GEÇMİŞ ZAMAN
YETİMHANE MÜDÜRÜ BAKIŞ AÇISI
Bahçe kapısında duran araba ile dikkatimi oraya verdim şoför koltuğundan adam indi ve arabanın arka kapısınından bir şey alıp bahçe kapısına doğru gelmeye başladı bahçe kapısına ulaşınca elindeki yere bırakıp doğruldu ve o an göz göze geldik beni fark edince koşar adım arabaya gidip hemen arabaya bindi ve çalıştırarak uzaklaştı koyduğu yere baktım ve bebek ağlama sesi geliyordu koşar adımla gittim ilerideki sepeti gördüm sepete doğru gittim ve sepetin içinde bir bebek ile karşılaştım bebeği kucağıma aldım içeriye götürdüm üstünde mektup vardı açıp okumaya başladım
BEBEĞİN ÜSTÜNDEKİ MEKTUP
Bu bebeği bulan herhangi birine bu bebek istenmeyen bir bebek maddi durumumuz yok zaten severek isteyerek yapılmadı bir bebek o yüzden yetimhaneye bırakıyoruz bizim peşimize düşmesin bizi arayıp sormasın çünkü onu istemeyen bir aileyiz o yüzden bırakıyoruz yetimhaneye adını Savaş koyduk isterseniz değiştirebilirsiniz değiştirmemek size kalmış zaten ileride büyüdüğünde onu istemediğimizi söylerseniz seviniriz
ONU İSTEMEYEN AİLESİNDEN
YETİMHANE MÜDÜRÜ BAKIŞ AÇISI
"Bu nasıl mektup ya ben bunu bir çocuğa nasıl okurum ya da nasıl verebilirim hiçbir vicdanları da yok en iyisi bir polise anlatıp araştırmasını istemem belki kaçırdılar belli mi olur çok da tatlı bir bebek aslında nasıl sevmezler ki bu bebeği adı da savaşmış öyle kalsın büyüyünce kendisi değiştirmek isterse değiştirir"
Savaşın dosyalarını halletmem için savaşı bebek bakıcısına verip savaşın dosyalarını halletmeye gittim odama o sırada da polisi aramıştım polis gelip sorguladı ve olan her şeyi anlattım tabii kamera kayıtlarında bakmak istediler kamera kayıtlarını izleyip arabanın plakasına bakıldığında sahte bir plaka olduğunu öğrendim çok ilginçti düşündüm acaba çocuk gerçekten de kaçırılma olayından mıydı iyice araştırılmasını istedim polislerden herhangi bir kayıp ihbarı geldiğinde direkt bize haber vereceklerini söylediler ve gittiler onlar gittikten sonra savaş bebeğe bakmaya gittim keyfi yerindeydi hep sorun çıkarmıyordu akıllı bebekti zaten daha yeni doğmuş bir bebeği getirip kapımıza bırakmışlardı odama tekrar gidip çocukların evraklarını ve bir takım işlerimi yapmaya devam ettim
YETİMHANE MÜDÜRÜ BAKIŞ AÇISI
(SAVAŞ 1 YAŞINDA)
Savaş 1 yaşına girmişti yeni yeni tatlar öğreniyor ve yavaş yavaş yürümeyi öğrenmişti hala ailesinden bir ses yoktu en az haftada bir kez polisleri arayıp bir durum var mı diye sorguluyordum ama savaşın ailesini bulamıyorduk kaçırılma şüphesinden gerçekten de şüphelenmeye başladım elimden geleni yapmaya çalışıyordum ama hiçbir şey olmuyordu polislerde zaten bulamıyordu koskocaman bir sene geçmişti Savaş çok sessiz bir çocuktu söz dinler hiç yaramazlık yapmıyor o kadar akıllı bir çocuktu ki evlat edinmeye gelen aileler direk savaşı istiyordu ama ben vermek istemiyordum çünkü savaşın kaçırılma şüphesi vardı ve eğer ailesi varsa onu arıyorlarsa savaş'ın başka ailede büyümesini istemiyordum
YETİMHANE MÜDÜRÜ BAKIŞ AÇISI
