Geçmiş zaman
Ani sancı ile uyandım yan tarafa döndüğümde eşimin uyuduğunu gördüm ses çıkarmadan yataktan yavaşça kalktım yavaş yavaş mutfağa ilrledim biraz su içtim ve evin içinde yürümeye başladım belki geçer diye biraz daha gezdim sancılar devam ediyordu eşimin yanına gidip uyandırdım biraz korkmuştu o yüzden hemen "sakin ol sadece sancım var ama geçmedi hastaneye gidelim" yüzü az da olsa rahatladı "hemen gidelim birtanem " diyerek arabanın anahtarını alıp arabaya binip hastaneye doğru gitmeye başladık cama doğru dönüp dışarıyı seyretmeye başladım o kadar dalmışım ki eşimin bana seslenişini farketmedim "Birtanem az kaldı korkma yanındayım" nasıl biliyordu acaba korktuğumu çok belli ettim acaba diye kendi kendime düşünmeye başladım " eğer bana bir şey olursa çocuklar sana emanet onlara iyi bakacağını biliyorum sevgilim sen çok iyi babasın " ben böyle söyleyince arabayı yavaşlamaya başladı " ne saçmalıyorsun sen sana birşey olmayacak bunu aklına kazı kötü düşünme birdaha " eşimin cümlesi bittiği an telefon çalmaya başladı kayınvalidem arıyordu "çocuklara mı Bir şey oldu bu saatte aramazdı annem" " sakin ol hayatım bizi Özlemişlerdir " eşim telefonu açınca ilk kayınvalidem konuştu "oğlum kusura bakmayın vallahi sizinkiler sizi özlemiş ne zaman gelecekler diye tuturdular" eşim hemen annnesini cevapladı " anne ne kusuru zaten bizde hastaneye gidiyoruz sancımız var " hemen eşimin suratına baktım bu böyle mi söylenir bakışı attım boşver dercesine elini salladı hemen söze atladım "anne sadece sancı yalancı olabilir panik yapmayın " annemin surat ifadesi düzelmişti hemen arkadan oğlumun sesi geldi " babaanne annem mi o oysa verir misin" hemen görüntüye geldi " annem iyi misin hm bana yalan deme ben anlarım " " yakışıklı oğlum benim iyim ben hastaneye gidiyoruz sancımız var babanın dediği gibi " dedim gülerek o da hemen güldü "tamam kraliçem burası bana emanet sen kendine iyi bak öpüyor seni " bende bebeğim" yan taraftan eşimin homurdandı"biz neyiz acaba" ikisi de birbirinden beni kıskanıyorlardı çok hoşuma gidiyordu hastane gözükünce " anne hastaneye geldik haber veririz size " diyerek kayınvalideme seslendim " tamam kızım haber vermeyi unutmayın öpüyorum sizi " dedi ve kapattı "Tekrar söylüyorum Birtanem korkma yanındayım ve seni seviyorum " "bende seni seviyorum " hastane otoparkına geldik arabadan indik hastaneye girdimizde hemşire karşıladı"sancım var ve gittikçe arttı " "tamam ben hemen kadın doğum uzmanı çağırıyorum arkadaşlar sizle ilgilenecektir " diyerek doktora haber vermeye gitti o gittikten sonra yanımıza hemşire gelip bizi müşahede odasına götürdü biz girdikten sonra doktor geldi "merhabalar sancıniz varmış sanırım sedyeye uzanin bakalım durum ne " hemen sedyeye uzanıp karnımı açtım doktor Jeli sürdü ve ultrason cihazı ile bakmaya başladı " hmm evet iyiki gelmişsiniz doğum sancısı çekiyorsunuz ama bebekler aşağı inmemiş sezeryana alabilirim sizi biraz daha bekleyelim duruma göre hareket ederiz" " tamam doktor bey ne gerekiyorsa yapın " dedi eşim doktora sonra doktor çıktı ve ben