GÖZLERİ OLMAYAN CANAVARIN HİKAYESİ #2
Köy sakinleri, Gözleri Olmayan Canavarın’ın hayaletinin geceleyin ormanda yaşadığına inanıyorlardı, ancak artık o bölgeye gitmek istemiyorlardı. Çocuklar bile Kara Orman hakkında hikayeler anlatmayı bırakmışlardı. Ancak herkesin Ombrook dışında her karanlık ortamda korktuğu bir gerçekti, çünkü Gözleri Olmayan Canavarın hayaleti hala akıllarındaydı.
İki yıl sonra, köy sakinleri arasında bir tuhaflık başladı. Bazı kişiler, geceleyin evlerinden kayboldular ve tekrar geri dönmediler. İncelemeler sonrasında, kaybolanların son görüldükleri yerin Kara Orman olduğu ortaya çıktı. Bu olaylar köy halkında korku ve endişe yaratırken, bir yandan da eski efsanelerin gerçek olup olmadığı konusundaki dedikoduları tekrar canlandırdı.
Köyün yaşlıları, Gözleri Olmayan Canavar ‘ın artık orada yaşamadığını buncan yıl sonrasında ölebileceğini düşünüyorlardı. Onlara göre, bu gizemli varlık artık sadece ormanın içinde kaybolanların peşindeydi. Ancak gençler, karanlık ormanda hala korkunç bir tehlike olduğuna inanıyordu. İkinci grup, kaybolanların geri gelmediğini ve bu nedenle bu efsanenin gerçek olabileceğini düşünüyordu.
Köyde, Gözleri Olmayan Canavar hayaleti’nin hakkındaki tartışmalar devam ederken, bir grup genç cesurca bir kez daha Kara Orman’a girdi. Onlar da aynı akıbeti paylaşacaklarından endişeliydiler, ancak kaybolanların izlerini bulmaya kararlıydılar.
Derin ormana doğru ilerledikçe, karanlık ve sessizlik onları sarıp sarmaladı. Birdenbire, uzakta tuhaf bir ışık parladı. Işık, onları çekmeye başladı ve nihayet bir açıklığa ulaştıklarında, tuhaf ve yabancı bir manzara ile karşılaştılar.
Ormanın ortasında büyük, eski bir ağaç gövdesi vardı ve bu ağacın içerisinde sanki gizli bir mağaraya girişi bulunuyordu. Gençler cesaretlerini toplayarak içeri girdi ve aniden karşılarına bir tür antik tapınak çıktı. Tapınak, karmaşık işlemeli kapılarla doluydu ve bu kapıların ardında esrarengiz bir atmosfer vardı.
Gençler, tapınak içinde araştırmalarına devam ederken birdenbire Gözleri Olmayan Canavarın hayaletinin bir siluetini gördüler. Ama bu sefer, gözleri eksik olmayan bir figürdü ve onların yaklaştığını fark etti. Gözleri eksik olmayan bu figür onlara dönüp, “Ben Gözleri Olmayan Canavar değilim. Ben bu ormanın koruyucusuyum,” dedi.
Koruyucu, onlara köylerinin güvende olduğunu ve onları ormanın tehlikelerinden korumak için burada olduğunu anlattı. Ancak bu ormanın içinde kaybolanların, ormanın doğal dengesini bozduğunu ve onların cezasını çektiğini belirtti.