(SAVAŞ 5 YAŞINDA)
Aradan tam 5 yıl geçmişti ne savaşın ailesinden bir iz vardı ne de polisler savaşın ailesine ulaşabiliyordu gerçekten de Savaş kaçırılmış olmalıydı çünkü hiçbir iz bulamıyorduk hala savaşı istiyorlardı aileler vermemekte o kadar ısrar etsem de anlamıyorlardı yeni bir çocuk gelecekmiş ailesi ile beraber kaza yapmış ve çocuk savaşın yaşında kafasını vurduğu için hafızasını kaybetmiş o kazada anne babası ölmüş ve çocuk hiçbir şey hatırlamıyormuş o yüzden onun evraklarını hazırlamaya başladım
MERT'İN ANNESİNİN BAKIŞ AÇISI
Ailecek tatile gidecektik o yüzden akşamdan babaları hazırlanmış oldum şimdi Mert'in yanına gidip üstünü değiştirip yolayı çıkmamız lazımdı ama şimdi kötü bir his vardı bilmiyorum neden olduğunu eşime söylemek istiyordum ama onunla telaşlandırmak istemedim hemen Mert'in yanına gidip üstünü değiştirdim ve bana bıcır bıcıya soru sormaya başladı yine
"Anne gideceğimiz yerde deniz var mı"hafif kıkırdadım yine sormuştu soracağını"evet bebeğim gideceğimiz yerde deniz var istediğin kadar girebilirsin denize"ben bunu der demez sevinçle yatakta zıplamaya başladı"ama sen böyle devam edersin anneciğim baban kızar ve bizi götürmekten vazgeçer o yüzden ne yapıyoruz üstümüzü güzelce giyinip aşağı babamızın yanına gidiyoruz değil mi bebeğim"kafasını sallayıp onayladı beni"anne zaten ben hazırım ki babam bizi sakın götürmemezlik yapmasın ben deniz'i çok seviyorum Bir an önce gidelim"kucağıma alıp yataktan indirdim ve yere bıraktım"o zaman koş bakalım babanın yanına ben çantamı alıp hemen geliyorum bebeğim"Mert koşar adımla giderken arkasından seslendim"yavaş in Mert düşeceksin şimdi " odama gidip çantamı aldım aşağı indim de eşimle mert'i konuşurken yakaladım babasına planlarını anlatıyordu"benden gizli fıs fıs ne konuşuyorsunuz bakalım"Mert hemen beni fark edip sustu ve hem babasının arkasına doğru saklandı eşimin Gülerek konuşmaya başladı"hayatım senden ne saklayabiliriz küçük afacan orada neler yapacağına dair planlarını anlatıyordu bana ama anneme söyleme diyordu"hemen Mert'in itiraz dolu sesini duydum"ya Baba iyi ki söyleme dedim değil mi"eşim daha çok gülmeye başladı"oğlum ben hanımcığım bilmiyor musun eşimden bir şey saklayamam ben"yine başlamışlardı didişmeye hala içimdeki kötü his gitmemişti eşime çaktırmak istemedim ama o suratından anladı galiba çünkü gülmesi durmuştu oğlumuza doğru"hadi oğlum sen ayakkabını giy biz anneanne geliyoruz "oğlum kafasını sallayıp kapıya doğru gitti ağrının eşini bana döndü ve "hayatım bir sorun mu var"dedi eşimin yanağını öpüp"hiç sadece Mert çabuk büyüdü değil mi bir an duygulaştım da o yüzden öyle oldu"inanmamış gibi baktı suratıma inanmamıştı ama üstelemedi de sadece sarıldı ve kulağıma"seni seviyorum " dedi ben de aynı şekilde ona"ben de seni seviyorum"sarılmamız bittiğinde"hadi hadi şimdi komutanım iznimi iptal etmeden gidelim tatilimize"dedi bu dediğine güldüm eşim askerdi komutanı biraz sıkı yöntemliydi galiba pek izin vermezlerdi askerlere o da izni