldür

hakkını yeme sözünü boşuna söylememişti.Aral Cihangir arabadan inince hemen benim

olduğum tarafa bakıp bana doğru yaklaştı ve elimi kibar bir hareketle öptü.

Kaşımı kaldırdım

ve sert bir ifadeyle baktım.”Saten,siyah ve yırtmaçlı elbise altına siyah uzun topuklu

ayakkabılar tam benlik”dedi ve pis pis sırıtmaya başladı.”Aynen tam senlik yumruğum da

tam senlik suratında çok güzel durur bence ister misin”dedim daha sonra cevap vermesini

beklemeden arkamı dönüp ilerledim.Mertte benimle ilerlerken bir yandanda

”Aral Cihangirin

koruması Hakan Arçin çok boş biri bence o olmazsada olurdu yani.”Bende Mert'in biraz

moralini yerine getirmek adına “Herkes senin gibi iyi bir koruma değil Mertcim sakin ol

Cihangirleri,korumalarını umursama keyfine bak”dedim sonrasında asansöre binip toplantı

odasının olduğu katın numarasını tuşladım.

Biraz bekledikten sonra asansör gelmek

istediğimiz katta durdu ve indik.Toplantı odasının kapısına geldik.

Mert geçmem için kapıyı

açtı.İçeri geçtim bu sırada her zaman ki gibi ben geldiğimde ayağa kalktı herkes.Bunu

sadece saygı duydukları ve sevdikleri kişiler için yaparlardı.

Kırçan örgütünde bir tek bana ve

Aral Cihangire yapılıyordu.Ben yerime oturdum ve “Buyrun lütfen”diyerek koltukları

gösterdim oturmaları için.Tam oturdukları sırada Aral Cihangir geldi,bende dahil herkes

ayağa kalktı.

Ne kadar anlaşamasakta birbirimize her zaman saygı duyarız.Ben geldiğimde o

ayağa kalkar,o geldiğinde ben ayağa kalkarım.

Benim de ayağa kalkmamı takdir ediyormuş gibi baktı sonrasında “Buyrun oturun

arkadaşlar”dedi.Ben konuşmaya başladım ve “Bu silah sevkiyatını gerçekten çok gizli

yapmamız gerekiyor çünkü eğer yapamazda yakalanırsak çok büyük bir meblağ kaybederiz ve başımıza bela alırız”dedim.

Aral bana baktı,söylediklerime hak vererek “Elay hanım haklı ama bu sevkiyatı düzenleyecek iki kişi lazım ve bu iki kişi yetenekli kişiler olmalı

ki bir hata olmasın”dedi.

Örgütten biri “Bence sevkiyatı Elay hanım ile Aral bey yönetsin

ikiside gayet yetenekli kişiler”dedi.Aslında mantıklıydı ama Aral ile sürekli kavga ettiğimiz için

sıkıntı çıkabilirdi.

Aral “Ben kabul ediyorum eğer Elay hanımda kabul ediyorsa planlamalara

başlayabiliriz”dedi.Eğer o böyle birşeyi kabul ediyorsa ben kabul etmezsem olmazdı tabii ki

kabul edecektim.

”Tabii ki kabul ediyorum”dedim ardından iddialı bakışlarımı Aral Cihangire

çevirdim.Aynı bakışlarla karşılık verdi.Daha sonra bir kaç sevkiyat tarihi konuştuk sonuç olarak 1 hafta sonraya kararlaştırdık.Biraz az zamanımız vardı ama halledebilirdik.”Peki

arkadaşlar tam 1 hafta sonra bu gün sevkiyat umuyorum ki başarıyla gerçekleştirilecek

toplantı bitmiştir”dedim ve ayağa kalktın benim kalkmamla Aral ile birlikte örgütteki diğer

herkeste ayağa kalktı.

Başımı Görüşürüz anlamında salladım ve odadan çıktım.

Mert kapının önünde bekliyordu.Yanına gittiğimde ben önde Mert arkada ilerliyorduk ki bir anda Mert'in

telefonu çaldı ardından gitmek için izin istedi.İzin verdim ve Mert yanımdan ayrıldı.

Bu sırada biri kolunu belime sardı,anında beni duvara yasladı.Kafamı biraz yukarı kaldırınca Aral olduğunu anladım.

Aral konuşmaya başladı “Bu gün sana birşey mi oldu?”dedi.”Anlamadım

neden böyle düşünüyorsun?”dedim. Aral ile göz teması kurdum.”Çünkü sende fark ettiysen bu gün ilk kez bir toplantıda kavga edip zıt düşmedik”dedi gülerek.

Söylediğine bir cevap

vermeden güldüm Gülüşüme bakıyordu,bakışları çok garipti her zaman böyle baksa heralde

bana aşık olduğunu düşünürdüm.

