İçeriğe geç

Karakalbin yanışı

Bölüm 5 · 4 dk okuma

Karakalbin yanışı

Bölüm 5

Bölüm 5: kabul ediş

Sabahın ilk ışıklarında boynumda acı, boğazımda kurulukla açtım gözlerimi.

Canım yanıyordu boğazımın acısını geçirmek için komodinin üzerindeki şişeye uzandım, şişeyi kaldırdığımda içinin boş olduğunu anlayabilmiştim.

Şu içmem gerekiyordu ama bu lanet evde aşağı inmek bile istemiyordum, hatta evden bir an önce gitmem gerekliydi. Yataktan kalkıp banyoya doğru ilerledim kapıyı açmayı denediğimde kapı açılmıyordu kilitlenmişti. Şaşkınım daha önce olmamıştı, odanın içinde bulunan makyaj masasının aynasından yüzüme baktım gözlerim istemsizce boğazıma kaydı mosmor olmuş boynum bakışıyordum. Bir süre boynumla bakışmamın ardından boğazım canımı iyice acıtıyordu...

Aşağı kata inmek için merdivenlere yöneldim, merdivenleri bitirdiğimde Belma tam karşımda duruyordu ondan korkuyordum içimde ona karşı farklı bir duygu vardı. Yanıma yaklaşmaya başladı o yaklaştıkça bende yaklaştım kendimden emin bir şekilde. Tam karşı karşıya kalmışken kulağıma doğru eğildi ve fısıldamaya başladı.

"Hiç bir şey göründüğü gibi değil es, bana bir savaş açtın ve ben asla kaybetmem." Kısa yapmacık bir gülümseme göndermişti merdivenlere yönelirken arkasından konuştum.

"Belma atahan. Sana savaş açtığım falan yok bu gün bu evden gidiyorum." Şaşırtmıştı bişey demeden yukarı çıkmaya devam etti.

Mutfağa girdiğimde yaşlı adam her zamanki yerinde oturuyor ve bana bakıyordu. "Su alacaktım." Dedim tok sesimle adam konuşmadan elini buyur işareti yaptı. Bardağa su doldururken bir yandan da adamla nasıl konuşacağımı düşünüyordum. Suyumu içip arkamı döndüm sanırım şu anda onunla konuşmaya cesaretim yoktu.

Mutfaktan çıkacakken seslendi

"Dur. Otur konuşacaklarımız var."

Dona kaldım şu an sırası değildi hayır hayır hayırr yanlış zaman be amca

Arkamı döndüm dediği gibi masaya oturdum. "Evden gitmiyorsun. Dün konuşulanlarda yanlış birşey yoktu."

Yanlış birşey yokmuydu ben neredeyse ölüyordum ne yaşıyor bu adam ruh hastası kızıyla beraber?

"Yanlış çok şey vardı bana evinizi açtınız teşekkür ederim. Ama burda kalmam güvenli değil." Düşünceli adam gözlerini masadan alıp yeniden bana dikti.

Bir süre sessizlik esir almıştı bizi kanatlarına...

"Bak kızım sana hikayeyi en başından anlatayım inanmazsan DNA testi yaptıralım." Meraklanmıştım ne hikayesi olduğunu anlamaya çalışıyordum bazen bu adam bilmece gibi konuşuyordu.

"Es atahan annen, esbel atahan sen iki yaşındayken vefat etti. Baban Turan atahan öldürüldü. Sen bebekken kaçırıldın ve yıllarca seni aradık sen annen esbel ve baban turandan bana emanetsin. O yüzden seni bulmuşken bir daha bu evden gitme düşüncesini at bir kenara çünkü bu olmayacak. Ya seve seve ya da zorla." Gözlerim dolmuş neredeyse ağlayacaktım bir anda söylenmez ki neyim ben düşmanları falan mı. Kendimi toplamaya çalıştım güçlü olmalıydım Belma'nın bana saldırması boş değildi bu işte bir iş vardı.

"DNA testi istiyorum." Karşımdaki adam bu hamlemi hiç beklemiyormuscasına gözlerime şaşkınlıkla baktı tabi beş-on saniye falan sürdü imajından hiç ödün vermiyordu.

"Zeki bir kızsın es. Madem öyle yaptıralım bakalım bu gün gelsinler söylerim. Sonuçlara beraber bakarız sevgili yeğenim." Bende bu hamleyi hiç beklemiyordum çok fazla kendinden emindi. Hiç beklemeden masadan kalktım ve benim için hazırlanmış misafir odasına çıktım.

