... Karahindiba.Sadece ben mi böyle düşünüyorum bilmiyorum ama her karahindiba üflediğim zaman bütün sıkıntılarım o çiçek parçaları gibi parçalanıp uçuyor.Şu ana kadar üfleyip de sıkıntımın yok olmadığı zamanla hiç karşılaşmadım.Bu sıkıntılar genelde erkekler yüzünden olduğu için unutmam çok sürmezdi zaten.Ama yine de karahindibamı asla küçümseyemem,başka kimsenin de küçümsemesine izin vermem.Çoğu kişi bu özelliğimi sevmese de bu benim bir parçam,ondan asla ayrılamam.
Aramızda kalsın ama benim için karahindiba tanıdığım bütün erkeklerden daha değerli.Çünkü o beni hiç yarı yolda bırakmadı ve bırakmaz da
✨
Yine sıcak bir günde okula gitmek üzere yatağımdan ayrıldım.Okula gitmek benim için çok büyük bir şey olmasa da okuldaki şahısları görmek tam anlamıyla bir eziyet gibi geliyor.O mahlukatları görünce kanım çekiliyor gibi hissediyorum.Bu düşünceleri beynimden uzaklaştırıp üstümü giymeye başlarken kapım hızlı bir şekilde açıldı,gelen annemdi.Bir şey dememe kalmadan beni kolumdan tuttuğu gibi aşağıya,mutfağa kadar indirdi.Ağzımı açmama bile fırsat vermeden konuya girdi.
"Bu genç delikanlının adı Kaan, yan binaya taşınan yeni komşumuz.Sana göz kulak olması için özellikle tembihledim.Sakın ona kötü davranma" dedi.
Şaka gibi ama annem sanırım beni 5 yaşında biri olarak görüyor.Bu çok utanç verici.
Çocuk kanepeden kalktı ve yanıma doğru yürüdü.Yüzünde kocaman bir gülümsemeyle elini bana doğru uzattı.Sanırım benden bir karşılık bekliyordu.Daha çok bekler gibime geliyor ama hayırlısı...
"Cidden sana karşılık vereceğimi mi düşünüyorsun? Bence düşünme."
Bu sözümden sonra bile yüzündeki gülümseme düşmemişti, karşımdaki Kaan adlı şahısın sanırım biraz salak olduğu düşüncesini aklıma kazımadan duramadım.
Hiçbir şey demeden kapıya doğru yürüdüm ve kendimi hızlıca dışarı attım.Annemin yaptığı neydi şimdi? Bunca zamandır beni hâlâ tanıyamamış mıydı yani?Durağa gittim ve dolmuş beklemeye koyuldum.Normalde durakta 5 dakika beklememe kalmadan dolmuş gelirdi ama bu sefer 15 dakika beklememe rağmen hâlâ gelmemişti.Durakta beklerken biri yanıma oturdu.Kafamı çevirip bakmadım,sonra yanımdaki kişi kısık sesle bir şey söyledi.
"Sanırım benden hoşlanmadın.
Bir an sesten kim olduğunu anlayamamıştım.Soluma dönüp baktım, söyleyen Kaan'dı.Onu umursamayarak sessizliğimi sürdürdüm.Kaan:
"Peki bu seferlik böyle olsun ama annene söz verdim,sana göz kulak olacağım.
Acaba bu kendini ne sanıyor, saçmalık.
Yine hiçbir cevap vermeden oturmaya devam ettim.Sonunda dolmuş gözükmüştü.Hemen ayağa kalktım ve dolmuşa bindim.Sinirden akbilimi çantamdan çıkarmayı unutmuştum.Normalde dolmuşa binmeden önce akbilimi hazırlardım.(Çantamdaki dağınıklık yüzünden hiçbir şekilde akbili bulamıyorum da ) Aceleyle elimi çantama daldırdım.Akbili asla bulamıyordum.Elimi kafama vurdum ve içimden kesin evde unuttum diye düşünmeye başladım.Tam eve dönüp lanet akbili almak için dolmuştan iniyordum ki...