”Acaba sen bana aşık mı oldun?”dedim ve bu sefer daha da güldüm.Hâlâ gülüşüme bakıyordu ve cevap verdi

”Ne,nereden çıkardın bunu dünyanın en

güzel gülüşünün senin dudaklarında olması benim suçum mu?”bunu demesiyle şok oldum

ama yansıtmamaya çalıştım.

Boğazımı temizledim sonrasında kolunu belimden çekmesini sağlayıp duvardan ayrıldım.Bu sırada Mert gelmişti ve “Elay hanım hemen gitmemiz lazım

şirkette size ihtiyaç varmış”dedi.

”Yani bana ihtiyaç olması normal her eve bir Elay Yelkin lazım sonuçta”dedim.

Aralın “Hı hı aynen lazımdır kesin”dediğini duydum ama aldırış

etmedim tam arkamı dönüp gidecekken Aral “Bu akşam planlara başlayalım mı?”dedi.

”Olur başlayabiliriz akşam sekizde benim evimde”dediğim an Aral tabii ki itiraz etti“Hayır benim

evimde olacak”dedi. Bende daha fazla uzatmadan “Tamam”dedim.Bir anda Aralı kendime

doğru çekip kulağına dudağımı yaklaştırdım,fısıldayarak”Ha bu arada sen bir de kendi

gülüşünü gör”dedim.

Cevap vermesine fırsat tanımadan arkamı döndüm. Mert'in yanına

doğru ilerleyip asansöre bindim.Binadan çıktım arabaya binip şirkete doğru yol aldım.

Bir tekstil şirketiydi benim şirketim aslında babamın şirketiydi ama babam 1 yıl önce bu işlerden ayrıldı.

Ve bende hem ara sıra tasarım yaparken hemde yöneticilik yapıyordum bu

şirkette.

Düşünürken bir anda telefonum çaldı,babam arıyordu.

Babamı bekletmeden telefonu

açtım, babamın “Alo kızım nerdesin?”dediğini duydum.

”Yoldayım baba şimdi toplantıdan

çıktım şirkete gidiyorum”dedim ardından ekledim “Niye sordun bir sorun mu var?”Babam

hemen cevap verdi “Yok kızım rahat ol,Neyse hadi görüşürüz akşam bize gel biraz

konuşalım”dedi ve “Tamam, görüşürüz baba”dedim sonra kapattım.

Şirketin önünde durduk,

Mert kapımı açınca indim.Yine her zamanki gibi tüm gözler üzerimdeydi.

Alıştığım için

umursamadım ve yürümeye devam ettim.Asansöre bindim.

Üst kata ofisime çıktım.Odama

girince yorulduğum için hemen kendimi koltuğuma attım.Biraz uzandıktan sonra daha fazla işler gecikmesin diye kalktım.Çok

işim vardı masamın başına geçip belgeleri kontrol etmeye başladım.

Kapı çaldı, gel dememle içeriye asistanım Aslı girdi.”Elay hanım birazdan toplantı başlıyor

bilginiz olsun”dedi sonrasında izin alarak çıktı.

Kalktım telefonumu masanın üzerinden alıp

odadan çıktım.

Toplantı salonuna girdim,herkes ayağa kalktı.Bende “Lütfen oturun

arkadaşlar”dedim.

Daha sonra biraz tasarımlar,bazı belgeler hakkında konuştuk işlerimizi

halledince toplantıyı bitirdim.

Toplantı salonundan çıkarken saate bakıyordum saat

altıydı,hemen çıkmazsam Aral ile yapacağımız toplantıya yetişemeyecektim çünkü babamın

yanına da uğramam lazımdı.

Hemen odama gidip eşyalarımı alıp şirketten çıktım.Arabama

bindim ve Mert ile birlikte malikaneye doğru yol aldık.

Malikânenin önüne geldiğimde arabadan indim kapıdaki korumalarla selamlaşarak içeri

girdim.

Diğer mafya veya şirket sahipleri gibi kibirli,burnu havada bir insan değildim tabii ki bana saygı gösterilmesine dikkat ederdim saygı göstermeyenin de cezasını verirdim ama öyle ben zenginim,güçlüyüm havalarına asla kapılmazdım.

Kapıyı çaldım kapıyı açan Ayşe

Ablaya da selam verdim.Salona annemi görmek için geçtim.

Annem salonda arkası dönük

bir şekilde ayakta durmuştu.

Hemen koştum ve ona sarıldım.”Annecim nasılsın bakalım”dedim.Bana doğru dönüp yanağımdan öptü.”İyiyim güzelim sen nasılsın”dedi.Bende

cevap olarak “İyiyim teşekkürler annem neyse ben babamla konuşayım daha sonra işim var

gideceğim”dedim.

Annemi öpüp yanından ayrıldım.Yukarı kata çıkıp babamın çalışma

odasına doğru ilerledim.

Odanın kapısını çaldım ve içeri girdim.Babam içeride oturuyordu

ben içeri girince ayağa kalkıp kollarını açtı,bende hiç beklemeden ona sarıldım.