bulunca bizi tatile götürmek istedi eşim bavulları alıp dışarı çıktı ben de son defa evin içine bakıp kapıyı kitleyip eşimin ve oğlumun yanına gittim arabaya binip yola koyulduk Mert'in yolda giderken hep sorduğu sorulara cevap vermeye başladım tabii ki sonra birden çok değişik bir soru sordu hiç sormadığı bir soru "anne benim kardeşim ne zaman olacak okuldaki çocukların kardeşleri var ama benim yok"dedi sanki bu soruyu bekliyormuş gibi eşim de hemen ona katıldı"gerçekten paşam çok doğru söylüyor paşamın ne zaman bir kardeşi olacak anneye soralım "tabii kocamın işine gelmişti o da istiyordu bir kız evlat ben de istiyordum ama zamanı var diye düşündüm çünkü Mert daha çocuktu daha büyümemişti büyümesini bekliyordum oğluma ithafen"daha zamanı var sen biraz daha büyü abi olacaksın ama azıcık zaman var"oğlum hemen tekrar konuşmaya başladı"peki ne zaman o zaman hemen gelir mi"eşimle beraber bu sorusuna çok güldük"az sabretmen lazım anneciğim biraz büyü kardeşine bakabilecek duruma gel sonra kardeşin olacak"hemen arkasından Mert'in sevinme sesleri geldi"ben sizi çok seviyorum"deyip beni şaşırttı normalde sık sık söylemezdi bu cümleleri"biz de seni çok seviyoruz anneciğim bunu sakın unutma tamam mı"hemen beni cevaplayıp"asla unutmayacağım anneciğim sizi çok seviyorum her şeyden çok"aradan biraz zaman geçtikten sonra Mert uyuyakaldı ve eşime bir değişiklik oldu soru sorarcasına suratına baktım hemen anladı ve "frenler tutmuyor"dedi hemen telaşlanmak istemedim çünkü arabada oğlumuz vardı ve telaşlandırarak oğlumuza telaşlanmasını istemedim "ne yapacağız peki"bilmiyorum dercesine baktı bana o an anladım sonumuzun geldiğini oğluma ne olacaktı bize bir şey olursa benim aile tarafım vardı ne de eşimin ikimiz de kaçarak evlendik ve kimse bize destek olmamıştı evliliğimizi onaylayan olmamıştı ne onun ailesinden ne benim ailemden o yüzden biz de kaçarak evlenmiştik şimdi bize bir şey olsa oğlumuza bakacak kimsemiz yoktu ne yapacaktın bilmiyorum ama eşime baktım ve o da anlamıştı düşündüklerimi o da oğlumuzu düşünüyordu tekrar yola baktığında karşıdan tır geldiğini gördük fren tutmuyordu ve karşıdan tır geliyordu kornaya bastığımız halde üstümüze gelmeye devam etti tıra çarpmamak için eşim direksiyonu çevirerek başka tarafa yöneldi ve arabanın hakimiyetine kaybedip araba takla attı bu sese tabi oğlum uyanmıştı ve ağlıyordu son defa araba durduğunda eşimi görebildiğim kadar kafamı çevirip ona baktığımda gözleri kapalıydı oğlumuz hala ağlama sesi geliyordu eşime seslenmek istedim ama sesim çıkmıyordu oğluma seslendim"seni seviyoruz bizi affet senin yanında olamayacağız anneciğim"son defa tekrar o kocama bakıp gözlerim kendiliğinden yavaşça kapandı
OLAY YERİNDEN POLİS BAKIŞ AÇISI
Bize gelen ihbar ile olay yerine gittik ve arabanın takla atılmış bir şekilde ters yattığını gördük hemen ambulanslar zaten oradaydı kontrol ettiklerinde anne babanın ex olduğunu çocuğunun da hala hayatta olduğunu söylendi derhal hastaneye götürdüler ve annenin hamile olduğu açıklandı çocuğun ailesinden anne ve babasının akrabasından çağrıldı ama kimse gelmedi ve o yüzden çocuk kendine geldiğinde yetimhaneye bırakılacaktı
