Rica edersem yorum yapıp oylarmısınız💜
Arkadaşlar kitap hem yazar hemde prenses errel'in ağzından yazılacak böylece olayı dışarıdan da görüp anlayacağız.
Ben prenses errel bir elf prensesiyim,ailenin en küçük üyesiyim,iki ablam ve üç abim var,annem kraliçe miarya babam kral elmyar tahtın en küçük varisiyim. Babam Kraliyet okuluna gitmem gerektiğini söylediğinde oldukça korktum çünkü tahta asla geçme ihtimalim olmadığı için pek fazla kraliyet eğitimim yoktu ve babamın izniyle abla ve abilerim aksine dövüş ve savaş eğitimine daha fazla ağırlık verdim,bu konuda ailem her zaman olduğu gibi beni destekledi yedi yaşından beri dövüş eğitimi almaya başladım biz elflerin doğuştan gelen bir savaş içgüdüsü vardır hepmiz küçük yaşta eğitim alıp ileride kendimizi savunmayı ve savaşmayı öğreniyoruz diyarın en iyi suikastçilerinin çoğu elflerden çıkardı.
Hizmetkarlar hazırlıkları bitirdikten sonra kraliyet okuluna gidecektim,Annemle ve babamla vedalaştıktan sonra abilerim ve ablalarımla da vedalaştım at arabama bindikten sonra okula doğru çıktık
Okul diyarın tam ortasında her ülkeye yakındı.

Diyarımız elfler,vampirler,siren(deniz insanları),insanlar,cadılar,ölüm ile yaşam arasında takılı kalan ruhlardan oluşan bir diyar.
Okula vardıkları sırada yolda bitkin düşen prenses errel uykuya dalmıştı,yanındaki hizmetkarı ve muhafızları saraya vardıklarında prensesi uyandırmaya çalıştılar ama prenses okadar çok yorulmuştuki bırakın uyanmayı ses bile çıkarmıyordu. Prensesin uyanmadığını gören hizmetkarlar önce okul müdiresine haber verip odasının hazırlanmasını söylemişlerdi prenses uyanmadığı için muhafızlar onu odasına taşıdı aradan 2
İki ila üç saat geçtikten sonra prenses uyandı ama uyandığında yataktan çıkıp dolaba doğru yöneldi.
"Gerçektenmi yinemi nezaman vazgeçiceksin şu kıyafetleri giymekten açık yeşil elbisemi olur be!" Dedi sitemiçinde evet gündüzleri bir melek geceleri ise kaosa ve acıya doymayan bir prensesti iki farklı ruh vardı, prensesin içinde prenses sabah yaptıklarını hatırlıyor, gece yaptıklarını hatırlıyordu ama umursamıyordu dolaba doğru yöneldi ve siyah renkli elbiselerden birini aldı "şükürler olsunki benim tarzımı unutmamışlar" dedi karanlık bir tarzı vardı.
Elbiseyi girdikten sonra kapıya doğru giderken kapıdan peri prensesi hayyel kapıdan girdi "selam oda arkadaşım" dedi sevimli suratı ile prenses errel da pek böyle tatlı şeyleri bilmediği için yalandan bir gülücük atarak "selam bir oda arkadaşım olduğunu bilmiyordum" dedi yalandan gülümserken hayyel bir peri olduğu için kibar ve sevecendi elbette diyarın en güzel yüzleri onlardaydı periler saf ve temiz bir kalbe sahip oldukları için kolay kolay yalan söylemez ve kızmazlardı."evet benimde haberim yoktu burda herkes iki iki kalıyor" dedi sevimli kız. Errel dışarı çıkmak istiyordu gece gece gezmek hobisiydi helede içindeki asi ruh buna bayılırdı güzel periye bakarak "peki sevgili oda arkadaşım bana dışarıya nasıl çıkarım bunu gösterirmisin bahçede gezmek istiyorum" dedi peri şaşırmış bir suratla ona baktı,okuldaki vampirleri unutmuştu sanırım çünkü vampirler onun kanını içebilir haberleri yokmuş gibi davranabilirdi,peri errel e bakarak "dışarı çıkmakmı? dışarıda şu an vampirler geziyor ve sen dışarımı çıkacaksın?" Dedi errel ona bakarak omuz silkti "evet dışarı çıkmak istiyorum ayrıca vampilerin benim kanımı içmek isteyeceklerini sanmam bunu beceremeden ölürler" dedi kendinden emin bir şekilde elbette bunu yapabilirdi çünkü vampir bile olsalar onlara karşı koyabilirdi peri prensesle birkaç dakika bakıştıktan sonra peri prenses daha fazla dayanamayıp onu bahçe ye kadar götürüp odasına geri çekildi errel bahçede gezdiği sırada sırtında hissettiği soğukluk olduğu tarafa baktığında uzun boylu kahverengi saçlı beyaz tenli kırmızı gözlü ve kırmızı dudaklı biri vardı arkasında boyu ondan uzun olduğu için gözlerini yukarı kaldırarak ona baktı ona bakan kırmızı gözlü adama baktı
"bu saate bahçeye çıkmak hiç akıllıca değil" dedi,
errel ona bakarak "hadi ya aklımı ölçmek sizemi kaldı lordum?" Dedi dudağını yana kıvırarak söyledi
"Kusura bakmayın leydim ama bu saate vampirlerin kol gezdiği yerde gece gece dışarı çıkmak nekadar mantıklı sizce?" Dedi kırmızı gözleriyle
"Bunu başkasına söyleseniz belki ama bana söylemeniz biraz gereksiz, bilmediğim birşeyi yapmam." Dedi inatçı ve otoriter bir ses tonuyla
"Siz bilirsiniz leydim ölmek için çok gençsiniz." Dedi ukalalık ve kibir dolu sesiyle ve sonra ortadan kayboldu errel dolaşmaya devam ettiği sırada iki çift kırmızı göz ona bakıyordu isteksizce ona doğru yürümeye başladı yaklaştıkça daha net görmeye başlıyordu ama sadece gözler vardı orda başka bir şey yoktu aralarında birkaç adım kalmasına rağmen sadece iki çift kırmızı göz vardı ona baktığı sırada birinin onun adını söylemesiyle arkasını döndü onu çağıran hizmetkarına baktı ve tekrar gözleri gördüğü yere baktığı sırada artık orda yoktu...
ARKADAŞLAR aynı anda iki kitap yazdığım için bölümler pek arka arkaya gelemiyecek hepinizi seviyorum ALLAH'A emanet 💜