Sonra”Hadi

otur anlat bakalım bu gün ki toplantıyı nasıl geçti sonuç ne oldu?”Babamın tepki

göstereceğini bile bile doğruyu söyledim.”Sevkiyat haftaya olacak ve sevkiyatı Aral Cihangir

ile birlikte yöneteceğiz.”dememle babamın yüz ifadesi değişti ama sakinliğini koruyarak”Nasıl

yani kim karar verdi buna itiraz ettin mi?”dedi.”Biri ortaya böyle bir öneri attı ve mantıklı

geldiği için kabul ettim ayrıca Aral kabul etmeseydi bende etmezdim zaten ama Aral tamam

diyince itiraz etmemem gerektiğini düşündüm.Çünkü eğer kabul etmeseydim korktuğumla

ilgili dedikodular çıkardı.Böyle birşey olursa o dedikoduyu çıkaran herkes bunun cezasını

çekmek zorunda kalırdı.Ve ben bir katliam başlatmayı düşünmüyorum,en azından

şimdilik”dedim.

Bu sırada babam bana gururla bakmaya başladı sonrasında söyledikleri beni

gerçekten mutlu etti”İşte benim kızım sen şimdiden örgütün en saygın kişilerinden birisin

ileride neler yaparsın kim bilir”demesiyle

“Ailemizin ismini ve kendi ismimi en iyi şekilde

taşımaya çalışıyorum diyelim babacım,en iyisi olacağıma inanıyorum”dedim.

Babama görüşürüz dedikten sonra annemin yanına da uğrayıp malikaneden çıktım.

Arabama binip Mert’ten evime doğru sürmesini istedim.

Araba evimin önünde durunca Mert’e arabada

durmasını söyledim.Arabadan indim evin kapısını açıp içeri girdim.

Hemen rahat birşeyler

giydim.Çantama kişisel eşyalarımı ve birde silahımı koydum ve evden çıktım.

Arabaya bindim

ve Aral’ın evine doğru yol aldık.

Aralın evine geldiğimizde arabadan indim daha sonra Mert’e eve gitmesini söyledim.

Zorla da

olsa kabul etti.Kapıyı çaldım hiç beklemedim resmen hemen açıldı.Karşımda siyah

eşofman,beyaz tişört giymiş yakışıklı bir Aral vardı.Boyu 1.90 dan fazla olduğu için başımı

biraz kaldırmam gerekiyordu.”Buyur geç”dedi,içeri geçtim.

Evi ferah ve güzeldi.Duvarda ki

tablolar eve farklı bir hava katıyordu.”Evin güzelmiş Aral”dedim.”Yani genelde benim

yaptığım şeyler güzeldir ve bu evi ben dizayn ettim,güzel olması normal”dedi egolu

beyimiz.”Dedi egonun vücut bulmuş hali”dedim.Güldü ve “Biraz daha abart Elay”dedi bu

sırada bende güldüm.

”Neyse hadi sonra boş yapmaya devam ederiz şimdi işimize

bakalım”dedim.”Tamam Elay iki dakika eğlenmeyelim zaten”dedi.”Aral işimiz var hadi”dedim

ardından Aral”Beni takip et”dedi.Aralı takip etmeye başladım.

Tahminimce Aral’ın çalışma

odasına gidiyorduk.”Masada tam olarak açıklamadım ama eğer sevkiyatı başarıyla

tamamlamazsak ne olacağını biliyorsun değil mi?”dedim.

Araldan”Gebereceğiz”diye bir

cevap geldi.”Biraz daha açık sözlü olsaydın”dedim.

”Bizde böyle eğer sevkiyatın başarılı

olmasını istiyorsan bana katlanmak zorundasın”dedi.

Sesimi yükselterek hatta biraz

bağırarak”Kimse beni birşeyi yapmak zorunda bırakamaz”dedim ciddi bir şekilde.Aral

korkuyla “Tamam sakin ol bu kadar sinirleneceğini bilmiyordum kusura bakma”dedi.

”Sen böyle kibarlıklar yapmazdın noldu sana kusura bakma falan”dedim şaşkınca.

”Kalbimi kırdın ama Elay ben gayet kibar bir beyefendiyim”dedi gülerek.

”Eğer hemen planlamaya başlamazsak kırılan tek yerin kalbin olmaz haberin olsun Aralcım”dedim ciddiyetle.

”Evet hadi başlayalım Elaycım”dedi ve plan yapmaya başladık.

Uzun bir süre plan yaptık ve hâlâ belgeler halinde hazırlamaya devam ediyorduk.Aral “Bir kahve içelim mi”dedi.

”Çok iyi olur ya”dediğim sırada bileğimden tuttuğu an beni ayağa kaldırıp peşinden götürmeye başladı.”Of Aral yine ne yapıyorsun?”dedim.

Aral da “Kahve yapacağız ya hani”dedi ve mutfağa girdik.”Ben yapacağım demek istedin heralde evinde ki misafire kahve mi yapıracaksın?”dedim yalandan bir şaşkınlıkla.

