İçeriğe geç

Karadenizin Gayleri

Bölüm 3 · 2 dk okuma

Karadenizin Gayleri

Bölüm 3

Yılbaşına Özel Bölüm🎄🎇

Merhabalarrrr uzun aradan sonra kitaba bölüm atmaya karar verdim

Aslında 2. bölümü yazacaktım ama fırsat bulamadım😞 şimdiki bölümdeki olay örgüsüne takılmayın çünkü başka türlü yılbaşı bölümü ortaya çıkmıyor

🎇Yılbaşı Gecesi

Aralık ayının son gecesiydi. Kar, sessizce sokakları örtüyor; şehir sanki yeni yıla hazırlanmak için nefesini tutuyordu. Alparslan pencere önünde durmuş,dışarıyı izliyordu ama aklı kar tanelerinde değil Eren'deydi. bu yıl onun için çok karma karışıktı. Ama Erenle tanıştığı gün, her şeyin yönü biraz olsun değişmişti.

Kapı bir anda sertçe çalındı. Alparslan hemen kapıya yöneldi. Kapıyı açtığında Eren karşısındaydı. Nefes alışı hızlıydı saçları dağılmıştı. Belli ki aceleyle gelmişti.

kısa sessizlikten sonra Eren üşümüş titreyen sesle konuştu. "Dışarısı... inanılmaz soğuk."

Alparslan kapının eşeğinde durdu. Bir an Eren'e baktı, sonra içeri döndü.

"Orada kal " dedi. Kapı kapandı.

Alparslan’dan anlatım

Hızlıca odama geçip kalın montumu aldım. Atkımı boynuma doladım, beremi taktım. Aynadan kendime kısa bir an baktıktan sonra tekrar kapıya yöneldim.

Kapıyı açınca Eren hâlâ aynı yerdeydi. Bu sefer yüzünde hafif şaşkın bir ifade vardı.

“Hazır mısın?” dedim.

“Neye?”

“Çay içmeye.”

Yüzündeki yorgun ifade bir anda yumuşadı. Küçük bir gülümsemeyle bana baktı.

Birlikte sokağa çıktık. Kar sessizce yağıyordu. Sokak lambalarının altında her şey sarı ve huzurlu görünüyordu. Yan yana yürürken omuzlarımız ara sıra birbirine değiyordu.

Mahalledeki küçük çay ocağı hâlâ açıktı. İçeri girince sıcak hava yüzüme vurdu. Camlar buğulanmıştı, içerisi çay ve soba kokuyordu.

Köşedeki masaya oturduk. Çaylar geldiğinde Eren kıtlama şeker aldı. Şekeri ağzına atıp çaydan yudum çekince gözlerini kapattı.

“Tam ihtiyacım olan şeymiş,” dedi.

Gülümsememi engelleyemedim.

Bir süre oturduk. Konuştuk, sustuk, birbirimize baktık. Sessizlik bile rahatsız etmiyordu artık.

Dışarıdan insanların sesleri yükselmeye başlayınca saate baktım. Yeni yıla dakikalar kalmıştı.

Birlikte tekrar dışarı çıktık.

Kar hâlâ hafif hafif atıştırıyordu. Meydandan geri sayım sesleri geliyordu.

“On!”

Eren bana dönüp gülümsedi.

“Sekiz!”

Soğuk havaya rağmen içim sıcacıktı.

“Beş!”

Kar taneleri kirpiklerine düşüyordu.

“Üç!”

Göz göze geldik.

“İki!”

Nefesim tutuldu.

“Bir!”

İnsanların bağırışları yükseldiği anda ona doğru yaklaştım. Dudaklarımız birbirine değdiğinde çevredeki bütün sesler uzaklaştı sanki.

Sadece yağan karı hissediyordum.

Ve onu.

Bölüm sonu

1 yorum