uzamaya devam ettim eşim gelip yanıma oturdu" iyi olacaksınız sıkma canını ben yanındayım " " biliyorum sevgilim ben çıkana kadar bebeklerin yanında dur tamam mı kendimi kötü hissediyorum zaten onlara bişey olmasın " " bebeğim ilk defa doğuma girmiyorsun evdekilerin unuttun galiba bizim sadece bu iki haylaz çocuğumuz yok farkında mısın acaba " deyip güldü " yaa oğlumlara haylaz deme onlar annelerin prensi " " bir tane prenses olsa keşke dimi bebeğim " " yok artık hayatım neyine yetmiyor bizimkiler bence yeterli daha olamaz sana söyleyim de doğum dan sonra başımın etini yeme tamam hayatım canım kocam" " bakarız bakarız " "hayatimmmm" " tamam sustum birşey demiyorum " Doktor odaya girip tekrar benim karnıma jel sürüp ultrason cihazı ile bakmaya başladı"durumları nedir " diye sordum doktor " dediğim gibi sezeryana alacağız sizi korkmayın bir sorunları yok arkadaşlar gelip sizi ameliyata hazırlayacaklar " doktor gittiğinde eşime sarıldım kulağıma" iyi olacaksınız " diyordu o da korkuyordu bence bana belli etmek istemiyor ama anlıyordum onu hemşireler odaya girip benim için hazırlık yapmaya başladılar" 5 dakikaya alicaz sizi" dedi hemşire ve çıktı eşimin elimi sımsıkı tutuyordum bırakmak istemiyor gibi " seni seviyorum " ben de seni seviyorum bebeğim" diyerek alnımdan öptü zaman dolmuştu galiba hemşireler gelip sedyemi sürmeye başladılar doğumhane kapısına gelince eşime son kez baktım ve içeri aldılar gözlerim yavaştan kapanıyordu narkoz etkisini gösteriyor ve sonrası karanlık
Yabancının bakış açısı
Bu aileyi mahvetmek istiyordum onun için her şeyi yapmaya hazırdım İstanbul hastanesinden telefon gelmiş ve açmıştım " senin düşmanlar burada ve karısı doğum yapıyormuş" dedi ilk başta "ben ne yapayım" diye telefonu suratına kapattım gerizekalı beni niçin arıyor iyice sinirlenmiş bir şekilde duvara bakmaya başladım sonra aklıma birşey geldi ve o adamı tekrar arayıp " bana onun doktorunu bul " dedim o da " tamam " diyip kapattı Doktorun numarasını atmıştı bana hemen aradım doktoru "merhaba doktor bey benim kim olduğumu bilmezsin ama doğumuna gireceğin aile çok iyi bilir beni o yüzden lafımı bölmeden dinle beni duyduğuma göre çocuklar ikizmiş bir tanesini bana getiriceksin ben getirmen falan hiç deme ailen elimde hepsini öldürürüm anlaşıldı mı " "ne saçmalıyorsun sen ben nasıl getiriyim sana çocuğu adam biliyor ikiz olduğunu" " bana bak doktor ölü mü gösterirsin başka bir şey mi yaparsın orası beni ilgilendirmez ben sana yapıcaksın dediysem yapıcaksın " " Tamam tamam Yeter ki aileme birşey yapma haber vericem sana " " ellini çabuk tut zaman geçiyor tik tak " yaklaşık yarım saat sonra doktor tekrar arıyordu beni " herşey tamam kadını sezeryan doğuma aldım orada Kordon boğulması oldu diyeceğim" olmuştu işte evlat acısı çekeceklerdi sonunda intikamımı alıyordum " tamam sen hallet ben bebeği almaya gelicem " doktor yine konuşmaya başladı "hemşirelere para vermen gerek susmaları için " " tamam doktor dedim ben gelinceye kadar bebeği almış ol geliyorum " hadi bakalım gidelim de işimizi halledelim