Çapkınca sırıttı ve “Yabancı mısın sanki nolcak ya”dedi.

Hiç beklemeden cevap verdim “Evet yabancıyım Aral öyle bir konuşuyorsun ki görende sanacak ki kaç yıldır sevgili falanız”dedim.

Aral “Ailelerimiz sorun

çıkarmasaydı belki de dediğin şey gerçekleşecekti bilemeyiz”dedi gülerek ama bu gülmenin

altında farklı duygular yattığının farkındaydım daha fazla kurcalamamayı tercih ettim.

”Neyse ya kapat bu konuyu”dedim Aral ise “Sen nasıl istersen Elay yine benim istediklerimin hiç bir

önemi olması bakalım”demesiyle beni merakta bırakmayı başardı.

”Anlamadım ne demek İstedin Aral?”dedim.”Anlaman gereken birşey yok boşver”dedi.

Neyden bahsettiğini bir

şekilde öğrenecektim ama şimdi kurcalamamayı seçtim.”Tamam peki anlatmak istemezsen

anlatmayabilirsin”dedim konuyu kapatmak adına.

Aral ile çocukken arkadaştık hemde çok

yakındık ailelerimiz de çok iyi anlaşırdı daha sonra ailelerimizin yaşadığı bir sorundan dolayı arkadaşlığımız bitti.Ailelerimizin yaşadığı bu sorun hakkında hâlâ bir bilgim yoktu benim ama hiç kolay şeyler yaşamamıştım.

Ben bunları düşünürken Aral kahveleri yapıp masaya koymuştu.Sandalyeyi işaret edip “Hadi otur içelim”dedi.

Tam oturacağım sırada arkama geçip sandalyemi çekti.”Hiç bir zaman kaba biri

değildin ama kibar biri olduğunu da bilmiyordum”dedim karşımda ki sandalye de oturan Aral’a.

”Yanımda olsaydın bilirdin”dedi ve beni cümlelerinin ağırlığı ile yerle bir etti.Güldü

daha sonra “Gerçi sen benim değil yanımda olmak yüzüme bile bakmıyordun değil

mi?”dedi.

”Neden diye sordun mu peki hiç Aral”dedim bağırarak.”Sormadın çünkü hep senin

gözünde ben suçluydum ailelerimiz ne yaşadı da böyle olduk bilmiyorum ama sen hep beni

suçlu buldun.Küçücük çocuktum ne yapabilirdim ya ne yapsaydım?”dedim.

Dayanamadı o da

sesini yükseltti”Seni suçladığımı nereden çıkardın Elay ben sadece hemen kolay bir şekilde

vazgeçmene üzüldüm”dedi.

”Nasıl hemen vazgeçtim ya sen beni hiç tanımamışsın Aral ben

kolay vazgeçecek insan mıyım?”dedim hayal kırıklığı ile.

”Sen öyle bir insan değilsin kusura

bakma haddimi aştım sadece yaşadıklarım beni bu hale getirdi ve ben artık kime

inanacağımı bilmiyorum”dedi.

Ne yaşamıştı?Benden sonra çocukken en yakın arkadaşım çocukluk aşkım olan Aral’a ne yapmışlardı.

”Yaşadıkların?”dedim sorgularcasına.”Boş ver ya benim yaşadıklarımın ne önemi var değil mi?”dedi beni daha çok sinirlendirirken.”Aral ne

saçmalıyorsun tabii ki senin yaşadıklarının önemi var özellikle de benim için.”dedim.

”Neyse ya ben ne desem de sen bana inanmayacaksın zaten”dedim ve arkamı dönüp evden

ayrıldım.

1.BÖLÜM

Hayatımın belkide en önemli toplantılarından birine birazdan girecektim ve bu toplantıya

Kırçan örgütüne üye olduğu için ailemizin pek sevmediği Cihangirlerin oğlu Aral Cihangirde

katılacaktı.

Aslında Aral ile aramda bir nefret yoktu ailelerimiz birbirinden pek haz etmediği

için bizde onların zorlamasıyla sürekli birbirimizle tartışmaya alışmıştık.

Yolda arabayla ilerlerken toplantının yapılacağı binanın otoparkına girdik ve yanımızda ilerleyen arabanın

Aral Cihangirin arabası olduğunu anladım.Araba durunca yakın korumam Mert Akan kapımı

açtı ve arabadan indim.

Normalde de şık kıyafetler giyerdim ama bu toplatıya yurt dışından

üyelerde geldiği için daha özen gösterip daha şık giyinmiştim.

İnsanların sürekli bakmasıda

bundandı sanırım.Yada ülkece hatta dünyaca tanınan bir şirketin sahibi ve mafya olmamda

insanların bana bakmasına sebep olabilirdi.

