Biri benim için bastı.Kim bastı diye arkama döndüm.Tabi ki Kaan'dı.
"Artık bana bir borcun var."dedi ve göz kırptı.Bu çocuk gerçekten salak bence.Ama onu umursayacak halim bile yok.Hemen arkadaki boş yere oturdum.Kaan da yanıma oturdu.
Önde boş koltuk olduğu halde neden yanıma geldin? Dedim.Cevap vermedi.Ne yani o da beni duymazdan mı geliyordu?Hiçbir erkek beni duymazdan gelemez.
'Hey sana diyorum,sağır mısın?'
"Canım burada oturmak istiyor, çok rahatsız olduysan öndeki boş koltuğa sen geçebilirsin."
'Ne kadar ukala bir insansın sen.Kendini ne sanıyorsun?'
Kulaklığını taktı ve bana cevap vermeden gözlerini kapadı.Öyle sinirlenmiştim ki onu boğazlamayı bile düşündüm.Ne cürretle bana cevap vermez?
Neyse Hilal sinirine hakim olmalısın,onun gibi biri için değmez.Görmezden gel sadece.Okulun olduğu caddeye girdikten 2 dakika sonra dolmuş okulun önünde durdu.Kaan koşar adımlarla dolmuştan indi.Ben de peşinden indim.Okula doğru yürürken omzuma biri dokundu.Dokunanın Kaan olduğunu düşünerek ne var yine diye bağırarak arkama döndüm.Arkamda Kerem'i görünce 2 saniye donakalarak.
'Çok özür dilerim.Seni başka biri sandım.'
"Sorun değil."
Sen bana bir şey mi diyecektin? dedim.
"Sınıfa beraber girelim diyecektim."
Demek ki yeni hedefim artık belli oldu.Beni reddedecek sıradaki kişi Kerem mi yani?Yeni karahindiba adayı Kerem.O da ellerimden uçup gidecek ama bütün dertlerimi alıp değil de yeni dertler kazandırarak yani benim güzel karahindibam gibi değil.
Kafamı tüm bu düşüncelerden uzaklaştırarak Kerem'e gülümsedim."Hadi gidelim."dedim.O da bana gülümsedi.Sınıfa çantamı bırakıp tuvalete gittim.Sabah evdeyken annem yüzünden makyaj yapmamıştım.Makyaj yapıp derse yetişebilmem için tam tamına beş dakikam vardı.Hemen rimel,ruj ve gloss sürdükten sonra sınıfa döndüm.Neyseki ders daha başlamamıştı.Hoca gelmeden önce yerime oturup kafamı sıraya koydum,kafamı koyduğum gibi uykuya dalmışım.Huzurlu bir şekilde uyurken Kaan yanıma gelip beni dürtmeye başladı.Bunu yaparken "Derste full uyudun,ikinci dersi dinlemelisin."diyerek zırvalamaya başladı.Hiç takmadan uyumaya devam ettim.Ama o hâlâ kafamın dibinden ayrılmamıştı.Ayrılmaması bir şey değil ama papağan gibi aynı şeyleri tekrarlaması sinir küpüne dönmeme yetmişti.
Kafamı hızlıca kaldırıp Kaan'a kafa atmaya hazırlanmıştım ki eli sıramda vücudu ve kafası aşağı doğru eğik bir biçimde duruyordu.Bu duruş yüzünden benim kafamı kaldırmamla birlikte dudaklarımızın arasında 2 santim kalmıştı.