Baba bakış açısı
Karım halla içerdeydi o çıkana kadar adamlarım hastane etrafındalrdı her ihtimale karşı karşıya hazırlıklı olmam lazım Mardin'de olsaydı böyle olmazdı İstanbul gibi Bir şehre güvenmiyordum eşek sıpaları İstanbul da doğmak istemiş ne çıkan nede içeri giren biri kimse bişey demiyordu merak ediyordum 15 dakika sonra kapı açıldı ve hemşire 1 Bebek çıktı benim değildi çünkü benim iki oğlum doğacaktı o yüzden fazla oraya bakmadım ama hemşire bana seslendi " beyefendi sizin bebeğiniz " dedi " hayır benim olamaz benim bebeğim iki tane oğlum yanlış oldu galiba hemşire hanım " " hayır beyefendi maalesef diğer bebeğiniz doğum da öldü başınız sağolsun " hemşire bunu diyince nasıl baktım bilmiyorum ama hemşire geri adım attı " ne saçmalıyorsun lan sen benim oğlum ölür git doktoru çağır bana " diye bağırınca koşarak gitti oğlumun yanına gittim yavaşça kucağıma aldım ona Bakarak " ikizin yaşıyor bebeğim sakin üzülme " dedim eğer yaşamıyorsa benim oğlum öldüyse hayır kendine gel öyle birşey yok karım yıkılacak ne yapmalıyım Allah'ım yardım et tekrar kapı açıldı doktor çıktı " oğlum NERDE DOKTOR " " bakın beyefendi hemşire size açıklamış maalesef Kordon bağı boğaz çevresine takılmış o yüzden ölmüş oğlunuz " " lan sen bakmadım mı ultrason cihazı ile hani sorun yoktu " " beyefendi bir sorun yoktu ama gözükmemiş tekrardan başınız sağolsun " " oğlumu görmek istiyorum derhal " " peki arkadaşlara söylerim size gösterirler anneyi normal odaya aldırdım 1 saat sonra kendine gelir" doktor gittikten sonra kalktığım yere tekrar oturdum ve kucağımdaki oğluma bakmaya başladım " anneye bunu nasıl diyecez benim oğlum ölmüş ben nasıl söylicem anneye güç ver bebeğim " hemen telefonu çıkarıp en yakın adamımı çağırdım 5 dakika içinde geldi kucağıma baktı " abi diğeri nerde " " ölmüş ona bakmaya gidicem ben gelene kadar sende Dursun" diyerek kucağımdaki bebeği ona verdim o sıra hemşire gelip beni yönlendirdi morga girecektim oğluma bakmaya oğlum orda soğuk yerde yatıyordu ama ben içeri giremiyorum hemşire benim halimi anlayınca gitti yanımda sırtımı duvara başlayarak asağı doğru kayıp oturdum morg karşımda canım dan parça içerde ama ben onu kurtaramadım ben ona sahip çıkamadım benim oğlum gitmişti benim canımın canı gitmişti daha kokusunu bile bilmediğim canım gitmişti yavaşça ayağa kalktım kalbim sıkışıyordu nefes alamıyorum kapıya elim uzattım ve yavaşça açtım bir sedye ve üstünde benim oğlum beyaz örtü nefes alamaz ki benim canım yavaş yavaş sedyeye yaklaştım elim örtüye uzandı kaldırdım bebeğimin teni buz gibiydi üşüyor muydu acaba üşümesin benim bebeğim kucağıma alıp kokladım halla Bebek kokuyor benim bebeğim yaşasaydın adın savaş olacaktı benim savaşım özür dilerim bebeğim kapı açıldı içeri hemşire girdi hemen gözyaşımı sildim " karınız uyandı " nasıl diyecektim bebeğimiz öldü diye nasıl Allah'ım yardım et kafamı salladım bebeğimi bıraktım sedyeye telefon çıkartıp adamlara mesaj yazdım morgun önüne bekleyin diye haberleri olmuştur zaten yavaşça odadan çıktım karımın odasına doğru gittim adamım kapının önünde