Ben arabadan indiğim sırada Cihangirin de

arabası durmuştu ben onun arabasına bakarken o da arabadan indi.Şık ve siyah bir takım

elbise siyah ayakkabılar ve bir güneş gözlüğü bir insanın yanından geçince o insanın ikinci

kez dönüp bakmasına sebep olacak kadar yakışıklıydı.

Kendisi ile küçüklüğümde çok yakın

arkadaş olsamda daha sonra ailelerimizden dolayı ayrılmıştık o zamandan beri pek

anlaşamasamda doğruyu söylemek zorundaydım ki yakışıklıydı.

Atalarımız yiğidi öldür

hakkını yeme sözünü boşuna söylememişti.Aral Cihangir arabadan inince hemen benim

olduğum tarafa bakıp bana doğru yaklaştı ve elimi kibar bir hareketle öptü.

Kaşımı kaldırdım

ve sert bir ifadeyle baktım.”Saten,siyah ve yırtmaçlı elbise altına siyah uzun topuklu

ayakkabılar tam benlik”dedi ve pis pis sırıtmaya başladı.”Aynen tam senlik yumruğum da

tam senlik suratında çok güzel durur bence ister misin”dedim daha sonra cevap vermesini

beklemeden arkamı dönüp ilerledim.Mertte benimle ilerlerken bir yandanda

”Aral Cihangirin

koruması Hakan Arçin çok boş biri bence o olmazsada olurdu yani.”Bende Mert'in biraz

moralini yerine getirmek adına “Herkes senin gibi iyi bir koruma değil Mertcim sakin ol

Cihangirleri,korumalarını umursama keyfine bak”dedim sonrasında asansöre binip toplantı

odasının olduğu katın numarasını tuşladım.

Biraz bekledikten sonra asansör gelmek

istediğimiz katta durdu ve indik.Toplantı odasının kapısına geldik.

Mert geçmem için kapıyı

açtı.İçeri geçtim bu sırada her zaman ki gibi ben geldiğimde ayağa kalktı herkes.Bunu

sadece saygı duydukları ve sevdikleri kişiler için yaparlardı.

Kırçan örgütünde bir tek bana ve

Aral Cihangire yapılıyordu.Ben yerime oturdum ve “Buyrun lütfen”diyerek koltukları

gösterdim oturmaları için.Tam oturdukları sırada Aral Cihangir geldi,bende dahil herkes

ayağa kalktı.

Ne kadar anlaşamasakta birbirimize her zaman saygı duyarız.Ben geldiğimde o

ayağa kalkar,o geldiğinde ben ayağa kalkarım.

Benim de ayağa kalkmamı takdir ediyormuş gibi baktı sonrasında “Buyrun oturun

arkadaşlar”dedi.Ben konuşmaya başladım ve “Bu silah sevkiyatını gerçekten çok gizli

yapmamız gerekiyor çünkü eğer yapamazda yakalanırsak çok büyük bir meblağ kaybederiz ve başımıza bela alırız”dedim.

Aral bana baktı,söylediklerime hak vererek “Elay hanım haklı ama bu sevkiyatı düzenleyecek iki kişi lazım ve bu iki kişi yetenekli kişiler olmalı

ki bir hata olmasın”dedi.

Örgütten biri “Bence sevkiyatı Elay hanım ile Aral bey yönetsin

ikiside gayet yetenekli kişiler”dedi.Aslında mantıklıydı ama Aral ile sürekli kavga ettiğimiz için

sıkıntı çıkabilirdi.

Aral “Ben kabul ediyorum eğer Elay hanımda kabul ediyorsa planlamalara

başlayabiliriz”dedi.Eğer o böyle birşeyi kabul ediyorsa ben kabul etmezsem olmazdı tabii ki

kabul edecektim.

”Tabii ki kabul ediyorum”dedim ardından iddialı bakışlarımı Aral Cihangire

çevirdim.Aynı bakışlarla karşılık verdi.Daha sonra bir kaç sevkiyat tarihi konuştuk sonuç olarak 1 hafta sonraya kararlaştırdık.Biraz az zamanımız vardı ama halledebilirdik.”Peki

arkadaşlar tam 1 hafta sonra bu gün sevkiyat umuyorum ki başarıyla gerçekleştirilecek

toplantı bitmiştir”dedim ve ayağa kalktın benim kalkmamla Aral ile birlikte örgütteki diğer

herkeste ayağa kalktı.

Başımı Görüşürüz anlamında salladım ve odadan çıktım.

Mert kapının önünde bekliyordu.Yanına gittiğimde ben önde Mert arkada ilerliyorduk ki bir anda Mert'in

telefonu çaldı ardından gitmek için izin istedi.İzin verdim ve Mert yanımdan ayrıldı.

Bu sırada biri kolunu belime sardı,anında beni duvara yasladı.Kafamı biraz yukarı kaldırınca Aral olduğunu anladım.

Aral konuşmaya başladı “Bu gün sana birşey mi oldu?”dedi.”Anlamadım

neden böyle düşünüyorsun?”dedim. Aral ile göz teması kurdum.”Çünkü sende fark ettiysen bu gün ilk kez bir toplantıda kavga edip zıt düşmedik”dedi gülerek.