DOKTOR BAKIŞ AÇISI
Anne ve baba ölü annenin karnındaki bebek ölü ve 5 yaşındaki çocuk yaşıyor beyninde çarpma etkisinden dolayı bir zedeleme var çocuk uyanınca belli olacak o yüzden kontrol altında tutuyoruz polisleri de bundan bildirildi akraba aile fertlerinden kimsesi olmadığı için çocuğun yetimhaneye bırakılacağını öğrendim ve çocuk için gerçekten çok üzüldüm kendi odamda evraklarla ilgilenirken kapı çalındı ve hemşire bana çocuğun uyandığını söyledi ben de hemen yerine kalkıp çocuğun bulunduğu odaya doğru gittim ve çocuk etrafı boş boş bakıyordu anladın mı bir şeyler olduğunu orada belli etti zaten çocuk korkuyla bana bakıyordu hemen çocuğa sorup "adı ne" dedim çocuk yine bana baktı ve konuşmuyordu ve nazikçe "bir şeyler hatırlıyor musun "diye sordum acaba konuşma yetisinde mi kaybetti diye hemşireye bir bakmasını söyleyip odadan çıktım derhal psikolog bölümünden çocuk için yardım istedim ve çocukla görüşmesine onaylandı
ÇOCUK PSİKOLOĞU BAKIŞ AÇISI
Bana verilen bilgilerde bir çocuğun boş boş duvarlara baktığı ve kimseyle konuşmadı yazıyor o yüzden bu çocukla konuşmak için yavaşça kalktım yerimden ve odamdan dışarı çıkıp çocuğun odasına doğru gitmeye başladı o sırada yürürken çocuğun nasıl bu duruma geldiğini belki de okumaya başladım çocuğun bir kaza geçirdiğini ve annesinin babasının öldüğünü anne karnında olan bir bebeğin öldüğünü yazıyordu
Çocuk için üzücü bir hikaye bir de onunla konuşalım bakalım o bize ne anlatacak o zaman durumunu anlarız yavaşça odanın kapısına geldim ve kapıyı açtım çocuk yine boş boş duvara bakıyordu söylendiği gibi sandalye çekip yanına oturdum ve nazik şekilde şekilde konuşmaya başladım"merhaba ben Elif senin konuşma arkadaşın diyebilirsin bana bana sorduğum soruları cevaplamanı istiyorum çok az bir şey soracağım ve sen de bana cevap vereceksin tamam mı tatlım"
Yavaşça kafasını salladı konuşmamıştı ben yine de konuşmaya devam ettim ve sorularımı sormaya"adını biliyor musun"olumsuzca kafasını salladı"peki aileni hatırlıyor musun"yine olumsuzca kafasını salladı"en son nerede olduğunu hatırlıyor musun"yine olumsuzca kafasını salladı bu çocuk hiçbir şey hatırlamıyordu gerçekten de kafasını vurup hafızasını kaybetmişti bunu doktoru ile konuşmam lazımdı "tamam o zaman bizim işimiz bu kadar ben şimdi çıkıyorum tekrar yanına uğrarım tamam mı"kafasını sallayayım yine duvara boş boş bakmaya başladı odadan çıkıp çocukla ilgilenen doktor yanına ve ona çocuğun hiçbir şey hatırlamadığını kafasını bir yere çarpma olasılığından bahsettim o da tabii beni onayladı ailesi ile ilgili bilgiler geldiğini ve adını Mert olduğunu öğrendik benim yapacağım bir şey yoktu sadece çocuğun raporlarını hazırlayıp iyileşme süresi bittikten sonra yetimhaneye teslim edilecekti çocuk ben o yüzden doktor beyin odasından çıkıp odama gidip ve çocuğun belgelerini hazırlamaya başladım