....

Deli gibi uykum vardı ama düşüncelerim uyumama engel oluyordu. Öğlen olmuştu hâlâ kimsenin gelmemesi şaşırılacak bir durum değildi tabiki

İnanmıyordum onlara gerçekten DNA testi olmayacaktı bir yolunu bulup buradan kaçacaktım.

Cama yöneldim evet camdan atlayacaktım birinci kattan aşağı atlasam bişey olmazdı herhalde hemen harekete geçtim önce sağ ayağımı camdan dışarı çıkartırım tam diğer ayağımı da camdan dışarı çıkartacakken aşağıdan gelen sesle dona kaldım.

"Es orda ne yapıyorsun?" Belma atahan aaağ sanki beni gözetliyordu nereye gitsem karşıma çıkıyor, aşağı doğru eğilip baktığımda yanlız olmadığını fark ettim. Orta yaşlı adamla tanımadığım beyaz önlüklü iki bayan daha vardı. Yoksa DNA testine mi girecektim şaka yapmıyormuş(gerçekler bir tık ağır geldi)

Tekrar aynı soruyu duyduğumda cevap vermem gerektiğini idrak edebilmiştim.

"Aa şey ee b-ben mi h-hava hava çok güzel kuşlar uçuyor." Aptal mısın es ne kekeleyip duruyon Belma'nın yüz ifadesi iyice keyifliydi. "Evet hava çok güzel de dikkat et uçmaya çalışırken düşme." Sinirimi bozan sesi kulaklarımda işkence misali yankılanırken bana bakmayı kesmedikleri için odaya geri girmek zorunda kaldım.

...

Aşağı kata indiğimde beyaz önlüklü kadın önce belmaya yaklaştı ardından saçının bir telini koparıp kilitli poşete koydu, Belma dan kan örneği alındıktan sonra aynı işlemler bana da uygulandı uyuz karı saçımın telini kopartmıştı. İsteseydi bende verebilirdim.

Onların yanında daha fazla durmak istemediğimden hemen odaya çıktım.

Yatağıma uzanıp derin düşüncelere daldım...

2 gün sonra...

Evde yankılı bir bağırma vardı Belma yine etrafı inletiyordu. Sanki can çekiliyordu, hızla aşağı indim gördüklerim karşısında belmaya olan saygım iyice düşüyordu elinde bulunan kağıdı sallayıp "geldi" diye bağırıyordu

Beni fark etmesiyle yanıma yaklaştı. "geldi eğer bu doğruysa ve sen benim kardeşim sen bir daha asla ayrılmayacağız seni hep koruyacağım."

Şaşırmıştım dört gün önce boğazıma yapışıp beni boğan kız bu gün seni koruyacağım diyordu piskopat.

Yaşlı adamda evin oturma odasından yanımıza geldi. "Aç bakalım sonuç neymiş" bende meraklıydım belki de yıllar sonra bir ailem olacaktı.

Belma kağıdı yavaş yavaş açmaya başladı elleri titriyordu bunu fark edebiliyordum...

Kağıdı açan Belma'nın suratı beton gibi olmuştu bir bana birde kağıda bakıyordu gözleri dolmuş nefes alışverişleri değişmişti onu daha önce hiç böyle görmemiştim.

Fısıldadı."kardeşim miş"

"NE" dedim bağırarak kağıdı elinden aldım inanmıyordum Belma ve ben çok farklıyız tamam biraz görünüşten benziyoruz ama insan insana benzer değil mi? Kağıda bakmamla tekrar ağzımdan "NE" kelimesi çıktı bir belmaya bir de kağıda baktım.yasli adam yanımıza doğru gelip "bu da senin amcan olduğumu kanıtlıyor es." Demesiyle bir şok daha geçirdim.

"NE" bu son kelimemdi. Belma hafif bağırma ses tonuyla "yeter artık es idak et." Bana gülümsüyordu, bana doğru yaklaştı bir anda sarılmaya başladı, sarılmasını beklemiyordum ama bende ona sarıldım.

İçimde özlem vardı ve biz göz yaşlarımızı serbest bıraktık...

Bölüm sonuu yeni bölümler ya

kında gelecek.

İg hesabım:@karakalbinyanisioffical

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.