Söylediğine bir cevap

vermeden güldüm Gülüşüme bakıyordu,bakışları çok garipti her zaman böyle baksa heralde

bana aşık olduğunu düşünürdüm.

”Acaba sen bana aşık mı oldun?”dedim ve bu sefer daha da güldüm.Hâlâ gülüşüme bakıyordu ve cevap verdi

”Ne,nereden çıkardın bunu dünyanın en

güzel gülüşünün senin dudaklarında olması benim suçum mu?”bunu demesiyle şok oldum

ama yansıtmamaya çalıştım.

Boğazımı temizledim sonrasında kolunu belimden çekmesini sağlayıp duvardan ayrıldım.Bu sırada Mert gelmişti ve “Elay hanım hemen gitmemiz lazım

şirkette size ihtiyaç varmış”dedi.

”Yani bana ihtiyaç olması normal her eve bir Elay Yelkin lazım sonuçta”dedim.

Aralın “Hı hı aynen lazımdır kesin”dediğini duydum ama aldırış

etmedim tam arkamı dönüp gidecekken Aral “Bu akşam planlara başlayalım mı?”dedi.

”Olur başlayabiliriz akşam sekizde benim evimde”dediğim an Aral tabii ki itiraz etti“Hayır benim

evimde olacak”dedi. Bende daha fazla uzatmadan “Tamam”dedim.Bir anda Aralı kendime

doğru çekip kulağına dudağımı yaklaştırdım,fısıldayarak”Ha bu arada sen bir de kendi

gülüşünü gör”dedim.

Cevap vermesine fırsat tanımadan arkamı döndüm. Mert'in yanına

doğru ilerleyip asansöre bindim.Binadan çıktım arabaya binip şirkete doğru yol aldım.

Bir tekstil şirketiydi benim şirketim aslında babamın şirketiydi ama babam 1 yıl önce bu işlerden ayrıldı.

Ve bende hem ara sıra tasarım yaparken hemde yöneticilik yapıyordum bu

şirkette.

Düşünürken bir anda telefonum çaldı,babam arıyordu.

Babamı bekletmeden telefonu

açtım, babamın “Alo kızım nerdesin?”dediğini duydum.

”Yoldayım baba şimdi toplantıdan

çıktım şirkete gidiyorum”dedim ardından ekledim “Niye sordun bir sorun mu var?”Babam

hemen cevap verdi “Yok kızım rahat ol,Neyse hadi görüşürüz akşam bize gel biraz

konuşalım”dedi ve “Tamam, görüşürüz baba”dedim sonra kapattım.

Şirketin önünde durduk,

Mert kapımı açınca indim.Yine her zamanki gibi tüm gözler üzerimdeydi.

Alıştığım için

umursamadım ve yürümeye devam ettim.Asansöre bindim.

Üst kata ofisime çıktım.Odama

girince yorulduğum için hemen kendimi koltuğuma attım.Biraz uzandıktan sonra daha fazla işler gecikmesin diye kalktım.Çok

işim vardı masamın başına geçip belgeleri kontrol etmeye başladım.

Kapı çaldı, gel dememle içeriye asistanım Aslı girdi.”Elay hanım birazdan toplantı başlıyor

bilginiz olsun”dedi sonrasında izin alarak çıktı.

Kalktım telefonumu masanın üzerinden alıp

odadan çıktım.

Toplantı salonuna girdim,herkes ayağa kalktı.Bende “Lütfen oturun

arkadaşlar”dedim.

Daha sonra biraz tasarımlar,bazı belgeler hakkında konuştuk işlerimizi

halledince toplantıyı bitirdim.

Toplantı salonundan çıkarken saate bakıyordum saat

altıydı,hemen çıkmazsam Aral ile yapacağımız toplantıya yetişemeyecektim çünkü babamın

yanına da uğramam lazımdı.

Hemen odama gidip eşyalarımı alıp şirketten çıktım.Arabama

bindim ve Mert ile birlikte malikaneye doğru yol aldık.

Malikânenin önüne geldiğimde arabadan indim kapıdaki korumalarla selamlaşarak içeri

girdim.

Diğer mafya veya şirket sahipleri gibi kibirli,burnu havada bir insan değildim tabii ki bana saygı gösterilmesine dikkat ederdim saygı göstermeyenin de cezasını verirdim ama öyle ben zenginim,güçlüyüm havalarına asla kapılmazdım.

Kapıyı çaldım kapıyı açan Ayşe

Ablaya da selam verdim.Salona annemi görmek için geçtim.

Annem salonda arkası dönük

bir şekilde ayakta durmuştu.

Hemen koştum ve ona sarıldım.”Annecim nasılsın bakalım”dedim.Bana doğru dönüp yanağımdan öptü.”İyiyim güzelim sen nasılsın”dedi.Bende

cevap olarak “İyiyim teşekkürler annem neyse ben babamla konuşayım daha sonra işim var

gideceğim”dedim.