DOKTOR BAKIŞ AÇISI
Gerçekten de çocuk hafızasını kaybetmişti annesini babasını ailesini hatıralarını hiçbir şey hatırlamıyordu söylememeye karar verdik zaten geçici bir hafıza kaybıydı kendi hatırlaması gereken bir şeydi o yüzden iyileştikten sonra yetimhane müdürü gelip alacaktı mert'i hala üzülüyordum çocuk için ailesinde onca kişi varken sahip çıkmamaları sırf çocuğun annesi babası sevip de evlendiği için ceza çocuğa kesiliyordu çocuğun ne suçu vardı ki bu olayda o da sizin torunuz yeğeniniz hiç bir hastaneye gelmedi ne de bir arama yapmadılar vicdansız insanlar şu kadarcık çocuğu bilen sahip çıkamadılar en kısa sürede belgeleri hazırlayıp çocuğun iyi olmasını dileyeceğim elimden başka bir şey gelmiyordu çünkü
YETİMHANE MÜDÜRÜ BAKIŞ AÇISI
Edindiğim bilgilere göre çocuğun adı mert'miş ve Mert ailesi ile bir kaza geçirmiş hafızasını kaybetmiş hiçbir şey hatırlamıyormuş ne anne ne baba ne de diğer şeylere sen psikoloğa konuşmuş hem de normal Doktorlar bakmış ve sadece konuşmadığını ama konuşmasında hiçbir sorun olmadığını belirtmişler %100 olayın şokundan konuşmuyor çocuk belgeleri tamamlamalarını bekliyorum doktorların ondan sonra da mert'i almaya gideceğim inşallah burası iyi gelir çocuğa hiç kimsesi yokmuş gerçi varmış ama isteyen yokmuş sırf annesi babası onların istemediği bir evliliği yaptığı için kabul etmiyorlarmış çocuğu burası iyi gelecektir ona hem belki savaşa da iyi gelir savaşa bir ses olur belki kendi halinde bir çocuk gerçi ikisi de suspus suskun ne yaparlar bilmiyorum ama hayırlısı odamdan çıkıp savaş'ın yanına doğru gittim savaşa bu Mert konusunu açmak istiyordum belki hem ona hem de savaşa iyi gelecek bir ikili bu savaşın yanına vardığımda her zamanki gibi kitaplara bakıyordu beni fark edince kitabını kapattı ve bana bakmaya başladı savaşın huyuydu ilk önce o konuşmaz karşıdaki kişi konuşması lazım savaşa göre o yüzden benim konuşmamı bekliyordu ve ben de konuşmaya başladım"savaş şimdi bir tane çocuk gelecek iyileştikten sonra biraz hastaymış ona arkadaşlık etmeni istiyorum o da daha konuşamıyormuş hani konuşuyor ama hastalığı dolayı atlatılmamış ve senden ondan yardımcı olmanı istiyorum"ben konuşunca kaşlarını çattı çünkü hayatında kimse istemeyen bir çocuktu sanki küçülmüştü büyümüş gibi itiraz edeceğini anladım"bir şans ver söz anlaşamazsınız konuşma ama bir şans ver o arkadaşına o sana arkadaş olsun sen ona"yine kaşlarını çatarak bakmaya başladı anladım ikna edemeyeceğimi ama pes etmeyecektim belki birbirlerini görünce ısınacaklardı"Bir şey demeyecek misin oğlum"ben böyle deyince durdu %100 ne diyeceğini düşündü"ben kimseyi istemiyorum kitaplarımla mutluyum burada bir sürü çocuk var gidin onlara söyleyin ben kimseyle uğraşamam"savaş'ın hayatında kitaplardan ve ağacın altında oturmaktan başka bir şey yoktu her gün dışarı çıkıp ağacın altına oturup kitaplarına bakardı kitap onun için bir sığınma kaynağı gibi bir şeydi galiba bir şey diyemedim bu söylediğine çünkü haklıydı etrafta bir sürü çocuk vardı onlara söylesem kolay kolay arkadaş olurlardı ama ben hem savaşı hem de mert'i mutlu etmek istemiştim Mert savaşa iyi gelirdi savaşta mert'e iyi gelirdi zamana bırakacaktık artık"tamam oğlum sen nasıl istiyorsan öyle olsun"deyip yanından ayrıldım ve odama doğru gittim Kalan evraklarımı yapmaya devam ettim
