Bölüm 25 – Gölgedeki Takip
Geceydi. Esat karanlık bir mahallede terkedilmiş bir binaya sığınmıştı. Aynaya baktığında yüzünde sakallar uzamış, gözlerinin içi çökmüştü.
– Elif… neden hep beni seçmedin?
Ama ne kadar kendi kendine konuşsa da, vicdanı her kelimede daha çok bağırıyordu.
O bilmeden biri onu izliyordu. Olay gecesinden sonra Emniyet tüm kameraları taramıştı. O siyah araç, onun adına kayıtlıydı.
Bir kadın polis memuru dosyayı önüne aldı:
– Elif öğretmeni vuran bu adam olacak. Şimdi sıra onu bulmakta.
İstanbul’un dört bir yanında sivil ekipler gönderildi. Telefon sinyali kapalıydı ama eski evlerinden birinde ışık yanmıştı geçen gece.
Esat’ın sığınağı
Bir sabah sesiyle uyandı: “KAPIYI AÇIN! POLİS!”
Kaçtı. Arka pencereden atladı. Sokak sokak kaçarken bir ara sokağa saptı ama… karşısında 3 sivil polis vardı.
– Kaçma şansın yok Esat Demir. Teslim ol.
Ama o geri adım attı. Cebine attığı küçük bıçağı çıkardı.
– Yaklaşırsanız kendime saplarım!
Memurlardan biri megafonla konuştu:
– Kimse sana zarar vermeyecek. Yaptığın yanlışları düzeltmek için hâlâ şansın var.
Esat bir anda durdu. Nefes nefeseydi. Ellerini titreyerek yukarı kaldırdı.
– Ben sadece… sevilmek istedim.
Polisler onu yavaşça yere yatırdı, kelepçeledi. Bir sivil polis araca binerken şöyle dedi:
– Bazı insanlar sevilmeyi hak etmez…
Hastanede o sırada…
Mehmet kapıda bir telefon aldı. Karşıdan gelen ses netti:
– Şüpheli yakalandı. Elif öğretmeni vuran Esat Demir gözaltında.
Mehmet gözlerini kapattı. Derin bir nefes aldı.
– Şimdi sıra Elif’in iyileşmesinde…
🩵 Devam edecek...