Annemi öpüp yanından ayrıldım.Yukarı kata çıkıp babamın çalışma

odasına doğru ilerledim.

Odanın kapısını çaldım ve içeri girdim.Babam içeride oturuyordu

ben içeri girince ayağa kalkıp kollarını açtı,bende hiç beklemeden ona sarıldım.

Sonra”Hadi

otur anlat bakalım bu gün ki toplantıyı nasıl geçti sonuç ne oldu?”Babamın tepki

göstereceğini bile bile doğruyu söyledim.”Sevkiyat haftaya olacak ve sevkiyatı Aral Cihangir

ile birlikte yöneteceğiz.”dememle babamın yüz ifadesi değişti ama sakinliğini koruyarak”Nasıl

yani kim karar verdi buna itiraz ettin mi?”dedi.”Biri ortaya böyle bir öneri attı ve mantıklı

geldiği için kabul ettim ayrıca Aral kabul etmeseydi bende etmezdim zaten ama Aral tamam

diyince itiraz etmemem gerektiğini düşündüm.Çünkü eğer kabul etmeseydim korktuğumla

ilgili dedikodular çıkardı.Böyle birşey olursa o dedikoduyu çıkaran herkes bunun cezasını

çekmek zorunda kalırdı.Ve ben bir katliam başlatmayı düşünmüyorum,en azından

şimdilik”dedim.

Bu sırada babam bana gururla bakmaya başladı sonrasında söyledikleri beni

gerçekten mutlu etti”İşte benim kızım sen şimdiden örgütün en saygın kişilerinden birisin

ileride neler yaparsın kim bilir”demesiyle

“Ailemizin ismini ve kendi ismimi en iyi şekilde

taşımaya çalışıyorum diyelim babacım,en iyisi olacağıma inanıyorum”dedim.

Babama görüşürüz dedikten sonra annemin yanına da uğrayıp malikaneden çıktım.

Arabama binip Mert’ten evime doğru sürmesini istedim.

Araba evimin önünde durunca Mert’e arabada

durmasını söyledim.Arabadan indim evin kapısını açıp içeri girdim.

Hemen rahat birşeyler

giydim.Çantama kişisel eşyalarımı ve birde silahımı koydum ve evden çıktım.

Arabaya bindim

ve Aral’ın evine doğru yol aldık.

Aralın evine geldiğimizde arabadan indim daha sonra Mert’e eve gitmesini söyledim.

Zorla da

olsa kabul etti.Kapıyı çaldım hiç beklemedim resmen hemen açıldı.Karşımda siyah

eşofman,beyaz tişört giymiş yakışıklı bir Aral vardı.Boyu 1.90 dan fazla olduğu için başımı

biraz kaldırmam gerekiyordu.”Buyur geç”dedi,içeri geçtim.

Evi ferah ve güzeldi.Duvarda ki

tablolar eve farklı bir hava katıyordu.”Evin güzelmiş Aral”dedim.”Yani genelde benim

yaptığım şeyler güzeldir ve bu evi ben dizayn ettim,güzel olması normal”dedi egolu

beyimiz.”Dedi egonun vücut bulmuş hali”dedim.Güldü ve “Biraz daha abart Elay”dedi bu

sırada bende güldüm.

”Neyse hadi sonra boş yapmaya devam ederiz şimdi işimize

bakalım”dedim.”Tamam Elay iki dakika eğlenmeyelim zaten”dedi.”Aral işimiz var hadi”dedim

ardından Aral”Beni takip et”dedi.Aralı takip etmeye başladım.

Tahminimce Aral’ın çalışma

odasına gidiyorduk.”Masada tam olarak açıklamadım ama eğer sevkiyatı başarıyla

tamamlamazsak ne olacağını biliyorsun değil mi?”dedim.

Araldan”Gebereceğiz”diye bir

cevap geldi.”Biraz daha açık sözlü olsaydın”dedim.

”Bizde böyle eğer sevkiyatın başarılı

olmasını istiyorsan bana katlanmak zorundasın”dedi.

Sesimi yükselterek hatta biraz

bağırarak”Kimse beni birşeyi yapmak zorunda bırakamaz”dedim ciddi bir şekilde.Aral

korkuyla “Tamam sakin ol bu kadar sinirleneceğini bilmiyordum kusura bakma”dedi.

”Sen böyle kibarlıklar yapmazdın noldu sana kusura bakma falan”dedim şaşkınca.

”Kalbimi kırdın ama Elay ben gayet kibar bir beyefendiyim”dedi gülerek.

”Eğer hemen planlamaya başlamazsak kırılan tek yerin kalbin olmaz haberin olsun Aralcım”dedim ciddiyetle.

”Evet hadi başlayalım Elaycım”dedi ve plan yapmaya başladık.