YETİMHANE MÜDÜRÜ BAKIŞ AÇISI
(1 HAFTA SONRA)
Sonunda beklediğim arama gelmişti mert'i almaya gitmem lazımdı nasıl karşılardı acaba burayı gerçi hiçbir şey hatırlamıyordu ama severdi İnşallah arkadaşlarını odamdan çıkıp bahçeye doğru gittim ve baştan tam çıkacakken savaşı yine oturduğu yerde gördüm bana bakıyordu galiba anlamıştı mert'i almaya gittiğimi son defa savaşa bakıp arabama bindim ve mert'i almaya doğru yola koyuldum yarım saat sonra hastaneye varmıştım direkt danışmanlığa gidip sorduğumda Mert'in odasını söylediler odaya çıkıp kapıyı yavaşça çaldım ve açtığımda Mert yatakta oturuyordu yanına yavaşça gidip tanışmaya karar verdim"merhaba senin kalacağın yere götüreceğim tanışalım mı"ben konuşunca yüzüme baktı ama hala konuşmuyordu galiba çünkü cevap vermemişti sadece kafasını sağlamıştır ve ayağa kalkmıştı gitmeye hazırdı "peki o zaman gidelim hem yeni arkadaşların var orayı çok seveceksin"kafasını sallayıp odadan çıktı ben de arkasından küçük çantasını alıp yola koyulduk aşağı indiğimizde arkaya bindirdim onu ve ben de öne geçip arabayı sürmeye başladım biraz laflamak istedim hani rahatlaması için ama konuşmayacağını anladığım için hiç o konulara girmedim ve direkt yetimhaneye sürdüm yetimhaneye vardığımızda arabadan yavaşça inip onun kapısına gidip açtım ve o arabadan indiğinde bahçeye girdiğimiz an savaş yine aynı yerinde oturmuş ama kitabına bakmayıp bize bakıyordu gerçi bana değil mert'e bakıyordu Mert'in ilgisini çekmiş gibi savaşa bakmaya başladı sonra Mert kafasını çevirip bana baktı sanki şey demek istiyordu o çocuk niye bize öyle bakıyor hemen ona cevaplayıp"ona senden bahsetmiştim senin geleceğini biliyor o yüzden bakıyordur"dedim kafasını salladı ve mert'e bakmaya devam etti"adı savaş burada büyüdü kitap okumayı çok sever arkadaş olsanıza o da senin gibi suskun"ben öyle deyince bana baktı "yanına git istersen tanışın"kafasını olumsuzca salladı bu hayır oluyordu bu çocuklardan çok çekeceğim var "tamam o zaman senin kalacağın yere götüreyim biraz dinlen"kafasını olumluca salladı ve yetimhaneye doğru yürümeye başladık o da katına geldiğimizde savaşla aynı oda da istemiştim belki o zaman alışırlardı birbirlerine savaşında o da arkadaşında diğer çocukların yanına yolladım tabii Savaş birazcık şaşıracak ama olsun"sen geç şuradaki yatağa oda arkadaşının adı da savaş bahçede gördüm zaten o da birazdan gelir tanışırsınız"ben böyle söyleyince hızlıca kafasını bana çevirdi sanki bilerek yaptığımı anlamış gibi ben hiç ona bakmadan direk odadan çıkıp kendi odama doğru gitmeye başladım ve tam odama girecekken savaşı gördüm odasına gidiyordu hiç sesimi çıkarmadım direkt odama girip olacakları bekledim