beni bekliyordu Barış kucağında uyuyordu galiba "uyanmadı ama açılabilirmiş hemşire dedi " kafamı salladım barışı kucağıma aldım ve karımın odasına girdim karım beni görünce güldü ama kucağıma bakınca gülmesi gitti " diğeri nerde hayatım" sustum kafamı öne eğdim " doğum esnasında Kordon boğulması olmuş ve " "SUS" "hayır benim bebeğim gelir şimdi ikizini yalnız bırakmaz söyle gelicek dimi " sustum yine " birtanem dinle beni " " hayır hayır ölmedi benim bebeğim ölmedi ÖLMEDİ" içeri benim yakın adam girdi "çocuğu alayım" dedi verdim odadan çıktılar karımın yanına gidip " savaşımız gitmiş " "gitmez ki benim bebeğim gitmez gitmedi " " yapma böyle bebeğim ne olur diğer bebeğimiz aç " öyle diyince bana baktı alnında öptüm ve kapıya doğru yürüdüm tam kapıyı açıcaktım karım "SAVAŞ SAVAŞ " diye bağırmaya başladı gidip hemen sarıldım " geçecek bebeğim barışı düşün yalnız kalıyor onu doyur tamam bebeğim" daha çok ağlamaya başladı telefonu çıkartıp adımı arayıp " hemşire yolla " dedim hemşire gelip sakinleştirici verdi Barışa mama verip uyutup beşiğe koydum cama yaklaşıp Allah'ım yardım et sol gözümden akan yaşı sildim karımın yanına gidip uzandım
Yabancının bakış açısı
Doktor bebeği getiriçekti hastaneye giremiyorum o yüzden doktor getirecekti acaba doktoru öldürsem mi ya gidip söylerse en iyisi biraz daha tehdit edeyim arabadan dışarı baktimda doktor geliyordu kucağın da Bebek ile hızla arabaya bindi bebeği aldım ondan "ben işimi yaptım rahat bırak bizi " dedi "aferin aferin " kapıyı gösterdim indi arabadan şoföre işaret verince hareket ettirdi arabayı "Nereye abi " bebeğe baktım öldürmeyi düşünmüyorum o yüzden " yetimhane herhangi " kafasını salladı ve devam ettik cebimdeki mektubu çıkarıp son kez okumak istedim
Bu bebeği bulan herhangi birine
bu bebek istenmeyen bir bebek madi durumumuz yok zaten severek isteyerek yapılmadı bir bebek o yüzden yetimhaneye bırakıyoruz bizim peşimize düşmesin bizi arayıp sormasın çünkü onu istemeyen bir aileyiz o yüzden bırakıyoruz yetimhaneye adını Savaş koyduk isterseniz değiştirebilirsiniz değiştirmemek size kalmış zaten ileride büyüdüğünde de onu istemediğimizi söylerseniz seviniriz
ONU İSTEMEYEN AİLESİNDEN
He bak çok güzel olmuş büyünce istemez ailesini gerçi sonrası beni ilgilendirmiyor ben intikamımı aldım acı çektirdim ve çocuğu bulana kadar acı çekecekler beter olsunlar yetimhaneye gelmek üzereydik şoför arabadan inip bebeği yere bırakıp kaçtı o sıra bir kadın gördü bizde hızlanıp oradan uzaklaştık
Yetimhane görevlisi bakış açısı
Bir araba yaklaşmıştı ve adam inip yere birşey koydu sonra koşup gitti koyduğu yere baktım Bebek ağlaması geliyordu hemen koşup aldım bebeği içeri götürdüm üstünde mektup vardı açıp okudum adı savaşmış hoşgeldin savaş
Anne bakış açısı
Bebeğim öleli iki gün olmuştu ve bugün gömülecekti için sızlıyordu ne yapacaktım dik durmam lazım oğullarım için kocam da mahvolmuştu benim bebeğim ölmüştü benim canım gitmişti şimdi görmüyorlardı benim canım savaşım annen baban abilerin ve ikizin seni çok seviyoruz her zaman kalbimizdesin savaşım