Uzun bir süre plan yaptık ve hâlâ belgeler halinde hazırlamaya devam ediyorduk.Aral “Bir kahve içelim mi”dedi.

”Çok iyi olur ya”dediğim sırada bileğimden tuttuğu an beni ayağa kaldırıp peşinden götürmeye başladı.”Of Aral yine ne yapıyorsun?”dedim.

Aral da “Kahve yapacağız ya hani”dedi ve mutfağa girdik.”Ben yapacağım demek istedin heralde evinde ki misafire kahve mi yapıracaksın?”dedim yalandan bir şaşkınlıkla.

Çapkınca sırıttı ve “Yabancı mısın sanki nolcak ya”dedi.

Hiç beklemeden cevap verdim “Evet yabancıyım Aral öyle bir konuşuyorsun ki görende sanacak ki kaç yıldır sevgili falanız”dedim.

Aral “Ailelerimiz sorun

çıkarmasaydı belki de dediğin şey gerçekleşecekti bilemeyiz”dedi gülerek ama bu gülmenin

altında farklı duygular yattığının farkındaydım daha fazla kurcalamamayı tercih ettim.

”Neyse ya kapat bu konuyu”dedim Aral ise “Sen nasıl istersen Elay yine benim istediklerimin hiç bir

önemi olması bakalım”demesiyle beni merakta bırakmayı başardı.

”Anlamadım ne demek İstedin Aral?”dedim.”Anlaman gereken birşey yok boşver”dedi.

Neyden bahsettiğini bir

şekilde öğrenecektim ama şimdi kurcalamamayı seçtim.”Tamam peki anlatmak istemezsen

anlatmayabilirsin”dedim konuyu kapatmak adına.

Aral ile çocukken arkadaştık hemde çok

yakındık ailelerimiz de çok iyi anlaşırdı daha sonra ailelerimizin yaşadığı bir sorundan dolayı arkadaşlığımız bitti.Ailelerimizin yaşadığı bu sorun hakkında hâlâ bir bilgim yoktu benim ama hiç kolay şeyler yaşamamıştım.

Ben bunları düşünürken Aral kahveleri yapıp masaya koymuştu.Sandalyeyi işaret edip “Hadi otur içelim”dedi.

Tam oturacağım sırada arkama geçip sandalyemi çekti.”Hiç bir zaman kaba biri

değildin ama kibar biri olduğunu da bilmiyordum”dedim karşımda ki sandalye de oturan Aral’a.

”Yanımda olsaydın bilirdin”dedi ve beni cümlelerinin ağırlığı ile yerle bir etti.Güldü

daha sonra “Gerçi sen benim değil yanımda olmak yüzüme bile bakmıyordun değil

mi?”dedi.

”Neden diye sordun mu peki hiç Aral”dedim bağırarak.”Sormadın çünkü hep senin

gözünde ben suçluydum ailelerimiz ne yaşadı da böyle olduk bilmiyorum ama sen hep beni

suçlu buldun.Küçücük çocuktum ne yapabilirdim ya ne yapsaydım?”dedim.

Dayanamadı o da

sesini yükseltti”Seni suçladığımı nereden çıkardın Elay ben sadece hemen kolay bir şekilde

vazgeçmene üzüldüm”dedi.

”Nasıl hemen vazgeçtim ya sen beni hiç tanımamışsın Aral ben

kolay vazgeçecek insan mıyım?”dedim hayal kırıklığı ile.

”Sen öyle bir insan değilsin kusura

bakma haddimi aştım sadece yaşadıklarım beni bu hale getirdi ve ben artık kime

inanacağımı bilmiyorum”dedi.

Ne yaşamıştı?Benden sonra çocukken en yakın arkadaşım çocukluk aşkım olan Aral’a ne yapmışlardı.

”Yaşadıkların?”dedim sorgularcasına.”Boş ver ya benim yaşadıklarımın ne önemi var değil mi?”dedi beni daha çok sinirlendirirken.”Aral ne

saçmalıyorsun tabii ki senin yaşadıklarının önemi var özellikle de benim için.”dedim.

”Neyse ya ben ne desem de sen bana inanmayacaksın zaten”dedim ve arkamı dönüp evden ayrıldım.

Üzgündüm ben çocukken ona olan sevgimden o kadar uğraşmışken onun benim

için söyledikleri canımı yakıyordu.Aral’a karşı hâlâ birşeyler hissediyordum ama bunun hiçbir önemi yoktu çünkü o beni sevmiyordu.

Eğer o da beni sevseydi hiç çekinmeden ailemi bile karşıma alırdım.

Arabama binip eve gittim.Biraz planların üzerinden geçtim daha sonra

uyumasam da uyumaya çalıştım.

Daha sonra ki günlerde ise Aral ile bir kaç kez görüşüp planları tamamladık ve iletişim kurmamız gereken kişiler ile iletişim kurduk.

Böylelikle işimiz tamamlanmıştı tek kalan sevkiyatı gerçekleştirmekti.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.